Ödev Kaynakları bölümü Diğer Ders Ödevler / Belirli gün ve haftalar çizelgesi konusu gösteriliyor Özet:Belirli gün ve haftalar çizelgesi İlköğretim Haftası (Eylül ayının 3. haftası) Gaziler Günü (19 Eylül) Hayvanları Koruma Günü (4 Ekim) ...
| Sponsor bağlantılar | ||
| |||||||
Belirli gün ve haftalar çizelgesi | Açılış Sayfam Yap | Reklam | Kayıt ol | Konuları Okundu Kabul Et |
| | #1 |
| administrator ![]() | Belirli gün ve haftalar çizelgesi Kaynak : Millî Eğitim Bakanlığı Tebliğler Dergisi Şubat 2005-2569 |
| | |
| | #2 |
| Bir KemalisT Mod. | arkadaşlar burada sizlerle belirli günler ve haftaları ve bu günlerin açıklamalarını paylaşacağım Hepsi kendi bilgisayarımdan paylaşımdır hiçbir siteden alıntı değildir tamamen kendi araştırmalarım sonucu 3 yıl önce bunları almıştım şimdi sizlerle paylaşıyorum ![]() Konu Msn Messenger tarafından (10-12-2007 Saat 08:46 AM ) değiştirilmiştir. |
| | |
| | #3 |
| Bir KemalisT Mod. | 20 Kasım "Dünya Çocuk Hakları Günü" Taraf ülkeler bu sözleşmeyi hazırlarken çocuğun kişiliğinin tam ve uyumlu olarak gelişebilmesi için mutluluk, sevgi ve anlayış havasının içindeki bir aile ortamında yetişmesinin gerekliliğini kabul etmişlerdir. Ayrıca çocuğun toplumda bireysel bir yaşantı sürdürebilmesi için her yönüyle hazırlanmasının ve özellikle barış, değerbilirlik, hoşgörü, özgürlük, eşitlik ve dayanışma ruhuyla yetiştirilmesinin gerekliliğini savunmuşlardır. İşte bu maddelerden bazıları; Madde 1 Bu Sözleşme uyarınca çocuğa uygulanabilecek olan kanuna göre daha erken yaşta reşit olma durumu hariç, onsekiz yaşına kadar her insan çocuk sayılır. Madde 2 1.Taraf Devletler, bu Sözleşmede yazılı olan hakları kendi yetkileri altında bulunan her çocuğa, kendilerinin, ana babalarının veya yasal vasilerinin sahip oldukları, ırk, renk, cinsiyet, dil, siyasal ya da başka düşünceler, ulusal, etnik ve sosyal köken, mülkiyet, sakatlık, doğuş ve diğer statüler nedeniyle hiçbir ayrım gözetmeksizin tanır ve taahhüt ederler. Madde 3 1.Kamusal ya da özel sosyal yardım kuruluşları, mahkemeler, idari makalar veya yasama organları tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde, çocuğun yararı temel düşüncedir. Madde 5 1.Taraf Devletler, bu Sözleşmenin çocuğa tanıdığı haklar doğrultusunda çocuğun yeteneklerinin geliştirilmesi ile uyumlu olarak, çocuğa yol gösterme ve onu yönlendirme konusunda ana-babanın, yerel gelenekler öngörüyorsa uzak aile veya topluluk üyelerinin, yasal vasilerinin veya çocuktan hukuken sorumlu öteki kişilerin sorumluluklarına, haklarına ve ödevlerine saygı gösterirler. Madde 6 1.Taraf Devletler, her çocuğun temel yaşama hakkına sahip olduğunu kabul ederler. 2.Taraf Devletler, çocuğun hayatta kalması ve gelişmesi için mümkün olan azami çabayı gösterirler. Madde 11 1.Taraf Devletler, çocukların yasadışı yollarla ülke dışına çıkarılıp geri döndürülmemesi halleriyle mücadele için önlemler alırlar. Madde 12 1.Taraf Devletler, görüşlerini oluşturma yeteneğine sahip çocuğun kendini ilgilendiren her konuda görüşlerini serbestçe ifade etme hakkını bu görüşlere çocuğun yaşı ve olgunluk derecesine uygun olarak, gereken özen gösterilmek suretiyle tanırlar. |
| | |
| | #4 |
| Bir KemalisT Mod. | KANSER HAFTASI Kanser bir hücre hastalığıdır. Hücre, canlıların yapı taşıdır. Yapıları ve işlevleri birbirine benzeyen hücreler bir araya gelerek dokuları, dokular birleşerek organları ve sistemleri oluştururlar. Hücrenin ana özelliği bölünüp çoğalmasıdır. Bölünüp çoğalan hücreler vücuttan atılır. Kanser, hücrenin olağandışı bölünüp çoğalmasıdır. Kanserli hastalarda hücre, canlının zararına çoğalır. Organların işlevlerini yapmalarını engeller. Halk sağlığı yönünden kanserin önemi; hastalığın öldürücü olması ve sık görülmesidir. Bu açıdan bakıldığında kanser hastalığı dünyanın en önemli sağlık sorunudur. Kanserle savaşabilmek, zararlarını azaltabilmek için halka hastalığın önemini ve kanserle savaş yollarını anlatmak gerekir. Tıp biliminin gelişmesi, insanların eskiye göre daha bilinçli yardım istemeleri, pek çok insanı kanserden kurtarıyor. Gün geçtikçe, kanserden kurtulanların oranı daha da artacaktır. Kanser konusunda hastaya yardımcı olmak, hastalıkla ilgili araştırmaları desteklemek, doktorların eğitimine yardımcı olmak için 1947 yılında Ankara'da Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu adı ile bir dernek kuruldu. Dernek kuruluşundan bu yana yurttaşları kanserin erken tanımı ve iyileştirme konularında uyarıyor. Kanser hakkında bilgili olmamız için çalışmalar yapıyor. Bu kuruluş 1952 yılından beri Türk Kanser Haberleri adlı bir dergi çıkarmakta, isteyenlere dergiyi parasız göndermektedir. 1956 yılında Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu'nun önerisi ile Nisan ayının ilk haftası ülkemizde Kanser Savaş Haftası olarak kabul edildi. Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu'nun çabaları ile yurdumuzda ilk kanser hastanesi, 1956 yılında Ankara'da açıldı. Kanser hastalığının gerçek nedeni tam olarak bilinmiyor. Ancak çok alkol ve sigara içenlerde, boya işlerinde çalışanlarda, kimyasal maddelerle uğraşanlarda, güneş ve röntgen ışınları altında uzun süre kalanlarda hastalık daha çok görülmektedir. KANSERİN ÖN BELİRTİLERİ Vücudun herhangi bir yerinde nedeni bilinmeyen şişkinlikler, sertlikler, iyileşmeyen yaralar, Vücudun çeşitli yerlerindeki benlerde ve siğillerde, renk ve büyüklük değişmeleri, Durdurulamayan kanamalar, Ses kısıklığı Geçmeyen öksürük Nedeni anlaşılamayan ateş ye zayıflama, Büyük aptes alışkanlıklarındaki değişiklikler. Bir hastalıktan korunmak için o hastalığın nedenlerinin bilinmesi önemlidir. Bugün kanserin nedeni tam olarak bilinmemektedir. Kansere karşı alınacak önlemlerde, yapılacak savaşta temel ilke; kanser etkenlerinden kaçınmak ve hastalığın erken tanımıdır. Kanser konusunda sık sık uluslararası konferanslar, seminerler, kong*reler düzenlenir. Bu toplantılarda kanserin nedenleri, kanserden korunma yöntemleri, hastalığın erken tanımı ve iyileştirme yolları tartışılır. Yeni bulgular, yeni ilaçlar tanıtılır. Ülkemizde de son yıllarda bu tür çalışmalara ağırlık verilmiştir. Doktorlarımızın kanser konusundaki araştırmaları, ulusla*rarası toplantılarda ilgiyle izlenmektedir. Tıp biliminin gelişmesi, insanların eskiye göre daha bilinçli yardım istemeleri, pek çok insanı kanserden kurtarıyor. Gün geçtikçe kanserden kurtulanların oranı daha da artacaktır. Kanser hemen her organda görülmektedir. Ancak bazı organlarda daha çok dikkati çekmektedir. Akciğer Kanseri: Ölüm oranı en fazla olan kanserdir. Sigara içenlerde daha sık görülür. Sindirim Sistemi Kanseri: Mide ve Kalın bağırsak kanseri önemli organ kanserleridir. Meme Kanseri: Elle tanımı yapılabildiğinden tedavi ve iyileşme oranı en çok olan kanser türüdür. Kanser Savaş Haftası boyunca sergiler açılır. Hastalığın halka tanıtılmasına çalışılır. Gazetelerde, dergilerde, radyo ve televizyonda hastalıktan korunma yolları anlatılır. Yapılan araştırmalar yeni buluşlar, yeni ilaçlar açıklanır. Halk bu konuda aydınlatılır. Bu hafta öğrendiklerimizi yaşamımız süresince unutmayalım. Bu konuda çevremizdeki insanları uyaralım. Kanserle ilgili en küçük kuşkuya düşüldüğünde hemen doktora başvurmak gerektiğini anlatalım. Unutmayalım; kanserin erken belirlenmesi, iyileşmesini çok kolaylaştırır. |
| | |
| | #5 |
| Bir KemalisT Mod. | KIZILAY Her yıl 29 Ekim - 4 Kasım tarihleri arasında Kızılay Haftası'nı kutlarız. Kızılay bir yardım kurumudur. Yardım insancıl bir duygudur. İnsanları yücelten bir düşüncedir. Bu düşüncenin yaygınlaşması, dünyamızı güzelleştirir. Barış içinde bir arada yaşamamızı sağlar. İnsanlar arasında birlik ve beraberlik duygularını geliştirir. Kızılay Haftası'nda, Kızılay Derneğinin kuruluş amacı ve çalışmaları konusunda okulda, sınıfta konuşmalar yapılır, bilgiler verilir. Radyo ve televizyonda Kızılay ile ilgili programlar yayınlanır. Felakete uğrayanlara din, dil, soy ayrımı yapmadan yardım edilmesi gerektiği görüşünü ilk olarak İsviçre'li bir yazar savundu. Tek tek yapılan yardımın yeterli olmadığı görüşünde birleşen Avrupalı devlet adamları İsviçre'nin Cenevre kentinde toplandılar. 1859 yılında İlk Yardım Derneği'ni kurdular. Bağımsız, yansız uluslararası bir kuruluş olan bu dernek daha sonra Kızılhaç adını aldı. Kızılhaç Derneği'nin kuruluşundan kısa bir süre sonra ülkemizde 1868 yılında Yaralı Askerlere Yardım Derneği kuruldu. Dernek bir süre sonra Hilal-i Ahmer adını aldı. Hilal ay, ahmer kırmızı demektir. Cumhuriyet döneminde derneğin adı bu anlamı açıklayıcı biçimde değiştirildi. Türkiye Kızılay Derneği oldu. Kızılay; savaş, deprem, sel baskını, yangın, salgın hastalık gibi felakete uğrayanlara yardım eder. Depremden, selden, yangından zarar görenlerin yardımına koşar. Felakete uğrayanların barınmaları için çadır, battaniye yiyecek, giyecek dağıtır. Yaralananların iyileşmeleri için geçici hastaneler kurar. Savaşta yaralanan askerlerin iyileşmeleri için çaba gösterir. Onlara her tür yardımda bulunur. Kızılay salgın hastalık durumlarında hastalara yardım eder. Aşevleri açar, aşevlerinde yoksul, kimsesiz, düşkün yurttaşlara yiyecek ve içecek verir. Yurt içinde ya da yurt dışında deprem, sel baskını, savaş olur olmaz Kızılay depolarını açar, felaket bölgesine çadır, battaniye, giyecek, yiyecek, kan ve ilaç gönderir. Bu yardımların dağıtımını sağlar. Kızılay ülke içinde ve ülke dışında yaptığı bu yardımları ; üyelerin ödentileri, yardımseverlerin bağışları ve öğrencilerin satın aldıkları Kızılay pullarından elde ettiği gelirlerle karşılar. Kızılay, hiç bir ayrım gözetmeksizin doğal yıkımlara uğrayanlara, savaş yaralılarına, düşkünlere, salgın hastalıklara yakalananlara, din, dil, ulus ayrımı yapmadan yardım elini uzatır. Kızılay gerektiğinde aynı amaçlı Kızılhaç, Kızılaslan, Güneş gibi yardım kuruluşları ile işbirliği yapar. Kızılay gençlik kampları, aşevleri, hastaneler, dispanserler, kan merkezleri gibi sağlık ve yardım kuruluşlarını çalıştırır. Türkiye Kızılay Derneği'nin beyaz zemin üstünde kırmızı aydan oluşan bir bayrağı vardır. Kızılay bayrağındaki beyaz renk yaralı askerlerin gömleklerini, kırmızı ay ise kan izlerini simgelemektedir. Kızılay bir yardım kuruluşudur. Savaşta ve barışta halkın karagün dostudur. Savaşta yaralananlara, ölenlerin ailelerine yardıma koşar. Yaraları sarar. Her türlü yardımı yapar. Barışta yangın, sel, deprem felaketlerine uğrayanlara sıcak yardım elini uzatır. Fakirlere, düşkünlere, kimsesizlere yardım eder. Onlara yiyecek, giyecek, içecek, yakacak, çadır ve para yardımı yapar. Kızılay'ın, halka yaptığı yardımlar, yine halkın bu kuruluşa yaptığı yardımlardan, bağışlardan oluşur. Durumu iyi olan her vatandaş, Kızılay'a yardım etmeli, bağışta bulunmalıdır. Hepimiz Kızılay'a yardım edelim. Kızılay pulu alalım. Kurban Bayramında kestiğimiz kurban derisini bu kuruluşa bağışlayalım. Kızılay'a yaptığımız yardım fakire, fukaraya, felakete uğrayanlara yapılmış sayılır. Biz de bir gün felakete uğrarsak, Kızılay bizim de yardımımıza koşar. 29 Ekim - 4 Kasım tarihleri arası Kızılay Haftası olarak kutlanır. Okullarda, radyo ve televizyonlarda, gazete ve dergilerde Kızılay'ın faydaları, amaçları anlatılır. Kızılay'la ilgili sergiler açılır. Çalışmalar halka gösterilir. Kızılay'ın merkezi Ankara'dadır. Türkiye'nin her il ve ilçesinde şubesi vardır. Okullarda Kızılay Kolu kurulur ve çalışır. Öğrencilerin üye olduğu bu kol, Kızılay'a pul satarak yardım toplar. KIZILAY'IN GÖREVLERİ VE ÇALIŞMALARI Doğa olaylarında zarar görenlere çadır, battaniye, giysi ve yiyecek yardımları yapar. Bunun için önceden bu maddeleri depo eder. Yoksul, kimsesiz ve düşkünler için aşevleri açar. Sağlık merkezleri kurar. Kurduğu kan bankası ile halkın yaptığı kan bağışlarını kabul eder, gereksinme duyanlara bu kanları verir. Hemşire yetiştirmek için okullar açar. Savaşta geçici sağlık merkezleri kurar. Gezici hastaneler kurar. KIZILAY'IN GELİR KAYNAKLARI Yardımsever yurttaşların bağışları, Üyelerin ödentileri, Kızılay pullarının satışından elde edilen gelirler, Rozet dağıtımından sağlanan gelirler, Devletin her yıl yaptığı yardımlar, Gümrükte alıkonulan eşyaların satışından elde edilen gelirler, Oyun kağıtlarının satışından elde edilen gelirler, Kızılay aracılığı ile dışardan alınan ilaçların, röntgen filmlerinin satışından sağlanan gelirler, Afyonkarahisar Maden Suyu'nun satışından sağlanan gelirler. DEPREM VE KIZILAY Depremin ne olduğunu biliyor musunuz ? Bilmiyorsanız sözlüğü açıp önce "D" harfini sonra deprem sözcüğünü bulur, karşısına yazılanları okursunuz. Ayrıntılı bilgi edinmek istiyorsanız o zaman ansiklopediden deprem maddesini bulup okuyunuz. Ders kitaplarında da deprem ile ilgili geniş bilgiler vardır. Sözlükler depremi ; yer kabuğunun derin katmanlarının kırılıp yer değiştirmesi ya da yanardağların püskürmesi yüzünden meydana gelen sarsıntıların yeryüzünden duyulması olayı olarak tanımlar. Ben depremi kitaplardan, ansiklopedilerden önce, doğup büyüdüğüm Varto'da yaşayarak öğrendim. Varto, Anadolumuzun doğusunda Muş ilinin küçük, şirin bir kasabasıdır. 1966 yılında sıcak bir ağustos günü arkadaşlarımla damlar üstünde oynuyordum. Büyükler tarlada, bahçede çalışıyorlardı. Kuşlar, meyve yüklü ağaç dallarında ötüşüyor, koyunlar, inekler düzlüklerde otluyordu. Her şey yerli yerinde ve çok güzeldi. Nasıl oldu bilmiyorum. Birdenbire yer sarsılmaya başladı. Önce toprak çatladı. Sonra yarıldı. Evlerin çatıları çöktü. Ağaçlar birbirine yaklaşıp uzaklaşmaya başladı. Ortalığı toz duman kapladı. İnsanlar, hayvanlar ayakta duramıyor, yarılan toprak adeta onları yutuyordu. Toprak altında kalan, yıkılan evlerin duvarları arasına sıkışan insanların iniltileri geliyordu. Bütün canlılardan gelen çığlıklar yürekler acısıydı. Ben, artık bir taş yığını olmuş evimizin az ötesinde toprağa kapanmış acıyla, korkuyla, çevreme bakıyordum. Hiç unutamıyorum. Yirmi metre ötede bir adam çocuğunu kurtarmak için çırpınırken duvar altında kalarak öldü. Bir anda Varto yerle bir oldu. Harabeye döndü. İnsanlar sevdiklerini yitirdiler, aç ve açıkta kaldılar. Az önce gülen, konuşan insanlar öldü. Depremden hemen sonra Türkiye radyoları yayınlarını kesti. Varto depremini bütün yurda duyurdu. İlk belirlemelere göre ölü sayısının yaklaşık üç bin olduğu bildirildi. Çok geçmeden uzaktan ardı ardına kamyonlar görünmeye başladı. Taşıt araçlarında, beyaz üstünde kırmızı ay olan bayraklar vardı. Kızılay yardımı deprem bölgesine ulaşmıştı. Kızılay deprem bölgesine çadırlar, hastaneler kurdu. Yaralılar hastaneye yatırıldı. Doktorlar, hemşireler hastaların iyileşmesi için ellerinden geleni yapmaya başladılar. Açıkta kalan insanların barınmaları için çadırlar kuruldu. Battaniyeler dağıtıldı. Kurulan aş ocağından yemek verilmeye başlandı. Düzenli olarak yiyecek, giyecek dağıtımı yapılıyordu. Aç ve açıkta kalan bütün yurttaşların gereksinmeleri karşılandı. Yaralar sarıldı. İlaçlar verildi. Acılar bir ölçüde azaltıldı. Depremden bu yana yıllar geçti.. Ne depremi, ne deprem bölgesinde Kızılay'ın çalışmalarını, ne de yardımlarını unutabildim. Çiğdem ARDA |
| | |
| | #6 |
| Bir KemalisT Mod. | KIZILAY Şefkatli kucağında Fakirleri korursun ! Sıcak aş ocağında Açları doyurursun. Yangın, deprem olunca, Evlere su dolunca, Engelleri aşarsın, Yardımlara koşarsın. Kara günde ışıksın, Yoksullara aşıksın, Çok büyüktür hizmetin Kalbindesin milletin. Genç, ihtiyar hepimiz, Seninleyiz Kızılay. Seninledir kalbimiz, Bizi de yanında say. Hasan SARPEL KIZILAY'IM Giyindirmek, barındırmak, Kızılay'ın görevidir. Onun için Kızılay'ım, Yoksulların bir evidir. Savaşlarda yaralıya, Yardım için el uzatır. Fakirlere kimsesize, Ocağında "aş" kaynatır. Deprem, yangın, su baskını, Evler yakar, evler yıkar. Felaketler çok olsa da, Kızılay'ım hemen bakar. Yardım edip Kızılay'a, Biz de, biraz güç katalım. Yarınını anlatarak Kızılay'ı yaşatalım. Hasan ŞEN KIZILAY En kara günümüzde, Bizi Kızılay korur, Yoksulların, dertlinin, Derdine derman olur. Sel, deprem ve yangının Devasıdır Kızılay Kimsesiz yetimlerin Babasıdır Kızılay. İyi günlerde yardım Ederiz Kızılay'a Bütün felaketlerden Kurtuluruz bedavaya Biz de öyle olalım Yardım edelim her ay, Yapılan yardımlarla Yaşayacak Kızılay. Mehmet GÜLSEREN KIZILAY Saygı sana ey Kızılay, Yaptığın iş değil kolay, Yurt için, ulus için Çalışırsın, didinirsin. Savaşta vurulan er, Senden çok yardım bekler, Kızıl aylı beyaz bayrak, Yaralıya açar kucak. Arayarak her bir yeri, Kaldırırsın düşenleri. İyilik ve can sunarsın. Sevgi dolu bir pınarsın. Yurdu bazen basınca sel, Uzatırsın oraya el. Yersiz, yurtsuz kalan insan Senden yardım görür her an. Yer sarsıntısı, kıtlık, yangın Günlerinde bir hızırsın. Yetişirsin bize hemen Kara günün dostusun sen. Zeki TUNABOYLU KIZILAY Yardım elini açan, Yoksullara koşarsın. Şefkat, merhamet saçan, Muhtaçlara sen varsın. Deprem olsa bir yerde, Veya yansa bir ocak. Her acıya, her derde, Yine sensin koşacak. Seni bulur yanında, Her felaket, her olay, Zengin, fakir olanlar, Sana muhtaç Kızılay. İ. Hakkı TALAS KIZILAY Bu gün muhtaç değilsem, Yarın muhtaç olurum. Her yardımı, şefkati, Kızılay'da bulurum. Yoksullara, açlara, Yaz, kış tüter ocağı. Felakette, kazada, Bize açar kucağı. Savaşlarda, depremlerde, Bizi gelir o arar. Acımızı dindirir, Yaramızı o sarar. İ. Hakkı TALAS |
| | |
| | #7 |
| Bir KemalisT Mod. | KÜTÜPHANELER HAFTASI Mart ayının son pazartesi günü ile başlayan haftayı Kütüphaneler Haftası olarak kutluyoruz. Hafta süresince kitapların önemi, kütüphanelerin geliştirilmesi ve kütüphaneciliğin sorunları dile getirilir, kütüphanelerde uyulması gereken kurallar anlatılır. İçindeki kitaplardan herkesin yararlandığı binalara kütüphane, kitapların korunması, sınıflandırılması ve okuyucuya kitap verilmesi gibi görevleri yapan memurlara da kütüphaneci denir. Eski çağlardan beri insanlığın hizmetinde olan kütüphaneler, her toplum için önemli olmuştur. Hemen hemen her il ve ilçemizde kütüphane bulunur. Ülkemizdeki en büyük kütüphaneleri şöyle sıralayabiliriz. İstanbul’da Süleymaniye ve Beyazıt Kütüphaneleri, Ankara’da Milli Kütüphane, Millet Meclisi kütüphanesi ve Ortadoğu Teknik Üniversitesi Kütüphanesi. Ne yazık ki ülkemizde kütüphanelere gereken önem verilmemektedir. Günümüzün en yalnız, en buruk mekanlarıdır kütüphaneler. Kitabın pahalı olduğunu söyleyen insanların kitabın bedava olduğu kütüphanelere gitmediğini görüyoruz. Kitap okumayan bir toplum oluşumuzun cezasını elbet ki her alanda çekmektedir. Sevgili arkadaşlar! Her tür kitabı bulabileceğimiz kütüphaneler biz okuyucularını beklemektedir. Okul ve sınıf kütüphaneleri kurmak için bu haftayı vesile kılıp hemen kolları sıvamalıyız. Bizlere ödünç kitap veren kütüphaneleri sık sık ziyaret etmeli ve her şeyden önemlisi haftada en az birkaç kitap okumalıyız. Kütüphaneye girerken ayaklarımızı paspasa silmeli, paltolarımızı vestiyere bırakmalıyız. Görevli memur istemeden kimliğimizi vermeliyiz. Nasıl kitap okuyacağımızı bilmiyorsak görevli memurdan yardım istemeliyiz. Okuma salonunda konuşmamalı, sayfaları sessiz çevirmeli ve sessiz yürümeliyiz. Okuduğumuz ve ödünç aldığımız kitaplardan başka insanlarında yararlanacağını unutmadan, onları iyi korumalıyız. |
| | |
| | #8 |
| Bir KemalisT Mod. | NEVRUZ Yaşadığı geniş coğrafyada doğa ve çevrenin uyanışının kutlandığı Nevruz Bayramı'nın Anadolu'da ve Türk kültürünün yayıldığı bölgelerde de son derece köklü ve zengin bir geçmişi vardır. Nev(yeni) ve ruz (gün) kelimelerinin birleşmesinden meydana gelen ve YENİGÜN anlamını taşıyan Nevruz, kuzey yarımkürede başta Türkler olmak üzere bir çok halk ve topluluk tarafından yılbaşı olarak kutlanır. Gece ile gündüzün eşitlendiği 21 Mart'ta güneş göçmen kuşlar gibi kuzey yarımküreye yönelir. 21 Mart ile birlikte havalar ısınmaya, karlar erimeye, ağaçlar çiçeklenmeye, toprak yeşermeye, göçmen kuşlar yuvalarına dönmeye başlar. Bu nedenle 21 Mart bütün varlıklar için uyanış, diriliş ve yaradılış günü olarak kabul edilerek, Nevruz/YENİGÜN bayramı adıyla kutlanır. Orta Asya'da yaşayan Türkler, Anadolu Türkleri ve İranlıların yılbaşı olarak kabul ettikleri güne Nevruz adı verilir ki, yeni gün anlamına gelir. Gece ve gündüzün eşit olduğu Miladi 22 Mart, Rumi 9 Mart gününe rastlamaktadır. Nevruz-i Sultani, Sultan Nevruz, Sultan Navrız, Navrız, Mart Dokuzu gibi adlarla da anılmaktadır. Oniki Hayvanlı Türk Takviminde görüldüğü üzere Türklerde de çok eskiden beri bilinmekte ve törenlerle kutlanmaktadır. Türklerde Nevruz hakkında başlıca rivayet, bugünün bir kurtuluş günü olarak kabul edilmesidir. Yani Ergenekon'dan çıkıştır. İşte bu nedenle bugün Türklerde Nevruz, yeni yılın başlangıcı olarak kabul edilmiş ve günümüze kadar bayramlarda kutlanagelmiştir. Orta Asya'daki Türk topluluklarından Azeri, Kazak, Kırgız, Türkmen, Özbek, Tatar, Uygur Türkleri, Anadolu Türkleri ve Balkan Türkleri Nevruz geleneğini canlı olarak günümüze kadar yaşatmışlardır. |
| | |
| | #9 |
| Bir KemalisT Mod. | ORMAN HAFTASI Orman; hayvanların barındığı, çeşitli bitkilerin bulunduğu sık ağaç topluluklarıdır. Ormanda büyük ağaçlar, ağaççıklar, mantarlar, otlar, yüzlerce, binlerce bitki bir arada bulunur. Çam, sedir, köknar, ladin, ardıç, meşe, dişbudak, kayın, gürgen belli başlı orman ağaçlarıdır. Ağaçlar ya kendiliğinden yetişir, ya da insanların ormana diktiği fidanlardan oluşur. Ormanın küçüğüne, ağaçların seyrek olduğu yerlere koru denir. Eskiden yeryüzünün büyük bir bölümü ormanlarla kaplıydı. insanların bilgisizlikleri nedeniyle yok edilen ormanların yerini bozkırlar, çoraklaşan topraklar, çöller aldı. İnsanlar her zaman ağaca ve ağaçtan yapılan çeşitli araç ve gereçlere gereksinme duymuşlardır. Ormanlar, ağaçlar, toprağın nemli kalmasını sağlar. Toprak kaymasını (erozyonu) önler, selleri durdurur. Ormanlar yörenin iklimim etkiler, yağmur yağmasını sağlar. Çok sıcakları, şiddetli soğukları önler. Ormanlar aynı zamanda av hayvanlarının barınağıdır. Ormanlar bir ülkenin doğal güzellik ve zenginlik kaynağıdır. Öte yandan kullandığımız araç ve gereçlerin çoğu ağaçlardan yapılır. Evimiz, önümüzdeki masa, oturduğumuz sandalye, elimizdeki kalem, defterimiz, yaktığımız odun hep ağaç ürünleridir. Ayrıca ağaçlar endüstrinin birçok kollarında, boya sanayiinde, ilaç yapımında kullanılır. Bize bu kadar yarar sağlayan, ülke ekonomisinde önemli yeri olan ormanları korumalıyız. Ağaç dikip, yeni ormanlar yetiştirilmesine yardımcı olmalıyız. Ormanlara en büyük zarar insanlardan gelir, insanlar orman işletmelerinden izin almadan, çıra yapmak, reçine çıkarmak için ağaçları yaralarlar. Tarla açmak, yerleşim yeri kurmak, hayvanlara otlak yeri açmak için ormanları yok ederler. Ateşin söndürülmeden bırakılması sigaranın söndürülmeden atılması, koskoca bir orman alanının yanıp kül olmasına neden olur. Yanan ormanın yerine yenisinin yetiştirilmesine bir insanın ömrü yetmez. Zararlı böcekler, kemirici hayvanlar, özellikle keçiler, ağacın yeni süren dal ve yapraklarını yiyerek ormanlara zarar verirler. Ormanlara zarar vermek, ceza yasalarımıza göre suçtur. Orman suçları bağışlanmaz suçlardandır. Ülkemizde ormanların korunması, ağaçlandırma işleri cumhuriyet yönetiminin ilanından sonra ele alındı. Tarım ve Orman Bakanlığı kuruldu. Her ilde valiler başkanlığında orman yetiştirilmesi için bir kurul vardır. Bu kurul yörede ormanların korunması ve yeni ormanlar yetiştirilmesi için kararlar alır ve uygular. Her yıl Mart ayı içinde bir haftayı Orman Haftası olarak duyurur. Haftanın bir günü Ağaç Bayramı olarak kutlanır. Uygun alanlar ağaçlandırılır. Yeni ormanların yetiştirilmesi için çalışmalar yapılır Ormanların korunması, çevremizin ağaçlandırılması hem yurdumuzun, hem de dünyamızın önemli bir sorunudur. Bu nedenle 27 Mart Dünya Orman Günü olarak her yıl kutlanmaktadır. Bizler de çevremizdeki ağaçların dallarım kırmayanın, fidanları sarsmayalım. Ağaçları zararlı hayvanlardan koruyalım. Yeni fidanlar dikelim. Bu etkinliklerimizi yaşam boyu sürdürelim. ORMAN Sen insansın, o ağaçtır, Suya, ışığa, sevgiye Bir insan kadar muhtaçtır; Ağaçların şehri orman. Onu ne yak, ne sök, ne kır. Bir dal kopardığın zaman. Gizli bir sesle hıçkır.. Her orman yurda bir ordu Ormanı iyi koru.. Hüseyin KALABA |
| | |
| | #10 |
| Bir KemalisT Mod. | öğretmenler günü için şiirler BEN ÖĞRETMEN OLMAK İSTİYORUM Ben öğretmen olmak istiyorum. Ben şâirimin mısralarında dil, Genç kızımın gergefinde nakış nakış gül. Âşığımın sazında tel Öpülesi bir el olmak istiyorum: Ben öğretmen olmak istiyorum... Ben çaresizliğin filizlendiği yerde ümit, Korkunun mayalandığı yerde yürek olmak istiyorum Ben öğretmen olmak istiyorum... Ben öğretmen olmasam diyorum! O zaman şu körpe fidan Nasıl öğrenecek, çiçek açıp meyve vermeyi? Şu gelinlik kızım, Şu bıyıkları yeni terleyen delikanlım Kimden öğrenecek insan gibi sevilmeyi, sevmeyi; Vatan için, millet için, bayrak için Göz kırpmadan ölmeyi? Sen öğretmen olmalısın kardeşim; Sen namussun, vicdansın, adaletsin... Sen müsbet ilimsin kardeşim Sen irfansın, inançsın geleceğimi aydınlatan... Sen buram buram tüten vatan-sevgisi Sen burcu burcu kokan Türklük duygususun Biz öğretmen olmalıyız kardeşim: Biz görmeyenlere göz, Duymayanlara kulak, Yürüyemeyenlere ayak atmalıyız... Biz şairlerimizin mısralarında dil. Genç kızlarımızın gergeflerinde nakış nakış gül. Âşıklarımızın sazlarında tel. Öpülesi bir el olmalıyız. BİZ ÖĞRETMEN OLMALIYIZ. . Mustafa Nejat SEFERCİOĞLU DÜNYANIN EN DEĞERLİ ÖĞRETMENİNE Beni, senin kadar bilmiyorum Beni bana anlatsana öğretmenim, Güzel günler var mı, yaşanacak mı bilmiyorum Bana yaşamayı öğretsene öğretmenim. Madalyonun diğer yüzünün nasıl olduğunu bilmiyorum Bana diğer yüzünü göstersene öğretmenim. Hayatın bu kadar acımasız olduğunu bilmiyorum Bana hayatı öğretsene öğretmenim. Martıların dilini bilmiyorum Bana martıların dilini öğretsene öğretmenim. Kanatlarım var ama uçmayı bilmiyorum Masmavi, sevgi dolu gökyüzüne uçmayı öğretsene öğretmenim. Hatice KAYGISIZ |
| | |
| | #11 |
| Bir KemalisT Mod. | TURİZM HAFTASI İnsanların türlü amaçlarla yaptıkları gezilere turizm denir. Turizm; başka yerleri görmek, tanımak, eğlenmek, dinlenmek ve alıveriş etmek için yapılan gezilerdir. Bu gezilere katılanlara turist denir. Turizm; iç ve dış turizm olarak ikiye ayrılır. İnsanlar ülke içinde dinlenmek, eğlenmek, alışveriş etmek, gezip görmek için, sürekli yaşadıkları kentin dışına çıkarlar. Başka yerlere giderler. Buna iç turizm denir. Dış turizm ise ülkeler arasında yapılan gezilerdir. Yabancı turist, ülkemize hangi amaçla gelirse gelsin para harcayacaktır. Turistin harcadığı paraya döviz denir. Döviz, yabancı ülke parasıdır. Ülkemizde üretilmeyen ilaç, makine; gereksinme duyduğumuz petrol ve benzeri mallar yabancı ülkelerden alınır. Bunların satın alınabilmesi için dövize gereksinmemiz vardır. Dövizi ürünlerimizin ve ürettiğimiz malların dış ülkelere satışından ya da turizmden sağlarız. Görülüyor ki ülkemizin kalkınmasında turizmin çok önemli bir yeri vardır. Turist, dinlenmek, eğlenmek, görmek istediği yere çabuk, kolay ve rahat gitmek ister. Bunun için yollarımızın bakımlı, konaklama yerlerinin iyi olması gerekir. Yurdumuz turistlerin ilgi duyduğu bir ülkedir. Yurdumuz kuzey yarımkürede Asya ile Avrupa kıtaları arasında bir köprü durumundadır. Ülkemizin üç yanı denizlerle çevrilidir. Ilıman iklim kuşağındadır. Bitki örtüsü bakımından zengindir. Yurdumuzda dört mevsimin özellikleri görülür. Türkiye'miz aynı zamanda tarihi anıtlar yönünden de çok zengindir. Anadolu'muzda çeşitli uygarlıklar yaşanmıştır. Bu uygarlıkların kalıntıları günümüze dek gelmiş ve korunmuştur. Yurdumuz, turizm zenginlikleri bakımından dünyanın sayılı ülkelerinden biridir. Bir ülkede turizmin gelişmesi için bazı koşulların gerçekleşmesi zorunludur. Yolların güzel olması, ulaşım araçlarının gelişmiş olması, konaklama yerlerinin bol, rahat ve temiz olması gereklidir. Turist yatacağı yerin temiz olmasını ister. Ülkemize turist gelmesini istiyorsak, onlara karşı güler yüzlü, iyiliksever, temiz, hoşgörülü olmalıyız. Turistler konuklarımız sayılır. Konuklarımızı rahat ettirmek için her çabayı göstermeliyiz. Turizmi daha iyi anlayıp değerlendirebilmek için, turizmin tanımında geçen görmek, tanımak, eğlenmek, dinlenmek sözcüklerinin anlamı üstünde iyice düşünelim. Görmek: İnsanlar, bulundukları yerden uzakta da olsa anıtları, kentleri, tarihsel kalıntıları, doğa güzelliklerini, sanat yapılarını yakından görmek ister. İnsanların, bu özlemlerini düşünerek müzeler kurmalı, görülmeye, incelemeye değer kalıntıları ortaya çıkararak onları sergilemeli, bunları görmek için gelen turistlere yardımcı olmalıyız. Tanımak: Turist, bir ülkeyi bir yöreyi tanımak ister. Orada yaşayanların törelerini, göreneklerini, yaşamlarını bilmek ister. Bu istek insanlar arasında sevgi, arkadaşlık, dostluk bağlarının doğup gelişmesini sağlar. Aslında turizm yalnız ekonomik yararlar sağladığı için değil, insanlar arasında dostluk duygularının doğup gelişmesine yardımcı olduğu için de yararlıdır. Eğlenmek: Dinlenmenin bir çeşididir. Zamanı iyi güzel ve hoş geçirmektir. Eğlence yerlerinin temiz, iyi, ucuz, güzel olması turistin o yerde uzun süre kalmasını sağlar. Dinlenmek: Çalışmaya ara vererek, yorgunluğu gidermektir. Çalışanların belirli bir süre dinlenmek haklarıdır. Bu hak yasalarla güvence altına alınmıştır. Ülkemize dinlenmek için gelen turiste her kolaylığı göstermeli, onları rahat ettirmeliyiz. Sonuç olarak ülkemizin doğal zenginliklerini, anıtlarını, tarihi kalıntılarını, müzelerini görmek güneşinden, denizinden, kaplıcalarından yararlan*mak, dinlenmek, eğlenmek için gelen turistlere yardımcı olmalıyız. Turistleri rahatsız etmeyelim. Değişik giysilerini ve davranışlarım hoşgörü ile karşılayalım. Turistlerin karşılaştıkları güçlükleri yenmek için yardımcı olalım. Turistik eşya satımında eşyanın gerçek değerini isteyelim. Bize yapılmasını istemediğimiz hareketlerin turistlere yapılmasını önleyelim. |
| | |
| | #12 |
| Bir KemalisT Mod. | VERGİ HAFTASI Haftamızın amacı kamuoyunda sağlıklı bir vergi bilincinin oluşturulup geliştirilmesi ve Vergi İdaresi - Mükellef ilişkilerini daha sağlam temellere oturtulması, verginin toplumun tüm kesimlerine benimsetilmesi ve vergiyi gönüllü olarak ödeme alışkanlığının artırılması amacıyla kutlanmaktadır. Özellikle son yıllarda giderek artan gelir ihtiyacımızın karşılanması, etkin bir vergi politikasının gerçekleştirilmesi ile mümkündür. Kayıt dışı ekonominin kayıt altına alınması, gelirin ve vergi yükünün adaletli dağılımını engelleyen kamu gelir-gider dengesini bozan kayıt dışı faaliyet şekli mali yapıyı ve genel ekonomik durumu kötü yönde etkilemektedir. Mali belgeler alınmadan yapılan alış verişler, kayıt dışı ekonomiyi yaratmaktadır. Enflasyonun makul düzeylere çekilebilmesi, üretim ve yatırımın teşvik edilmesi, kaynaklarımızın verimli kullanılması, ihracat ve istihdamın artırılmasına özen gösterilmesi gerekir. Topluma vatanseverlik ve ekonomik seferberliğin benimsetilmesi gerekmektedir. Ve bu bilgilerin insanları aşılanacağı hafta Vergi Haftasıdır.. |
| | |
| | #13 |
| Bir KemalisT Mod. | YEŞİLAY Yeşilay, sigara,alkollü içki ve diğer uyuşturucu alışkanlıkları ile mücadele veren ve bütün zararlı alışkanlıklardan halkımızın ve bilhassa gençlerimizin korunması için çalışmalar yapan yani umuma (kamuya) hizmet veren, bu sebeple de “Kamuya Yararlı Cemiyetler” arasında yer alan bir kurumdur. Kamuya Yararlı Cemiyetler, çalışmaları memleket çapında faydalı olan,ülke ve toplum menfaatine hizmet eden cemiyetlerdir. Bu cemiyetlere hükümetimiz çeşitli yardımlar yapar, bir çok kolaylıklar gösterir. Yeşilay’ın çalışmaları da bu şekilde ülkemiz ve milletimiz için faydalı görülmüş ve Yeşilay, 19 Eylül 1934 tarihinde toplanan Bakanlar Kurulu tarafından aynı tarih ve 2-1288 sayılı alınan karar ile kamuya yararlı cemiyetler arasına alınmıştır. Aynı zamanda Yeşilay, gönüllü (amatör) bir halk kuruluşu ve genel yapısı ile bir dokümantasyon ve arşiv merkezidir. Dokümantasyon; kendi konularında belge,bilgi ve haber toplama ve değerlendirme işlemleridir.Arşiv ise; bu belge ve haberlerin değerlendirilmeleri ile birlikte tasnif edilerek saklandığı yer demektir. İşte bu işlemle elde edilen bilgileri,hazırladığı dokümanlarla (bülten, broşür,kitap, kaset, bildiri, afiş, yazılı başvuru, rapor vb. gibi) kamuya, ilgili makam ve kuruluşlara sunar. Bununla insanımıza ve yetkili özel ve resmî kuruluşlara gerekli olan önlemlerin alınması için uyarı ve önerilerde bulunur. Tarihçesi: Birinci Dünya Savaşı sonunda, bütün yurdun işgal edilmiş olmasına rağmen, milletimizde istiklal ve mücadele azminin sönmediğini gören düşman; top ve tüfekle yenemediği Türk varlığını içten çökertmek için alkol ve uyuşturucu maddelere başvurmuştu. Limanlarımıza uğrayan düşman gemileri, beraberinde getirdiği yığın yığın içkileri indiriyor ve bunlar el altından halkımıza ve bilhassa yurt savunmasının en önemli unsuru olan gençlerimize ulaştırılıyordu. Kısa zamanda içki ve uyuşturucu madde alışkanlığı bir salgın halini almaya yüz tutmuştu.İşte bu faciayı görüp,işin önemini kavrayan vatansever aydınlar (Ord.Prof.Dr.Mazhar Osman Bey ve arkadaşları) Şeyh’ül-İslam Haydarizâde İbrahim Efendi’nin teşvik ve himayesinde halkı ve gençliği uyarmak ve bu yolda mücadele etmek için 5 Mart 1920 tarihinde merkezi İstanbul’da olmak üzere “Hilâl-i Ahdar” adıyla cemiyetin temellerini attılar. Daha sonraları, cemiyet ilkönce “Yeşil Hilal” ve sonra da “Yeşilay” isimlerini kullanmıştır. Cemiyetin şimdiki yasal adı ise “Türkiye Yeşilay Cemiyeti” dir. |
| | |
| | #14 |
| Bir KemalisT Mod. | Yeşilay Haftası Şiirleri YEŞİLAY HAFTASI Yeşil temiz bir hilal Yepyeni doğmuş gibi. Ak bir bayrak üstüne Gelip de konmuş gibi. Bu bayrağın vatanı, İnananların kalbi, Yeşilay’ın altında Hepsi kaynaşmış gibi. İçkinin baş düşmanı, Bu yeşilaycılardır. Savaşları durmadan, Sürüp gider yıllardır. İ. Hakkı TALAS YEŞİLAY Düşmanların içinde İçki en korkunç olanı! Bin dokuz yüz yirmide Yeşilay Derneği’ni Kurmuştur Mazhar Osman. Zehir çabuk öldürür, İçkiler yavaş yavaş. Kimi zehir öldürür, Kimi gözden döker yaş. Sofrada tek içkiye Yer ayırma arkadaş! M.Necati ÖNGAY YEŞİLAY Yeşil bir ay bembeyaz, Bayrağının tek süsü. Sağlığımız, canımız, Yeşilay’ın ülküsü. Korumaya çalışır, Yurttaşları içkiden. İnsanlıktan sıyrılır, Çünkü sarhoş bir beden. Vatanını sevenler, Korumalı milleti. Ocakları söndüren, İçki, kumar illeti. İ. Hakkı TALAS |
| | |
| | #15 |
| Bir KemalisT Mod. | Günler ve Haftalar [Linkler için 10 saniyede ücretsiz üyelik... ] İLKÖĞRETİM HAFTASI Hani oyun oynardım geçen yıl sokaklarda. Şimdi okullu oldum, karşımda kara tahta. Öğretmenim anlattı, okumak çok güzelmiş. Bu sayede bu millet, tarihini öğrenmiş. İlk günden ben ant içtim, çalışıp başarmaya. Küçüğümü severek büyüğümü saymaya. Türk’üm dedim, sonunda, gururla bağırarak Sanki uçtum o anda ne güzelmiş okumak. Babam da söylüyordu, heyecan duymamıştım. Okulun verdiği şevk evden daha yüceymiş. Şimdi titredi tenim, kendimle barışığım. Arkadaşlar, ben şimdi okumaya aşığım. Hakkı ÇEBİ [Linkler için 10 saniyede ücretsiz üyelik... ] TÜRKİYE CUMHURİYETİ Türk oğlu Türk'üz bu vatanda ebediyen Ürkmeyiz ürkmeyeceğiz kat'iyen. Rengi al, ay yıldızlı bayrağımız var Kanla kemikle kutsallaşmış toprağımız var. İnançlıyız, gururluyuz alnımız açık Yarınlar bizimdir artık yolumuz açık. Elinde silâh Mehmetçik nöbet tutar Cin gibi gözleriyle pusuya yatar. Umudumuz her şeyimiz gençlerde Millet, özgürlük, vatan sevgisi hep gönüllerde. Haydi, uyanın... Artık gidiyoruz aydınlığa Umudunuzu kaybetmeyin yoksa düşeriz karanlığa. Rahat uyusun, şehitlerimiz, atalarımız İnmeyecek gökten yere bayrağımız. Yorulmak, yılmak yakışmaz bize Elbette tarih şaşacak azmimize. Türk'üm, Türk'üz, Türk kalacağız İlimle, insanlıkla, dünyaya sesimizi duyuracağız. Ahmet TAŞDELEN Koçarlı Çok Programlı Lisesi Öğr Kızılay Haftası (29 Ekim-4 Kasım) KIZILAY Fakirleri korursun ! Sıcak aş ocağında Açları doyurursun. Yangın, deprem olunca, Evlere su dolunca, Engelleri aşarsın, Yardımlara koşarsın. Kara günde ışıksın, Yoksullara aşıksın, Çok büyüktür hizmetin Kalbindesin milletin. Genç, ihtiyar hepimiz, Seninleyiz Kızılay. Seninledir kalbimiz, Bizi de yanında say. Hasan SARPEL [Linkler için 10 saniyede ücretsiz üyelik... ] SEVGİLİ ÖĞRETMENİM İnan sen bir ışıksın. Yanarsın gece gündüz. Aydınlatırsın bizi. Doğruyu, güzeli, Bize sen öğretirsin. Vatanıma sevgiyi, Kalbimize sen korsun. Çevreni aydınlatır, Bir mum gibi erirsin. Anne - baba gibisin, Bizi, bağrına basarsın. Fethi BOLAYIR Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası (12-18 Aralık) TUTUMLU ÇOCUK Damla damla akan sudan, Koca göller dolup taşar. Tutumsuzlar kalır yolda, Tutumlular dağlar aşar. Biz tutumlu çocuklarız, Para dolu kumbaramız. İnsanlar kara günde, Kimseye el açmamalı. Çalışmalı, kazanmalı, Hiçbir işten kaçmamalı. Biz tutumlu çocuklarız, Para dolu kumbaramız. Yeşilay Haftası (1 Mart) YEŞİLAY HAFTASI Yeşil temiz bir hilal Yepyeni doğmuş gibi. Ak bir bayrak üstüne Gelip de konmuş gibi. Bu bayrağın vatanı, İnananların kalbi, Yeşilay’ın altında Hepsi kaynaşmış gibi. İçkinin baş düşmanı, Bu yeşilaycılardır. Savaşları durmadan, Sürüp gider yıllardır. İ. Hakkı TALAS Tüketiciyi Koruma Haftası(15-21 Mart) TÜKETİCİ HAKLARI Satın aldığın malda, Hiç kusur olmamalı. Belirtilen özelliklere Tümüyle uygun olmalı Eğer böyle değilse Yapacağın şeyler var. Güzel vatanımızda, Sana destek yerler var. Belediyeden başla, Hakem Heyeti’nde dur. Oralarda olmazsa, Ticaret Müdürlüğünü bul. Sakın vazgeçme,yılma Sonuna kadar diren. Haklarını kullan ki; Aldığın malı beğen. Ayşe Açıkalın [Linkler için 10 saniyede ücretsiz üyelik... ] ORMAN ELMA AĞACI Yine başladı soğuklar, Boyuna yağıp duruyor yağmur. Esiyor rüzgar acı acı. Nasıl geçireceksin bu kışı Elma Ağacı? Gölgen de yok ki sana arkadaş olsun; Tek başına kaldın bu kış kıyamette; Artık kimse bakmaz oldu yüzüne; Dallarına tırmanıyor çocuklar, Kuşlar uğramıyor semtine. Üzülme bu günler çabuk geçer, Bir bakarsın bahar geliverir. Yeniden allanıp süslenirsin, Bizim için yine çiçek açar, Meyve verirsin. Şükrü Enis REGÜ Kestane, gürgen, palamut Altı yaprak, üstü bulut. Gel burda sen, derdi unut. Orman ne iyi, ne iyi, Aman ne iyi, ne iyi ! Dallar kol kola görünür, Yaprak yaprağa sürünür, Kışın karlara bürünür Orman ne güzel, ne güzel, Aman ne güzel, ne güzel ! Ormanda kuşlar, böcekler, Yavru ceylanlar emekler, Açar yedi renk çiçekler, Orman ne büyük, ne büyük, Aman ne büyük, ne büyük ! Çamın, yaprağı dökülmez, Gürgenin kolu bükülmez, Ağaç dibinden sökülmez. Orman ne canlı, ne canlı, Aman ne canlı, ne canlı ! İzin vermeyiz kırmana, Dayanamayız vurmana, Baltayı sokma ormana, Orman ne mutlu, ne mutlu, Aman ne mutlu, ne mutlu ! Git, git sona varamazsın, Kuşak olsan saramazsın, Dalını koparamazsın, Orman ne sonsuz, ne sonsuz, Aman ne sonsuz, ne sonsuz ! İlhami Bekir TEZ |
| | |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
Belirli gün ve haftalar çizelgesiBelirli gün ve haftalar çizelgesi konusu, Ödev Kaynakları/Diğer Ders Ödevler bölümünde tartışılıyor . | |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Kategori | |||
| Klasik Ve Modern Fizik Arasındaki Temel Farklar Nelerdir? | Fizik - Kimya - Biyoloji | |||
| Belirli Gün ve Haftalar Takvimi | Yardımcı Kaynaklar | |||
| Belirli Gün Ve Haftalar | Planlar | |||
| Yeni İŞ Kanunu, Getİrdİklerİ, İlgİlİ Yargitay Kararlari | Diğer Ders Ödevler | |||
| Pazar Ölçümlemesi İlkeleri | Diğer Ders Ödevler | |||
| ||||
| Konu | Kategori | |||
| Evden eve nakliyat | Liseler & Üniversiteler | |||
| Şehir ve Firma Rehberi | Tatil ve Oteller | |||
| Tatil ve Oteller | Seo | |||