Rehberim

Eğitim Evde Başlar

Ödev Kaynakları bölümü Felsefe - Sosyoloji - Psikoloji / Eğitim Evde Başlar konusu gösteriliyor Özet:Çocuk yetiştirmede ve ailenin çocuğa karşı tutumlarını belirlemede, anne-babanın gelişim dönemlerini bilmesi çok önemlidir. Çocuk erişkinin küçük bir modeli değildir. ...


Go Back   Rehberim > EĞİTİM VE KÜLTÜR REHBERİM > Yardımcı Kaynaklar > Ödev Kaynakları > Felsefe - Sosyoloji - Psikoloji

Eğitim Evde Başlar

Açılış Sayfam Yap Reklam Kayıt ol Konuları Okundu Kabul Et

  Sponsorlu Bağlantılar

Cevapla

Seo Seçenekler Stil
  #1  
Okunmamış 24-11-2008, 04:38 PM
GaNGsTer
Eğitim Evde Başlar

Çocuk yetiştirmede ve ailenin çocuğa karşı tutumlarını belirlemede, anne-babanın gelişim dönemlerini bilmesi çok önemlidir. Çocuk erişkinin küçük bir modeli değildir. Onu erişkinden ayıran bir çok özellik vardır. Çocuğun kanıtlanabilir en güçlü tarafı ve üstünlügü öğrenme güdüsüdür. Çocuklar, Montessori`nin "emici zihin" diye adlandırdığı bir yetiye sahip olarak doğar.

Kültür, töre, ülkü, duygu, davranis ve inançlarin "emilip" benimsenmesi, çocugun dogumuyla alti yasi arasindaki "emici zihin" döneminde gerçeklesir.Bebek-anne iliskisi ile baslayan egitimi, sosyal çevresi, okul, is gibi sosyal gruba ve topluma dahil olma ile giderek genisleyen bir alani kapsar. Her ne kadar dogustan ve genetik olarak alinan özellikler olmasina karsin, her çocugun ayri bir fiziksel yapisi, kisilik özelligi, davranis paterni, psikososyal özellikleri, anlayisi, duygusal yapisi, zeka kapasitesi ve ruhsal gelisimi bulunmaktadir. Bütün bu özellikleri üç baslikta degerlendirecek olursak;
Fizyolojik (gereksinim) gelisim,
Psikolojik (gereksinim) gelisim,
Zihinsel (gereksinim) gelisim
Bu üç gereksinime dengeli ve yas faktörü göz önünde bulundurularak yaklasildigi zaman çocukta beklenen iyilik hali saglanmis olur.
FIZYOLOJIK GELISIM;
Fizyolojik gereksinimlerine birçok pencerden bakabiliriz. Insan gereksinimleri ilk kez Maslow 'un "Motivasyon" kuraminda ele alinmistir. Humanistik psikoloji olarak da isimlendirilen bu kuram ile yeni bir akim gelistirilmistir. Bu kuramda insan,temel gereksinimler hiyerarsik bir düzen içinde siralanmistir. Alt düzey gereksinimleri, fizyolojik nitelikte olan, mutlaka karsilanmasi gereken hava, susuzluk, açlik, bosaltim, vb öncelikli olan insani gerksinimlerdir.
Tüm gereksinimlerde oldugu gibi, fiziksel / fizyolojik gereksinimler de özel bazi kisilerle etkilesim sonucu doyuma ulasir.çocuk gelisiminin her asamasinda , yeni davranis yollari ögrenir ve gereksinimlerini bu yollarla karsilamaya baslar. Örnegin; bebek önceleri beslenme gereksinimi, emerek doyuma ulastirir. Daha sonralari büyüme ve gelisme süresi içinde dislerinin çikmasi sonucu isirarak, kasikla yemek, bardaktan içmek gibi yeni yemek yeme aliskanliklarini, yemekten önce, yemek sirasinda ve yemekten sonra çevresindeki kisilerle etkilesimi sonucu gelistirir. Ailenin fizyolojik gereksinimlere karsi tutumu ve davranislari elbetteki çocugun sadece bebeklik çagini etkilemez tüm ileriki yaslarini bu gereksinimlerinin saglikli karsilanmasinda önemli rol oynar.
Anne-baba gözünde büyümeyen çocuklarda bu yanlis tutumlarindan dolayi çocuktaki ögrenmenin önü tikanmakta, bu tarz yaklasimlarla çocuga yapacak birsey birakilmazken, el becerisi veya kisisel bakim alanlarinda çocuk özgüveni engellenmis ve aileye bagimli kilinir.
Çocuklarda öncelikli gözlenmesi gereken yeterlilik; yapabilecegi konularda özgüvene sahip olup olmamalaridir. Bu alandaki özgüven sadece fizyolojik alanda kalmaz, psikolojik ve zihinsel alanlara siçrama yapar.Fizyolojik gereksinimlerin gerektigi noktada çocuk ile paylasilma(ma)siyla özgüven temelleri olumlu-olumsuz atilmis olur.
DUYGUSAL / EMOSYONEL GELISIM;
Bebek bazi duygusal davranis biçimleriyle birlikte dünyaya gelmez. Tutumlar ve duygular zamanla olusur.
Çocugun duygulari da, onlarin anlatim biçimleri de yasla birlikte ve insanin bebeklik, çocukluk, ergenlik ve yetiskinlik dönemleri genel gelisim ile birlikte degisiklige ugrar. En çok disa vurulan duygusal tepkiler ve duygu anlatimlari çocugun yasaminda sürükleyici güç olarak aliskanlik durumuna gelmektedir.Onlardaki duygusal gelisimin hem olgunlasma, hem de ögrenme sonucu olustugunu, bunlardan hiç birinin tek basina etkili olmadigini yapilan arastirmalar ortaya koymaktadir.
Sevme, baskalari tarafindan sevilme, kabul edilme, saygi duyulma, insanlararasi iliskilerde doyum saglama, önemli olma, gereksinim duyma ve gereksinim duyulma, verimli ve yaratici olma olarak özetlenebilir. Anne ve babasi tarafindan sevilen çocukta deger ve gurur duygulari gelisir. Kendisi de baskalarini sever. Çocugun önemli bir kisi olarak kabul edilmesi kendisine saygi duygusunu gelistirir, dolayisiyla baskalarina da saygili olmayi ögrenir. Çevresindeki sorunlarin uygun bir biçimde çözümlenmesi güven ve kuvvetli olma duygusunu gelistirir ve yeteneklerinin taninip desteklenmesi ise kendisinde bütünlük, verimli olma ve yaratma duygularinin yerlesmesine neden olur. Olumlu ve olumsuz davranislar bu etkilesimlerin niteligine baglidir. Insanin tüm temel gereksinimleri birbirine bagli, birbirleriyle örülmüs siki iliskiler içindedir.
Fiziksel ve duygusal gereksinimler çok yakin iliskileri vardir, bazen bunlari birbirinden ayirmak çok güç olmakta, hatta bazen olanaksizdir. Bu gereksinimlerin karsilanma yollari, kisinin içinde yasadigi toplumun yapisi ve kültürüne bagli olarak farkliliklar gösterir. Ortak toplumsal gereksinimler; Ait olma, özdeslesme yani toplum içinde yasama gereksinimi,egitim ya da ögrenim, kisisel gelisim, din ya da inanç ve eglence, oyun olarak özetlenebilir.
Çocukda, toplumsal/sosyal gereksinimler ayni fizyolojik ve duygusal olanlar gibi baslangiçta annesiyle etkilesim sonucu doyuma ulasir. Daha sonra baba ve diger aile bireyleri, akrabalar, arkadaslar ile etkilesimi yasamina yön vermesinde önemli rol oynar.
Duygusal gelisimi doyuma ulasmamis çocuklarda zihinsel gereksinime geçmeleri zorlasir hatta isteksizlik gözlenmesi olagandir.
ZIHINSEL GELISIM;
Her anne-baba çocugunun akilli ve zeki olmasini ister.
Zeka % 35 anne ve babadan kalitim yolu ile, %20 annenin hamilelik döneminde, % 45 ise dogumdan sonraki çocuklarin yetistirdikleri çevreye göre sekil almakatadir.Çocugun zekasinin gelisimi anne ve babanin onlara hazirlamis olduklari imkanlarla dogrudan iliskilidir.
Harward üniversitesi profesörü; Howard Gardner'a göre biyolojik temele dayanan 8 farkli zeka vardir. Ailelerin bu zeka alanlarini tanimasi bir anlamda çocuklarinda var olan zihinsel basarilar ve ayni zamnada desteklenmesi, yardim almasi gereken zeka alanlarini tanimasi demeketir.
çoklu zeka teorisi de denen bu arastirma her çocugun bireysel farklililarini degerlendirmeyi baz alir. zihinsel farkliliklardan haberi olan aileler çocuklarindan beklentileri daha adil ve gereksiz baskilardan kaçinarak üstün yetenek gibi gelismesi muhtemel zihinsel alanlari engellememis olurlar.
ÇOKLU ZEKA ALANLARI;
SÖZEL-DILSEL ZEKA: (Okuma, yazma ve konusma zekasi) Kelimelerle düsünme ve ifade etme, dildeki kompleks anlamlari degerlendirme, kelimelerdeki anlamlari ve düzeni kavrayabilme, siir okuma, mizah, hikaye anlatma, gramer bilgisi, mecazi anlatim, benzetme, soyut ve simgesel düsünme, kavram olusturma ve yazma gibi karmasik olaylari içeren dili üretme ve etkili kullanma becerisidir.
Bu zekasi yüksek olan çocuklar her hikayeyi, masali, fikrayi anlatir. Iyi bir hafizasi vardir. Kelime oyunlarini sever. çocukta iyi bir kelime hazinesi vardir. Sözel olarak iyi iletisim kurar. Ögrenmede daha çok kitaplar, teypler, yazma materyalleri, görüsme ve tartismalar, konusma ve dinleme materyallerine ihtiyaç duyar. Farkli kelimeleri, sesleri, ritimleri dinler ve tepkide bulunur. Diger insanlarin seslerini, dil üslubunu, okumasini ve yazmasini taklit edebilir. Cümleleri dinler, yorumlar, farkli bir tarzda ifade eder ve söylediklerini hatirlar. Okuduklarini anlar, özetler ve kolaylikla hatirlar. Farkli zamanlarda, farkli amaçlar için, farkli gruplara etkili bir biçimde hitap edebilir. Dinleyicileri, konusmalari ile etkiler. Okuma, yazma, dinleme ve konusma gibi dil sanatlarinda farkli yapilar olusturabilir. Farkli dilleri ögrenme becerisine sahiptir. Hikaye, siir yazma gibi etkinliklerden zevk alir. Yeni dil formlari olusturur. Etkili dinleme becerilerine sahiptir.
MANTIKSAL-MATEMATIKSEL ZEKA: (sayi, anlama ve mantik zekasi) Sayilarla düsünme, hesaplama, sonuç çikarma, mantiksal iliskiler kurma, hipotezler üretme, problem çözme, elestirel düsünme, sayilar, geometrik sekiller gibi soyut sembollerle tanisma, bilginin parçalari arasindaki iliskiler kurma becerisidir.
Nesnelerin nasil çalistigina dair sorular sorar. hizli bir sekilde zihinsel matematik yapar. Matematik aktivitelerini, strateji oyunlarini, mantik bulmacalarini sever. Yüksek düsünme tekniklerini kullanir. Zeka oyunlarinda basarilidir. Deney yapma, sinama, sorgulama ve arastirmalardan zevk alir. Ögrenmede daha çok kesifler, düsünme, tümevarim ve problem çözmeden yararlanir. Neden-sonuç iliskilerini çok iyi kurar. Somut cisimleri soyut sembolik ifadelere dönüstürebilir. Mantiksal problem çözümlerinde basarilidir. Hipotezler kurar ve sinar. Miktar tahminlerinde bulunur. Grafikler ya da sekiller halinde verilen (görsel) bilgileri yorumlar. Bilgisayar programlari hazirlar. Grafik, sema, sekillerle çalismaktan hoslanir.
GÖRSEL VE MEKANSAL ZEKA: (Resim, renk ve sekil zekasi) Resimler, imgeler,sekiller ve çizgilerle düsünme, üç boyutlu nesneleri algilama ve muhakeme etme becerisidir.
Resimler ve sekillerle düsünür. Hayalinde gördügü resimleri anlatabilir. Harita, tablo ve diyagramlari anlayabilir. Çok hayal kurar. Sanat ve Proje aktivitelerini, görsel sunuslari sever. Okurken kelimelerden çok resimlerden anlar. Tasarim, çizim ve görsellikten zevk alir. Ögrenmede daha çok sanat, video, filmler, bulmacalar ve haritalardan yararlanir. Kolaylikla yön bulma becerisine sahiptir. Dinlediklerinden zihinsel objeler hayaller, resimler üretir. Ögrendigi bilgileri hatirlamada bu zihinsel resimleri kullanir. Üç boyutlu ürünler hazirlamaktan hoslanir. Origami ve maketler hazirlar. Bir objenin farkli açilardan perspektifini anlayabilir, onu zihninde canlandirabilir. Ögrendigi bilgileri somut ve görsel sunuslara dönüstürür.
BEDENSEL-KINESTETIK ZEKA: ( Beden, hareket ve denge zekasi)Hareketlerle, jest ve mimiklerle kendini ifade etme, beyin ve vücut koordinasyonunu etkili bir biçimde kullanabilme becerisidir. Bir veya birden çok sporla ugrasir. Uzun süre hareketsiz oturamaz. Nesneleri parçalayip bütünlemeyi sever. Yeni tanimadigi nesnelere dokunur . Hareket ederek ögrenir. Dinleme, konusma, dans, kosma, dokunma ve hareket etmeyi sever. Ögrenmede role-play, drama, tiyatro ve hareket etmeye ihtiyaç duyar. Saglikli yasam konusunda vücutlarina özen gösterirler. Fiziksel islerde, görevlerde denge, zarafet, maharet ve dakiklik gösterirler. Çevresini, nesneleri, esyalari dokunarak ve hareket ederek inceler. Ögrendiklerine dokunmayi, ellemeyi ya da onlari kullanmayi tercih ederler. Fiziksel maharet isteyen alanlarda (dans, spor...) yenilikler kesfeder ve farkliliklar ortaya çikarirlar. Rol yapma, atletizm, dans, dikis-nakis gibi alanlarda yetenekleri vardir. Aktif katilimla daha iyi ögrenirler. Söylenenden daha çok yapilani hatirlarlar. Gezi-inceleme-model/maket yapma gibi fiziksel aktivitelere katilimdan zevk alirlar. Organizasyon yapma özellikleri gelismistir. Bulunduklari çevreye ve onu kapsayan sistemlere karsi duyarlidirlar ve sorumlu davranirlar.
MÜZIKSEL - RITMIK ZEKA: (Ses, melodi ve ritim zekasi ) Sesler, notalar, ritimlerle düsünme, fakli sesleri tanima ve yeni sesler, ritimler üretme becerisidir.
Ritmik ve tonal kavramlari tanima ve kullanma, çevreden gelen seslere ve müzik aletlerine karsi duyarlilik kapasitelerini içerir. Notasini görmedigi müzigi tanir. Melodileri tanir. Enstrüman çalar, koroda söyler. Çalisirken tempo, ritim tutar. Seslere karsi duyarlidir. Sarkilari kolaylikla ögrenir. Sarki söyleme, mirildanma ve dinlemeyi sever. Ögrenmede müzik, teyp-recorder, kasetler ve ritimlere ihtiyaç duyar. Insan sesi çevreden gelen sesler gibi çok farkli seslere karsi duyarlidir, dinler ve tepkide bulunur. Müzigi yasaminda kullanmak için firsatlar olusturur. Seslerle nota ve ritimlere karsi özel bir ilgiye sahiptir. Müzigi hareketlerle birlestirerek farkli figürler ortaya çikarabilir. Orijinal müzik kompozisyonlari olusturabilir.
KISILER ARASI - SOSYAL ZEKA: (Insan, iliski ve uyum zekasi) Grup içerisinde isbirlikçi çalisma, sözel ve sözsüz iletisim kurma, insanlarin duygu, düsünce ve davranislarini anlama, paylasma, ifade edebilme, yorumlama ve insanlari ikna edebilme becerisidir.
Arkadaslari ile birlikte olmaktan hoslanir. Dogal lider olarak davranir. Ikna becerisine sahiptir. Kulüp dernek ve komitelerde zevkle çalisir. Çok arkadasi vardir. Dinlemeyi ve konusmayi sever. Yönetme ve organize etmeden zevk alir. Ögrenmede arkadaslar, grup oyunlari ve sunus yapmaya ihtiyaç duyar. Yasitlar ile ya da farkli yas gruplari ile olmaktan zevk alirlar. Diger insanlarin duygularina karsi duyarlidirlar. Diger insanlari konusmalari ile etkilerler. Grup ve takim çalismalarindan, çok özel ve mükemmel ürünler ortaya çikararak; gruplar halinde çalismaktan zevk alirlar. Farkli kültürler, farkli yasam tarzlari konusunda çok meraklidirlar. Çok küçük yaslarda bile toplumsal ve politik sorunlarla ilgilenebilirler. Güçlü bir espri yetenegine sahiptirler. Davranislarinin sonuçlarini degerlendirebilirler. Insanlarin her tür davranisina karsi kabul edicidirler. Sözel ve bedensel dili etkili bir biçimde kullanirlar. Farkli ortamlara, farkli insan topluluklarina girdiklerinde kolaylikla uyum saglayabilirler. Insanlari organize etme yetenekleri vardir. Liderlik vasiflarini tasirlar.
KISISEL-IÇSEL ZEKA: ( Ben, karakter ve kisilik zekasi) Insanin kendi duygularini, duygusal tepki derecesini, düsünme sürecini tanima, kendini degerlendirebilme ve kendisiyle ilgili hedefler olusturabilme becerisidir.
Özgürlügüne düskündür. Bireysel çalismalardan zevk alir. Kendisi hakkinda düsünmeyi sever. Kendi ilgi ve becerilerinin farkindadir. Basari ve basarisizliklardan zevk alir. Kendini sever ve kendisiyle gurur duyar. Yalniz kalmaktan hoslanir. Kendi iç dünyasini düsünür. Hedefler olusturma ve hayallerden zevk alir. Ögrenirken kisisel çalismalar, kendini degerlendirme ve kisisel farkindaliga ihtiyaç duyar. Yasadiklari her olay veya deneyim üzerinde çok fazla düsünürler. Kendi içlerinde bir deger ve anlayis sistemi olustururlar. Her seyde kendilerinden bir sey ararlar. Yasam felsefelerini olusturmaya yönelik bir arayis içindedirler. Yasamlarinda motivasyon kaynaklari, hedefleridir.
DOGACI - VAROLUSÇU ZEKA: ( Doga, çevre ve canli zekasi) Dogadaki tüm canlilari tanima, arastirma ve canlilarin yaratilislari üzerine düsünme becerisidir.
Arastirmalar yapmayi sever. Dogadaki canlilari incelemekten hoslanir. Insanin varolusunun nedenlerini ve kendi varolusunu düsünür. Dogadaki hemen her canlinin yasamina ilgi duyarlar. Farkli canli türlerinin isimlerine karsi dikkatlidirler, çiçek türleri hayvan türleri onlar için çok çekicidir. Seyahat etmeyi, belgeseller izlemeyi severken, doga ve gezi dergilerini incelemekten hoslanirlar. Kendilerine özgü out-door etkinlikler düzenlerler dogayla her seyi paylasirlar. Dogadaki bitki türlerine karsii duyarlidirlar. Doganin insanlar üzerindeki ya da insanin doga üzerindeki etkisi ile ilgilenirler.
Ailede baslayan zihinsel tercihler ileriki okul yaslarinda ilgi duyduklari alanlarda basari saglamalari 0-6 yasta ailerin tutumu ile ilgilidir. Anne ve babalar çocuktaki “ögrenme” ve “merak” güdüsünü degerlendirmelidir.Bunu, çocuklarin sordugu sorular ile ölçmek mümkün. Küçük yaslarda çocuklarin soru sormasi beklenmeden gerekli ilgi alanlari olusturulabilecegi gibi yeni ilgi alanlari için motive edici tutum sergilemek anne-baba olmanin vermis oldugu sorumluk duygusuna karsi atilmis önemli bir adimdir.
Çocuklarin konusmaya, kendilerini ifade etmeye ve merak ettikleri konular ile ilgili soru sormaya ihtiyaçlari vardir. Anne ve babalar için yogun bir günün ardindan çocuklarini dinlemek ve onlara zaman ayirmak oldukça güç gelebilir. Ancak çocuklara ayrilacak etkili yarim saat bile, onun bu ihtiyacini karsilamasina yeterli olabilir.
Çocugun arastirmaktan, kesfetmekten keyif almasini saglamak da zihinsel gelisim için önemlidir. Birlikte arastiracaginiz bir konu veya yeni ögrendigi bir bilgiyle ilgili yapacaginiz bir aktivite (birlikte fotograf çekmek vb.) ve yeni ögrendigi konu hakkinda vereceginiz olumlu geribildirim, çocugun ögrenme istegini arttiracaktir.
Çocuklarin internet araciligi ile bir seyler arastirmasi kadar, kitap okuma aliskanligini kazanmasi da çok önemlidir. Çocugunuzla birlikte kitapçilari gezebilir, kendine kitap seçmesi için firsat taniyabilirsiniz. Okudugu bir kitabi size anlatmasini isteyebilir, siz de okudugunuz kisa hikayeleri ya da kitaplari onunla paylasabilirsiniz. Evde anne babanin kitap okumaya zaman ayirdigini görmek çocuga kitap okuma aliskanligini kazandirmak için etkili bir yoldur.
Tüm bu çocuk egitimini bilmekten daha önemlisi; dengeli egitim ve yönlendirmede, anne babanin kendi aralarindaki söz ve davranis birligi içinde olmalaridir.
Bununla beraber, çocuga karsi asiri hosgörü veya asiri disiplin uygulamalarindan kaçinmalari, olaylar ve ilerleyen süreç içerisinde çocuga yansiyan davranislar olarak tutarli olmalari ve zaman asimindan dolayi farkli farkli tepki vermemeleri, çocuga tepkilerinin yersiz ve abartili olmamasi, güzel ve faydali seylerde çocugun davranislarinin onaylanmasi, hatali durumlarda uygun bir sekilde cezalandirilmalari, Yapilan yanlislari sonucunda sadece kizmak degil nedenini mantik çerçevesinde açiklamalari ve ona dogru olan hedefi vermeleri , onlara her yönüyle deger vermeleri, Kisilik yapilarina saygili olmalari, onlara söz hakki tanimalari, sevildiklerini hissettirmeleri, onlara güven duygusunu asilamalari, sosyal ve psikolojik gelisimini yakindan takip etmeleri, gösterilen davranis problemlerine karsi duyarli olmalari, zamaninda ve erken müdahaleyi saglamalari , kendi psikolojik sikintilarini çocuklara yansitmamalari, onlardan gelisim ve kapasitelerinin üzerinde beklentiye girmemeleri, onlara yeterince zaman ayirmalari, onlarin sosyal çevrelerinin farkinda olmalari seklinde özetlenebilir.Unutmayalim ki; çocuklar bizi model almaktadirlar…
Birgül ÇELEBI
Kaynak:
Tuncel Altinköprü; Çocugun basarisi nasil saglanir
Dr.Fatih Kalkinç; Okul evde baslar
Haluk Yavuzer; Ana-Baba Okulu,
Hluk Yavuzer; Ana-Baba Ve Çocuk,
Haluk Yavuzer; Çocugu Tanimak ve Anlamak
Sponsorlu Bağlantılar
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Etiketler
evde, egitim

Seçenekler
Stil


Eğitim Evde Başlar

Eğitim Evde Başlar konusu, Ödev Kaynakları/Felsefe - Sosyoloji - Psikoloji bölümünde tartışılıyor .



Benzer Konular

Konu Kategori
ATATÜRK'ün eğitim alanında yaptığı yenilikler ATATÜRK Köşesi
İnsan Hakları ve Eğitim Felsefe - Sosyoloji - Psikoloji
Uzaktan Eğitim Felsefe - Sosyoloji - Psikoloji
iZMİR İÇİN BURS MERKEZLERİ (136 TANE) Eğitim ve Danışmanlık
İnternet ve Eğitim Felsefe - Sosyoloji - Psikoloji


Gündemden Başlıklar

Konu Kategori
Evden eve nakliyat Liseler & Üniversiteler
Şehir ve Firma Rehberi Tatil ve Oteller
Tatil ve Oteller Seo

Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 09:45 AM.




Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.3.2
Tynt Script Sponsored by Information Technology Salary
Bütün Hakları Saklıdır 2005-2011 Rehberim.net