Rehberim

Malatya Mutfak Kültürü

EĞLENCE VE BİLGİ REHBERİM bölümü Başka Yere Sığmayanlar / Malatya Mutfak Kültürü konusu gösteriliyor Özet:Meyve Kurutmaları Kayısı, kiraz, vişne, elma, armut, erik, dut kurutulur. Kayısı; hüdai kayısılar ortadan ikiye yarılarak güneşte kurutulur. Buna “çir” ...


Go Back   Rehberim > EĞLENCE VE BİLGİ REHBERİM > Başka Yere Sığmayanlar

Malatya Mutfak Kültürü

Açılış Sayfam Yap Reklam Kayıt ol Konuları Okundu Kabul Et

  Sponsorlu Bağlantılar

Cevapla

Seo Seçenekler Stil
  #16  
Okunmamış 04-02-2008, 12:31 AM
Blackberry Torch
Standart Cevap: Malatya Mutfak Kültürü

Meyve Kurutmaları

Kayısı, kiraz, vişne, elma, armut, erik, dut kurutulur.
Kayısı; hüdai kayısılar ortadan ikiye yarılarak güneşte kurutulur. Buna “çir” adı verilir. Bundan çir kavurması, tatlısı, hoşafı yapılır.
İkinci kurutma biçiminde ise kayısıya kükürtleme işlemi uygulanır. Ağaçlardan toplanan kayısılar, kasalara doldurulur. “İslim dalı” denilen kükürtleme odasına üstüste konulur. İslim damının kapısının bir tarafında yer alan bir soba vardır. Sobanın ağzı damın dışına açılır. Sobanın üzerine bir tabakta kükürt konulur. Sonra damın kapısı kapatılır, içeriye hava girmeyecek şekilde izolesi yapılır. Bu izole genellikle toprak ve saman karışımından yapılan çamurun sıvanması ile sağlanır. Dışarıdan soba bir-iki defa olmak üzere aralıklarla yakılır. Böylece kükürtün püskürtülmesi sağlanır. İslim damında bir-iki gün kalan kayısılar, buradan alınarak düz bir yere serilirler. Hafifçe güneşlendirilen kayısının el ile bastırılarak çekirdekleri çıkartılır. Bu işleme “patik” adı verilir.
Daha sonra, çekirdeği alınmış kayısı tekrar serilir. Güneşte bir-iki gün bekletilir. Toplanarak bez torbalara konulur. Bu kayısıya “islim” ya da “kabuk” adı verilir. Bundan reçel, tatlı yapımında yararlanılır.
Elma, armut; elma ve armutlar doğranır ve güneşte kurutulur. Bunların kurutulmuşuna “gah” veya “kak” denir.
Kışın çerez olarak yenildiği gibi, ekşi elma gahı sulu köftelere de konulur.
Elma ve armut gahından hoşaf da yapılarak içilir. Malatya’da en gözde elmalar yaz elması, kış elması ve misket elmasıdır.
Üzüm; kurutularak kışa saklandığı gibi salkımlar halinde evin tavanına asılarak hevenk yapılır ve kışın yenilir. Üzüm kurutmalarının şu şekilleri vardır:
Beyaz Üzüm Kurutması
Bağdan salkım halinde toplanmış beyaz taneli üzüm alınır. Önce tencerede suya meşe külü eklenerek kaynatılır ve bu su ateşten indirilir. Durulması beklenir. Durulan suya çiçek yağı (sıvı yağ) eklenir, üzerine tanelenmiş üzüm konularak karıştırılır. Sonra, sudan çıkartılan üzümler sıcak su ile yıkanır, tekrar güneşte 2-3 gün kurutulur. Bez torbalara konulur. Kışın çerez olarak yenilir.
Siyah Üzüm Kurutması
Bağdan siyah üzüm salkımları kesilip üzüm kütüklerinin diplerine serilerek kurutulur. Kışın çerez olarak yenilir.
Dut; dut kurutularak yenildiği gibi, kuru dutun döğmesi (pohnut) de yapılır.
Dut Döğmesi
Kuru dut havanda dövülür. Ayrı bir kapta ceviz içi-fındık içi beraberce dövülür ve bunlar kuru duta katılır.
Divan sinisinin (büyük sini) içine nişasta serpilir. Dövülmüş karışım iki parmak kalınlığında siniye serilir, ayakla çiğnenir. Sonra bir gün bekletilir. Ertesi gün bıçakla dilimlenir. Bir tenekenin içine nişasta serpilir, dilimlenen kalıplar dizilir. Kışın çıkartılıp yenilir.
Vişne, kiraz; güneş altında kurutulur. Kışın hoşafı yapıldığı gibi, çerez olarak da tüketilir.
Dağın (davin, dağdadan); kurutulur. Kışın çerez olarak tüketilir.
Erik; “tozlu erik” güneşte kurutulur, “incaz” adını alır. Ondan da “pelverde” ve “hoşaf” yapılır. Darende’de “hüvenk eriği” adı verilen rengi sarı, çatal yapılı erikten yapılan hoşaf makbûldür. “Mermerik eriği”nden ekşi (salça), hoşaf ve reçel yapılır. Malatya’da en gözde erikler tozlu erik, bal eriği, can eriği, hüvenk eriğidir.
alıntı..
Sponsorlu Bağlantılar
Alıntı ile Cevapla
  #17  
Okunmamış 04-02-2008, 12:31 AM
Blackberry Torch
Standart Cevap: Malatya Mutfak Kültürü

Et Kurutma ve Kavurmaları

Kışın tüketmek için koyun, dana vb. hayvanların etinden kavurma yapıldığı gibi, günümüzden 15-20 yıl önce çok yaygın fakat şimdi yaygınlığını yitirmiş olan “et kurutma” tekniği ile et kışa saklanır.
Ayrıca kuyruk yağı ve iç yağı eritilerek “kakırdağı” ya da “kak”ı, kışın yemeklere konulmak üzere saklanır.
Torba Eti
Et kemiklerinden ayrılır ve içine tuz, baharat karıştırılarak güneşte kurutulur. Kışın yenir. Günümüzde etin kışa saklanma yollarından olan bu biçimi artık çok az uygulanmaktadır.
Kış Kavurması
Etler kemiğinden soyulur ve kuşbaşı biçiminde doğranır. Bir teştin içine konulur. Bu etlerin üzerine iç yağı eklenerek ateş üzerinde kavrulur. Sonra tenekelere konulur. Yağlar kavurma ile beraber donar. Kışın kahvaltıda, yemeklerde et olarak kullanılır.
Dürme
Etler ince ince parçalanır ve iyice tuzlanır. Sonra güneşte kurutulur. Toplanıp bez torbalara konularak kışa saklanır. Kışın yemeklerde kullanılır. 15-20 yıl öncesine kadar kullanılan bu kurutma biçimi şimdi terkedilmiştir.

alıntı..
Alıntı ile Cevapla
  #18  
Okunmamış 04-02-2008, 12:33 AM
Blackberry Torch
Standart Cevap: Malatya Mutfak Kültürü

Sebze ve Meyvelerin Kurutma Haricinde Saklama Yolları

Pancar; toprağa gömülür. Kışın çıkartılarak yenilir.
Patates; serin ve karanlık bir yere konur. Böylece filizlenmesi önlenir.
Domates; domatesin olmamışları ki buna “hamşor” denilir, toplanır ve samana gömülür. Kışın çıkartılıp yenilir.
Biber; bir kat toprak, bir kat biber, üzerine bir kat toprak serpilir. Aralıklı olarak muhafaza edilir.
Üzüm; beyaz üzüm salkımlarının sapına ip bağlanarak tavana asılır. Taze olarak korunması sağlanır.
Armut; sarı armut pekmeze gömülerek saklanır.

alıntı..
Çekirdeklerin Hazırlanması

Ceviz; kışın çerez olarak yenilmek üzere toplanır. Kabuğu kırılmadan kışa saklandığı gibi, iç yapılarak da kömbelere tatlılara konulur.
Kayısı çekirdeği; tatlı çekirdekler kırılarak içleri alınır. Çerez olarak veya kömbeye, tatlıya, çorbaya konularak yenilir. Acı kayısı çekirdekleri ise kaynatma yoluyla tatlandırılır. Kayısı çekirdeği ayrıca kuru olarak da saklanır.
Badem çekirdeği; kayısı çekirdeği gibi saklanıp kışın tüketilir.

alıntı..
Alıntı ile Cevapla
  #19  
Okunmamış 04-02-2008, 12:34 AM
Blackberry Torch
Standart Cevap: Malatya Mutfak Kültürü

Özel Gün Hazırlıkları ve Yemekleri


Doğumla İlgili Yemeklere Dair Olanlar

Malatya’da çocuğun doğumu, çevresi için bir dizi uygulamalar gerektirir. Anneyi doğumdan hemen sonra ziyaret etme ve çocuğu görme adeti vardır. Bu adeta “göz aydına gitme” ya da diğer bir söylenişle “loğusa ziyareti” adı verildiğini görüyoruz. Türkiye’nin birçok yerinde de bu tür uygulamaları görmek mümkündür.
Köylerde, “gözaydına” ve akraba ziyaretine giden komşuların “kuymak” (herle veya haşıl) adı verilen şeker, un, yağ karışımından ya da pekmez, un, yağ karışımından yapılan yemek götürdükleri gibi yörede “kömbe” denilen, saç arasında pişirilen bir tür yemek de götürdükleri görülür. Bundaki gaye, annenin kendini çabucak toparlamasını sağlamaktır. Bu ziyaretin yapılması törelerin gereğidir. Zamanında (bir-iki hafta içinde) ziyaretler yapmayanlar, anne ve yakınlarınca kınanırlar. Çünkü, bugün benim, yarın senin anlayışı düğün-ölüm dönemlerinde olduğu gibi burada da geçerliliğini sürdürmektedir.
Loğusa ziyaretinde götürülen, “kuymak” denilen bu özel gün yemeğinin yanı sıra yeni doğan bebeğin ağzına doğumunun birinci günü anne sütü verilmeyip şekerli su verme pratiğinin yaygın olmasıda tesbitlerimiz arasındadır.
Yine bebeğin ağlamasını kesmek için:
Çocuğun ağzına ince tülbent içinde kuru dut ya da yaş dut konularak verilir. Bu “yalancı meme” görevi görür.
Çocukların dilinin geç açılacağı inancından hareketle (kekeme olacağı) pişmiş yumurta yedirilmediği, sonraları bu uygulamanın tamamen tek edildiği ve günümüzde bebeğe sütün yanı sıra yoğurt, bisküvi, meyve suyu, havuç suyu, nişasta gibi besinlerin de verildiği görülmektedir.

alıntı..
Alıntı ile Cevapla
  #20  
Okunmamış 04-02-2008, 12:34 AM
Blackberry Torch
Standart Cevap: Malatya Mutfak Kültürü

Düğün Yemekleri İçecekleri ve Uygulamaları

Günümüzde salonda yapılan düğünler dışında, evlerde yapılan düğün törenlerinde “lahmacun” ve içecek olarak “ayran” verilmesi gelenektendir.
Şehir merkezinden köylere doğru gidildiğinde, düğünlerde “Yemek dökme” âdetinin korunduğunu görmek mümkündür. Evlenme ve sünnet düğünlerinde davetlilere yemek verilmesi âdetine Malatya köylerinde “Yemek dökme” adı verilir.
Yine düğünlerin ilk aşaması sayılan söz kesmede, köylerdeki söylenişiyle “He deme”, “Sakal öpme”, “El öpme” ya da “İkrar alma” yemek verilmekte, birçoğunda da ağız tatlılığı için şekerle birlikte kırmızı boyalı şeker şerbeti dağıtılmaktadır.
Bu âdetin uygulanışına Arguvan’ın İsa köyünde şu şekilde rastlanılmıştır: Oğlan tarafından kız evine nişana gelişte 15-20 kg. kadar mevlüt şekeri, ev halkına çeşitli hediyelerle bir çarşaf ve buna iliştirilmiş bir altın hediye olarak getirilir. Kızın annesine verilen bu hediyede yer alan altın, anne tarafından tekrar kızına armağan edilir. Bu hediyeye “Torba ağzı” denir.
Torba içinde çıkan şekere dua okunduktan sonra bir erkek beline önlük bağlayarak avuç avuç orada bulunan herkese dağıtır. Buna “Şirincelik” adı verilir.
Malatya köylerinde nişan töreninde görülen diğer bir uygulama da şöyledir: Eğer şeker dağıtılmamışsa, büyük bakır teştlere boyalı şeker ezilerek şerbet yapılır. Konuklara ikram edilir.
Köylerde nişan ve düğün yemeklerinin çeşitleri üç ana grup altında toplanır:
1- Tiritli yeket (Tirit)
2- Etli Bulgur Pilosu (Pilav)
3- Sebze Salatası (Cacık-Ayran-Hoşaf)
Bunlara ek olarak mevsimine göre karpuz, kavun, üzüm gibi meyvelerin de ikram edildiği görülmektedir.
Düğünlerde yemekler, masa üzerinde verildiği gibi, çoğunlukla yere sofra örtüleri serilip, üzerine tabaklar içinde yemekler dizilerek de ikram edilir.
Diğer bir uygulama ise gelinin eve getirildiğinin akşamı “bey övme” adıyla yapılan yemekli törendir. Damadın arkadaşları o gece “sağdıç”ın evinde masa donatırlar ve eğlenirler. Bu törende yenilen yemekler etli mezeler, cacık, salata, meyve olmalıdır.
Düğün aşı (kebabı) denilen bir tür yemek daha yapılarak konuklara ikram edilmektedir. Doğanşehir Polat’ta ise “Polat köftesi” adı verilen iri içli köfte verildiği de görülür.
Köylerdeki evlenme ve sünnet düğünlerinde çıkarılan yemek çeşitleri birbirinin aynısıdır. Yalnızca, sünnette çocuğu kucağında tutan ve bu sebeple de aile çevresinde birinci derecede akraba yerine geçen “kirve”nin düğün evine gelişinde ayağına koç kurban kesilir, kesilen koçun “döşü” piştikten sonra, aşçı tarafından bir tepsiye konularak kirveye getirilip, ikram edilir ve bahşiş alınır. Bir diğer pratik ise evlenme ve sünnet düğünlerinden bir hafta sonra, gelin veya çocuğu görmeye gidildiğinde bir sini tatlı götürülmesidir.
Hekimhan köylerinin birçoğunda, düğünün başlaması için “danışık yemeği” verilir. Yemek çeşitleri; bulgur pilavı, sebzeli yemekler ve yanında yoğurt veya ayrandır. Bu yemek sonunda düğünün “bayraktarı” seçilir ve düğün başlamış sayılır.
Düğünlerde yemek verilirken ekmek ihtiyacını karşılamak bakımından “ekmekçi” denilen ve düğündeki bu hizmeti yürüten grup ekmek pişirir. Pişirme esnasında kaynana, kayınbaba ve damada “düğün ekmeği” denen sıcak ekmek götürülerek para bahşişi alınır.

alıntı..
Alıntı ile Cevapla
  #21  
Okunmamış 04-02-2008, 12:34 AM
Blackberry Torch
Standart Cevap: Malatya Mutfak Kültürü

Ölü Ardından Verilen Yemekler

A- Kazma Takırtısı:
Malatya köylerinde geçmiş yıllara nazaran önemini yitirmekte olan âdetlerden birisi, mezar eşicilere ve mezardan dönenlere yemek verilmesidir. Buna yörede, “kazma takırtısı” veya “kazma tıkırtısı” denilmektedir. Bu âdete Hekimhan, Arguvan, Arapkir ve Akçadağ ilçesinin Kürecik yöresinde önemini yitirmiş de olsa rastlandığını görüyoruz.
Köylerde bir kişi öldüğü zaman mezar eşimi imece usulü ile yapılır. Evinden kazmasını-küreğini alan mezara koşar. Mezar eşenlere ve mezara cenazeyi götürenlere, dönüşte ölü evinde yemek verilir. Yemek çeşidi olarak “Çay sofrası” denilen kahvaltılık hazırlandığı gibi “Etli bulgur pilavı” ve salata-ayran verildiği de görülür. (Hazırda bulunan yemek olduğu gibi herhangi bir yemek de olabilir.)
B- Komşu ve Akrabalar Tarafından Götürülen Yemekler:
Köylerde ölünün toprağa konulmasıyla başlar. Yedinci güne kadar ölü evinde pek kazan kaynatılmaz. Taziyeye gelenlere ve ölü sahiplerine komşu ve akrabaları tarafından yemek götürülür.
Ölü evine yemek verecek olanlar, verme sırasını kendi aralarında bir düzene koyarak, ölü sahiplerine sezdirmeden yaparlar. Sabah yemeği olarak “çay sofrası” denilen kahvaltılık, öğlen ve akşam yemeği olarak da sebzeli yemekler, sığır etinden ya da tavuk etinden bulgur pilavı, salata, cacık, hoşaf gibi şeyler götürülür.
C- Ölünün Üçünde-Yedisinde-Kırkında Verilen Yemekler:
Ölü ardından verilen yemeklerde, ölünün toprağa düşüşünün üçüncü ya da yedinci günü öğlesinde, ölü sahibi tarafından taziyeye gelenlere davar kesilerek yemek verilir. (Sürenin üçüncü günü gün veya yedinci gün olması yöredeki iş mevsimine –işlerin sıklık ve azlığı- göre olur.
Ölü ardından verilen “ölünün yedisi” yemeğinin ana çeşitleri, düğünlerde verilen yemeklerin aynısıdır. Yalnız bir ek yemek vardır, bu da “un helvası” dır. Diğer taraftan ölünün kırkıncı gününde ölenin canı-hayrı için, köylülere ölü sahibi tarafından yemek dökülür ve mevlüt okutturularak mevlüt şekeri dağıtılır bu verilen yemeğe “can aşı” denilir.
Yine ölen kişinin “ilk bayramı” denilen dini bayramlardan ilk gelen bayramda mezarda şeker, bisküvi, kömbe dağıtıldığı görülür.

alıntı..
Alıntı ile Cevapla
  #22  
Okunmamış 04-02-2008, 12:34 AM
Blackberry Torch
Standart Cevap: Malatya Mutfak Kültürü

Kış Yarısı Eğlenceleri

Malatya’nın bir çok köyünde unutulmaya yüz tutmuş bir gelenek de “kış yarısı” eğlenceleridir.
Ocak ayının yirmi yedinci gününü yirmi sekizinci güne bağlıyan gece yapılır. Gençler akşamdan bir araya toplanırlar ve kıyafet değiştirirler. İçlerinden birisi sakallı bir ihtiyar diğeri gelin, üç dört kişi de arap koruyucu kılığına girerler ve kapı kapı dolaşarak yiyecek toplarlar. Kış yarısında görülen bu uygulamanın bir benzerine Hıdrellez kutlamalarında rastlamak mümkün olmaktadır.
Arapkir köylerinde öğretmenlik yapan kaynak kişimiz M. Karacan, günümüzden onbeş yıl öncesinde izlediği kış yarısı eğlencesini şöyle anlatmaktadır:
“Bir örme sicim tedarik edilir, bunun ucuna paçavra çul bağlanır. 10-15 kişilik bir grup oluşturan gençlerden bazıları kılık değiştirir. İçlerinden biri çul (bez) bağlı sicimi eline alarak öne düşer, köyü ev ev dolaşırlar. Aşağıda ise pazarlık yapılır. Ev sahibi yiyecek vereceği zaman nazlanır. Yukarıdaki genç ise elindeki çulu havada sallayarak bağırır: ‘Sallandıracağım ha..’ Bu sırada evden bulgur, meyve, yağ, yumurta vb. yiyecekler gençlere verilir. Gençler ev ev dolaşarak biriktirdikleri yiyecekleri, bir eve stok ederler. Sonra da “bulgur pilavı”, yumurtadan kaygana yaparak türkülü-şakalı bir eğlence içinde yerler.

alıntı
Alıntı ile Cevapla
  #23  
Okunmamış 04-02-2008, 12:35 AM
Blackberry Torch
Standart Cevap: Malatya Mutfak Kültürü

Abdal Musa Aşı

Malatya merkezinde ve Arguvan, Akçadağ, Arapkir, Hekimhan gibi ilçelere bağlı köylerin çoğunda aralık-ocak şubat aylarının bir gününde “Abdal Musa Aşı” törenleri yapılır. Günümüzde bu törenler tüm canlılığı ile devam etmektedir. Kaynaklara göre Abdal Musa XIV. yüzyılda Antalya Elmalı’da yaşamıştır. Hacı Bektaş’ın amcası olan Haydar Ata’nın torunudur. Yine Hoca Sadeddin Efendi’nin Tacü’t-Tevarih adlı eserinde Orhan Gazi ile Bursa’nın fethinde beraber olduklarından bahsedilir ve bir kerameti de anlatılır.
Adil Ali Atalay’ın hazırladığı “Abdal Musa Sultan ve Velayetnamesi” adlı eserde, Abdal Musa ile ilgili rivayetlerden genişçe bahsedilmekte ve onun şarabı bol yapması, kırk bin askeri bir tencere yemekle doyurması, yemeğin bitmemesi gibi kerametleri anlatılmaktadır.
“Bektaşî meydanındaki on iki posttan ayakçı postu denilen onbirinci post Abdal Musa postudur. Yukarıda kısaca bahsedildiği üzere; Abdal Musa’yı anmak, onun adına kurban tığlamak, aş yapıp dağıtmak töreninin Malatya ve köylerinde yapılışı şu şekilde olmaktadır:
Köy yaşlıları, “Abdal Musa’yı ne zaman yapacağız?” diye kışın ev sohbetlerinde hazırlıkların hangi gün, kimler tarafından yapılacağını kararlaştırırlar. Önce 6-7 kişilik bir hizmetli ekibi oluşturulur. Bunlara “Abdal Musa Askerleri” veya “Abdal Musa’nın hizmetlileri” denilir. Bunları idare eden bir erkek de baş hizmetli olur.
Önce bir araba sağlanır, hizmetliler önde araba arkada ev ev dolaşırlar. Evlerden un, bulgur, yağ, odun, buğday, arpa, tuz ve para toplarlar.
Kapının önüne geldiğinde, “Abdal Musa aşkına” evden verilenler, hizmetliler tarafından arabadaki çuvallara ve sitillere yerleştirilir. Odun verilirken daha önceden “şu odun da Abdal Musa’ya” diye ayrılmış olan odun verilir. Un, bulgur, yağ, tuz, buğday verilirken, kabın hepsi boşaltılmaz dibinde azıcık bırakılır. Bu “Abdal Musa bereketi” denilerek tekrar aşlığın içine katılır.
Hizmetlilere de ev sahibi meyve, pestil, ceviz gibi yiyecekler ikram eder. “Abdal Musa kabul eylesin. Azımız çok sayılsın temennisinde bulunur.
Aynı köylü olup da şehirde oturanlar ise, “bizi de listeye alsınlar, lokmamızı salsınlar” diyerek para yardımında bulunurlar.
Toplanan malzemeler, bir odada muhafaza edilir, içlerinden görevli bu malzemelerden yalnızca odunu bırakıp, diğerlerini satar. Biriken para ile koç kurbanlık alınır. Keçi alınmaz. “Keçiden kurban olmaz, o şeytan gibidir” derler.
Yardımlaşarak kesilen kurbanlık koçların kellesi, ciğeri, postu satışa çıkarılır. Satışta açık arttırma şarttır. Kim fazla arttırırsa onda kalır. Odunlar ise kazan kaynadıktan sonra satılır.
Arttırmadan sonra, görevliler etleri doğrarlar. Ertesi gün, köyün meydanında ya da yatır (ziyaret) varsa yatırın civarında kazanlar kurulur, kadın keyveniler (aşcılar) tarafından etli bulgur pilavı yapılır. Pilav piştikten sonra listeden ad alınarak hane halkının nüfusuna göre, “Abdal Musa Lokması” denilen yemek dağıtılır. En sonunda ise şehirden para gönderen köylülerin, “Lokma”ları ayrılır ve görevlendirilen biri tarafından götürülüp, sahiplerine verilir.
Lokma dağıtılmadan önce kazan başında bulunanlardan biri yemek duasını okur:
“Sofrada zat ola, münkir mat ola
Yiyene helal, yedirene delil ola
Bu gitti gerisi gele, erenler demine
Hu”.
Malatya’nın Arguvan, Arapkir ve Hekimhan ilçelerine bağlı bazı köylerde ise Abdal Musa kurbanı kesildiği günün akşamı “cem törenleri” yapılır. Cem töreninde bağlama saz ile deyişler, mersiyeler okunur, semah edilir. “Cem lokması” dağıtılır. Köyde küskünler varsa barıştırılır, anlaşmazlıklar tatlıya bağlanır. Çünkü Abdal Musa Kurbanı’nın bir adı da “birlik kurbanı” veya “birleme kurbanı” dır.

alıntı.
Alıntı ile Cevapla
  #24  
Okunmamış 04-02-2008, 12:35 AM
Blackberry Torch
Standart Cevap: Malatya Mutfak Kültürü

Cumalık Çıkartma

Hz. Muhammed’in doğum günü olan Cuma günleri özel bir kudsiyet arzeder. Perşembeyi cumaya bağlayan akşam, genellikle ihtiyaç sahibi olanlara ya da komşulara “Cumalık” adı altında evde hazırlanan yemeklerden götürülür.
Kaynak kişilerin naklettiğine göre gününden 20-25 yıl öncesinde bir çok fakir, özellikle dul kalmış yetimlerine bakan kadınlar Cuma akşamı “Cumalık” toplarlarmış. Hatta bu kadınlar çocuklarına ileride bunu hatırlatmak için “yavrum, ben sizleri cumalık toplayarak büyüttüm, bunu aklınızdan çıkarman” diye de nasihat edermiş.
Yazıhan’ın Karaca köyünde görülen bir “Cumalık çıkartma” biçimi ise köyde bulunan “Sümüksüz Ziyareti” ne Cuma akşamları köylüler tarafından “kömbe” ya da “yağlı ekmek” götürüp oradaki fakirlere dağıtılmasıdır.

alıntı..
Alıntı ile Cevapla
  #25  
Okunmamış 04-02-2008, 12:35 AM
Blackberry Torch
Standart Cevap: Malatya Mutfak Kültürü

Lokma Çıkartma

Malatya ve köylerinde bir rüya görülüp onun hayra çıkması, ölülerin canı hayrı için, bir durumu kutlama ya da anmak için lokma dağıtılır. Lokma; herhangi bir yiyecek maddesi olabilir. Lokma dağıtmayı şu ana başlıklar altında incelemek mümkündür:



Ölü Payı
Köylerde bütün canlılığı ile yaşayan bu gelenek; evden ya da akrabadan ölenlerin canı hayrı için, fakirlere, evde hazırlanan yemeklerden verilmesi biçimindedir.
Yemek verilirken “geçmişlerimizin, ölen anamızın, babamızın canı hayrı için” derler. Bu genelde Cuma günleri verilir.

alıntı..
Alıntı ile Cevapla
  #26  
Okunmamış 04-02-2008, 12:36 AM
Blackberry Torch
Standart Cevap: Malatya Mutfak Kültürü

Rüya Görme Sonrası Çıkartılan Lokma
Bir rüya görülünce bunun iyiye yorumlanması dileğiyle evde hazırlanan kömbe, bulgur pilavı ya da bisküvi, şeker gibi yiyecekler komşulara dağıtılır.
Diğer bir uygulama ise, hazırlanan kömbeyi köyde bulunan ziyâret yerlerine (yatırlara) götürerek dağıtma biçiminde görülür. Dağıtılan lokmadan biraz artırılarak “Bu da kurtların kuşların payı” denilip bir duvar üstüne ya da kenarına bırakılır.
Rüyasında ölmüş bir yakınını gören kişi, rüyasını yorumlayabilecek birine anlattığında ona “bir lokma çıkar dağıt” denir. O da içli köfte veya kömbe yaparak dağıtır.

alıntı..
Alıntı ile Cevapla
  #27  
Okunmamış 04-02-2008, 12:36 AM
Blackberry Torch
Standart Cevap: Malatya Mutfak Kültürü

Kada-Bela Savanın Lokması
Ev halkından ya da yakınlarından birisinin kaza geçirmesi hâlinde ya da bir afetten kurtulunduğunda, “kada-bela savanın lokması” diye ya kurban kesilerek ya da kömbe, bulgur pilavı gibi yiyecekler hazırlanarak dağıtılmasıdır.
Diğer bir uygulama ise; hanenin etrafında sık sık baykuş öterse, gece kesik kesik köpek ulursa veya kapının önüne gelen köpek ordan gitmek istemezse, “kada-bela savanın lokması” diyerek lokma dağıtılır. Kapının önüne gelen köpeğin önüne de yemesi için ekmek atılır.

alıntı..
Alıntı ile Cevapla
  #28  
Okunmamış 04-02-2008, 12:37 AM
Blackberry Torch
Standart Cevap: Malatya Mutfak Kültürü

Adak
Bir işin hayırlı olması, iyi neticelenmesi, beklentilerin gerçekleşmesi halinde adaklar adanır. Bu adak kurban kesme ya da pilav-kömbe dağıtma biçiminde gerçekleştirilir.
Arguvan’ın bir köyünde anlatıldığına göre bir ailenin uzun süre erkek çocukları olmamış. Elazığ’ın Baskil ilçesine bağlı Kale köyünde bulunan “Abdulvahap Ziyareti”ne gitmişler ve eğer erkek çocukları olursa 7 yıl senede bir defa yalınayak yürüyerek ziyarete koç kurban getireceklerini dilemişler.
Bir erkek çocukları doğduktan sonra, adaklarını yerine getirmek için 7 sene süreyle yalınayak yürüyerek, koç kurban götürüp kesmişler. Çocukların adını da Vahap koymuşlar.
Ayrıca “bir işe girersem, bir ev yaptırırsam, oğlum askerden sağ salim dönerse, istediğimle evlenirsem falan ziyarete adağımdır, bir kurban kesip dağıtacağım” şeklinde veya “eğer hastalığım iyileşirse bir kınalı koçla her yıl üzerine geleceğim” diye adakta bulunulur. Ziyaret ve yatırlarda dilenen dilekler gerçekleştiğinde adaklar hemen yerine getirilir.
Adaklar yalnızca koç kurban etme şeklinde olmayıp kömbe, yağlı ekmek dağıtmak ya da horoz kesmek biçiminde de uygulanmaktadır.

alıntı..
Alıntı ile Cevapla
  #29  
Okunmamış 04-02-2008, 12:37 AM
Blackberry Torch
Standart Cevap: Malatya Mutfak Kültürü

Hıdrellez Haşılı (Hıdrellez Harcı)
Kuru tarhana akşamdan ıslanır. Sabahleyin bir tencereye konularak pişirilir. Sonra üzerine “ufak bulgur” dan az miktarda atılır ve yeniden kaynatılır. Kaynadıktan sonra bunun üzerine biraz un çalınır, kaşıkla karıştırılır. Bir-iki dalım daha kaynatılarak ateşten indirilir. Üzerine yağ eritilerek dökülür.
Bu yemek genellikle Hızır ayı içerisinde yapılır ve komşulara dağıtılır.
alıntı..
Alıntı ile Cevapla
  #30  
Okunmamış 04-02-2008, 12:37 AM
Blackberry Torch
Standart Cevap: Malatya Mutfak Kültürü

Hızır Kömbesi
Malatya’nın bir çok köyünde Hızır ayı girdiği zaman Hızır Aleyhisselâm’ı anmak, onun bereket dağıtması inanışından hareketle, bir çok köyde üç gün ya da yedi gün süreyle “Hızır orucu” tutulur. Bu orucu bekârların tutması halinde ise üç gün sulu içecekler içilmez, tuzlu yiyecekler yenilir. Üçüncü günün akşamı rüyasında kendisine su veren kişiyle evleneceğine inanılır.
İşte bu Hızır haftasında evlerde “Hızır gavutu” denilen yiyecek hazırlanıp yenildiği gibi, “Hızır kömbesi” adı verilen kömbe yapılarak yedi komşuya dağıtılır.

alıntı..
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Seçenekler
Stil


Malatya Mutfak Kültürü

Malatya Mutfak Kültürü konusu, EĞLENCE VE BİLGİ REHBERİM/Başka Yere Sığmayanlar bölümünde tartışılıyor .



Benzer Konular

Konu Kategori
Atik Mutfak Yağlarinin Alternatif Dizel Yakiti Olarak Değerlendirilmesi Diğer Ders Ödevler
Doku Kültürü Tarih - Coğrayfa
Feng Shui ile mutfak dekorasyonu Ev Dekorasyon
Malatya Coğrafyası Ve Coğrafi Yapısı Konumu M-N-O
Halk Kültürü ve Küreselleşme.. Türkçe - Edebiyat


Gündemden Başlıklar

Konu Kategori
Evden eve nakliyat Liseler & Üniversiteler
Şehir ve Firma Rehberi Tatil ve Oteller
Tatil ve Oteller Seo

Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 08:25 PM.




Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.3.2
Tynt Script Sponsored by Information Technology Salary
Bütün Hakları Saklıdır 2005-2011 Rehberim.net