:::Rehberim.net Forum:::

Basketbol Teknik Köşe

SPORYUM bölümündeki Basketbol & NBA alt forumunda bulunan Basketbol Teknik Köşe konusunu görüntülemektesiniz özet:ALINTIDIR. Basketbol Teknik Köşe Antrenör ve Sporda Başarı 05.11.2007 16:30:37 Yaşar Sevim Günümüzün spor uygulamasında doğal olarak tüm antrenör, yönetici, ...



Go Back   :::Rehberim.net Forum::: > SPORYUM > Basketbol & NBA
       

Basketbol Teknik Köşe

Google Özel Arama Kayıt ol Yardım Ajanda Forumları Okundu Kabul Et
Alt 18-08-2008, 07:06 PM   #1
 
GaNGsTer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
GaNGsTer
WebMaster





<!-- google_ad_section_start -->Basketbol Teknik Köşe<!-- google_ad_section_end --> Basketbol Teknik Köşe


ALINTIDIR.

Basketbol Teknik Köşe

Antrenör ve Sporda Başarı
05.11.2007 16:30:37

Yaşar Sevim

Günümüzün spor uygulamasında doğal olarak tüm antrenör, yönetici, hakem ve sporcular kendi spor dallarında başarılı olmak ve bu başarıyı sürekli kılmanın arayışı ve çabası içindedirler…

Sportif başarıyı oluşturan ve etkileyen faktörler ise her düzeyde, her zaman değişken ve çok yönlüdür…
Bu nedenle başarılı olmayı amaçlayan ve özellikle takım sporları antrenörlerine, bazı temel kuralları hatırlatmanın yararlı olacağı düşüncesindeyim. Bu önerileri çoğaltılabilirsiniz, ancak antrenör olarak bunları spor dalınıza özgü biçimde yorumlamak, geliştirmek ve uygulamada geçerliliklerini sorgulamak durumundasınız…

Kendinize ve başkalarına saygılı olunuz... Başkalarına saygılı olmadan,saygı duymadan kendinize saygı duymanız söz konusu olamaz. Çevresine gerekli saygıyı göstermeyenler, bireysel başarıyı önde tutanlar, iyi bir takım üyesi olamazlar. Kendinize başarıyı gerçekten hak ediyor muyum diye sorduğunuz da cevabın evet olduğundan kuşku duymamalısınız...

Sorumluluğu tam olarak üstlenin... Kalıcı başarıya giden yolda ve süreçte kestirmeler yoktur… En küçük şeylerde dahi sorumluluk taşımazsınız, büyük sorumluluklar alamazsınız. Sorumluluk bazen gerektiğinde başkalarının hoşuna gitmeyen sert kararlar almak anlamına gelir.Sorumluluk gereği hata yaptığınız zamanda bunu olgunlukla kabullenin.

Hata yapmadan kendinizi nasıl geliştirebilirsiniz?
Güvenilirliğinizi geliştirin ve gösterin... Güvenilirlik iki yönlüdür. Bunun en iyi ve gerçek model örneği ailedir. Çünkü her yönüyle sağlıklı bir aile yaşantısı güven ve dürüstlüğe dayanır... Her zaman nitelikli kişileri ara ve yeteneklerini saygıyla değerlendir. Ancak nitelikli bir ekiple başarıyı yakalayabilirsiniz. Duymak istediklerinizi söyleyenlere değil, doğruyu ve gerçeği vurgulayan ekip arkadaşınıza değer veriniz.

İyi bîr iletişimci olmayı öğreniniz... Dinleyiniz, vücut dilini, yerinde ve etkin konuşmayı öğreniniz .Gerektiği yerde toleranslı ve hoş görülü olunuz. İyi ve doğru iletişim hataları azaltır. İletişim kurarken ekibini ve sporcularını yaralama ve asla aşağılama, küçük görme…. Bazen sessizlik de etkin bir iletişim aracıdır...

Kendinizi disipline edin ki, başkaları sizi disipline etmesin... Öz disiplin kendimize olan güveni arttırır... İyi bir takım disiplini amacınıza ortak çaba ile ulaşmanın en etkin yoludur. Takım disiplinini de sağlarken her zaman adil ve tutarlı olmaya çalışın…

Çok çalışmayı ilke haline getiriniz... Her zaman planlı ve programlı çalışınız. Büyük ve gerçekçi düşünün, ancak ayrıntıları düşünmeyi ve çalışmayı da her koşulda unutmayın.Antrenörün işini benimseyerek ve severek çalışması başarının ilk koşullarındandır…

Sadece çok değil, aynı zamanda akılcı çalışınız... Başarılı olmak, doğru zamanda, doğru yerde, doğru şekilde karar vermeyi ve uygulamayı gerektirir. Gücünüzü, zayıf yanlarınızı ve gereksinimlerinizi biliniz, değerlendiriniz ve buna göre gereğini yapınız…

Kendinizden önce takımınızı düşününüz... Takım çalışması kendiliğinden oluşmaz, çalışmayla öğrenilir. Bireysel başarını ve karizmanı takım çalışmasıyla örtüştürerek pekiştir.Takımını ve sporcularını koru ve kolla. Takımının ve sporcularının sahip olması gereken öz güveni onlara çalışmanla ve beraber gerçekleştirdiğiniz somut başarılarla vermeye çalış…Uygulama sonuçları sözden daha etkindir…

Kazanmayı doğal bîr davranış biçimi haline getiriniz... Antrenmanlarınızı başarıya odaklanan inancınızla birleştirin. Olumlu düşünün ve bu düşüncenizi takımınıza yansıtınız, aşılayınız.Öz güven duygusu bireysel ve takım olarak kendiliğinden değil amacına uygun antrenmanlar sonucu ortaya çıkan başarılarla oluşur ve pekişir…
İyi bir rakip ve yarışmacı olunuz... Yarışma toplumsal bir olay olmayıp, başarılı olmayı ve başarısızlığı birbirinden ayıran bir olgudur. Her zaman kazanamayabilirsin, ancak mücadeleci ve hırslı olunuz. Kazansanda kaybetsende erdemli bir yarışmacı olmayı unutma... Kazanma hırsı doğal ve sporcuda olması gereken temel özelliktir...

Yenilenme ve değişim gereklidir... Yenilenme ve olumlu yönde değişim elde edilen deneyimler sonrası gerçekleşir. Kendimizi geliştirmek değişimin bir parçasıdır. Yenilenmeyi arayın, ancak basamak basamak ilerleyerek ve gereğinde de risk almasını bilerek…

Her zaman tutarlı ve sözünüzün arkasında olun…
Başarısızlığı kabullendiğiniz gibi başarıyı da aynı şekil de kabullenin... Her an her şeyi kontrol edemezsiniz, ancak ona nasıl ulaşabileceğinizi kontrol edebilirsiniz. Bazen kaybettiğimiz bir müsabaka bize kazandığımızdan daha çok
şeyler öğretir. Kaybetmek sizi daha çok çalışmaya ve yenilenmeye zorlamalıdır. Unutmayınız ki zirvede kalmak oraya ulaşmaktan daha zordur. Bu nedenle daha çok çalışarak, her zaman kendinize yeni hedefler ve amaçlar belirleyiniz...

Burada belirtmeye çalıştığım ve çoğumuzun bildiği, yaşadığı bu ilkeler bizi başarıya götürecek yoldaki bazı temel kurallar ve önerilerdir. Eğer, bir antrenör her zaman ve her koşulda bilimsel verileri analitik düşünce yapısı içerisinde uygulamayla bütünleştirip, kendi spor dalına özgü ayrıntıları özümseyerek, bunları kendi deneyimleri ile birleştirip amacına uygun biçimde sahaya yansıtabilirse başarıya giden yolu aralamış demektir...
Prof.Dr. Yaşar SEVİM


GaNGsTer isimli üyemiz çevrimdy?ydyr. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Alt 18-08-2008, 07:07 PM   #2
 
GaNGsTer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
GaNGsTer
WebMaster






Antrenörlük
17.08.2007 11:18:23

Hurşit Baytok
td {font-family: Georgia; font-size: 12px } p {font-family: Georgia; font-size: 12px }
Hangi nedenler ile olursa olsun antrenör olmaya karar verdiyseniz daima uçurumun kenarında olduğunuzun bilincinde olmalısınız. Uçurumun kenarı heyecan vericidir ama aynı zamanda travmatiktir. Etrafınızın sizi her an aşağıya itmek isteyenler ile dolu olduğunun bilincinde olun. Kazanmak, devamlı kazanmak bile bazen yetmeyebilir. Seyirci, menajer, patron, idareci her zaman mantıklı ve sabırlı olamayabilirler. Sizden her an, her yıl, her şart altında başarı isteyebilirler. Oyun tarzınızı değiştirmenizi isteyebilirler, akıl verirler, tenkit edebilirler, hatta bazen başkanın yeğenini oynatmanızı bile isteyebilirler.

Her an çözmek zorunda olduğunuz problemler vardır, oyuncular ile olan problemler ise bunların arasında en önemli olanıdır. Bütün bunlar sizi baskı altında tutabilir , bazen su satsam daha mı iyi olur diye düşünebilirsiniz. Aile hayatınız, sosyal hayatınız ikinci planda kalabilir, hatta kalır. Ancak bütün bunların yanında kesinlikle söyleyebilirim ki antrenörlük dünyanın en heyecan verici en keyifli işidir, bir şeyler öğretebilmek, aktarabilmek, paylaşabilmek, yaratmak anlatılmaz bir haz verir insana.

Bu hazzı tadabilmenin ilk yolu ise sağlıklı olabilmek için gerekli özeni göstermek gerektiğidir. Bu kadar yoğun ve stresli tempoyu ancak sağlıklı bir insan kaldırabilir, onun için antrenörlerin sağlıklarına dikkat etmeleri mesleklerinin uzun ömürlü olabilmesi için ön şarttır. Sağlıklı olabilmek için ise aşağıdaki basit şartları yerine getirmeniz menfaatiniz gereğidir.

- Hayatınızı organize edin
- Antrenman yapın
- Yemek yeme alışkanlıklarınızı gözden geçirin, sağlıklı beslenin
- Kendinize zaman ayırın, hobi edinin, her şey basketbol değil
- Pozitif olun , hayat kısa negatif düşüncelere kapılıp ziyan etmeyin

ANTRENÖRLÜĞÜN YAŞAMSAL PRENSİPLERİ

1. Antrenörlüğe başlar başlamaz kazanmayı beklemeyin, kaybedince de ümitsizliğe kapılmayın. Kazanmak şansla değil çok çalışmak ile ilgilidir. Bir felsefe ve bu felsefeye uygun programınız olmalıdır. Başarının çalışmaktan önce geldiği tek yer sözlüktür. Ayrıca yalnız kazanmaya diğer bir ifade ile neticeye odaklanmak size çok pahalıya patlayabilir. Çünkü o zaman neticeye giden yoldaki doğruları ıskalarsınız ki bunun uzun dönemdeki adı “kaybeden”dir.

2. İşinizi ciddiye alın ancak abartmayın sağlığınızı bozarsınız.

3. Yapabileceğinizden fazlasına söz vermeyin bu sizi baskı altında tutar yorulur, yıpranırsınız, inandırıcılığınızı kaybedersiniz ki bir antrenör için en kötü sey de budur. Konuşmak gerçekleştirmekten her zaman daha kolay ancak daha pahalı bir yoldur.

4. Herşeyi kendiniz yapmaya kalkmayın, genç ve enerjikken her şeye yetişmek kolay gibi gözükür ancak sizi yavaş yavaş törpüler, yıpratır, başlangıçta fark edemezsiniz ancak zaman ilerledikçe heyecanınızı kaybeder yorulursunuz, veriminiz düşer. Bu iş ekip işidir, aynı takım oluşumunda olduğu gibi “ben” yok “BİZ” vardır.

5. Organize olun, organize olmanın bir yolu da dosyalamadır. Fakat her şeyi de basketbol içeriyor diye dosyalamayın , önceliklerinizi belirleyin ve ayrıntıda boğulmayın

6. Her şeyi değerlendirin ve bu değerlendirmelerinizi kullanın. Kazanıp kaybetmekten birinci derecede siz sorumlu olduğunuza göre antrenmandan sonra oturun ve idmanı değerlendirin, drilleri değerlendirin, en önemlisi zamanı faydalı kullanıp kullanamadığınızı değerlendirin. Maçtan önce ve sonra maçı, rakip takımı , varsa yardımcı antrenörünü ve kendini değerlendir ve kaydet. DEĞERLENDİRME GELİŞMENİN ANAHTARLARINDAN BİRİSİDİR.

7. Temel teknik çalışmalara önem ve öncelik ver. Bu tarz çalışmalar basketbolün olmazsa olmaz tarzı çalışmalarıdır , zaman alıcıdır ancak vazgeçilemez.

8. Etkili iletişim kurmaya önem ver , öğretmek iletişimdir aynı zamanda iletişim bir numaralı motivasyon aracıdır. Antrenörlüğün en önemli iki silahı iletişim ve gösterimdir. Antrenör aynı zamanda motivatördür. Teknik taktik bilgisi yanında psikolojik bilgisi de olmalıdır ki çevresindeki insanları olumlu yönde motive edebilsin. Sözleriniz, davranışlarınız, mimikleriniz (insanlar sizi işitmeden evvel görürler), hep bir mesaj içermektedir ve olumlu olmalıdır. Etkili iletişim kurabilmenin en önemli sırrı ise dinlemeyi bilmektir, dinlemek sabır, açık sözlülük ve anlama isteğini içerir.

9. EĞİTİM ŞARTTIR ( her yaşta, sürekli, bu iş doktorluk gibidir eğitimi hiç bitmez )

A. Hurşit BAYTOK
TBF Eğitim Kurulu Üyesi

GaNGsTer isimli üyemiz çevrimdy?ydyr. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Alt 18-08-2008, 07:08 PM   #3
 
GaNGsTer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
GaNGsTer
WebMaster






Takım Oyununu Geliştirmek
03.08.2007 23:48:47

Hurşit Baytok
td {font-family: Georgia; font-size: 12px } p {font-family: Georgia; font-size: 12px }
İster adam adama savunmaya karşı, ister alan savunmasına karşı hücum edin fark etmez, her ikisine karşı da başarılı olmak için takım oyununa şiddetle ihtiyacınız vardır.

Oyuncularınız bir arada oynamanın bireysel oyundan çok daha etkili olduğunun bilincinde olmak zorundadırlar. Bireysellik kanser gibidir takımı içten içe saran ve onu yok eden bir kavramdır.

Oyuncularınız, ancak takım olunabildiği ölçüde başarılı olunacağını anlamış olmalı ve kişisel egolarının baskınlığının takım oyununun en büyük düşmanı olduğunu çok iyi bilmelidirler. Oyuncuların akıllarında tutmak zorunda oldukları tek şey takım gibi oynayarak kazanmak , kaybedilecekse de takım gibi oynayıp kaybetmek gerektiğidir. Yani zaferi de mağlubiyeti de bir arada, paylaşarak kabullenmektir. Takım oyununu geliştirmek için oyuncularınızın rol tanımlamalarını iyi yapmalı ve onların kendilerine verilen bu rolleri kabullenerek gerçekleştirmeye çalışmalarını sağlamalısınız. Burada amaç bireyselliği ortadan kaldırarak, herkesin yetenekleri ölçüsünde üstlendikleri rolleri takım çıkarları doğrultusunda gerektiği gibi oynanmasıdır. Oyuncularınızın kendilerine verilen rollerin önemini anlatarak ve takımın başarısı için bu rolleri tartışmasız kabullenmeleri gerektiğini, ellerinden gelenin en iyisini yapmalarını ve bundan gurur duymalarını sağlamak sizin başlıca görevinizdir.

Oyuncularınıza, onların güçlü yanlarını algılamalarını ve zayıf yanlarını kabullenmeyi ve eksikliklerini giderebilecek çalışmaları nasıl yapacaklarını öğretmelisiniz. “Ben” kelimesinin yerini “Biz” kelimesi içtenlikle yer aldığı zaman programınızın başarısı çok daha kolay gerçekleşecektir.

Yukarıda yazılanların gerçekleştirilmesi için ihtiyacınız olan şey de saha içi lideri olabilecek bir oyuncunun varlığıdır. Özellikle point guard mevkiinde oynayan, ki bu ön şart değildir, bu vasıfta oyuncu saha içinde sizin planladığınız oyun düzeninin sağlıklı işlemesini sağlayan en önemli insandır. O sahanın içindeki coachdur. Onun için oyuncu seçiminde ilk iki kriter akıl ve karakter olarak belirlenmiştir.

A. Hurşit BAYTOK
TBF Eğitim Kurulu Üyesi

GaNGsTer isimli üyemiz çevrimdy?ydyr. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Alt 18-08-2008, 07:08 PM   #4
 
GaNGsTer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
GaNGsTer
WebMaster






Dengeli Hücum İçin (Balanced Offence) Gerekli Şartlar
09.01.2007 10:50:32

Gencer Baytimur
td {font-family: Georgia; font-size: 12px } p {font-family: Georgia; font-size: 12px }
DEFANS
İyi bir savunma için gerekli şartların en önemlisi iyi takım savunması yapmaktır. İyi savunma yapmayan bir takımın dengeli ve etkili hücum etmesine olanak yoktur. Yediğinden fazlasını atarak, savunma yapmadan maç kazanmak çok istisnai bir şeydir. Etkili savunma yapmak takımı takım için bir güvenlik mekanizmasıdır. Maça tutunmak için bir araçtır. İyi savunma rakibi zorlar, yorar ve psikolojik olarak yıpratır. Ayrıca iyi savunma ve presler sonucu kapılan toplar da hücumu rahatlatırken rakibi krize sokar.

FAST BREAK
İyi organize edilmiş ve çalışılmış bir fast break rakip için sürekli bir tehdit oluşturacak ve bulacağınız kolay sayılar sizi rahatlacaktır. Maç başına belli bir oranda etkili fast break atamayan bir takımın uzun vade de başarılı olmasına imkan yoktur.Bir hücum takımı ne kadar çok kolay fastbreak sayısı bulursa hücum için o kadar az efor sarf etmiş olur ve savunma için o kadar enerjisi kalır.

SPACING
Kelime anlamı itibariyle spacing sahaya dengeli yayılım olarak tanımlanabilir. Bir takımın dengeli hücum edebilmesi için her şeyden önce oyuncuların sahaya dengeli olarak dağılması gerekir. Oyuncular hücum sırsında screen gibi özel durumlar haricinde birbirlerinden belli bir mesafede sahaya yerleşmelidirler. Böyle bir yerleşim savunmanına savunmak zorunda olacağı alanı büyülteceği için işini zorlaştıracaktır. Beş oyuncunun da sahanın bir tarafında toplandığı bir yerleşimde ister alan savunması isterse adam adama savunma olsun savunmanın işi kolaylaşacaktır. O nedenle iyi bir hücum organizasyonunda spacing’e önem verilmeli set ve hücum düzenlerinde oyuncuların sahaya dengeli yayılımları göz önünde bulundurulmalıdır

TIMING (ZAMANLAMA)
Timing yani zamanlama iyi bir hücum takımının neyi, nerede ve ne zaman yapacağını bilmesi demektir. Hücum sırasında hangi setin oynanacağının, set içerisinde kimin ne zaman ve nasıl topla buluşacağının, nerede ve ne zaman screen, cut, şut kullanılacağının ayrıntısıyla belirlenmesi ve bunun uygulanması gerekir. Zamansız ve yersiz kullanılan bir top bazen bir maça mal olabilir. Hücum sırasında işlerin doğru yerde ve zamanda yapılması için her şeyden önce oyuncuların oyunu anlaması hangi zamanlamanın doğru olduğunu bilmesi gerekir bunun için de antrenmanlar sırasında çok ve doğru tekrarlar yapılmalı setler defalarca oynanarak oyuncularda doğru zamanda ve yerde top kullanma alışkanlığı kazandırılmalıdır. Zamanlama ile ilgili iki temel kavram “kontrol” ve “sabır” dır. Sabırla, çalışılmış olan düzenlerin maç sırasında uygulanması ve oyun disiplinden kopmadan kontrollü hücum edilmelidir. Burada kontrollü hücum kesinlikle yavaş hücum anlamına gelmez. Fastbreak atarken bile kontrolü olunmalı kendi kuralları içinde yapılmalıdır. Yerinde kullanılan bir pres savunma için ne kadar önemliyse doğru zamanda kullanılan bir hücumda o kadar önemlidir.

SHOT SELECTION (ŞUT SEÇİMİ)
Şut seçimi dengeli ve iyi bir hücum için gerekli en önemli şartlardan biridir. Doğru şut seçimi oyuncunun topu çembere en uygun zamanda ve pozisyonda atması demektir. Kendisinden daha uygun pozisyonda bir arkadaşı varken zorlayarak topu çembere atması yada hücum sırsında çok erken ve dengesiz bir atış kullanması, şutu çok iyi olamayan bir oyuncunun yersiz bir şekilde üç sayılık atış kullanması, kötü şut seçimlerine örnek olarak verilebilir. Doğru şut seçiminin yapılabilmesi için oyuncunun hangi atışın doğru hangisinin yanlış olduğunu anlayacak kadar oyuncu okuması ve anlaması gerekir. O nedenle oyunculara küçük yaşlardan itibaren doğru şut seçinin hangisi olduğunun anlatılması gerekir. Özellikle genç oyuncular attıkları top sayı olduğu sürece doğru atışı yaptıklarını düşünürler bu durumda oyuncunun kullandığı top sayı bile olsa şut seçiminin doğru olmadığı nedenleri ile ona anlatılmalıdır. Tersi olarak da oyuncu doğru şut seçimini yaparak atışını kullanıp kaçırdığı zaman da basket olmamasına rağmen bunun doğru seçim olduğu oyuncuya anlatılarak teşvik edilmelidir. Doğru teknik ancak doğru şut seçimiyle birleştiği zaman değer kazanabilir. Yoksa çok iyi bir hücum oyuncusu bile olsa doğru zamanda ve pozisyonda top kullanmadığı sürece oyuncu takımına yara değil zarar getirir.

SAVUNMAYI OKUMAK
Hücumda doğru şut seçimini yapabilmek ve doğru zamanla ile top kullanabilmek için doğru hücum pozisyonun ne olduğunun bilinmesi gerekir. Bunu için de oyuncunun hücum hareketlerini seçerken ve zamanlamasını yaparken savunmanın pozisyonunu iyi anlaması gerekir. Bir hücum oyuncusu için nerede şut atacağını, nerede ve nasıl cut edeceğini, hangi screeni hangi açı ile yapacağını belirleyen faktör savunmadır savunmanın durumuna göre hücum oyuncusu hareketini belirlemeli uygulamalıdır. Örneğin screen kullanan bir oyuncu savunması arkadan takip ediyorsa curl cut (kıvrılarak cut) yapacağını, savunması kendisinden uzakta ise şut atacağını, çok yaklaşırsa penetre edeceğini, fake yaptıktan sonra savunmanın reaksiyonuna göre ne yapacağını bilmesi ve anlaması gerekir. Bunu için oyuncunun savunmayı okuması, savunmayı okuyabilmesi için de ona savunmayı nasıl okuyacağının öğretilmesi gerekir.

SKOR GÜCÜNÜ YAYMAK
Etkili hücum takımlarının en belirgin özelliklerin birisi de takımdaki skor gücünün birkaç oyuncu ile sınırlı kalmayıp takımdaki oyuncular arasında dağılmasıdır. Birkaç tane skoreri bulunan, sadece dış atıcıları iyi olan yada sadece içeriden etili uzunları olan bir takımı durdurmak savunma için daha kolaydır. Oysa takımdaki herkesin beli bir oranda skora katkı yaptığı her oyuncunun belli bir sayı potansiyeli olan takımlara karşı savunma düzeni hazırlamak çok daha zordur. Takım hücum organizasyonunda etkili olabilmek için takımın skor gücünü oyuncular arasında yaymak gerekir. Yani hücum sadece bir iki oyuncunun şut atması yada top kullanması üzerine kurulmamalı hücum düzeni içerisinde diğer oyunculara da opsiyon tanınmalıdır. Her oyucunun iyi yaptığı favori bir atışı vardır oyun içinde oyuncuların bu atışlarını yapmalarına olanak sağlayacak düzenler kurulmalıdır. Örneğin içeriden ve sol eliyle etkili olan bir oyuncuya doğru yerde top aldıracak set ve hücum organizasyonu kurulmalıdır. Takımın dengeli ve etkili bir hücuma sahip olabilmesi için hem içeriden hem de dışarıdan etkili hücum edebilmesi gerekir. Bunu için de iç ve dış oyuncuların etkili olacakları şekilde hücum içinde kullanılmalı hücum setleri ona göre seçilmelidir.

DOĞRU SEÇİLMİŞ SETLER
Her takımın belirli bir hücum düzeni vardır. Bütün takımların alan savunmasına, adam adama savunmaya, kombine savunmaya, prese karşı setleri kenar ve dip oyunları vardır. Etkili hücum edebilmek için takımdaki bu setlerin oyuncuların yapısına ve özelliklerine göre seçilmesi yada düzenlenmesi gerekir. Başka bir takımın başarıyla uyguladığı bir hücum setini olduğu gibi alıp kendi takımına uygulamak beklenen verimi vermeyecektir. Bütün hücum düzenlerinin amacı sayıya giden kolay yolu bulmaktır. Bunun için de set içinde topun doğru zamanda doğru yerde doğru adamla buluşturulması gerekir. Hangi setin hangi amaçla yapıldığının doğru belirlenmesi gerekir. Sizin yaptığınız sette oyuncular sürekli olarak screenlerden çıkıp şut pozisyonları buluyor ama bu şutu atacak olan oyuncular o screenlerden çıkmıyorsa yada screenden çıkıp şut atacak oyuncunuz yoksa o setleri oynamanızın da bir anlamı yok demektir. O nedenle şut seçimi gibi set seçimi de başarılı bir hücum için hayati önemdedir.

KONDÜSYON
Basketbol oyunun hangi bölümünü oynarsanız oynayın ihtiyacınız olan en önemli şeylerin başında kondüsyon gelir. Ne kadar fundamentali düzgün, teknik ve taktik olarak üst düzeyde ve ne kadar iyi takım kimyasına sahip olursanız olun yani iyi bir hücum takımı olmak için yukarıda saydığımız faktörlerin tamamına sahip olsanız bile eğer sahada bunları uygulayacak kadar yeterli kondüsyona sahip değilseniz başarılı olmanıza imkan yoktur. Fizik güç ve kondüsyon geliştirici antrenmanlar günümüzde tamamen bilimsel kriterlerle ve basketbol coachluğundan ayrı bir uzmanlık alanı olarak ortaya çıkmakta ve takımlar bu amaçla konunun uzmanı olan antrenörlerden profesyonel yardım almaktadırlar. Kondüsyon

TAKIM DİSİPLİNİ
Basketbol sporunda işin mental yönünü her spor alanında olduğu gibi son derece önemlidir. Bir takımı oluşturan bireylerin yani antrenöründen, sporcusuna, idarecisinden malzemecisine kadar takımdaki tüm elemanların belirlenen ortak amaçlara ulaşmak için ortak bir inanç ve güç birliğine sahip olmaları takım başarısı için şarttır. İyi bir takım ruhu ve birliği, sezonun her aşamasında takımdaki herkesin aynı heyecanı hissetmesi ile olur. Takımdaki her birey ortak etik değerlere ve iş disiplinine sahip olarak hareket etmelidir. Bu anlamda disiplin sadece sporcular için değil antrenörler, idareciler ve diğer personel içinde olmazsa olmaz bir koşuldur. Başarılı bütün kulüp organizasyonlarının arkasında bu kurumsal iş disiplini ve ahlakının bulunduğunu görürüz. Takımdaki bütün bireyler bu etik değerler ve iş disiplini duygusuyla, görev ve sorumluluklarının bilincinde hareket etmelidir. Bu anlamda kurumsal disiplin sadece cezaya ve baskıya dayalı olmayan, görev tanımlarının iyi yapıldığı her bireyden nelerin beklendiğinin açıklıkla önceden ortaya konulduğu geniş perspektifli bir kavramdır.

KAYNAK: TÜBAD

GaNGsTer isimli üyemiz çevrimdy?ydyr. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Alt 18-08-2008, 07:09 PM   #5
 
GaNGsTer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
GaNGsTer
WebMaster






Altyapı Organizasyonu ve A Takım
05.01.2007 15:16:41

Aziz Akkaya

Alt yapı organizasyonu yaparken öncelikle 4 yıllık (en az )
bir program yapılmalıdır.Bu progrma yapılırken dikkat edilmesi gereken işlerin başında oyuncu seçimi gelir.

OYUNCU SEÇİMİ YAPARKEN
İlk kurduğumuz minik takımda iyi bir playmaker (oyun kurucu ) varsa ,bir sonra ki takımda forvet veya uzun oyuncu daha sonraki seçimde de ona göre forvet bulduysak uzun , uzun bulduysak forvet seçimine önem vermeliyiz. Çünkü 5 uzun ,5 kısa oyuncudan oluşan takım hiç bir anlam ifade etmez ( tabii ki amaç A – Takım'a oyuncu yetiştirmekse ) .

5 Kısa oyuncu ile Türkiye Şampiyonu ( Küçük veya Yıldızlar seviyesinde ) olabilirsiniz.Ama ileride A – Takım'da 5 tane kısa oyuncu ile mücadele edemezsiniz.

ANTRENÖR SEÇİMİ
Eğer amaç A takımsa bu antrenörler her yıl değişerek A – Takımda asistan olarak görev almalı ki ileride A – Takımda oynayacak oyuncunun nasıl bir oyuncu olması gerektiğini daha iyi görecek ve oyuncusunu ona göre yönlendirecektir.
A – Takım seviyesini görmeyen bir alt yapı antrenörünün A – Takım seviyesinde oyuncu yetiştirme şansı çok azdır.
1 sene genç takım ,1 sene yıldız takım , 1 sene de küçük takım antrenörü dönüşümlü olarak A – Takım da görev almalıdır.

TAKIMLAR ARASI BAĞLANTI
Alt yapı organizasyonlarında en önemli ilişki takımlar arasında ki bağlantılardır .Bu bağlantı içinde dikkat edilmesi gereken en önemli unsur ; her takımda bir alt takımdan 5 oyuncunun bulunmasıdır. Örneğin ; küçük takımda 5 minik takım oyuncusu ,yıldız takımda 5 küçük takım oyuncusu ,genç takımda 5 yıldız takım oyuncusu ,
A- Takımda 5 genç takım oyuncusu bulunursa sistem kendiliğinden işler.

A-Takım ‘a 5 tane alt yapı oyuncusunu takviye yaptığınızda ,her zaman şampiyonluğa aday olursunuz .Eğer bütçeniz düşükse bile ligde , vasat yabancılarla orta sırada çok rahat şekilde oynarsınız .

AZİZ AKKAYA
Beşiktaş SK
A-Bayan Baş Antrenörü


KAYNAK: TÜBAD
GaNGsTer isimli üyemiz çevrimdy?ydyr. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Alt 18-08-2008, 07:09 PM   #6
 
GaNGsTer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
GaNGsTer
WebMaster






Top İle Buluştuğumuz Anda Hangi Pozisyonda Olmalıyız?
20.11.2006 14:59:47
Cem Akdağ
td {font-family: Georgia; font-size: 12px } p {font-family: Georgia; font-size: 12px }
Ayaklarımız geriye ve her iki yana düşmemize direnç gösterecek kadar açık olmalı, (bir ayağımızın biraz ileride olması çok önemli değil.) Genelde ayaklarımızın arasındaki mesafe omuzlarımızın arasındaki mesafe kadar olmamalı.

Dizlerimiz zıplamak veya ileriye gitmek üzere kırık olmamalı (dizimizin üzerinden başlayan ve kasıklarımıza giden dört başlı kasımızın gerili olması gerekmekte) bunun sebebi vücudumuzun belden yukarı kısmının sağlam dengeli ancak her türlü darbeye dayanıklı bir temel üzerinde durmasını sağlamak.

Belimizin düz ve göğsümüz potaya dönük olması gerekmektedir. Topu tuttuğumuz nokta ise en azından omuzlarımızın üzerinde bir yerlerde olmalı ön kolumuz düz, omuz, dirsek ve bilek eklemlerimiz bir daha geri gitmeye ihtiyaç göstermeyecek şekilde gerili olmalı top avuçlarımızın ayasına değmemeli.

Şut atmaya yeni başlamış ve henüz herhangi bir alışkanlık edinmemiş genç oyuncular ile çalışıyorsak tüm bunlara ilave olarak üst kısım yani kollar ve baş bölümü ile ilgili iki önemli ayrıntının üzerinde durmamız gerekecektir. Bunlardan ilki şut atarken oyuncunun başı kesinlikle düz durmalı ve atış sırasında hiç kımıldamamalı, diğeri ise şutu atmak üzere topu taşıdığımız noktada oyuncumuz potayı her iki gözü ile görebilecek bir konumda olmalıdır.

Topu tutan elin baş parmağı şakak kemiğine değmesi halinde, ön kolumuzuda düzeltirsek anlatılan pozisyona uygun bir durum almış olabiliriz. Oyuncunun topu atış sırasında savurmasına mani olmak için atıştan sonra elinin ve kolunun topu takip ederek uzatmasını istemeliyiz. Oyuncumuzun zıpladığı noktaya düşmesi de oldukça önemli bir ayrıntıdır.

Atışın En Zor Bölümü İse Topa Verilecek Olan “Kavis” İle İlgili Bölümüdür

Eğer topumuzun bir çift gözü olsaydı! Elimizden çıktıktan sonra çember hizasını geçtiği anda çemberin içini önce çizgi olarak sonra elips şeklinde, daha da yükselince daire biçiminde görmeye başlardı. Topumuzun çemberi tam bir daire halinde gördüğü konum ise hedefimizin en geniş halidir. İsabet ihtimalini artırmak için topun düşmeye başlayacağı bu noktayı bulabilmemiz bizim için önemli bir ip ucudur.

Bu çalışmalar sırasında karşımıza çıkan en büyük sorun normalde oyuncuların topu almadan önce yapmaları gereken hazırlıkları topu aldıktan sonra yapmaya çalışmaları olacaktır. Bu konuda ısrar eden ve yeteri kadar çalışırsak sonunda oyuncumuza basketboldaki en önemli hücum silahını kazandırmış oluruz.

Çalışmalarımızın sonunda oyuncumuzu topla buluştuğu anda bir fotoğraf karesinde ve ideal şut pozisyonunda görebiliyorsak ve oyuncumuz daha sonra başka hiçbir hareket yapmadan sadece şut için yukarı doğru hareket ediyorsa, öğretimimiz başarıya ulaşmış demektir.
Çalışmalar sırasında topun altına girmek, vücudunu topun altına taşımak, dizleri kırmak, bacakları çevirmeden üst vücut yani torsoyu ve kollarını topa uzatmak, tek zamanlı jump stop yapmak, ayak burunlarının çemberi göstermesi, topla buluşulduğu an tek bir ses çıkması en çok kullandığımız uyarı çeşitleridir.
Çalışmalarımıza önce pota altından faul çizgisi üzerinde duran oyuncuya verilecek pas ile başlamalıyız. Bu çalışmada top pota yönünden geleceği için oyuncumuz kollarını ve üst kısmını çevirmeden kolayca dengesini bulacaktır. İlerleyen süreçte çeşitli yönlerden verilecek paslar ile çalışmalara devam ederiz.

Dizlerin kırık ve güçlü olması, üst kısmımızın kolay bozulmayacak bir kalıp gibi olmasını sağlarken, topun sağ veya sol gitmesi konusunda endişe etmeden sadece yükseklik ayarı ile ilgilenmemizi sağlayacaktır.

Çalışmalarımızda Kaç Şut Atabiliriz?
Kişisel deneyimime göre bir oyuncunun iki top ile tek potada yaptığı çalışmada (sadece pas veren bir antrenör ile birlikte) iki saat içinde rahatlıkla beşyüz atılabilir, ancak her atışın temposu maç içindeki ve o pozisyondaki tempo ile aynı olmalıdır.

GaNGsTer isimli üyemiz çevrimdy?ydyr. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Alt 18-08-2008, 07:10 PM   #7
 
GaNGsTer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
GaNGsTer
WebMaster






Beden Eğitimi Öğretmenlerinin Basketbola Yönlendirilmesi ve Motive Edilmesi
19.10.2006 13:11:23
Prof. Dr. Yaşar Sevim

Okullarda basketbol sporunun yaygınlaşması ve gelişmesi, beden eğitimi öğretmenlerinin basketbole motive edilmesi bu öğretmenlerin katkıları basketbol takımlarının alt yapı çalışmaları için büyük önem taşımaktadır.

Okullarda sporun gelişmesinde beden eğitimi öğretmenlerine önemli görevler düşmektedir. Genellikle beden eğitimi öğretmenlerinin spor hakkındaki ilgi ve bilgisi, okullarda öncelikli olarak yapılacak spor aktivitelerini belirlemektedir. Öğrencilerin beklentilerine cevap verme ve onları yönlendirme konusunda beden eğitimi öğretmenlerinin duyarlı davranmaları gerekmektedir. Okullarda basketbolün gelişmesini, takım ve oyuncu sayısının artmasını istiyorsak öncelikli olarak beden eğitimi öğretmenlerini basketbole motive etmeliyiz. Bunu sağlamak için de öncelikle beden eğitimi öğretmenlerinin gereksinimlerini ortaya koymamız ve bu ortamı sağlayacak önlemleri almamız gerekir. Ancak bu gerekli ortam oluşturulduktan sonra beden eğitimi öğretmenleri daha kolay basketbole yönlendirilebilir.

BEDEN EĞİTİMİ ÖĞRETMENİ OLACAK ÖĞRENCİLERİ BASKETBOLE MOTİVE EDİCİ BAZI ÖNERİLER

Beden eğitimi öğretmenlerinin basketbole motive edilmesine yüksekokul programlarında başlamalıdır. Her ülkenin beden eğitimi ve spor yüksekokullarındaki sistem farklı olabilir. Fakat bu ülkeler de kendi sistemlerinde beden eğitimi öğretmeni yetiştiren kurumlarında bu problemi asgari ölçüde çözmeye çalışmalıdırlar. Beden eğitimi öğretmeni olmak üzere eğitim alan öğrencilere basketbol sporunun öğretilmesi, benimsetilmesi ve uygulatılması basketbol sporunun gelişimi için vazgeçilmez bir unsurdur.

Bu amaçla uygulanabilecek bazı öneriler:

Beden eğitimi öğretmeni yetiştiren yüksek spor okullarında basketbol sporunu özendirici çalışmalar yapmak, öğretim programlarında basketbol için gereken yerin verilmesini sağlamak, buradaki uzmanlık basketbol dalını ve öğretim üyelerini federasyon ve diğer yollarla motive etmek gereklidir.

Basketbol branşıyla uğraşan sporcuları beden eğitimi öğretmenliğine yönlendirerek ana branşı basketbol olan beden eğitimi öğretmenlerinin sayısını ve kalitesini arttırmak.
Basketbol derslerine gereken önemin verilerek, basketbol branşını yapmış, yüksekokula giren öğrenciler mutlaka öğrenim aldıkları süre içerisinde antrenörlüğe yönlendirilmelidir. Öğretim görevlileri tarafından ilk ve orta öğretimlerde takım çalıştırmaları istenmeli ve teşvik edilmelidir.

Daha önceden basketbol oynamamış öğrencilere uygulama ve teori dersleri kapsamlı bir şekilde verilmeli ve basketbol sporunu özendirici hale getirecek ders programları uygulanmalıdır.
Üniversitelerde okul içinde düzenlenecek basketbol, streetball vb. turnuvalar öğrencilerin bu sporu keyifle uygulamalarını sağlayacaktır. Aynı şekilde kendilerinden de ilk ve orta öğretimlerde takım çalıştırmaları istenebilir ve onlar arasında turnuvalar düzenlenebilir.

Üniversiteler arası özel basketbol turnuvaları düzenlenebilir. Bu turnuvalarda sadece üst seviye değil basketbol yeni başlayanlar için de gruplar oluşturulmalıdır. Böylece daha önceden basketbol oynamamış öğrencilerin de bu turnuvalara katılmaları sağlanmalıdır.

Federasyon özellikle beden eğitimi öğretmenlerinin katıldığı okullara yönelik turnuvalara katkı sağlayabilir veya uluslararası bu tür organizasyonları destekleyebilir.

Spor yüksek okullarında basketbol fan klüpleri kurulabilir. Bu klüp içerisine sadece branşı basketbol olan değil basketbolle yeni tanışmış öğrenciler de alınmalıdır. Bu fan klüplere üye olanlar öğretmen olduklarında da birbirleriyle iletişim kurarak basketbol üzerine yardımda bulunabilirler. Teknik ve maddi anlamda yardımlaşma meslek hayatına atıldıklarında da devam edebilir.

Öğrencilerin basketbol maçlarını canlı olarak izlemeleri iyi bir motive yöntemi olacaktır. Öğrenciler il içi ve il dışı önemli maçlara ve şampiyonalara götürülmeli ve buna yönelik organizasyonlar yapılmalıdır.

Her Avrupa ülkesinde uygulanan basketbol eğitimi, beden eğitimi öğretmeni ve antrenörlük eğitimi gibi konularda FIBA’nın koordinatörlüğüyle bilgi alışverişinin sağlanması basketbol kalitesinin ve iletişimin artmasını sağlayacaktır.

BEDEN EĞİTİMİ ÖĞRETMENLERİNİ BASKETBOLE YÖNLENDİRECEK VE MOTİVE EDECEK ÖNERİLER

Okullarda basketbol sporunun gelişmesi ve beden eğitimi öğretmenlerinin basketbole motive edilmesiyle basketbol takımlarının kurulması altyapı basketbol çalışmaları için öncelikli önem taşımaktadır.

Okullardaki öğrenciler her ne kadar basketbole karşı ilgili olurlarsa olsun beden eğitimi öğretmeninin bu konudaki eğilimi çok önemli ve etkindir. İlk ve orta öğretime bakıldığında okullarda yapılacak olan spor aktiviteleri beden eğitimi öğretmeninin bilgi ve ilgi alanına dayanır. Bunu sağlamak için öncelikle beden eğitimi öğretmenlerinin ihtiyaçlarını ve gereksinimlerini ortaya koymamız, gerekli tedbirleri almamız gerekir.

Beden eğitimi öğretmenlerinin temel bazı gereksinimlerini ve bunları karşılamak için bazı önerileri şu şekilde sıralayabiliriz;

BASKETBOL SPORU HAKKINDA YETERLİ BİLGİ VE DONANIMA SAHİP OLMAK

Okullarda beden eğitimi öğretmenlerini basketbol sporuna yönlendirmek ve motive etmek için öncelikle yapılması gereken bilgilendirme olmalıdır. Okullardaki öğretmenler tam olarak hakim olamadıkları spor branşlarını yapmaktan çekinmekte ve takım oluşturma derslerde uygulama gibi etkinliklerden kaçınmaktadırlar. Bunun önüne geçebilmek için beden eğitimi öğretmenlerine basketbol branşıyla ilgili bilgiyi nasıl götürürüz sorusuna cevap aramalıyız.

Basketbol Seminerleri
Uzman basketbol antrenörlerinden ve eğitimcilerden oluşan bir ekiple beden eğitimi öğretmenlerine iller bazında basketbol oyunu, antrenmanı ve kuralları ile ilgili seminerler verilebilir. Basketbol oyununun kurallarını, oynanma şeklini, sporcu seçme ve yetiştirme yollarını, antrenman ilkelerini ve uygulamalarını içeren bilgilerin sunulduğu hem teorik hem de uygulamalı seminerler yararlı olacak hem de motive edecektir.

İnteraktif Eğitim
Beden eğitimi öğretmenlerine basketbol ile ilgili eğitim CD’leri hazırlanabilir, internet üzerinden eğitim programları verilebilir.

Antrenman Programları
Klüp antrenörleri, üniversiteler veya basketbol federasyonunun teknik ekibi tarafından basketbole özgü temel eğitim çalışmalarını içeren antrenman programları yaş gruplarına göre hazırlanarak beden eğitimi öğretmenlerine sunulabilir.

Yardımcı Antrenör
Beden eğitimi öğretmenleriyle işbirliği içerisinde çalışacak daha önceden basketbol oynamış sporcular, antrenörler yardımcı olarak çalışabilir, beden eğitimi öğretmeninin özellikle uygulamadaki eksiklerini tamamlayabilirler.

Çalışma Grupları
İllerde “çalışma grupları” oluşturulabilir. Bu grup içerisinde klüp antrenörleri, basketbol oyuncuları, beden eğitimi öğretmenleri yer alabilir. Grup içinde görev dağılımı yapılabilir. Teknik bir ekip antrenman programlarını ve çalışma takvimini hazırlarken, diğer bir ekip de uygulamaları yapabilir. Üniversitede okurken oluşturulan basketbol fan klüp üyelerinin desteği sağlanabilir.

BASKETBOL SPORUNUN YAPILABİLECEĞİ SALON VEYA SAHALAR

Beden eğitimi öğretmeninin okulda kullanabileceği uygun bir çalışma alanı yoksa diğer okullarla veya ildeki salonlarda çalışma imkanları sağlanmalıdır. Bu konuda okullararası işbirliği, federasyonun bu okullarla ve resmi kurumlarla ikili ilişkisi önemlidir.

BASKETBOL OYNAMAK İÇİN GEREKLİ MALZEMELER

Maddi durumu iyi olmayan okullara federasyon tarafından pota, file, top gibi malzemeler gönderilebilir. Bunun yanı sıra maddi durumu iyi olan okullarla veya kulüplerle ikili diyaloga geçilebilir. Eski veya kullanmadıkları malzemeler okullarda değerlendirilebilir. Ayrıca sponsorlardan gereken malzeme desteği sağlanabilir. Federasyonun okullara malzeme yardımı etkili olacaktır.

OKUL YÖNETİMİ İLE İŞBİRLİĞİ

Okullarda beden eğitimi öğretmeninin karşılaşacağı en büyük sorunlardan birisi okul yönetiminin basketbole olumsuz bakış açısı olacaktır. Bu sebeple federasyonun okul yönetimleriyle olumlu ilişkiler kurması önemlidir.

KULÜP VE OKUL İŞBİRLİĞİ

Okullarda alt yapı çalıştıran beden eğitimi öğretmenlerinin mutlaka klüplerle işbirliği içerisinde olması gerekir. Klüplerin belirli sayıda okulla işbirliği yapmaları istenebilir. Beden eğitimi öğretmenleri klüp antrenörlerinden teknik destek alabilir, antrenmanlarına katılarak görsel eğitim alabilir. Ayrıca okullar kulüplerin alt yapısını oluşturabilir ve oluşturmalıdır da..! Bu amaçla “ Bir Okul Bir Kulüp “ projesi adı altında okullar kulüpleşmeye yönlendirilebilir.

ŞEHİR İÇİ VE ŞEHİR DIŞI MÜSABAKALARA KATILIM

Okullarda oluşturulan takımların daha çok müsabakaya katılmasını sağlamak için illerde yapılan maç sayıları arttırılabilir. İllerde okullar arası lig düzenlenebilir. Şehir dışındaki müsabakalara katılım sağlanmalıdır. Bunun için gereken destek federasyon veya il resmi kuruluşlarından sağlanabilir. Beden eğitimi öğretmenlerini çalıştırdıkları takımla daha fazla müsabakaya katılması olumlu etki yaratacaktır.
Şehir dışı müsabakalar ve turnuvalar okula maddi olarak yük getirdiğinden genellikle beden eğitimi öğretmenleri zorluk yaşamaktadır. Okul yönetimi spora olumlu bakmıyorsa bu öğretmenlerin önüne büyük bir engel olarak çıkacaktır. Bu müsabakaların finanse edilmesi belli ölçüde sağlanabilir.

YAZ KAMPLARI

Bir veya birkaç okulun birleşmesiyle oluşan gruplara takımlarıyla beraber yaz kampları düzenlenebilir. İl içinde veya dışında yapılacak olan bu kamplara daha üst seviyede antrenörler katılarak beden eğitimi öğretmenlerinin bilgi seviyesi arttırılabilir.
Ayrıca uluslararası nitelikteki yaz kamplarına katılım hem deneyim hem de motivasyon açısından çok önemlidir.

FESTİVALLER VE ŞENLİKLER

İl içerisinde okul, aile ve resmi kurumların işbirliğiyle yapılacak olan mini basketbol vb. festivaller hem eğlenceli hem de teşvik edici olacaktır. Bu tarz organizasyonlar; ailelerin çocuklarını bu tarz etkinliklerde görmek istemesi nedeniyle okullardan basketbol takımı talep etmesini sağlayabilir. Bu festivallere katılım Beden Eğitimi Öğretmenlerini de motive edecek ve basketbolü daha da sevmelerini sağlayacaktır.

ÖDÜLLENDİRME

Basketbole motivasyonu sağlamak için en önemli yöntemlerden birisi de beden eğitimi öğretmenlerini ödüllendirme olabilir. Bu ödüllendirme bireysel, takım veya okul bazında yapılabilir.
Beden Eğitimi Öğretmenlerini Ödüllendirme

Öğretmenlerin yurt içi ve yurt dışı basketbol müsabakalarına ve seminerlere katılımı sağlanabilir. Streetball gibi eğlenceli basketbol turnuvalarına veya uluslararası müsabakalara izleyici olarak katılmak tarzında verilecek ödüller teşvik edici olacaktır.

Basketbol Takımlarını ve Oyuncularını Ödüllendirme

Takım bazında ödül verilebilir. Yurtdışındaki özel turnuvalara başarılı olan okul takımları gönderilebilir.
Başarılı sporcuların daha büyük illerdeki klüplere gitmesi ve eğitimleri için burs almaları sağlanabilir. Bu beden eğitimi öğretmeni için de önemli bir motivasyon olacaktır. Eğitim başarısını sporun ve antrenmanların olumsuz etkilemesi hususundaki ön yargı çoğu zaman beden eğitimi öğretmenlerinin karşısına çıkmaktadır. Amerika vb. ülkelere baktığımızda basketbol oyuncusu olarak burs kazanma ihtimali öğrencileri spora yönlendirebilmektedir. Türkiye için de böyle bir durum nadiren söz konusu olmaktadır. Burs imkanlarının arttırılmasıyla, beden eğitimi öğretmenleri basketbol çalışmaları için daha çok destek görecektir. Bu destek üniversiteye kabul ve burs bazında olmasa dahi, klüplerle işbirliğine gidilerek sağlanabilir. Başarılı sporcuların eğitim masrafları klüpler veya federasyon tarafından karşılanabilir. Bu hem öğrencilerin basketbole yönlenmesini sağlayacak hem de beden eğitimi öğretmenlerine basketbol takımı çıkarmak için yükümlülük verecektir.
Uluslararası okullar için burs imkanı federasyon tarafından sağlanabilir veya koordine edilebilir.

Okul Yöneticilerini Ödüllendirme

Okul bazında ödüller ise malzeme ve maddi yönde olabilir. Başarılı olan takımların okullarına sponsorlar ve ilgili birimlerce verilecek olan para ödülleri yöneticileri basketbole olumlu bakmaya ve beden eğitimi öğretmenlerine destek olmaya teşvik edebilir. Ayrıca okul müdürlerine bireysel olarak verilecek ödüller, (plaket vb), yurtiçi ve yurtdışı turnuvalarına gitmelerini sağlamak da oldukça yararlı olacaktır.

SONUÇ

Beden eğitimi öğretmenlerinin basketbole yönlendirilmesi ve motive edilmesi basketbol sporunun ülkedeki gelişiminde için en önemli unsurlardan birisi olduğu tartışılmaz bir gerçektir.

Basketbolün altyapısının en önemli kaynağı hiç şüphesiz okullardır.

Bu bağlamda beden eğitimi öğretmenlerinin basketbole bakış açısının önemi ve getirisi bir kere daha ortaya çıkmaktadır.

Bu nedenle beden eğitimi öğretmenlerine yönelik özendirici çalışmalar ve basketbole yönelik olarak desteklenmeleri basketbolün gelişimi açısından büyük önem taşımalıdır.

Okullarda beden eğitimi öğretmenlerinin basketbole yönlendirilmesi ve motive edilmesi beden eğitimi ve spor yüksekokullarında öğrenci iken ve aynı zamanda öğretmenlik yaparken gerçekleşmelidir.

Bu konuda federasyonun özellikle okullarda basketbol sporunun geliştirilmesine yönelik çalışmalarda destek vermesi, yönlendirmesi ve en önemlisi de “Okullarda Basketbol Felsefesini” oluşturmaya yönelik çalışmalarda bulunması gerekmektedir.
GaNGsTer isimli üyemiz çevrimdy?ydyr. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Alt 18-08-2008, 07:11 PM   #8
 
GaNGsTer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
GaNGsTer
WebMaster






Antrenörlük Kariyeri
17.10.2006 16:15:55

Atakan Karakaplan

Basketbol ile ilgili bir yazı yazmaya başlarken, antrenörlükte uzun seneleri geçmiş bir kişinin geçmişe bakarkenki gözlemlerini, genç antrenörlere tavsiyeler olarak verebilmesinin önemi konu olarak ağır bastı.

Bir antrenör nereden işe başlamalı ki, kariyerinin temeli sağlam olabilsin ? Tabi ki basketbola yeni başlayacak “OYUNCU ADAY”larının araştırılması, bulunması ve önüne gelen adaylardan basketbolcu olabileceklerinin doğru seçilebilmesi ilk basamak. Bu da bir “Antrenör özelliği”dir. Doğru adaylarla işe başlayan antrenör, başarı için avantaj yakalamış olacaktır. Basketbol okulları, minikler ve Küçükler kategorileri kariyerine yeni başlayan bir antrenörün en önemli kaynaklarıdır. Basketbolcu adaylarını erken yaşta yakalama gereği vardır. Unutmayın ki yaşı geçmiş bir oyuncu ile uğraşırken patinaj yaparsınız. Bir antrenörün kariyerindeki ilk “YILDIZ” iyi bir TEMEL TEKNİK eğitimcisi olabilmesidir. Küçükler ve Yıldızlar kategorilerinde, düşüncenizi ve mesainizi oyuncuların temel tekniklerinin geliştirilmesine ne kadar harcarsanız o kadar başarılı olursunuz. Belki şampiyon olamazsınız, dereceye de giremezsiniz ama o kategorilerde şampiyonlukların “Buz üstüne” yazıldığını seneler geçince anlarsınız.

Oyuncuların temel tekniklerini geliştirmek “DETAY”a önem vererek olur.
Grup çalışması ve bireysel çalışma hep yapılmalıdır.
“Taktiksel saplantılar” bu kategorilerde bir antrenörün kariyerine gölge düşürür. “FUNDAMENTAL”i gelişmiş oyuncular bu kategorilerde antrenörün işini kolaylaştırır.
Bu kategorilerde asistanlık yapmak antrenörlük kadar değerlidir.
Bu yılları verimli geçen bir antrenör artık iyi bir “Genç Takım” antrenörüdür.

Ünlü UCLA antrenörü John Wooden’ın antrenörlerin nasıl özellikleri olmalıdır ? yazısı geldi aklıma. Basketbol antrenörü aslında “ÇOK ÖZELLİKLİ” bir kişilik. Tabi ki gereğini tam anlamıyla yerine getirirse.

Öncelikle “LİDER” vasıflı iyi bir “ORGANİZATÖR” takım oyununu “STAFF”ında iyi uygulayan, “ARAŞTIRMACI” özelliği çok ileri ve etkin; izleyici ve iyi bir “ANALİST” izlenimlerinden elde ettiği verileri iyi değerlendiren bir “SENTEZCİ” bunları oyuncularına detaycı bir düşünce ve pratik yöntemlerle sunabilen gerçek bir “EĞİTİCİ” iyi bir “TAKTİSYEN” çabuk karar verebilme yeteneği gelişmiş bir kişilik. Tabii ki bütün bu yeteneklerin birçoğu antrenörlük süresince geliştirilecek özellikler. Bir antrenörün sosyal yönü de ayrıca önemli. Örneğin sevilen ve yardımsever bir kişi olması, yaşadığı yörenin sosyal aktivitelerinde etkin rol alması gibi. Bütün bunlara yetişebilmek için de zamanı iyi kullanabilme (verimlilik) yeteneğine sahip olması gerekir. İşte size özel bir kişilik, bir antrenör profili.

Genç takımın sorumluluğunu üstlenen bir antrenör artık bu özelliklerini yeterince geliştirmiş olmalıdır. “Genç Takımlar” ülkenin basketbol geleceğinin tam bir aynasıdır. Bu takımları çalıştıranlar da en çok izlenmesi ve basketbolun her kesimi tarafından desteklenmesi gereken gündemdeki antrenörlerdir. Hedefleri “A” takım kalitesinde oyuncu yetiştirmek, takımına “kazanma ve başarı” ruhunu üst düzeyde aşılamak olan bir genç takım antrenörü aynı zamanda “Antrenörlük Etik”inin iyi bir uygulayıcısı olmalıdır. Bunun sonrası antrenörlük mesleğinin verimlilik yılarıdır. “A” takımı antrenörü kariyerini “YILLAR”ın (sezonların” tecrübesi ile dile getirir. Yani şarap misali gibidir artık antrenör. Ne kadar yıl “TECRÜBE” o kadar “DEĞER” en önemli kriterlerdir onun için antrenörlük hayatında.
Antrenörlük kariyerinde bazı erken elde edilmiş avantajlar tabii ki vardır. Örneğin uzun seneler deplasmanlı liglerde basketbol oynamış ve tecrübeli antrenörlerle çalışmış bir antrenör adayının tabii ki bir avantajı olur. Bu antrenörler “Temel Teknik” antrenmanlarında tecrübelidirler. Verdikleri eğitim de daha doğru ve verimli olur. Antrenörlük eğitiminde basketbol konusunda “Graduate Degree (Master)” eğitimi almış olan bir kişi “TEORİK” yönden avantajlıdır. Sezon öncesi ve sezon içi programlar ve antrenman programlanmasında ve verimliliğinde bilgi yüklü oldukları için takım çalıştırırken başarıyı erken yakalama avantajları olur.

Zaman zaman bana sorulmuş olan herhangi bir antrenör için geçmişte basketbol oynayıp oynamadığı sorusuna en azından bu şekilde bir açıklık getirmek mümkün. Çok hırslı ve hedefi yüksek genç antrenörlerin erken bir yerlerde olabilme arzusu antrenörlük kariyeri konularını iyi değerlendirirse ileride karşılaşacağı güçlükleri yenmesinde fayda sağlar. Yoksa her kariyer eksikliği antrenörlük mesleğinin zafiyeti olacaktır.

Ülkemizde kulüplerin yönetim anlayışları ve basketbolun yapısı, antrenörlerin kariyerlerinin gelişimi için uygun mu ? Maalesef değil. Eksikler diz boyu. Ama basketbol antrenörü LİDER ve EĞİTİCİ özelliği ile özverisini birleştirip kariyerinin önündeki engelleri aşabilmeli, yönetim anlayışının iyileştirilebilmesine katkıda bulunmalı. Ne yapalım ki her şeyin zor olduğu ülkemizde basketbol antrenörlüğü de zor zanaat.

Basketbolumuzun sıkıntılarından biri de tecrübeli antrenörlerin altyapılarda yeterince görev almamalarıdır. Bu kategorilerde yeni ve genç antrenörlere fazlaca görev düşmekte böyle olunca da neyin ne zaman öğretileceği ile doğruların iyi öğretilebilmesi sorunu ön plana çıkmaktadır. Takımlarımızın bir çoğu bu problemlerle iç içe olduğunda oyuncuların eğitimi tam anlamı ile başarıya ulaşamamaktadır. Kulüpler altyapılarında tecrübeli antrenörlere daha fazla görev verebilmeli ve oyuncuların yetiştirilmesinde verimliliği arttırmalıdırlar.
GaNGsTer isimli üyemiz çevrimdy?ydyr. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Alt 18-08-2008, 07:12 PM   #9
 
GaNGsTer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
GaNGsTer
WebMaster






Çok İyi Bilmek Mi, Çok İyi Öğrenmek Mi ?
17.10.2006 12:44:46

Faruk Akagün
Basketbol tekniği üzerine yüzlerce kitap yazılmıştır. Her biri ayrı değerdedir. Zira, bu kitapların her birinde kitabı yazan koçun deneyimleri ve basketbol felsefesi yer almıştır. Özellikle de genç koçlar için bu kitaplar çok kıymetlidir. Bu kitapları okudukça bilgileri artar ve derinleşir. Bir koçun da özellikle ilk yıllarında öncelikle yapacağı da kendini bilgi olarak eğitmek olmalıdır. Bunun da en etkili yolu çok okumak ve çok seyretmektir. Esas önemli kısım da bundan sonra başlamaktadır. En önemli şey, bir koçun bilgi birimlerini ve deneyimlerini oyuncularına yansıtabilmesidir. Bir profesör düşünün sonsuz bilgiye sahip fakat bu bilgilerini öğrencilerine yansıtamıyor ve öğrencilerin dikkatini derslerinde çekemiyor. Ayni şekilde bir koç da oyuncularına bilgisini doğru teknikte ve onların maksimum ilgisini çekerek anlatma sanatına sahip olmalıdır.

Bir koç, hepimizin bildiği gibi yıllık, aylık, haftalık ve günlük programlar yapar. Antrenmana har dakikası planlanmış bir program ile gelir. Hatta antrenman öncesi eğer varsa asistanları ile programı tartışır ve görev bölümü yapar. Günlük antrenman programının içeriği, akışı ve sıralaması da tamamen ayrı bir teknolojidir ki bugünkü konumuzun dışındadır. Bizim tartışacağımız konu ise hazırlanan antrenman programlarının sunuş biçimidir. Bu da metodoloji, teknik ve yetenek gerektirir. Ana amaç her ne olursa olsun oyuncunun dikkatini çekmektir. O zaman bu antrenman sunuş biçimini şu şekilde açalım;

1) HER ANTRENMANIN BİR AMACI OLMALIDIR

Bugün birçok oyuncu çok koşarak yapılan ve pestilini çıkartan bir antrenmanı “iyi çalıştık” diye niteler. Ancak “çok koşmak” ile “amaçlı koşmak” ayrı şeylerdir. Öğrenmek ise tamamıyla farklı şeylerdir. Bir oyuncuya “bugün antrenmanda ne öğrendin?” diye sorulsa çoğu oyuncu bunu sağlıklı cevaplayamaz. Oysa antrenör idman öncesi oyunculara çok kısa bir izahat vererek “bugün fast break savunması, yarım saha baskılı savunmaya hücum ve rakip uzunları man to man savunmada box etme çalışmasına ağırlık vereceğiz” veya eğer fundamental çalışması ise “bugün kısa oyuncular guard penetresi ve topu boş adama çıkartma, uzun oyuncular ise çember altı ayak oyunları çalışacak” şayet kondüsyon çalışması ise de yine amacı belirterek “bugün aerobik kapasitemizi geliştirici uzun mesafe koşular ve sonra da vücudumuzun üst kısmını çalıştıracak halter çalışması yapacağız” şeklinde oyuncuların yapacağı antrenmana bilinçli olarak katılmaalrını sağlamalıdır.

2) OYUNCULARIN ANTRENMANA ZİHİNSEL İŞTİRAKİNİ SAĞLAMAK İÇİN SORU SORULMALIDIR

Yapılan idman esnasında oyunculara “bu drill neyi kazandırma amaçlı yapılıyor, sen ne öğreniyorsun?” şeklinde sorular sorulmalıdır. Antrenman sonrası ufak bir toplantı yaparak, “bu idmanda neyi geliştirdik, ne öğrendik?” gibi bilgi yoklamaları oyuncuların da düşünmeleri ve yaptıkları işin NASIL ve NEDEN’lerini bilmelerini sağlar.

3) ANTRENMANDA KONUŞMA VE AÇIKLAMALAR ÇOK KISA, UYGULAMALAR UZUN OLMALIDIR

Üst yapı oyuncularının yıllardır şahit olduğum en büyük şikayetleri antrenman esnasında sık sık kendilerini durdurarak, uzun uzun konuşarak hem soğumalarına hem de konsantrasyonlarının kaybolmalarına neden oldukları üzerinedir. Bu tip uzun açıklamaların, antrenman sonrasında mutlaka yapılması gereken stretching esnasında yapılması daha iyi olur. Altyapı idmanlarında ise birçok genç antrenörün oyuncularına zaman zaman bilgilerini ispat etmek için veya iyi niyetle de olsa her drili uzun uzun anlatmaları, o yaştaki küçüklerin ilgilerini kaybetmelerine neden olduğu gibi zaten hafta sonu 1-2 saat gelebilen bu oyuncuların topla oynama dakikaları da alınmış olmaktadır. Her iki kategoride de oyuncular topla oynadıkları kadar mutlu olmaktadır ve bu unutulmamalıdır.

4) ANTRENÖRÜN SES TONU VE SAHADA DURUŞ POZİSYONU ÇOK ÖNEMLİDİR

Antrenörün ses tonu sahanın her tarafından duyulacak kadar yüksek bir volümde, eğitici ve otoriter ancak diktatör hissini vermeyecek bir şekilde olmalıdır. Bu nedenle sahada duracağı yer çok önemlidir. Oyuncuların ağzından çıkabilecek her kelimeyi duyabilecekleri açılarda durmalıdır. Kesinlikle arkasını bir gruba dönerek konuşmamalıdır zira ses boğulur ve o gruba ulaşamaz. Dolayısıyla da oyuncuların dikkati dağılır. En verimli yerler sahanın köşeleri veya kenar çizgileridir. Ki bütün oyuncular antrenörün karşısında olur. ANTRENÖRÜN HİTABI, HANGİ YAŞ KATEGORİSİ OLURSA OLSUN HAKARET VE ŞİDDET İÇEREN TAVIRLARDAN UZAK OLMALIDIR.

5) OYUNCULARIN DİKKATLERİNİ KAYBETMEMELERİNİ SAĞLAMAK ÖNEMLİDİR

Antrenman esnasında koç, oyunculara “stop veya düdük” ile “olduğun yerde kal” ikazını prensip olarak öğretmeli ve oyuncularına yapacağı ikazı yanına giderek kısık sesle değil herkesin duyacağı şekilde yapmalıdır. Aksi takdirde diğer oyunculara başka şey ile ilgilenmelerine fırsat yaratılır. Zaman zaman diğer oyunculara “arkadaşının burada ne yapması gerekirdi, fundamental hatası nerede? “şeklinde sorular ile herkesin birbirinin hatasına dikkat etmeleri ve sadece kendini düşünmemeleri sağlanır. Bu sayede oyuncuların “koç nasılsa benimle konuşmuyor” diyerek başka şeyle meşgul olmaları önlenir.

6) DRİLLERİN KALİTESİ DEĞİL OYUNCULARIN ONLARDAN NE KADAR ÖĞRENDİĞİ ÖNEMLİDİR

Her koç antrenmanda çok güzel driller uygulamak ister. Fakat bazı koçlar dirllerin uygulanması esnasında oyuncuların yanlışlarına müdahale etmezler. Oysa şunu göz önünde bulundurmak lazımdır ki herhangi bir kişi de o drilleri bir yerden okuyup antrenmana getirebilir ancak koçun farkı uygulama esnasında yapılan hataları görüp oyunculara doğru şekilde yaptırtmaktır. Yani hatayı bulabilmek koçun sanatı ve farkıdır. Drill’in güzelli değil oyunculara ne kazandırdığı önemlidir. Özellikle altyapı antrenörlerinin bu konuya çok dikkat etmeleri ve dirillerdeki hataları düzeltmenin önemi ve yanlış uygulanan drillerin vakit kaybından başka bir şey olmadığını bilmeleri önemlidir. Ancak bu hata düzeltmeleri antrenmanı kesmeden gerekirse oyuncuyu saha dışına alarak özel ilgilenerek tekrar sahaya döndürmek suretiyle yapılmalıdır.

7) İYİ UYGULANAMAYAN DRİLLER’İ BÖLEREK KÜÇÜK PARÇALAR HALİNDE VERMELİDİR

Bazı driller iyi uygulanamaz ve hem koçu sinirlendirir hem de oyunculara başarısız oldukları düşüncesini getirir. Bu durumlarda aynı şeyde ısrar etmek ve daha fazla moral bozmak yerine onu parçalara bölmek yine de olmaz ise başka bir drile geçmek yerinde olur.

8) DRİLLER BİR KERE AÇIKLANMALI VE TEKRARLANMAMALIDIR

Üst yapıda oyuncular, kimi dinlemeye iyi konsantre olamadıklarından kimi de vakit çalma amacıyla açıklanan drilleri tekrar tekrar sorarlar. Şayet drill açıkça anlatılmış ise ikinci defa tekrarı ancak antrenmandan saat çalmak veya isteksiz dinlemek ile izah edilebileceğinden tekrarından şiddetle kaçınılmalıdır. Ben şahsen koçluk yaptığım takımlarda bu durumlarda yüksek ses ile 5’e kadar sayıp sonra koşma cezası verdiğimden oyuncularım hem çabuk anlar hem de uygulamaya çabuk geçerlerdi. Ayrıca oyuncuları AKTİF tutmak için bir metotta eğer 3’lü veya 5’li gruplar yapmak gerekiyorsa koç teker teker isim seçeceğine oyuncular “guard, forvet ve pivotlu 3’erli grup olun” diyip 5 saniye vererek onların düşünmelerini sağlamak daha verimli olur. Yine, bir set çalışması esnasında “sahaya iki guard, iki forvet ve bir pivot geldin” diyebiliriz.

9) ANTRENÖRLER SAHADA GÖREV BÖLÜMÜ YAPMALIDIR

Eğer birden fazla antrenör varsa mutlaka görev bölümü yapılmalıdır. Baş antrenör konuşurken yardımcılar susar ki oyuncuların konsantresi bozulmasın. Keza, baş antrenör bir asistanına “şimdi koç x size fast break açılışını gösterecek” diyebilir. Driller veya set çalışmalarında ise görev bölümü çok verimli olur. Set çalışırken, bir asistan örneğin sadece screen’lere diğeri ise hücum ribaunduna dikkat ederken baş antrenör de çalışmayı genel olarak izleyebilir.

10) SADECE HATALARI SÖYLEMEK DEĞİL YAPILAN İYİ ŞEYLER DE ONORE EDİLMELİDİR

Antrenmanda yapılan iyi şeyler de taltif edilmeli bu sayede takımın kendine güveni sağlanmalıdır. Ayrıca ferdi olarak da oyuncuların yaptığı iyi şeyler sözle veya vücut dili ile yani sırtını sıvazlayıp başını okşayarak ödüllenmelidir.


FARUK AKAGÜN
1949 yılında İstanbul’da doğdu.İstanbul Üniversitesi İ.T.İ.A. ve Atatürk Eğitim Enstitüsü İngilizce Bölümünü bitirdi.1963 yılında Modaspor’da basketbola başladı.1970 yılında basketbolu bıraktı.Kadıköyspor’u, Altınyurt’u, Fenerbahçe’yi ve Efes Pilsen Takımı’nı çalıştırdı.1980 yılında 6 ay İsviçre’de seminerlere katılarak basketbol öğreticiliğini pekiştirdi.Daha sonra Taçspor, Eczacıbaşı ve Galatasaray olmak üzere çeşitli klüplerde antrenörlük görevi yaptı.1978-79 sezonunda Efes Pilsen’i, 1989-90 sezonunda Galatasaray’ı 1. lig Şampiyonu yaptı.Basketbol isimli bir kitabı yayınlandı.
GaNGsTer isimli üyemiz çevrimdy?ydyr. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Alt 18-08-2008, 07:13 PM   #10
 
GaNGsTer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
GaNGsTer
WebMaster






Niçin Savunma ?
11.10.2006 15:15:11

Mehmet Baturalp

59 yıldır basketbolun içinde oyuncu, antrenör, yazar ve TV yorumcusu olarak bulundum. Tanrım müsaade ederse bu sürenin uzamasını da canı gönülden arzuluyorum. Bütün bu süre içerisinde savunmanın basketbolda en büyük silah olduğuna inanarak, onu ön plana çıkartım, her yerde konuştum ve yazdım.

Oyunculuğum sırasında beni seyredenler, o günün koşullarına göre iyi savunma yaptığımı söylerlerdi. Belki de o günlerin üzerimde oluşturduğu savunma fikir, daha sonraları basketbol hayatımın ideali oldu. Zaman zaman savunmayı bu kadar gündeme getirdiğim için kendime kızarım. Ama daha sonra muhasebesini yaptığım da aslında bu fikri daha çok işlemem gerektiğine karar verdim.

Şimdi gelin, siz sevgili antrenör kardeşlerimizle bu savunma işini birlikte açalım.

Günümüzde basketbolda hücum süresi bildiğiniz gibi 24 saniyeye indirildi. Bunun 8 saniyesinde rakip sahaya geçme mecburiyetiniz var. Geriye rakip potaya hücum için 16 saniyeniz kalıyor. Biraz hızlı geçerseniz bu süre en fazla veya bilemediniz 20 saniyeye çıkar. Rakibinizin sizin hücum düzeninizi bilerek kurduğu savunmaya karşı basket üretme zorunluluğunuz var. Bunun gerçekleşmesi, oyuncularımızın mükemmel bireysel hücum yeteneklerine sahip olmasından geçiyor. Yoksa hücum setinizde istediğiniz kadar koşuşturun, basket atmanız rakibinizin savunma hatalarına bağlı kalır. Rakip potaya yerleştiğinizde bu kadar sıkıntı çektiğiniz hücumda, kolay basket atabilmek için, işe gelin tersten yani savunmadan başlayalım.

Yapacağınız baskılı bire bir savunma ardından organize edeceğiniz takım savunmanız rakibini hata yapmaya zorlayacaktır. Bu durumda rakipleriniz ya top kaybedecekler ya da dengesiz atışlarla isabetsizliğe itileceklerdir. İşte topların kapılması, savunma ribauntlarından alınması ile hızlandırılacak oyunla yakın ve kolay atışlar bulunacaktır.

Şimdi de savunmanın hücum düzeninize yapacağı bu olumlu katkıların dışındaki faydaları saymak istiyorum.

İdmanlarınızdaki savunma çalışmalarına ayıracağınız zamanı fazlalaştırdığınızda oyuncularınızın bacaklarının kısa sürede nasıl kuvvetlendiğini göreceksiniz. Bu da oyuncularımızın zıplama gücünü arttıracaktır. Ayrıca idmanlardaki savunma savaşı, maçlarda rakipleriyle mücadeleyi yükseltecektir. Rakiplerinin hücumlarını durduran oyuncularımızın gururlarının yükselişi, manevi motivasyonunun artışı da bu savunma çalışmalarımızın pozitif yönü olacaktır.

Sevgili kardeşlerim, iyi savunma kolay elde edilen bir sevgili değildir. İyi savunma yapabilmek için doğru ve çok çalışılmalıdır. Savunmada oyunculara öncelikle bire bir galip gelmeyi iyi öğretmelisiniz. Takım savunması ardından gelir. Takım savunmasında en mühim olay oyuncularınızın arasındaki irtibattır. Bu da ancak konuşma ile gerçekleşir. Onun için takım savunmasında oyuncularımıza ilk öğreteceğimiz konuşma olmalıdır.

Yazımın sonunu hepinizin bildiği bir misal ile bağlamak istiyorum. NBA maçlarını muhakkak seyrediyorsunuzdur. Dikkatinizi çekmiştir. Taraftarlar rakip kendi potalarına hücum ederken oyuncuları sihirli bir kelime ile coştururlar. O da hepimizin bildiği defense (yani savunma) kelimesidir. Sizlerden son olarak ricam, başarılarınızın iyi savunma ile gerçekleşeceğini unutmamanızdır.

Mehmet Baturalp
GaNGsTer isimli üyemiz çevrimdy?ydyr. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Bookmarks

Etiketler
basketbol, kose, teknik

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Elektrik , Elektrikçi YSS E-F-G 0 24-06-2008 06:33 PM
Bilgisayar Programcılığı , YSS A-B 0 24-06-2008 05:13 PM
Sigorta şirketleri ve emeklilik kurumları YSS Diğer Ders Ödevler 1 06-02-2008 09:22 AM
Basketbol Nedir YSS A-B 1 03-01-2008 01:07 PM
Sağlık Mevzuatı ve Kanunlar MAVİ KARANLIK Sağlık 46 03-12-2007 11:36 AM

Aradığınızı bulamadınız mı?
Sorun Cevaplayalım.

----Kapat----


Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 07:02 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.3.2
Bütün Hakları Saklıdır 2010 Rehberim.net
sohbet - Rehberim

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377