Rehberim

Çeçenistan'dan Haberler

EĞLENCE VE BİLGİ REHBERİM bölümü Güncel Haberler / Çeçenistan'dan Haberler konusu gösteriliyor Özet:Çeçenistan'da yeni çatışmalar ve şehadetler Komutan Aslanbek atağa geçti: 11 ölü,13 yaralı Çeçenistan İçkerya Cumhuriyeti Askeri Şura sözcüsün veriği bilgilere ...


Go Back   Rehberim > EĞLENCE VE BİLGİ REHBERİM > Güncel Haberler

Çeçenistan'dan Haberler

Açılış Sayfam Yap Reklam Kayıt ol Konuları Okundu Kabul Et

  Sponsorlu Bağlantılar

Cevapla

Seo Seçenekler Stil
  #76  
Okunmamış 26-06-2007, 11:00 AM
bymarti
Standart Cevap: Çeçenistan'dan Haberler

Çeçenistan'da yeni çatışmalar ve şehadetler


Komutan Aslanbek atağa geçti: 11 ölü,13 yaralı

Çeçenistan İçkerya Cumhuriyeti Askeri Şura sözcüsün veriği bilgilere göre,Doğu cehpe Komutanı Aslanbek'e bağlı mücahitler son haftada işgalcilere yönelik her gün operasyon yapmakta. Aslanbek yaptıkları operasyonları çok profesyonel yapmaktadır. Vedeno ilçesinde her gün en az 2 ve 4 işgalci yok ediliyor.

Çeçenistan İçkerya Cumhuriyeti Askeri Şura sözcüsün verdiği biliglere göre:
1.Vedeno ilçesine bağlı Eğiştı köyü yakınlarında Komutan Aslanbek'e bağlı mücahitler Rus işgalcilerin özel birliğine saldırı gerçekleştirdiler. Saldırı sonucunda 4 işgalci öldürüldü 5 işgalci yaralandı. Mücahitlerden iki mücahit yaralandığını bildirildi.

2.İşilhatoy ve Elistancı arasında mücahitler Rus işgalcilerin "BTR" tipi zırhlı araca saldırı gerçekleştirdi. Saldırı sonucunda en az 2 işgalci öldürülürken en az 2 işgalci yaralandı. "BTR" tipi zırhlı araç kullanılmaz hale getirildi.
3. Öye Yandan Şali Komutanı Huseyn'e bağlı mücahitlerin Rus işgalcilerin karargahına saldırı sonucunda en az 5 işgalci öldürüldü ve en az 6 işgalci yaralandı. Rus işgalciler bu saldırıyı gizlemediler ancak sadece 1 kişinin öldüğünü ve 2 kişinin yaralandığını açıkladılar.
Bir darbe de Enginoy'da indirildi

İşgalci ve işbirlikçilerine yönelik operasyonlar Çeçenistan ın tüm bölgelerine yayılıyor.
Komutan Zaurbek e bağlı mücahidlerce Enginoy bölgesinde yola mayın döşendi. Askeri araçların geçtiği sırada meydana gelen patlamada BTR zırhlı aracı kullanılamaz hale gelirken 2 işgalcinin öldüğü ve çok sayıda işgalcinin de yaralandığı belirtilmiştir.
Direnişin belirli bölgeler içersinde olmaktan çıkıp geniş bir alana yayılması işgalci askerlerle işbirliği yapan Kadirov ve askerlerinin uygulamalarından halkın rahatsızlığın çoğalmasından kaynaklanmaktadır.
Agişti'de dağlık bölgede pusu

Komutan Supyan a bağlı gençlerin operasyonları her geçen gün artıyor. Komutan Supyan ve Komutan Hüseyin e bağlı gençler gerçekleştirdikleri operasyonlarla direnişin yükselmesinde önemli katkılar sağlamaktadır.
Özellikle ilerlemiş yaşına rağmen ilk savaştan bu yana özgür bağımsız Çeçenistan ın kurulması için mücadele veren Komutan Supyan Gençler e çok önem vermektedir.
Yılların verdiği tecrübeyle mücadeleye devam eden Komutan Supyan a bağlı gençler Agişti dağlık bölgesinde arama ve keşif yapan 15 kişilik razvatka gurubunu pusuya düşürmüşlerdir.
Çatışmalar sırasında 4 işgalcinin öldüğü ve yaralıların bulunduğu belirtilmiştir.
Çatışmalarda 2 genç mücahidin yara aldığı durumlarının ağır olmadığı belirtilmiştir.
Şatoy Komutan yardımcısı Hayrullah Şehit oldu

Çeçenistan İçkerya Cumhuriyeti Askeri Şura sözcüsün verdiği bilgilere göre,Şatoy bölge Komutan Yardımcısı Hamzatov Hayrullah şehit oldu. Hayrullah bölgeyi en iyi bilenlerden biri idi. Teftişe çikan Hayrullah işgalcilerin tuzak mayına yakalandı ve ağır yaralanmıştı.


Çeçenistan İçkerya Cumhuriyeti Askeri Şura sözcüsün bugün verdiği bilgilere göre, Şatoy bölge Komutan Yardımcısı Hamzatov Hayrullah teftişe çıktığında rus işgalcilerin mayına basarak ağır yaralanmıştı. Profesyonel tibbi mudahele yapılmadığından Hayrullah aldığı yranın ağır olmasından kan kaybından şehit oldu. Askeri Şura söcüsün şöyle dedi: Mücahitler çoğu zaman gereken tıbbı yardımı alma imkanı olmadığından dolayı şehit oluyor. Eğer zamanında profesyonel tıbbı mudahele yapabilseydik Allah bilir çok kardeşelerimiz halen hayatta olabilirdi. Doktorlarımız yok değil ama her yerde yeterince ve zamanında yetişemiyorlar. Hastaneye götürmek ise aptallık olur İşgalciler zaten hastanelerde nöbet halinde. Allah Hamzatov Hayrullah'ı cennetine kabul etsin. Kavkaz Center olarak Hayrullah'a Allahtan rahmet ve cenneti diliyoruz.

Kavkaz Center+Ajanslar
Sponsorlu Bağlantılar
Alıntı ile Cevapla
  #77  
Okunmamış 27-06-2007, 06:28 PM
bymarti
Standart Cevap: Çeçenistan'dan Haberler

Çeçenistan'da Mücahidler Atağa Geçti: 10 Ölü 12 Yaralı


Çeçenistan İçkerya Cumhuriyeti Askeri Şura sözcüsün bugün verdiği bilgilere göre, Çeçenistan'ın Nojay-Yurt ilçesine bağlı Tsentoroy bölgesinde 4 mücahit birliği rus işgalcilere karşı yeni operasyona imza attılar. Operasyon Emir Mahran komutasında yapıldı. Operasyonda Emir mahranla birlikte Emir Osman ve Emir Zaurbek ve Emir Muhennet te yer aldı.
Çeçenistan İçkerya Cumhuriyeti Askeri Şura sözcüsün bugün verdiği bilgilere göre, Çeçenistan Nojay-Yurt ilçesine bağlı Tsentoroy bölgesinde Emir Mahran komutasında Emir Osman Emir Zaurbek ve Emir Muhannet başarılı operasyona imza attılar. Operasyon Rus işgalcilerin özel time karşı yapıldı. Yaklaşık iki saat süren çatışmada en az 10 işgalci öldürüldü ve bukadar da yaralandı. Aldığımız bilgilere göre mücahitlerden 3 kişi yaralandı. Emir Mahran'ın verdiği bilgilere göre, işgalciler ölüleri bölgeye gelen helekopterle götürdüler. Son zamanda Çeçenistan'da mücahitler tarafından sıkça operasyon yapılmaktadır.

Emir Magas rahat durmuyor


Çeçenistan İçkerya Cumhuriyeti Askeri Şura sözcüsün verdiği bilgilere göre, Emir magas bugün saat 8:00'de yine Rus işgalcilerin Nazran'daki karargahına saldırı gerçekleştirdi. Mücahitler "RPG" roket atarlarla ve otomatik silahlara saldırı gerçekleştirerek çok sayıda işgalcileri öldürdü ve çok sayıda işgalci yaralandı...
ÇİC Askeri Şura sözcüsün verdiği bilgilere göre, Emir Magas rahat durmuyor. Emir Magas'a bağlı mücahit birliği bugün sabah saat 8:00'de İnguşetya başkenti Nazran'da koğuşlanan Rus işgalcilere yönelik bir operasyona imza attılar. Operasyon sırasında "RPG" roket atar kulanıldı ve ağır otomatik silahlarla destek verildi. Mücahitler bu operasyonda aldığımız bilgilere göre en az 8 işgalciyi öldürürken, karargahta bulunan işgalcilerin bölge komutanın kızı da ağır yaralandığını bildirildi. Yaralıların sayısı net bilinmemekle birlikte çok sayda olduğu bildirildi. Nazran son günlerde çok sıcak günleri yaşıyor. Emir Magas adeta işgalcilere kan kusturuyor. Ard arda gelen saldırılarda ne yapacaklarını bilemeyen işgalciler operasyonları kabul etmek zorunda kalıyorlar.

Berdakel'de Cip İmha Edildi
Komutan Hüseyin'e bağlı mücahitlerce Şali'nin Berdakel bölgesinde gerçekleştirilen mayınlı saldırıda UAZ marka askeri cip imha edilirken 2 OMON polisin öldüğü belirlenmiştir.

Direnişin şehir bölgelerinde de yükselişe geçmesi, işgalci ve işbirlikçiler tarafından engellenemezken daha büyük operasyon beklentisi işgalcilere endişe vermektedir. İnşallah çeçen direnişçileri Allah'ın yardımı ile operasyonlarına devam edecektir.
Kavkaz Center+Ajanslar
Alıntı ile Cevapla
  #78  
Okunmamış 03-11-2007, 02:50 AM
bymarti
Standart Cevap: Çeçenistan'dan Haberler

Komutan Ramazan şehit oldu



Çeçenistandan gelen haberlere göre Güney-Batı Cephe Komutanı Tarhan Gaziyev'e bağlı Şatoy bölge Komutanı Ramazan 21 Ekim'de Rus işgalcilerle girdiği çatışmada şehit olmuştur (inşa Allah).

Komutan Ramazan Kafkas mücahitlerin Amiri Dokko Umarov tarafından Dağ-Aslanı lakabı veren Komutanı idi. Bir kaç ay önce Şatoy bölgede girdiği çatışmalarda Rus işgalcilerin helekopteri düşürmüşlerdi. Ramazan bölgede hem işgalcilerle mücadele veriyordu hem halk arasında tebliğ çalışmaları yürütüyordu.

21 Ekim 2007'de Roşni-Çu bölgesinde teftişe çikan Komutan Ramazan ve yardımcısı işgalcilerin kurmuş oldukları pusuya düştüler. Komutan Ramazan "SVD" tipi Rus yapımı snayper silahi ile gözünden vurularak ilk an şehid düştü. Arkadaşı işgalcilerle çatışmaya girdi. Yaklaşık 45 dakika süren çatışma sonrasında Ramazan'ın arkadaşın tüm mühimmatı bitmiş olmalıki çatışmalar durmuştu.

Çeçen mücahit kendisi ağır yaralanmıştı. Teslim ol çağrısına teslim oluyorum yanıtı veren mücahit Rus işgalcilerin yanına geldiklerinde elindeki el bombanın fünyesini çekerek iki işgalciyi öldürerek son nefsini vererek şehid oldu. Çeçenler Ramazanı ve arkadaşını hiç unutmayacaklardır. Allah şehadetlerini kabul etsin ey Dağ-Aslanı ve arkadaşı.

Kavkaz Center+Çeçen Online
Alıntı ile Cevapla
  #79  
Okunmamış 11-11-2007, 10:57 PM
bymarti
Standart Cevap: Çeçenistan'dan Haberler

Rus işgalciler 6 yaşındaki çocuğu öldürdü


İnguşetya'dan gelen haberler Rus işgalcilerin gerçek yüzünü ortaya çıkarıyor. İnguşetya'nın Sunjenskiy ilçesine bağlı Çemulga köyünde Rus "FSB" birliği Ramazan Amriyev'in evine operasyon düzenlediler. Operasyon sonucunda 6 yaşındaki Rahim Amriyev öldürüldü.
İnguşetya'da Rus işgalciler kadın çocuk demeden öldürmeye devam ediyorlar. Bugün Rus emperyalizmi yapmış olduğu soykırımına bir yenisini daha eklendi. İnguşetya İçişlerine bağlı Rus işbirlikçi yetkililerin verdiği bilgilere göre, Rus "FSB" birlikleri bir ihbar üzerine Ramazan Amriyevin evine sabah 6.30�da bir operasyon düzenlediler. Hiç bir uyarı yapılmaksızın eve giren caniler evde bulunan 6 yaşındaki Rahim Amriyev'i kafadan vurarak öldürdüler.
İşbirlikçilerin verdiği bilgilere göre, "FSB" birlikleri evde hiç bir mücahiti bulamayınca öldürdükleri 6 yaşındaki Rahim Amriyev'in yanına "Kalaşnikof" marka bir otomatik silah bırakarak cinayeti örtbas etmeye çalışıyorlar.
Köyü tamamen abluka altına alan işbirlikçiler olay yerine kimseyi yaklaştırmıyorlar, "FSB" birlikleri büyük bir yanlışlık yaptıkları açıklayarak böyle hatalar olabilir demekle yetindiler.
Hiçbir devlet, hiçbir insan hakları örgütü Rusya nın bu devlet terörüne karşı seslerini çıkarmıyor. Rusya yı mahkeme etmeye kimse yanaşmIyor.
Elbet Allah’ın mahkemesi kurulacak din günü hesaplar görülecektir. Fakat her şeye gücü yeten Allah ın mücahitlerin elleri ile bu zulmü yapanları dünya hayatın dada azaplandırması için bizler dua etmekteyiz.
Allah ım! Mazlumların intikamını zalimlerden al ve senin yolunda ki mücahitleri düşmanlarına galip getir. ÂMİN

Resimlerde: Amriyev ailesi ve onların tahrip edilen evi. Öldürülen Rahman Amriyev mavi tisörtlü.







Alıntı ile Cevapla
  #80  
Okunmamış 16-01-2008, 04:06 PM
bymarti
Standart Cevap: Çeçenistan'dan Haberler

5 Şehid Anasının Cihadı

Ona oğullarının sonuncusunun ölüm haberi verildiğinde, ondan ilk duyulan şey şu oldu: "İnna lillahi ve inna ileyhi raciun" (Şüphesiz Allah'tan geldik ve O'na döneceğiz).
Ve ekledi: "Yüce Allah duamı, çocuklarımı cihad yolunda almayı kabul etti. Allah bu haberi bana vereni mükafatlandırsın."
Tek bir gözyaşı, hiçbir ağlanma sızlanma olmadı. Ve o anda misafirlerini doyurmak için koşuşturmaya başladı, hazırlamaması için de yalvarılamazdı: "Böyle güzel bir haberden sonra sizi nasıl bırakabilirim? Biz de böyle yapılmaz çünkü."

Evinde olanların en iyilerini çok çabuk topladı ve masaya koydu. Misafirler sadece ev sahibini üzmemek için biraz dokundular. Argunlu Zara Muskiyeva'nın hikayesini ilk duyduğumda, diğerleri gibi ben de onun imanı ve soğukkanlılığına hayret ettim.


Gurbette Zara'yı hemen bulamadım. O, olayın detaylarını öğrenmek için vatanına gitmişti. Birkaç gün sonra Muskiyev ailesini yakından bilen tanıyan ortak bir tanıdığımızın misafirperver evinde görüştük. Bu kişi Abubakar idi (İbrahim Mecidov), Abdulhalim Sadullayev'in devlet başkanlığında, devlet başkanlığı genel sekreteri idi.
Ne acıların, ne yılların yaşlandıramadığı bir kadın görüyorum. Çok dinç ve canlı. Hiç kimse ona, omzunda zorlu bir hayat olan altmış yaşını vermez. Onun tüm şüpheleri altüst eden yüksek sesinin hükmettiği evde, ölüm hakkında üzüntülü konuşmalara artık yer yok, sadece düzenli bir hayat, hayatın aslında nasıl olması gerektiğine dair düşünceler var.
Zara anlatıyor: "Sonuncuları İsa ve Ali hayatlarını kaybettiklerinde haberim yoktu. Akrabalarımdaydım. Ölüm haberi ilk önce oraya geldi. Ama hiç kimse bana bir şey söylemedi. Gizlediler. Kalbimden korktular. Sonra eve döndük ve ben her zaman olduğu gibi tespihi aldım. Ve her zaman olduğu gibi mücahitler için zikrettim. Oğullarımı hiçbir şekilde diğerlerinden ayırmadım. Alllah'a hepsini esirlikten ve haysiyetsizlikten koruması için dua ettim.
Saat dokuzda, haber saatinden önce Abubakar karısıyla birlikte bize geldi ve şöyle dedi: Henüz bir şey bilmiyor musunuz yoksa?
Ben de diyorum:
- Anlat, neler var orada?
Abubakar şöyle diyor:
- Kahramanlığınızı bilerek, size bir şey söylemeye karar verdim. Güzel bir haber. İsa ve Ali şehit oldular, İnşallah.
Benim için bu büyük bir sevinçti. Ardından Abubakar’a çok teşekkür ettim… Ölünceye kadar Allah'tan onun için rahmet isteyeceğim.
İşte o zaman oğullarımın babası, kendisinin ve kız kardeşinin haberi akşam altı haberinde duyduklarını, ancak söylemek için uygun bir vakit beklediklerini söyledi".
Beş oğlunu yitiren bir annenin kalbini hayal etmek benim için zor. Ama o ben sormadan davranıyor ve şöyle diyor: " Kalbim taş gibi. Allah'ın izniyle Allah'tan başka kimseyi dinlemez. Sebep yokken nasıl ağlanabilir? Ölenleri değil yaşayanları düşünmek lazım. Şu dakikalarda ormanda geceleyen veya düşman eline düşebilecek olanları".
Zara münafık ve işgalcilerin eline düşenlerin başına neler geldiğini biliyor: kendisi de buralardan geçti. Tsotsan-Yurtlu 'cesur' gençler yalınayak ve başı açık Zara'yı yerde sürükleyerek iki gün boyunca Abdulhalim Sadullayev ve oğulları hakkında sorgulamıştı.
Muskiyev ailesi köken olarak Tsotsan-Yurt'tan, ama Zara özel sürülen bir ailenin çocuğu olarak Orta Asya'da doğdu. Geri döndüğünde ailesi Argun'a yerleşti. Eşi ile de orada tanıştı.
Kendini bildiğinden beri, Allah'tan imanlı çocuklar vermesini, onlar artık olmadığında da Elhamdülillah diyebilmeyi istedi. Ve hem kız, hem erkek öyle çocukları da oldu.
Zara uzun yıllar inşaat firmalarında çeşitli işlerde çalıştı, kocası her zaman yerel karayolu firması şoförü idi.
Yedi çocuk yetiştirdiler. Onların ikisi kızdı. Biri yirmi yaşın biraz üzerindeyken öldü. İkinci kız evlendi, ama kısa bir süre sonra tek başına kaldı. Kocası inşallah şehitlerden.
Çocukların biri diğerini tamamladı, büyükler küçüklerine baktı ve hiçbir zaman anne-babalarını üzmedi. Ve annenin hiçbir zaman onlardan dolayı hoşnutsuzluk duyacak bir nedeni olmadı, veya onlardan birini diğerlerinden fazla sevecek bir nedeni. Ama İsa ile ilgili eğlenceli bir olay vardı ve bu olay daha sonra tüm ailenin Zara ile şakalaşmasına sebep oldu. Altı aylık İsa ile annesi Caharkale hastanesine gittiklerinde 1978 yılıydı. O zamanlar bir dönem ülkede çocuklar kaybolmaya başlamıştı. İsa'yı da yabancı bir kadın çalmaya kalkışmıştı. Allah'a şükür hırsız kadın yakın bir otobüs durağında yakalandı. İşte o zamandan beri Zara'nın İsa'ya daha bir düşkün olduğu yönünde ailede şüpheler ortaya çıktı. Onlar kendi aralarında "İsa'nın serçe parmağı acımasın diye Zara hepimizi defnetmeye hazır" diye şakalaşıyorlardı. Elbette bu böyle değildi. Onun için hepsi birdi. Bugün bu olayı hatırlayan annenin kendisi de tebessüm ediyor.
Onların hepsini birleştiren İslam’dı. Anne şöyle diyor: "Kendimi bildim bileli, tüm oğullarımın dilinde sadece Allah'ın söyledikleri vardı."
Ve Rus işgalciler Çeçen halkına karşı acımasız ve uzun bir istila savaşına başlıyor ve tüm barışçıl gayeler, istekler geçmişte kalıyor. İlk günlerden itibaren anne ve oğullar arasında bir konuşma geçiyor. Aile toplantısında çocuklar şunu söylüyor:
Zara, eğer sen kendin bunu istersen, senin için bunun faydasının ne olacağını anlarsan, bizim için cihad hayır duası yaparsan, mutlu bir anne olursun. Bunu kabul edersin veya etmezsin, biz yine de cihada gideceğiz.
Süt bebekliklerinden itibaren onları iman ile yetiştiren anne buna ne cevap verebilirdi. Hayatı boyunca tüm yedi çocuğundan Allah'a hizmeti isteyen biri olarak. O onlardan namaz kılmalarını isteyip, onları dini ibadetlere göndermedi mi? Çocuklar henüz okula başlamadan namaz kılmayı öğrendi. Ailede hiçbir baskı yoktu. Çocuklar yetişkinlerini takip ediyordu.
Allah Zara'yı hayırlı çocuklarla mutlu etti ve o hiçbir şekilde O'nun yolunda engel olarak duramazdı. Elbette o, beş oğlundan dördüne cihad için hayır dua etti. O zamanlar Ali'nin yaşı henüz küçüktü. Diğerleri savaşmaya başladı.
Savaşta onlar düşmana korku yaşattılar. Küçük Kadirov İsa'nın başı için milyon dolar ödül koymuştu.
Abubakar anlatıyor. Muskiyevlerin askeri yolu efsanevi Argun cemaatinde başladı. Bu cemaat düşmana yıllarca korku yaşattı. Şehirden geçen yolu Ruslar için gerçek bir cehenneme çevirdiler. Düşman buradan geçemedi, hızlı bir şekilde uçtu gitti. Birçok Rus ve münafık burada ölümü tattı.
Bu cemaat Abdulhalim Sadullayev'in cemaati idi. Abdulhalim Sadullayev'in ideolojik meseleler danışmanı ve sağ kolu Şamil Muskiyev idi. Onun ölümünden sonra yerini beş kardeşten en küçüğü olan Ali almıştı. Sadullayev'in ölümünden sonra Ali İsa'ya katıldı.
Annesinin söylediğine göre, İsa savaştan önce Mashadov'un yakınında idi, savaşın başlamasının ardından her zaman Abdulhalim Sadullayev ile beraberdi. Üç kez tutuklandı. İkinci kez tutuklandığında henüz on bir günlük evliydi. Hankala başkanı (veya onun adına biri) Zara'ya bir not gönderdi: " 25 gövde getirin, ben oğlunu annesi ile görüştürürüm". Zara tüm tecrübesizliğiyle, ifade edilen şeyin patlayıcı olduğunu düşündü ve görüşmeye gitti.
- Ee ne getirdin?
- Gövde dediğiniz nedir?
- Otomatik silah.
- Ne düşünüyorsunuz, onları sebze bahçesinde mısır gibi mi yetiştiriyorlar? Eğer durum bu ise, oğlumu hiç göstermeyin. Bırakın onu öldürsünler.
Ve gitti. Bundan iki hafta sonra daha İsa'yı bir yerden başka bir yere götürdüler ve ailesinin onun izini bulmasına izin vermediler. Gudermes'e götürülürken yolda, sürekli olarak kardeşi Şamil'in öğrettiği gibi dua ediyordu. Argun'a geldikleri gibi grup başkanı arabadan indi ve diğerlerine gitmelerini söyledi. Onlar da Gudermes'e kadar gittiler ve pazara göndüler. Galiba işgalcilerin almaları gereken bir şeyler vardı. Koruma arabadan indiğinde çekirdek satan kadın İsa'yı fark etti: "Çeçen misin?" Ve cevabı duyduğu gibi tüm pazara bağırdı: "Yardım edin! Çeçen genci götürüyorlar!" Pazar ayaklandı, askerler toparlanamadan, kadınlar her taraftan geldi ve İsa'nın götürülmesine izin vermedi.
Savaşın başında Çeçenler, her bir Çeçen’e kaç Rus’un düştüğünü hesapladılar. Bu 150 kişiydi. Bu bir ölçüydü ve İsa kendi görevini yerine getirdi.
Ve bu Çeçen komutanlıklarının güveni ile Şali, Kurçaloy, Aıtur, Argun'da oldu, buralarda düşman için gerçek bir cehennem oluşturdu. Ekim 2004'de Tsotsan-Yurt'a, Temmuz 2004'de Şali Emniyet çalışanlarına, Ocak 2005'de Argun'a, 15 Eylül 2005'de …
İsa mücahitleri korumayı başardı, her zaman önde kendi gitti. Yaz boyunca sadece altı mücahit kaybetti. Ama o kendisini koruyamadı.
İsa ve Ali ile anneleri ölümlerinden üç ay önce görüşmüştü. Bundan önceki üç yıl hiç görüşmemişlerdi.
İlk olarak savaştan Musa'nın ölüm haberi geldi. Bu 2 Kasım 1999'da oldu. Delikanlı henüz 19 yaşındaydı. Henüz aile kurmamıştı. O zaman Argun'dan bir grup Çeçen savaşçı keşif için Gudermes'e gitti, dönüş yolunda pusuya düştü.
Ruslar o zaman Musa'nın cesedini 1000 dolara vereceklerine söz verdi. Bu parayı Abdulhalim Sadullayev verdi, ama o zaman Zara bunu öğrendiğinde kabul etmedi. Ve diğer anneleri düşmanı, şehit olan çocuklarını geri almaya alıştırmamaya çağırdı. Ruslara ' Oğlumun ruhu Allah'ta, cesedini ise sırtınıza yüklenin" dedi ve Argun'a geri döndü. Tam bir hafta sonra paranın olmayacağını anladıklarında, Musa'nın cesedini getirdiler ve bahçelerinin yanına bıraktılar.
Şoyp 2002'de, 35 yaşındayken hayatını kaybetti. Birinci ve ikinci savaşta iki kez yaralanmıştı. İhbar kurbanı oldu. Onu öldürdüler ve köpeklere attılar. Daha sonra elbiselerinin teşhisi için annesini çağırdılar. Ceset yoktu. Hainin kim olduğunu sonradan öğrendiler ve Allah'a havale ettiler.
En büyükleri olan Şoyp babası ve erkek kardeşleri, herkes için ilgili ve dikkatli biriydi. Evde düzeni sağlıyordu. Bundan dolayı da diğerleri de düzenli kişiler olarak yetişti. Girişimci ve yetenekli idi. Ticarete atılmıştı, bundan önce de teknik okulunu bitirdi, ikinci eğitimde ekonomi enstitüsünde okudu.
Daha sonra Şamil hayatını kaybetti. Eylül 2005'de Argun'da. Şamil bir mücadelede öldü ve mücahidin cesedine hürmetsizce davranıldı. Annesine, oğlunun kafasını kestikleri söylendiğinde, sükunetle ve soğukkanlılıkla: "Önemli değil. Ruhu cennette" dedi.
Şamil'in güçlü bir imanı vardı ve ailesinde her bir erkek kardeşinin ve kız kardeşinin Allah'a hizmet etmeleri için çabaladı. Çocukken çalışkandı, annesine işlerinde yardım ediyordu, küçüklüğünden beri dini eğitimi hayal ediyordu. Onbirinci sınıfı bitirdiği gibi, İslam enstitüsüne yazıldı, oradan 1992'de 16 yaşındayken Mekke'ye giderek Hac yaptı. Eve döndükten sonra Arapça ve dini dersler verdi. Öğrencileri çoktu. Kafkasya televizyonunda sıkça vaazlar verdi.
En son İsa ve Ali hayatlarını kaybetti.
Çeçenya toprağı Zara'nın oğullarının kanıyla sulandı. Muskiyevlerin üzülecek bir şeyi yok. Kendileri hakkında bu dağlarda güzel bir hatıra bıraktı. Ve başı dik gururla yürüme imkanını sadece sonraki nesillere değil, vatanının kaderine kayıtsız olmayan herkes için bıraktı.
Muskiyev sülalesi de sönmeyecek. Ölenler yerine Allah başkalarını verdi. Ailede halen erkekler yetişiyor, şimdi bu babaanne Zara için büyük bir sevinç.
Ve Çeçenya'ya verdiği değerli anneler için hamdolsun. Onlarsız Çeçenya ne olurdu ve onlar olmadan biz kimiz?
Urus-Martan'dan altı oğlunu cihad yolunda kaybeden Ahmadova Zura ile ilgili olayın görgü tanığı oldum. En küçük ve yakışıklı oğlu Zelimhan'ın ölüm haberini götürmek zorunda kaldım. O annenin ilk ifade ettiği şey şu oldu: "Elhamdulillah. Demek ki, hepsini cihad için doğurdum." Ve o da tek bir damla gözyaşı akıtmadı.
Gudermes bölgesinin Noyber kasabasından Visayeva'nın hikayesi de önemli. İşgalcilerin elinden hayatını kaybetmiş olan dördüncü oğlunun başında geceyi geçirmeyi çok istiyordu. Sonunda odaya girmeye karar verdi ve şöyle dedi: "Kınamak için acele etmeyin. Ağlanıp sızlanmak için burada değilim. Sadece bugün onu yalnız bırakmak istemiyorum. Bu onların yolu ve onlar böyle gittiğinde bu benim için en büyük ödül oluyor".
Arsemikovların annesi savaşta dört kayıp veriyor ve gururla oğulları hakkında konuşmaya devam edecek. Barayev, Tsagarev'in anneleri de çok yiğitçe duruyorlar…
Onlar, annelerimiz ve kahramanlıkları hakkında efsaneler dolaşıyor.
Allahu Ekber!
Kaynak: Daymohk / Ajans Kafkas
Alıntı ile Cevapla
  #81  
Okunmamış 06-04-2008, 10:32 PM
bymarti
Standart Cevap: Çeçenistan'dan Haberler

Çeçen halkı zor durumda



Rus işgalinden önce ülkede 500 fabrika çalışır vaziyetteydi. İşgalle birlikte fabrikalar da kapandı. Uzun yıllar süren savaş ülke ekonomisini ve yatırımları yok etti. Mayınlar ise halkın korkulu rüyası haline geldi. Tarlalar, dağlar, ormanlar bu ölümcül silah ile dolduruldu. En basit hesaba göre bu topraklarda patlamamış yaklaşık 200 ton mayın bulunuyor. Mayın temizleme çalışmaları ise yetersiz; 2007'de sadece 60 hektarlık bir alan mayından temizlendi. 2001-2007 arasında yaklaşık 4 bin sivil vatandaş mayın veya patlamamış mermiler yüzünden zarar gördü, bunlardan 800'ü çocuk.
Rus işgali altındaki Çeçenistan'da savaş sürerken, halkın durumu da giderek kötüleşiyor. Son on iki-üç yıldır Rusya resmi medya organlarından sadece Çeçenya'nın ne kadar mükemmel şekilde yeniden inşa edildiği, orada insanların ne kadar mutlu yaşadıkları yönünde haberler artsa da, gerçek böyle değil.
Rusya medyasında bu kadar reklamı yapılan, inşa edilen veya tadilatı yapılan hastaneler, okullar, stadyumlar, evler, yollar ve diğerleri, Çeçenya'da son derece ağır şartlarda yaşayan Çeçenlerin birçoğu için zayıf bir teselli kaynağı.

SAVAŞ SÜRÜYOR

Öncelikli olarak ülkede durum istikrarsızlığını koruyor. Bölge, insanların hayatını belirleyen Rus ve Rus yanlısı Çeçen ve askerlerden oluşan özel oluşumlardan hoşnut değil. Büyük sayıda askeri arazinin bulunuşu ve üzerinde 'Dikkat, mayınlar!' yazılarının varlığı, burada savaşın halen devam ettiği hissi veriyor. İnsanlar kendileri ve yakınları için sürekli endişe duymak zorunda kaldığı korku atmosferinde yaşamaya devam ediyor, çünkü insan kaçırma, cinayet, işkence ve zorbalık sürüyor.

İŞSİZLİK PROBLEMİ

Çeçenya'da işsizlik hüküm sürüyor. Eldeki bilgilere göre, her beş vatandaştan sadece birinin işi var. Uzun yıllar süren savaş ülkenin ekonomisi ve yatırımlarını yok etti. Şu anda Çeçenya'da sanayi üretimi yok, halbuki 1994'e kadar ülkede 500'den fazla endüstri kurumu vardı. Onları yeniden inşa etmeyi şimdilik kimse düşünmüyor. Çeçenya yatırım planında cazibesi az bir yer ve şimdilik işsiz sayısını düşürmede yardımcı olabilecek tek bir tanınmış Rus veya yabancı üretici orada iş alanı açmadı.
İki savaş Çeçenlerin yaşam düzenini tamamıyla değiştirdi. Önceden gencin liseden sonraki hayatının yirmi yılı planlanıyordu, şimdi ise en yakın zaman dilimindeki kaderine dair tahminde bulunan çok az. Erkek nüfusun büyük bir bölümü ailesini doyurabilmek için hiçbir zaman yapmadığı şeyleri yapmak zorunda kalıyor. Eskiden Çeçenya Üniversitesi'nde öğretim üyesi olarak çalışan biri taksicilik yapıyor, tarih veya edebiyat öğretmeni araba tamircisi olarak çalışıyor.

RÜŞVET HAD SAFHADA

Çeçenya'da rüşvet problemi çok ciddi boyutlarda. Para ile her türlü raporu almak, emekli olmak, istenilen özürlü grubundan gösterilmek mümkün.
Rüşvetin alanı büyük. İnsanlar çıkış yolları ve işleri olmadığı için kanun ihlaline gidiyor. Bağımsız gözlemcilerin düşüncesine göre, ülkede işsizlik oranı kritik derecede yüksek ve bu sosyal patlama tehlikesi gösteriyor. Siyasi kar amacıyla Caharkale'de yeniden inşa çalışmaları şeklinde, evlerin dış cephelerini boyayan şimdiki Çeçenya yönetimi, ülkenin şehir ve köylerindeki harap edilmiş on binlerce evi unuttu veya unutmuş gibi yapıyor.
Bu evler öylece, yıkılmış ve yeniden tamir etme imkanı olmayan sahiplerince unutulmuş olarak duruyor, bu evler zor zamanın ve Çeçenlerin yaşadığı derin sarsıntının şahidi.

SAVAŞ VE SAĞLIK

Resmi istatistiklere göre ülkede 30 binden fazla savaştan ötürü sakat kalmış çocuk, yaklaşık olarak da 40 bin yetim var. Ve onların hepsi yoksul, çoğu okuma ve tedavi imkanından mahrum. İstatistiklere göre, Çeçenya'da sosyal olarak korunmayan 330 bin çocuk yaşıyor. Çeçen çocuklarının yüzde 100'ü kansız, yeni doğan bebeklerin yarıya yakını doğuştan patolojik, bebek ölümleri çok yüksek.
Çocuklar gerçekten ağır şartlarda yaşıyorlar, toplum ve yönetim onların durumunu değiştirmek için çok çalışmıyor. Uzun yıllar vahşice süren savaş nedeniyle Çeçenya toprağı kirlendi, ışınlara maruz kaldı, orman zehirlendi, nehir, göl ve kaynaklardaki su bozuldu. Toprak kimyevi, bakteriyolojik ve atom silahları ile beslendi. Çeçenya ekolojisine giderilmeyecek zararlar verildi.
Uzmanların büyük çoğunluğunun düşüncesine göre, Çeçenya yaşamak için tehlikeli bir yer. Çeçenya, halkının büyük çoğunluğuna zarar verebilecek salgınların eşiğinde bulunuyor. Tüberküloz, kalp, şeker hastalıkları, psikolojik rahatsızlıklara yakalananların sayısı sürekli artıyor. Çeçen uzmanlara göre, sayılan hastalıkların yayılma hızı büyüyor.
Çeçenya'da en yaygın salgın hastalık kanser. Durum o kadar kritik bir düzeye geldi ki, bu hastalıktan dolayı başvurulara komşu ülkelerdeki onkolojik merkezler yetersiz kalmaya başladı. Şöyle ki, Rostov onkoloji merkezindeki hastaların yüzde 90'ı Çeçenyalı. Çeçenya'da hastane ve gereken tedavi cihazlarının olmayışı nedeniyle hastalar kendi imkanları ile Rusya'nın başka şehirlerinde tedavi olmak zorunda kalıyorlar.
Uzmanların iddiasına göre, Çeçenya'da hastalıkların artışında katalizör görevi yapan ekolojik nedenlere eşit bir başka neden de stres. Avrupa'da yaşayan Çeçen mülteciler arasında onkoloji hastaları sayısı çok fazla. Avrupalı doktorlar Çeçenler arasındaki kanser vakalarının çokluğuna şaşırıyorlar. Kanlı savaşın sonuçları böyle.

MAYIN YASAK ALANI

Çeçenya mayın yasak alanı olarak adlandırılıyor. Tarlalar, dağlar, orman bu ölümcül silah ile dolduruldu. En basit hesaba göre burada patlamamış yaklaşık 200 ton mayın bulunuyor. 2007'de ise sadece 60 hektarlık bir alan mayından temizlendi. 2001-2007 arasında yaklaşık 4 bin sivil vatandaş mayın veya patlamamış mermilerden havaya uçtu, bunlardan 800'ü çocuk. Çeçenya'da mayından havaya uçanlar askeri harekatlarda zarar görenler olarak kabul edilmiyor; sakat grubuna ya da mağdur 15'inden küçük ise sakat çocuk grubuna veriliyor.

GİDİŞAT AYNI

Şimdiki Çeçenya yönetiminin durumun iyileştirildiği, istikrarın sağlandığı yönündeki açıklamalarına rağmen durum istikrarsızlığını koruyor. Bunun delili de devam eden, Çeçenya'dan başka ülkelere, özellikle de Avrupa'ya toplu göçler. Bir ay veya bir yılda kaç Çeçen'in vatanını terk ettiğine dair resmi bilgiler yok. 1999 sonbaharında başlamış olan Çeçen mültecilerin gidişine ara verilmedi. Ülke içindeki toplam rakam 350-400 bin kişi olarak tahmin ediliyor. Son zamanlarda adet olduğu üzere Çeçenya'yı aileler çocukları ile terk ediyor. Onların ifadesine göre, orada yaşamak zor ve tehlikeli. Mültecilerden Çeçenya'ya geri dönen çok az. Dönseler bile yeniden daha iyi bir yaşam için ülkeyi terk etmeye çalışıyorlar.

LİTVANYA'DA MÜLTECİLER

Litvanya'ya diğer Avrupa Birliği ülkelerine göre daha az Çeçen mülteci geliyor. Mültecilerin ifadelerine göre, Litvanya'ya yasal yollarla gelmek zor. Bir şekilde buraya gelmeyi başaran Çeçenlerin ise hepsi yaşama ve çalışma hakkı alıyor. Litvanya Göç Hizmeti diğer Avrupa ülkelerinde olduğu gibi mültecilerin entegrasyonu için bir çok şey yapıyor.
Son yıllarda iş arama konusunda problem yok, özellikle de ticaret ve inşaat alanında. Litvanya'daki Çeçen erkeklerin büyük çoğunluğu, üniversite mezunu da olsa inşaatlarda farklı alanlarda çalışıyor, kadınlar ise genellikle mağaza, kafe ve restoranlarda çalışıyor.
Mültecinin hayatı kolay değil. İnsan evini, vatanını terk ederek bilinmeyen bir yere göçmeye, ancak büyük acılar nedeniyle karar verebilir.

Kaynak: Vakit gazetesi
Alıntı ile Cevapla
  #82  
Okunmamış 21-03-2009, 11:34 AM
bymarti
Standart Cevap: Çeçenistan'dan Haberler

Hattab: Cihadla geçen bir ömür!



"Allah yolunda Cihad etmekten bizleri alıkoyan ilk sebeb ailelerimizdir. Buraya gelenlerin hiçbiri ailesinin iznini alarak gelmedi. Eğer bizde ailelerimizi dinleyip geri dönmüş olsaydık, bu davayı kim omuzlayacaktı? Ne zaman anneme telefon açsam, 12 yıldır kendisini görmemiş olmama rağmen beni eve çağırıyor. Eğer herkes giderse, kim devam edecek?"

HATTAB

Gerçek ismi: Samir ibni Salih bin Abdullah

Görevi: Kafkasya Yabancı Mücahidler Kumandanı

Doğum Yılı: 1970

Uyruğu: GCC üyelerine ait Arap Körfezinde bir ülke

Bildiği diller: Arapça, Rusça, İngilizce, Paştuca

Doğum yeri: Arap Körfezi

Cihad deneyimi: 12 yıl

Cihada katıldığı yerler: Afganistan, Tacikistan, Çeçenistan

Tarih onu Allah yolunda ilerleyip öncü olan biri olarak hatırlayacak.

Arap Körfezinde varlıklı ve kültürlü bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Çok cesur , kuvvetli ve gözüpek bir genç olarak yetişen Hattab islam ümmetinin sıkıntılarını yakından takip ederdi.Babası sık sık diğer kardeşleriyle birlikte Hattab'ı dağa götürür zor şartlara hazırlardı.Çok çalışkan bir öğrenciydi.

Bu dönemlerde islam ümmetinde önemli gelişmeler yaşandı. Afganistandaki Rus işgali, ilk intifadayı ateşleyen Filistin olayları dikkatini çekti. Buralardan gelen direniş haberleri Hattab'ın yüreğindeki cihad ateşini alevlendirdi. Müslümanlara yapılan zulümler onu derinden sarstı. Ve Afganistan'daki kardeşlerine yardım etmeye, onların yanına gitmeye karar verdi. Ailesiyle vedalaştı.(1988-1994)

Hattab Afganistan'da kendisini savaş ve komutanlık üzerine geliştirdi. Bir mücahid, Hattabın ilk kez Celalabad daki eğitim kampına geldiğinde gördüğü zamanki izlenimlerini şöyle anlatıyor.

"Celalabad daki eğitim kampı hemen hergün gelen ve gidenlerle dolup boşalıyordu. Ruslara karşı büyük bir operasyon hazırlığı içindeydik, eğitimini tamamlayanlar eşyalarını alıp cepheye gidiyorlardı. Biz cepheye gitmek için yola çıkarken yeni bir grup geldi. Hattabı ilk kez o zaman gördüm. 16-17 yaşlarında henüz sakalları yeni yeni çıkan uzun saçlı bir genç...Henüz gelmişti, ilk yaptığı şey kamp komutanlarına gidip kendisini cepheye göndermesi için yalvarmak oldu. Komutanlar gitmesine müsade etmediler. Yanına gidip kendisini tebrik ettim ve adını sordum. " Ibn-ul-Hattab" la böylece tanışmış oldum. "

Hattab eğitimini tamamladıktan sonra cepheye gönderildi. Cephede çok önemli operasyonlara imza attı. Korkusuzluğuyla herkesi hayrete düşürdü. Sonraki 6 yılda, artık Hattab 20. yüzyılın gördüğü en cesur ve çetin mücahid kumandanları arasına girdi. Karşı saldırı ve ateşlerden kaçmaması ve yaralandığında acısını gizlemesi ile tanınır. Hem normal hem de özel Sovyet güçlerine karşı birçok operasyon, pusu ve baskınlarda bulunmuş ve 1988-1993 yılları arasında içlerinde Celalabad, Host ve Kabil ün ele geçirilmesininde (fethininde) bulunduğu Afganistandaki bütün önemli operasyonlara katıldı.

Öyleki Celalabad fethedildiğinde bir polis karakoluna giren mücahidler hattab ile ilgili özel dosyalar elegeçirdiler.Onunla alakalı bilgiler, yaptığı operasyonlar bu dosyada sıralanmıştı.

Afganistanda el yapımı bir el bombasını atarken elinde patlaması sonucu sağ elinin iki parmağını kaybetti. Mücahidler Peşaver'e gidip orada tedavi olması için ikna etmeye çalıştılar isede o, Hz.Muhammed (S.A.V.) efendimizin sünneti üzere yarasını biraz bal ile sarmış ve arkadaşlarının teklifini reddedmiş, bunun için Peşaver'e kadar gitmeye gerek yok demişti.

TACİKİSTAN'A GİDİŞ

Komunistler bozguna uğrayıp, Sovyet ordusu Afganistanı terk etmek zorunda kaldığı zaman, Hattab ve bir grup arkadaşı bu sefer Tacikistan'da aynı düşmana karşı bir savaşın haberini aldılar. Bunun üzerine eşyalarını toplayarak bu grupla beraber 1993 yılında Tacikistanın yolunu tuttu. Tacikistanda 2 yıl boyunca karlı, dağlık arazide cephane ve mühimmat eksikliği içinde mücadele ettiler. Hattab kendisi tacikistana gidişini şöyle anlatıyor...

‘'onlara yardım için geldiğimizi sölemiştik.Elhamdulillah onlara yardım imkanı bulduk.ilk birkaç ayımızı gerekli malzemeleri bulmak için harcadık.Hazırlanmakla meşgul olduk.Taciklerden sadece yetiştirmek üzere mücahid istedik.Onları her türlü bilgiyle donatmayı amaçladık. Hep onların yanında olduk.Yalnız bırakmadık. Bir hayrımız olduysa Allah içindir.

ÇEÇENİSTAN

Hattab ilk başlarda Çeçenistana gitmeye sıcak bakmıyordu. Orada kominizmin hakim olduğunu halkında kominist olduğunu sanıyordu. Daha sonra televizyonda alınlarında tevhid yazılı bandajlar taşıyan gençleri gördü. Arkadaşlarıyla Araştırma yapmaya karar verdiler ve Çeçenistan'a 2 haftalık bir ziyareti gündeme aldılar.

Çeçenistana vardıklarında halkın müslüman olduğunu gören Hattab ve arkadaşları burada kalmaya karar verdiler. Amaçları buradaki insanları eğitmekti. İlk olarak 12 kişilik küçük bir grup kurdu. Bu gurup Dağısatanlı gençlerden oluşuyordu.Gençlerin din konusundaki gayreti onu cezbetti. Hattab onların bu hali karşısında şöyle diyor;

‘'Vallahi çok şaşırdım, onları görünce sevinçten ağladım. Böyle bir dünyada böyle bir savaşta Allah'ın rızasını istiyorlar.''

Hattab Vedeno şehrini üst olarak seçti ve orada birlikler kurdu. Çeçenistandaki ilk operasyonunu Karaçoy da bir Rus konvoyuna düzenleyen Hattab ve arkadaşları 5 aracı ve 41 Rus askerini öldürdü.
Operasyon haberi kısa sürede duyuldu ve takdir topladı. Sonraki günlerde Hattab arkadaşlarıyla birlikte yeni operasyonların planlamasını yapmaya başladı.

İki ay hazırlandıktan sonra çok kiritik bir zamanda bir konvoy daha vurdular. Sercenyurt da öldürücü bir darbe daha indirildi Ruslara ve tam 47 araç yok edildi. Resmi Rus kaynakları bu pusuda 26'sı rütbeli olmak üzere 223 Rus askerinin öldüğünü ve bütün araçların bertaraf edildiğini bildirmişti. Bu operasyon Moskovada 2 veya 3 Rus generalinin görevlerinden alınmasına sebeb olmuş ve Boris Yeltsin operasyonla ilgili haberleri Rus Parlementosunda bizzat duyurmuştu. Bu operasyonlar öyle etkili olduki ruslar dağlardan çekilmek zorunda kaldılar.Daha sonra Grozni operasyonuna katıldı.

Birinci savaş son bulduktan sonra Şamil Basayev ile birlikte mücahidlerin eğitilmesi için bi kamp kurdular. Çeçen ordusuna bağlı bu kampta Kafkasya'nın her yerinden binlerce genç hem ilmi, hem askeri eğitim gördü. Şehid Zelimhan Yandarbiyev Hattabı şöyle anlatıyor;

‘'O çok şevkatli bir komutandı. Halkla özel olarak ilgilenir onlara güzel muamele ederdi.Şehid ailerine sürekli yardım ederdi.İslami eğitime çok önem verirdi.kendi emrindeki askerlerle çocukları gibi ilgilenirdi.''

Hattab cihadın medya alanınada taşınması gerektiğine inanmaktadır. "Allah bizlere inanmayanların silahları ile savaşmamızı emrediyor. Onlar medya ve propaganda yolunu kullanıyorlar, öyleyse bizde kendi medyamızla onlara karşı savaşmalıyız" demiştir. Bu yüzden bütün operasyonlarının filmlerinin kaydedilmesine özen gösterir. Afganistan, Tacikistan ve Çeçenistandaki savaş görüntülerini içeren 100'lerce video kasetinin olduğu bilinmektedir. Düşman medyasının yalan, yanlış iddialarına yanıt olarak sadece sözlerin yetmeyeceğini ve video görüntülerinin de cevapta yer alması gerektiğini savunmaktadır.

1996 yılının sonbaharında Rusya'nın Çeçenistan'dan çekilmesinden sonra Hattab Çeçenistan'da Milli Kahraman ilan edildi. Şamil Basayev ve Salman Raduyev gibi Çeçenistanın en büyük kumandanlarınında katıldığı bir törenle kendisine 'Üstün Cesaret Madalyası' takdim edilip ayrıca Çeçen Hükümeti tarafından General rütbesi ile onurlandırıldı. Cevher Dudayev şehadetinden önce hal ve davranışlarıyla Hattabı her zaman takdir ettiğini göstermiştir.

Rusya Çeçenistan'dan çekilmesine rağmen baskılarını devam ettiriyordu. Dağıstan'a giren Rus birlikleri hem Dağıstan'da halkı katlediyor, hemde Çeçenistan'da terör eylemleri düzenliyordu. Çeçen komutanlara suikast girişimleri artmıştı. Dağıstanlı müslümanmlar onlardan yardım istemişti. Bütün bu gelişmeleri göz önünde bulundurarak Şamil Basayev ile birlikte bir birlik oluşturup Dağıstanda'ki Rus karargahına saldırdılar. Bu operasyon için Hattab şöyle diyor;

‘'Ruslar 1 gecede 3 köyü yok ettiler bu köylerde 1000 den fazla çocuk 500 kadın vardı. Hepsini öldürdüler.Onlar vurunca susan dünya ve islam alemi biz bir saldırı yaptığımızda hemen ayağa kalkıyor ve bizi kınıyor. Bunu söyleyenler yanlış söylüyor. Eğer vurmaktan başka çareniz yoksa ne yapacaksınız! Bu operasyon 17 tane alimin ve Çeçenistan-Dağıstan meclisinin kararıyla gerçekleşmiştir.''

Hattab 22 Aralık 1997 tarihinde tekrar sahneye çıkmış, komuta ettiği 100 Çeçen ve yabancı mücahidden oluşan grubu ile Rusya içine 100 km sızarak 136. Mekanize Tugayı Merkezine saldırıda bulunmuştur. Bu baskında 300 Rus aracı bertaraf edilmiş ve birçok Rus askeri öldürülmüştür. Birisi Hattab'ın kumandanlarından olan Ebubekir Akide olmak üzere iki mücahid bu baskında şehid olmuştur.

Ruslar 2.kez Çeçenistan'a girmişti. Ve ruslara karşı gerilla savaşı başlatıldı. Hattab bu gerilla savaşında çok önemli bir yere sahibti. Birçok çeçen mücahidi eğitti. Birçok öenmli operasyona imza attı. Argun ve Şali bölgelerine saldırılar düzenledi. 400 mücahid yaklaşık 20 saat yürüyerek operasyonun yapılacağı yere geldi. Gudermes yolunu 1 gün elinde tutan mücahidler grozniden gelen saldırı haberiyle tekrar atağa geçtiler. 13 araçtan oluşan başka bir konvoyu yok ettiler. Daha sonra bir Omon birliği de yok edildi. Ruslar şoktaydı. Diğer bölgelerdede yapılan operasyonlarla Çeçenistan Ruslara mezar olmuştu.

Bu saldırılarda yüzlerce rus askeri ve yüzlerce araç imha edildi. Hattab Çeçenistan'a giden Türkiyeli müslümanlarlada yakından ilgilenirdi. Birgün Türkiyeli mücahidlerle otururken arkadaşlarına söylediği ‘'Türkiyeli kardeşlerime iyi bakın onlar benim dayılarımdır'' sözü herkezi güldürmüştü.

Onunla birlikte bulunan Türkiyeli kardeşlerden birisi bir anısını şöyle anlatıyor; ‘'birgün Hattab operasyon sonrası bizim bölgemize gelmişti. Bizimde yiyeceklerimizi sakladığımız kilere fare dadanmıştı. Bize onu yakalamak için küçük mayınlar döşemiştik. Küçük patlama sesleri ilgisini çekmişti ve bize sordu. Bizde durumu anlatınca çok şaşırmış hatta gülmüştü. Bu olaydan sonra herkeze ‘' Türklerin yanına gitmeden muhakkak haber verin zira onlar fare yakalamak için bile mayın döşerler''diyerek takılmıştı."

Hattab zeki, cesur ve güçlü bir kişiliğe sahipti. Askerleri tarafından çok sevilen Hattab, kendisi ile oyun oynanmayacak birisi olarak tanınır. Askerleri ile yakından ilgilenir, onların kişisel problemlerini çözmelerinde yardımcı olur, onlara kendileri için alışveriş yapmaları için para verirdi.

Bir alim onun için şöyle diyor; ‘'onun görünüşü kafire ve munafığa korku,müslümanlara ise ferahlık veriyordu!''

ŞEHADETİ

Ve o yiğit savaşçı bir münafığın elinden şehadet şerbetini içti. O'nun ölümün hak olduğuna ve Allah'ın takdir ettiği zamanda geleceğine imanı sonsuzdu. Birçok kez ölüm tehlikesi atlatmasına rağmen bu güne kadar gelmemişti. Ve şehadet onu zehirli bir mektubla buldu. Onun şehadetini yanında bulunan bir kardeşimiz şöyle anlatıyor:

"Birlikte oturuyorduk. Çok sevdiği bir arkadaşından mektub geldi. Mektubu açtı ve okumaya başladı. O sırada yemek yiyordu. Mektubu okuduktan bir süre sonra bir halsizlik başgösterdi. Ve arkasından yüksek ateş. Bizi çağırdı ve ' beni okuyun galiba cinler musallat oldu'' dedi. Okumaya başladık. Ertesi gün şiddetli bir kusma başladı. Zehirlendiğini anlamıştık. Onu tedavi etmek için uğraşıyorduk. Lakin zehir elinden yediği yiyeceğe oradanda vucuduna iyice yayılmıştı. Bi süre sonra görme melekesinide kaybetti.

Tekrar bizi çağırdı ve ‘'ben şehid olacağım kağıt kalem getirin ve son vasiyetimi yazın'' dedi bu sırada kan kusuyordu. Vasiyetini bitirdikten yaklaşık 3 saat sonra iyice ağırlaştı ve bi süre sonra şehadet getirerek şehid oldu."

Müminlerin komutanlarından ibnul Hattab bu şekilde Rabbi'ne döndü. O'nun şehadeti başta Çeçenistan olmak üzere bütün islam coğrafyasında üzüntüyle yankılandı. Müslümanlar önemli bir komutanını kaybetmişti. Ama Hattab hayatında kendi gibi birçok mücahidi de yetiştirmeyi başarmıştı. Zalimlere öldürücü darbeler indirmişti.

Onun hayatı bütün müslüman gençlere örnek bir hayattı. Dünyaya meyl etmeyişi, ümmet bilinci ve takvası ile herkeze örnekti. O yaşadığımız yüzyılın komuyanıydı. O da diğer kardeşleri gibi rabbine gitti. Rabbimiz onu firdevsinde ağırlasın ve onu peygamber efendimiz ve şehidlerimizle haşretsin inşallah...

‘'Allahtan istiyorum ki beni cehennem azabından korusun. Bana merhamet etsin ve cennetlerine yaklaştırsın. Ondan firdevs-i Ala'yı istiyorum'' Şehid Komutan İbnul Hattab


*********

Şehid Hattab'ın Oğluna Yazdığı Mektup:

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla

Salih, kutsal bir mücadele olan Çeçenistan'dan, benim sana olan tavsiyem budur. İslam tarihi sayfalarında sadece Allah yolunda verdikleri sözleri tutanlar şerefle kayıd edilmiştir. Onlar ise sözlerinde durarak söyledikleri gibi, savaşın olduğu yere gidenlerdir.

İnan bana oğlum, para inananları inaçlarından alıkoydu. İnananlar batılaştılar ve onların maaşlara tapıyorlar. Ancak, Allah'ın verdiği daha hayırlıdır.

Ve bu yanlış davranıştan dolayı insanlar sanki hayvanlaşmışlar. Yani, onlar sabah kahvaltıya kalkarlar, sonra işe giderler, sonra öğlen yemeğe giderler, sonra eve giderler ve sonunda yatarlar. Ve onların hayatlarında başka bir amaç ve hedef yoktur.

İnan bana Salih, onların amacı kendilerini zenginleştirmek ve о yolda ilerlerken problemlerden kendilerini sigorta etmek. Ancak, problemler hiçbir zaman bitmez. Evde, karısıyla, çocuklarıyla, ev problemi ve benzeri problemleri birini çözerler, arkadan diğeri başlar. Ve böylece onları çözerlerken hayatları sona erer, problemleri kalır.

Bu gün İslam ümmeti içerisinde her türlü insanlar mevcuttur: Alimler, talebeler, işadamları, mühendisler hatta hırsızlar ve haydutlar. Ancak, Tevhid ehli ve Cihad ehli askeri azdır.

İnan Salih, bu gün Cihad zamanıdır. Küfr ümmeti çok dikkatli çalışmaktadır. İslam ümmeti ise keskin bir kılıca muhtaçtır.

Allah, bu zamanda da İslam ümmetine merhamet ederdi, Peygamber efendimizin (s.a.v.) ve ashabın ve onların yolunda devam edenlerin zamanından bahis etmiyorum.

Biz gördük, dünyanın en fakir olan milleti Sovyet birliğini nasıl yok ettiğini ve en az olan milletin ise Rusya'nın kalbini kırdığını. Ben bunlarla yaşamasaydım, belki ben de inanmazdım.

İnan Salih'im, ölümünü kendin seçebilirsin şahadetini isteyerek cihat yolunda. Ama Allah daha iyi bilir. Allah'a tevekkül et ve ölümüne dimdik karşı koy hayat da о zaman sana gelir. Allah'a olan ümidini yetirme ve ona tüm kalbinle inan. Biz insanlar Allah'a inanırız ve yine de zafer gelir mi acaba diye şüpheleniriz? İnsanlar her zaman şüpheli davranırlar. Körfez savaşından beri, kafir uçakları tankları çoğu insanların kalplerinde korku bırakmıştır.

Körfez savaşı, Afganistan'da Rusya'ya karşı kazanılan savaşdan sonra Müslümanların kalplerine inen inanç ve cesareti yok etmeye yetti. Düşmanların silahlı kuvvetleri Allah'a inanan az bir insanlara karşı yenilgiye uğradıktan sonra, Orta Doğuya tüm yerlere yerleşip Muhammed ümmetini korkutmaya başlamışlardır. Saddam'a ve askerlerine bir şey olmuyordu. Ama Batı gittikçe vahşileşerek Müslümanları korkutarak onları tüm sahip olduklarına el koyarak devam ettiler ve biz buna karşı koymayı borç bildik. Ve hala bu savaş 18 yıldır devam etmektedir.

Salih zaman gelir sen de ölümle karşı karşıya kalırsın. O halde Allah'a yönel ve O'nun yolunda cihat et. O, bu dünya'da ve öbür dünya'da da bir şereftir. Canım benim! Sen hala çok küçüksün. Ama biz sana ve senin yaştakilere bir yol gösterdik ki bunu bize bizim nineler gösteremezdi. Biz önce Allah'a ve sonra size inanıyoruz. Siz, bu ümmettin umudusunuz.

Maalesef, bu gün gençler televizyonun ve futbolun ve benzeri şeylerin ve arabaların kölesi olmuşlar. Boşu boşuna ölmekten kork ve Allah'tan sonunu hayırlı olmasi için dua et. Allah yolunda cesedini parçalanarak ölmek, mahşer'de seni Peygamber efendimizle (s.a.v.) beraber kılar.

Benim için en büyük hediye, Elhamdulillah, senin bu cihat topraklarında dünyaya gelmendir. Senin anne tarafı akrabalar birileri şehit edildi, birileri benimle hala savaşmaktalar, birileri Ruslara esir düştüler. Onlar ilk Dağistan'da şeriatı ilan edenlerdendirler. Ben hatırlıyorum, о zamanlarda onların bulundukları köyler, Ruslar tarafından çembere altına alınmıştı ve biz onlara yardıma koştuk ve beraberce orada kafirleri dize getirdik.

Çeçenistan'da о zaman senin annen hala seni karnında taşıyordu. Ve uçaklar bizim toprağımızı her yerde bombalıyordu ve yakıyordu. Ve onun için, Allah'a şükür et ki sen karnındayken cihadın seslerini duymaya başladın. Senin annen ise bir yerde öbür yere koşardı. Canım benim, lüks bir hayatı hiç düşünme çünkü seni her yerde küfür ümmeti takip edecektir ve sana rahat vermeyeceklerdir. Sen ise babanın yoluna devam et ve şerefli bir yol seç. Çoğu senin babanın arkadaşları da bunu seçtiler ve şehit oldular veya esir düştüler. Sen ise onlar'dan daha iyi değilsin. Hayatında ciddi bir karar al ye Allah'a inanarak ve zafere inanarak devam et. Boş konuşmalara kulak verme, çok soru da sorma. İlim ara ve onu uygula ve Allah'ın kitabını öğren. Küçükken bunları yap sonra Allah'ın yolunda cihad'a hazırlığını yap.

Oğlum benim! Bilmem, cihad'ta beraber olurmuyuz. Belki sen tek başına olursun, ben ise mezarda. Ama bu bir komutanın askere olan bir tavsiyesidir, benim için bir rahmet ol, bana dua et ve Salih bir evlat ol ki, ölenler ancak salih evladın duasını alırlar. Peygamberimiz de böyle söylemiştir.

İsterim ki, Allah'ım koru onu! Bu ümmete faydalı ve bu dini korumaya güç ve cesaretini ver ona! Ve senin sonsuz rahmetinden rahmet eyle ona! Allah'ım düşmanlarından koru onu! Ve fakir babasına ve annesine şefaatçi kıl onu! Allah, inanmayanlara karşı senin şerefini ve gücünü yükseltsin!

Allahu Ekber

Senin baban, Hattab
Kaynak: Kudüs Yolu
Kavkaz Center
Alıntı ile Cevapla
  #83  
Okunmamış 29-03-2009, 10:49 AM
bymarti
Standart Cevap: Çeçenistan'dan Haberler

ÇEÇEN MÜCAHİTLE RÖPORTAJ

28/03/2009

işgal altındaki Çeçenya’ da konuşan işbirlikçilerin elebaşı Ramzan Kadirov, Çeçenya’ da 70 kadar savaşçı kaldığını ve Mart ayının sonunda operasyonlara son verileceğini açıklamıştı.
Çek Cumhuriyeti’ nde faaliyet gösteren Prague Watchdog isimli internet sitesi Çeçen mücahitlerle iletişime geçti ve güncel durum hakkında bir röportaj yaptı.

25 Mart 2009’ da Rus milletvekilleriyle işgal altındaki Grozny’ de bir basın toplantısı düzenleyen işbirlikçilerin ele başı Ramzan Kadirov, Çeçenya’ da 1999 yılından bu yana aralıksız devam eden anti-terörizm operasyonlarında sona yaklaşıldığını ifade etti.
Kukla Kadirov’ a göre 31 Mart 2009’ da Ulusal Anti Terörizm Komitesi operasyonların sona erdiğini açıklayacak ve Çeçenya’ daki Rus birlikleri çekilecek.
Prague Watchdog isimli internet sitesinin editörleri bu açıklama üzerine Çeçen mücahitlerin tanınmış komutanlarından Hussein Gakayev’ in grubuna mensup bir mücahit ile söyleşi yaptı.
Kuteyb takma adını kullanan 27 yaşındaki Aslan, Çeçenya’ nın Vedeno bölgesinden. Aslan PW editörleriyle röportaja başlamadan önce kötü Rusçası için özür diledi ve savaş döneminde büyüdüğü için Rusça eğitim almaya imkanı olmadığını ifade etti.
İşte Prague Watchdog isimli internet sitesinin editörlerince yapılan telefon görüşmesinin deşifre edilmiş hali:

PW: Ramzan Kadirov, Çeçenya’ nın dağlarında mücadele eden 70 kadar direnişçi kaldığını açıkladı. Bu sayı gerçekleri yansıtıyor mu?

Aslan: Bu kesinlikle doğru değil, sadece Gorno-Shalinsky Bölgesi’ nde 60 kişiden oluşan bir mücahit birliği var. Bu sadece tek bir cephe. Ve bizim çok sayıda cephemiz var. Ramzan ve diğer kafirlerle münafıklar işlerine geldiği gibi açıklamalar yapıyorlar. Bu onların ihtiyacı olan şey. Ama Allah’ a şükürler olsun ki sayımız çok fazla. Burada yüzlerce ve yüzlerce kişiyiz, ve yüzlerce kişi de bizimle birlikte mücadele etmeyi arzuluyor. Buradaki gençlerin hepsi yasalara saygılı. Hepsinin istediği tek şey var, Allah’ ın kurallarının Rusya’ nın ve diğer anayasaların üstünde olması. Bizim anayasamız Kur’an, bu şeriattır. Bizim için Ramzan hiçbir şey ifade etmeyen bir kişi. Putin ve Medvedev’ i ciddiye almıyoruz. Onlar bir boşluk içerisinde kendileri için konuşuyorlar.

PW: Duma’ nın Devlet Güvenlik Komitesi temsilcileri Çeçenya’ da durumun olumlu yönde değiştiğini doğruluyorlar. Yer altı güçleri gerçekten tükendi mi, ve Çeçenya’ daki yetkililer açısından bir tehdit oluşturmuyorlar mı?

Aslan: Allah’ ın üzerine yemin ederim ki mücahitler güçlerini yitirmiş değiller. Mücahitlerin sayısı oldukça fazla ve şimdi güçleri de var. 2009 yılı mücahitlerin zafer yılı olacak. 2003, 2004 ve 2005’ te gençler mücadelemize bu denli ilgi göstermiyorlardı. Şimdi herkes “Lailahe illallah Muhammedur resullah” ı Kafkasya’ nın en tepesinde olmasını istiyor. Tüm gençler bunu arzuluyor.

PW: Rus Devleti Duma Sözcüsü Boris Grzylov, global ekonomik krizde artan maliyetler nedeniyle maliyeti çok yüksek olan Çeçenya’ daki federal güçlerin sayısının azaltılması gerektiğini söyledi. Eğer bazı güçler geri çekilirse, Kadirov’ un kendi kuvvetleriyle mevcut durumu koruması mümkün mü?

Aslan: Kadirov’ un gücü az, eğer Rus güçleri Çeçenya’ dan çekilirse Kadirovskyler kalplerini yitirmiş olacaklar. Onların güçleri zayıf. Eskiden Ruslar özel operasyonlar yapıyordu, şimdi bu rol Kadirovskylerde. Ama onların operasyonları çok etkisiz çünkü mücadele edecek güçten yoksunlar. Eğer ekonomik krizden dolayı ödeme olmazsa, onlar çalışmayı bırakacaklardır. Bu raporlar bizde. Onlar çoktandır hep beraber Çeçenya’ dan ayrılmayı ve yurtdışına gitmeyi konuşuyorlar.

PW: 2009 neden zafer yılı olacak?

Aslan: Bizim düşüncemiz o yönde, çünkü son iki yıldır bizler köylerdeyiz. Nozhai Yurt, Shatoi, Vedeno gibi dağlık bölgelerdeki köylerde mücahitler uzun süredir rahat bir şekilde operasyonlarını sürdürüyor. Bugünlerde normal şekilde evlerde yaşıyoruz, fakat eskiden öyle değildi. İnsanların bizleri desteklemesi, bizi anlaması çok güzel bir şey.

PW: Fakat Kadirov’ un kaynaklarıyla yer altı oluşumununki karşılaştırılamaz. Kadirov, silahlar, para, askeri güç olarak Rusya’ nın desteğini alıyor, sizde bunun binde biri bile yok.

Aslan: Evet, onun pek çok kaynağı var. Onun Putin’ i, Medvedev’i ve Rusya’ nın multimilyon ordusu var. İsterse Amerika’ nın ve dünyadaki diğer devletlerin de desteğini alsın. Allah bizimle olacak, bize yardım edecek. Mücahitlerin imanı çok kuvvetli. Ve bu bizim silahımız. Bizim silahlarımız dualardır. Fakat aynı zamanda bizim de para getiren kaynaklarımız mevcut. Pek çok insan kaynağımız olmadığını düşünüyordu. Fakat Allah’ a şükür ki, şimdi şartlarımız daha iyi. Tüm mücahitler Dokka Umarov’ u destekliyor, bizler onu seviyoruz.

PW: Sonbahar-yaz askeri operasyonlarınıza başladınız mı yoksa henüz plan aşamasında mısınız?

Aslan: Mart boyunca tüm mücahitler ormanlardan çıkacak. Bizler köylerde ya da köylerin yakınlarında yerleşiyoruz. Güvenlik durumu iyi. 2006 ve 2007’ de biraz tehlikeliydi, fakat şimdi problemimiz yok. Nisan ayında büyük operasyonlarımıza başlıyoruz. Vedeno’ da, Grozny’ de ve diğer bölgelerde saldırılarımız devam ediyor, fakat bunları kimsenin öğrenmesini istemedikleri için medyaya yansımıyor.

PW: Peki Kadirovskylerin içinde sizleri destekleyenler var mı?

Aslan: Evet, elbette. Düzenli olarak liderlerimizle irtibat halindeler, bizim için çalışıyorlar, bize bilgi aktarıyorlar. Onlar imanlı kimseler. Geçtiğimiz yıl Kadirov için bir suikast düzenlenmişti. Onlar bize yardım ettiler.


Prague Watchdog/26.03.2009 tercüme; waynahk

alkavkaz
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Seçenekler
Stil


Çeçenistan'dan Haberler

Çeçenistan'dan Haberler konusu, EĞLENCE VE BİLGİ REHBERİM/Güncel Haberler bölümünde tartışılıyor .




Gündemden Başlıklar

Konu Kategori
Evden eve nakliyat Liseler & Üniversiteler
Şehir ve Firma Rehberi Tatil ve Oteller
Tatil ve Oteller Seo

Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 06:22 AM.




Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.3.2
Tynt Script Sponsored by Information Technology Salary
Bütün Hakları Saklıdır 2005-2011 Rehberim.net