Rehberim

osmanlı devletinde karadan ve denizden kazanılan savaşlar

Başka Yere Sığmayanlar bölümü Hakkında Bilgi-Nedir / osmanlı devletinde karadan ve denizden kazanılan savaşlar konusu gösteriliyor Özet:osmanlı devletinin kazandıgı 3 tane denizden ve karadan kazanılan savaşlar Sponsorlu Bağlantılar...


Go Back   Rehberim > EĞLENCE VE BİLGİ REHBERİM > Başka Yere Sığmayanlar > Hakkında Bilgi-Nedir

osmanlı devletinde karadan ve denizden kazanılan savaşlar

Açılış Sayfam Yap Reklam Kayıt ol Konuları Okundu Kabul Et

  Sponsorlu Bağlantılar

Cevapla

Seo Seçenekler Stil
  #1  
Okunmamış 28-12-2009, 03:45 PM
Kayıtsız Üye
star osmanlı devletinde karadan ve denizden kazanılan savaşlar

osmanlı devletinin kazandıgı 3 tane denizden ve karadan kazanılan savaşlar
Sponsorlu Bağlantılar
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Okunmamış 28-12-2009, 04:47 PM
Raskolnikov
Standart Cevap: osmanlı devletinde karadan ve denizden kazanılan savaşlar

VENEDİK SAVAŞI
İstanbul'un alınmasıyla ekonomik alanda en çok zarar gören devlet Venedik olmuştu. Fatih Sultan Mehmed zamanında kendilerine kapitülasyonlar verilmiş ve bu sayede Haçlı birliğinden ayrılmışlardı. Fakat Venedik her zaman için Osmanlı aleyhtarı bir politika izleyerek zaman zaman Mora halkını kışkırtıyordu. Sultan İkinci Bayezid bu sorunu kökünden çözmeye ve Venediklilerin ellerinde kalan yerleri de almaya karar verdi.

Karadan ve denizden yapılan kuşatmayla İnebahtı (1499) ardından Moron Koron ve Navarin kaleleri ele geçirildi. Yunan adalarının da fethedilmesi üzerine Osmanlılarla başa çıkamayacağını anlayan Venedikliler barış istediler. Yapılan barış antlaşmaları sonunda Osmanlı'nın fethettiği yerler tekrar Venediklilere verildi...

VARNA SAVAŞI
Sultan İkinci Murad büyük bir hızla Edirne'ye geldi. Osmanlı Ordusunun başına geçti. Varna önlerine gelen Osmanlı Ordusu Haçlılara karşı saldırıya geçti. Haçlı Ordusunun Varna önlerinde bozguna uğratılmasıyla büyük bir zafer kazanıldı (10 Kasım 1444).

Varna Savaşı Haçlıların İstanbul'un Türkler tarafından fethedilmesini engellemek için yaptıkları son girişim oldu.

Bu savaş Osmanlıları Segedin Antlaşmasına zorlayan şartları tamamen değiştirdi. Sultan İkinci Murad bir müddet sonra tahtı yine oğluna bırakarak çekildiyse de devlet adamlarının ısrarları sonucu tekrar tahtına döndü

TUNUS`UN FETHİ
Osmanlılar Uluç Ali Paşa komutasındaki yeni hazırlanmış donanma ile Akdeniz'e indi. Venedikliler barış istediler. Ayrıca Tunus kıyılarında bazı bölgeler fethedildi (1574

TRABLUSGARB FETHİ
Şarlken Trablusgarb'ı aldıktan sonra buraya Sen Jan Şövalyeler'ini yerleştirmişti. Barbaros'un Preveze Deniz Zaferini kazanması ve Venediklilerin Osmanlılarla barış imzalamaları Şarlken ve Papa'yı kızdırmıştı. Hazırlanan Haçlı donanması Cezayir'e saldırdı ancak Osmanlı donanması karşısında bozguna uğradı (1541).

Barbaros'un yetiştirdiği Turgut Reis Trablusgarb'ı karadan ve denizden kuşatarak aldı. Ayrıca bu seferle Bingazi de Osmanlı ülkesine katıldı (1551)

TRABLUSGARB SAVAŞI
Sömürgecilik yarışında birliğini geç sağladığı için geri kalan İtalya Kuzey Afrika'da Osmanlılara ait olan Trablusgarb'ı ele geçirmek istedi. Avrupalı devletlerin de desteğini alan İtalya Osmanlı Devleti'ne bir ültimatom vererek Trablusgarp'ın kendisine bırakılmasını istedi. İtalyanların bu isteği reddedilince Trablusgarp ve Bingazi işgal edildi (1911).

Mustafa Kemal ve Enver Bey Trablusgarp'a geçerek Derne ve Tobruk'da önemli direniş hatları oluşturdular. İtalya Osmanlı Devleti'ni barışa zorlamak için Çanakkale'de Türk istihkamlarını denizden topa tuttular. Ayrıca Oniki adaya asker çıkardılar. Balkan Savaşlarının başlaması üzerine İtalyanlarla barış imzalandı ve Trablusgarp Savaşı sona erdi. Yapılan Uşi Barış Antlaşması'na göre; Trablusgarp ve Bingazi İtalya'ya verildi. Oniki ada Yunanistan'ın işgal etmemesi için geri verilmek üzere İtalya'da kalıyordu.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Okunmamış 28-12-2009, 04:47 PM
Raskolnikov
Standart Cevap: osmanlı devletinde karadan ve denizden kazanılan savaşlar

SIRP SINDIGI SAVAŞI
Islâm memleketlerine yönelen ve "Haçli Seferleri" diye anilan tecâvüz hareketleri bir asra yakin zamandan beri durmustu. Fakat Osmanli Türkleri'nin Bati Trakyayi elde etmeleri ve Bulgaristan ortalarina kadar sokulmalari Haçlilik ruhunun hortlamasina sebebiyet verdi.
Filibe'nin zapti sirasinda kaçan ve Sirbistan'a siginan Rum kumandani vakit geçirmeden Türkler üzerine yürünmesini tavsiye ediyor devamli tahriklerde bulunuyordu. Ancak Sirplar'in da Bulgarlar'in da bu macerayi göze alabilecek kuvvet ve cesaretleri yoktu. Türkler'i geri püskürtmeye çalisirken ellerindeki topraklan kaybedebilirlerdi. Ayrica Balkan kavimleri kendilerine din can mal ve kazanç hürriyeti getiren Islâm idaresinden memnundular; tekrar eski kötü jönlere dönmeyi istemiyorlardi. Denizci bir devlet olan Venedikliler ise Dogu'daki ticarî menfaatlerinin haleldar olacagi korkusuyla tarafsiz kalma siyasetinden ayrilmiyorlardi.

Osmanlilar'a karsi çikabilecek tek devlet Macaristan'di. Balkanlar'i da hâkimiyeti altina alma sevdasina düsen Macar Krali Layos böylece hazirlanmaya basladi.

Iste o siralarda Papa V. Urban da Macar ve Sirp krallari ile Eflâk (Romanya) ve Bosna prenslikleri arasinda askeri ittifak kurulmasina önayak oldu. Tarihlerimizde umumiyetle 60 bin kisi olarak gösterilen Haçlilar Macar Krali Layos kumandasinda Edirne'ye dogru yürüdüler.

Sultan Murad o sirada Bursa'da bulunuyordu ve Türk ordusunun büyük kismi Anadolu'da idi. Rumeli Beylerbeyi Lala Sahin Pasa bir taraftan padisaha haber yollarken bir taraftan da Haci Ilbeyi kumandasindaki 10 bin kisilik akinci kuvvetini kesif gayesiyle göndermisti.

Herhangi bir mukavemet görmeden ilerleyen Haçli ordusu Meriç nehrini geçtikten sonra Edirne'nin birkaç kilometre ötesinde durakladi. Taarruza geçtikleri anda bu sehri zaptedecekleri ve Trakya'nin güneyine sarkacaklari muhakkakti. Çünkü Bursa'dan yola çikacak Osmanli ordusu kisa zamanda oraya erisemezdi.

Haci Ilbeyi konak yerinde eglenceye dalan ve müstakbel zaferlerin tadini simdiden çikarmaya kalkan Haçlilar'a karsi bir gece baskini düzenlemeyi kararlastirdi. Kimseden talimat almamisti ve bu tehlikeli tesebbüsten zararli çikilirsa kendi elleriyle idam fermanini hazirlamis olacakti. Fakat gece karanliginda hücuma geçen 10 bin Türk akincisi düsmani tam gaflet halinde bastirdilar. "Koyun sürüsüne dalan kurt gibi" neye ugradiklarini sasiran Haçli askerlerini kiliçtan geçirdiler. Kaçabilenlerin çogunlugu da Meriç sularinda boguldu. Kral Layos ise canini güçlükle kurtararak memleketine dönebilmisti. Osmanlilar'in müttefik Hiristiyan ordularina karsi elde ettigi bu zafer tarihlerimizde "Sirp Sindigi" olarak anilir.

Öte yandan Sultan I. Murad Bursa'dan hareket etmis Gelibolu'ya geçmeden önce Katalanlar elinde bulunan Karabiga'nin fethini kararlastirmisti. Çünkü ordusunun arkasini emniyete almak istiyordu. Sirp Sindigi Zaferi'nin haberi ulasinca denizden ve karadan yaptigi taarruzun siddetini arttirdi ve nihayet kaleyi düsürerek Marmara'nin güney sahillerindeki Türk hâkimiyetini tamamladi. Bu arada Gazi Evrenos Serez'i fethetmisti.

Sirp Sindigi Zaferi devlet merkezinin Bursa'da tutulmasinin mahzurlu olacagini göstermisti. Çünkü Osmanlilar'a yönelecek tehlikeler simdilik sâdece Hiristiyan dünyâsindan geliyordu. Ayrica devletin istikbâli de Rumeli'de tutunmasina bagli idi. Bu sebeple Edirne sehri askeri merkez haline getirildi.

Bizans Imparatoru V. loannes Paleologos Türkler'in Rumeli'de kazandigi topraklan istirdada çalismayacagini ve Türk düsmanlari ile ittifak kurmayacagini taahhüt etmisti ama el altindan bunun aksi faaliyette bulunmaktan vazgeçmiyordu. Nitekim gizlice Macaristan'a gitmis ve kendisine yardim edilirse Ortodoks mezhebini birakip Katolik olacagina söz vermisti. Fakat memleketine dönerken Bulgar Krali Ivan Sisman onu yakalatarak Nigbolu kalesine hapsetmisti.

O sirada Macar Krali Layos Papa nezdindeki tesebbüslerine hiz vermisti. Böylece bir taraftan Papa'nin Türkler aleyhindeki tahrikleri bir taraftan da Bizans imparatoru'nu kurtarmak maksadiyla Savua Kontu VI. Amadeo 15 kadirga ile yola çikti. Ugradigi Agriboz ve Midilli adalarindan yardimci kuvvetler alip Çanakkale Bogazi'na girdi ve 1366'da Gelibolu'yu zaptetti. Türklerin donanmalari bulunmadigi için bu isgali önleyememislerdi. Ancak 1367 Haziran'inda Bizans'a birakilan Gelibolu kisa bir müddet sonra tekrar Türk topraklarina katilacaktir...

SALAKAMEN SAVAŞI
Sultan İkinci Ahmed padişah olduğunda Köprülü Fazıl Mustafa Paşa sadrazamdı. Sultan İkinci Süleyman'ın son yıllarında Köprülü Fazıl Mustafa Paşa önemli askeri başarılar elde etmişti. Belgrad'dan çıkıp Tuna'yı aşarak Avusturya üzerine yürüyen Köprülü Fazıl Mustafa Paşa Kırım kuvvetlerini beklemeden Petervaradin'de düşmana ani bir darbe vurmak istedi.

Ancak pusuya düşürülen Köprülü Fazıl Mustafa Paşa Salakamen'de bozguna uğradı ve kendisi de alnından vurularak şehit oldu. Avusturya cephesindeki ilerleyiş ve mücadele böylece sona erdi. Avusturya ile yapılmakta olan savaş neticelenemedi ve Osmanlı akınları durdu. Köprülü Fazıl Mustafa Paşa'nın yapmaya çalıştığı ıslahat hareketlerinden de o öldükten sonra vazgeçildi.

Lehistan'ın amacı 1672 yılında Osmanlılar tarafından fethedilen Podolya eyaletinin başkenti olan Kamaniçe'yi ele geçirmekti. Ancak Lehistan'ın kuvvetli hücumlarına direnen Kahraman Paşa kaleyi korumayı başardı. Bunun dışında Venediklilere karşı da başarılı direnişler yapıldı. Eğriboz kalesi kahramanca savunularak Venediklilerin eline geçmesi engellendi. Diğer yandan Sakız Kalesi de Venediklilerin saldırısına uğradı. Ancak Sakız Kalesi tüm çabalara rağmen 21 Eylül 1695 tarihinde şartlı olarak Venediklilere teslim edildi....
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Okunmamış 28-12-2009, 04:48 PM
Raskolnikov
Standart Cevap: osmanlı devletinde karadan ve denizden kazanılan savaşlar

RUS AVUSTURYA SAVAŞI
Rusların Lehistan'ın iç işlerine karışmaları Avusturya ile ittifak yapma çalışmaları devam eden İran savaşları sırasında Kırım ordusunun Kafkasya üzerinden geçmesine izin vermemeleri ve Azak kalesini işgal etmeleri gibi sebepler Sultan Birinci Mahmud'un 16 Haziran 1736 günü Rus seferine çıkma kararını almasına yol açtı.

4 Ağustos 1737 günü Banyaluka Zaferi kazanıldı. Balkanlara ve Kırım'a saldıran Rus kuvvetleri bozguna uğrayarak geri çekildiler. 1 Eylül 1739 günü Belgrad kalesi geri alındı. Osmanlı Devleti'nin Avusturya cephesinde de başarılı olması Rusya'nın barış istemesine sebep oldu. Osmanlı Devleti 18 Eylül 1739 tarihinde Avusturya ve Rusya ile Belgrad antlaşmasını imzaladı.

Belgrad antlaşmasına göre Azak kalesi Ruslara bırakılacak Rusların savaş sırasında elde ettiği diğer topraklar Osmanlı Devleti'ne teslim edilecek ve Ruslar Karadeniz'de savaş ve ticaret gemisi bulundurmayacaktı. Bu antlaşmanın imzalanmasında Fransa'nın katkıları oldu ve Fransa'ya daha önce verilmiş olan imtiyazlar arttırıldı.

Sultan Birinci Mahmud'un son yılları barış içinde geçti. Ancak bu aralar meydana gelen yangınlar İstanbul'da büyük zarara yol açıyordu. 28 Aralık 1745 günü çıkan büyük İstanbul yangını sırasında Balat ve Fener'de 800 ev yandı. Beş yıl sonra çıkan başka bir yangında İstanbul'un birkaç mahallesi ve tarihi konakları kül oldu (4 Şubat 1750). 3 Eylül 1754 günü büyük İstanbul Depremi meydana geldi. İstanbul'un beş altı gün içinde 14 defa sallandığı bu deprem sırasında Ayasofya Bayezid ve Fatih camilerinin kubbeleri de zarar gördü.

RODOS`UN FETHİ
Avrupalılar Akdeniz'deki Rodos Kıbrıs Girit Malta gibi adalara hakim olmuşlar açık denizlerde keşifler yapmışlar ve denizlerde güçlerini arttırmışlardı. Kanûnî döneminde denizciliğe önem verildi ve büyük başarılar elde edildi.

Kanûnî döneminde Rodos adası Sen Jan şövalyelerinin elindeydi. Şövalyeler korsanlık yapıyor Türk donanmasına zarar veriyorlardı. 1522 yılında düzenlenen seferle Rodos fethedildi...

RİDANİYE ZAFERİ
28 Ağustos 1516'da Halep'e giren Yavuz Sultan Selim hiçbir direnmeyle karşılaşmadan şehri teslim aldı.Hama (19 Eylül 1516) Humus (21 Eylül 1516) ve Şam (27 Eylül 1516) aynı şekilde teslim olurken Lübnan emirleri de Osmanlı hakimiyetini kabul ettiler. Yoluna devam eden Yavuz 30 Aralık 1516'da Kudüs'e 2 Ocak 1517'de Gazze'ye girdi. Mercidabık Savaşı'ndan sonra Mısır'ın başına Tumanbay geçti. Tumanbay Osmanlı hakimiyetini kabul etmediği gibi barış teklifi için gelen Osmanlı elçisini öldürmüş ve Venedikliler'den top ve silah alarak Ridaniye'de kuvvetli bir savunma hattı kurmuştu.

Yavuz Sultan Selim ordusuyla birlikte ilkçağdan beri hiçbir komutanın cebren geçemediği Sina Çölü'nü 13 günde geçerek Ridaniye'de Mısır Ordusu ile karşılaştı.

Mısır Ordusu'na El-Mukaddam Dağı'nın etrafını dolaşarak güneyden saldıran Yavuz Sultan Selim bu manevra sayesinde Mısır ordusunun yönleri sabit olan toplarını etkisiz hale getirdi. 22 Ocak 1517'de Ridaniye Zaferi kazanıldı. Bu zaferle birlikte Memlük Devleti tarihe karıştı...

PRUT SAVAŞI
Rusya Osmanlı Devleti ile mücadelesinde kendi lehine bir zemin yaratmak istiyordu. Osmanlı Devleti içinde yaşayan Ortodoks toplumları kışkırtarak Osmanlı Devleti'ni zayıflatacak ve yapacağı savaşlarda daha önce kaybettiği toprakları geri alacaktı. Eflak ve Boğdan Beylerini Osmanlılara karşı kışkırtan Rus Çarı Deli Petro Poltova Savaşı'nda İsveç Kralı Demirbaş Şarl'ı yenince Demirbaş Şarl Osmanlılara sığındı. İsveç Kralını kovalayan Rus birliklerinin Osmanlı topraklarına akınlar düzenlemesi üzerine Osmanlı Devleti Rusya'ya karşı savaş ilan etti (1711).

Sadrazamlığa getirilen Baltacı Mehmed Paşa 100.000 kişilik bir orduyla Tuna'yı geçerek Eflak'a girerken Osmanlı donanması da Karadeniz'e açıldı. Osmanlı kuvvetleri Kırım Ordusunun da desteği ile Rus birliklerini Prut Nehri kıyısında çember içine aldılar. O an için kurtuluş imkanı bulunmayan Rus Çarı Deli Petro Moskova'ya bir mektup yazarak durumun zorluğunu ve ümitsizliğini anlattı. Çariçe Birinci Katarina araya girerek Osmanlı Devleti'ne barış teklifinde bulundu. Hem Kırım Hanı hem de İsveç Kralı saldırıya geçilip Rus ordusunun yok edilmesini savunuyorlardı. Ancak Baltacı Mehmed Paşa yeniçerilere güvenmiyordu. Kuşatma sırasında yeni bir kutsal ittifakın oluşturulabileceği düşüncesine sahip olan ve Osmanlı ordusunun çok yıpranacağı endişesini taşıyan Baltacı Mehmed Paşa barış yapılmasını kabul etti (21 Temmuz 1711). İmzalanan Prut antlaşması ile Azak kalesi Osmanlılara geri verildi. Ruslar İstanbul'da devamlı bir elçi bulundurmayacak ve İsveç Kralı Şarl'ın serbestçe ülkesine dönmesine izin vereceklerdi.

Osmanlı Devleti kazandığı bu başarıdan sonra daha önce kaybedilen Mora yarımadasını da geri almak istiyordu. Venedikli korsanların Osmanlı ticaret gemilerine saldırmaları ve Mora halkının Osmanlı Devleti'nin yönetimi altına girmeyi istemesi Venediklilere savaş açılmasına neden oldu (8 Aralık 1714). Silahtar Ali Paşa Modon Koron ve Navarin'i alarak Mora'yı fethetti (22 Ağustos 1715).

PREVEZE SAVAŞI
Osmanlıların Akdeniz'de kuvvetlenmeleri ve tüm Ege denizine hakim olmaları Avrupa'yı telaşlandırmıştı. Ayrıca devam eden Avusturya ve Macaristan seferleri büyük bir Haçlı donanması hazırlanmasına neden oldu. Andrea Doria komutasındaki Haçlı donanmasında Venedik ve Cenevizliler'den başka Malta Portekiz ve İspanya'ya ait gemiler de bulunuyordu.

Haçlı donanması 602 Osmanlı donanması ise sadece 122 parçaydı. Preveze körfezinde 27 Eylül 1538'de yapılan savaşta Barbaros Hayreddin komutasındaki Osmanlı donanması büyük bir zafer elde etti.

Tarihe Preveze Deniz Zaferi olarak geçen bu savaş sonunda Akdeniz bir Türk Gölü haline geldi.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Okunmamış 28-12-2009, 04:48 PM
Raskolnikov
Standart Cevap: osmanlı devletinde karadan ve denizden kazanılan savaşlar

OTLUKBELİ SAVAŞI
Karamanoğlu İbrahim'in 1464'te ölmesi üzerine oğulları birbirlerine düşmüşlerdi. Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan'ın yardımıyla İshak Bey Karamanoğlu beyliğine sahip oldu. Bunun üzerine diğer oğlu Pir Ahmed Bey Fatih Sultan Mehmed'den yardım istedi ve gelen yardım sayesinde Beyliği ele geçirdi. Fakat Pir Ahmed Bey bir süre sonra gidip Venediklilerle anlaşınca bu duruma sinirlenen Fatih Sultan Mehmed Karaman Seferi'ne çıkmaya karar verdi.

Konya ve Karaman alınarak Osmanlı'ya bağlandı. Karaman halkı İstanbul'a ve çeşitli yerlere göç ettirildiler. Pir Ahmed Bey kaçarak Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan'a sığındı. Bu olay Osmanlılarla Akkoyunluların arasının açılmasına neden oldu.

Osmanlılar Avrupa ve Anadolu'daki topraklarını genişletirken Akkoyunlular Devleti'de Doğu Anadolu Kafkasya İran ve Irak üzerinde hakimiyet kurmuşlardı. Sınırlarını genişleten iki Türk Devleti arasında büyük bir savaş kaçınılmaz olmuştu. Otlukbeli mevkiinde 11 Ağustos 1473'de yapılan savaşta devrin en kuvvetli savaş tekniğine ve araçlarına sahip olan Osmanlı ordusu Uzun Hasan'ın kuvvetli süvarilerden kurulmuş olan ordusunu birkaç saatte dağıttı.

Bu savaştan sonra Akkoyunlular bir daha kendilerini toparlayamadılar. Fatih Sultan Mehmed Akkoyunlu tehlikesini bu şekilde engellemiş oldu. Anadolu'da ve Rumeli'de birçok sefer düzenleyip pek çok zafer kazanmıştı.

Buna rağmen güneyde güçlü bir devlet konumunda olan Memlüklerle problemler yaşandığı halde sıcak bir savaştan kaçınmışt

OSMANLI RUS SAVAŞLARI
Sultan Üçüncü Selim tahta çıktığında Osmanlı Devleti Rusya ve Avusturya ile savaş halindeydi. Sultan Üçüncü Selim bu iki devlete karşı mücadeleye devam etti.

Bu savaşın temel sebepleri Kırım'ı kurtarmak ve Osmanlı topraklarını aralarında paylaşma hesapları yapan Avusturya ve Rusya'ya engel olmaktı. Kırım'ın jeopolitik konumu İstanbul'un güvenliği için çok önemliydi. Bu savaşlar sırasında Avusturya'ya karşı İsmail Zaferi gibi bazı başarılar kazanılmışsa da Ruslara karşı aynı başarı gösterilememişti. Ruslarla yapılan Fokşan (1 Ağustos 1789) ve Boze Savaşları'nda (22 Eylül 1789) Osmanlı kuvvetleri büyük kayıplar verdi. Akkerman kalesi Ruslara geçti ve Baserabya bölgesi Rus işgaline uğradı. Sebeş Muhadiye Lazarethane ve Pançova'yı işgal eden Avusturyalılar ise önce Belgrad'ı (8 Ekim 1789) daha sonra ise Semendire'yi ele geçirdiler.

NIGBOLU ZAFERİ
Osmanlıların Rumeli'deki faaliyetlerinin devam etmesi akıncıların Bosna'ya ve Arnavutluk'a kadar ilerlemeleri Haçlıları telaşa düşürdü. Macar Kralı Sigismund Papa'nın da desteğiyle başta Fransız İngiliz ve Alman kuvvetleri olmak üzere bütün Avrupa ülkelerinin katılımıyla oluşan Haçlı Ordusu'nun başına geçti. Bu ordu 1396 yılının Mayıs ayında harekete geçti.

Bu ittifakın amacı beş yıldır kuşatma altında bulunan İstanbul'u kurtarmaktı. Haçlılar Tuna kıyısındaki Niğbolu kalesini kuşattılar. Kale kumandanı Doğan Bey Yıldırım Bayezid komutasındaki Osmanlı Ordusu yetişinceye kadar kaleyi başarıyla savundu. 1396 yılında Niğbolu kalesi önlerinde çok kanlı çarpışmalar oldu. Haçlılar tarihe Niğbolu Savaşı olarak geçen bu çatışmada büyük bir bozguna uğradılar. Savaş sonunda Haçlıların aldığı yerler Osmanlı Devletine geçti. Bulgar Krallığı ortadan kaldırıldı ve Macaristan içlerine doğru akınlar yapıldı. Haçlı dünyası yarım yüzyıl Türklerin üzerine yürümeye cesaret edemedi. Bu savaştan sonra Yıldırım Bayezid'e Abbasi Halifesi tarafından "Sultan-i iklim-i Rum" yani "Anadolu Sultanı" ünvanı verildi.

Niğbolu Savaşından sonra İstanbul üçüncü defa kuşatıldı. Daha önceden yapımına başlanmış olan Anadoluhisarı bu kuşatma sırasında tamamlandı. Güçlü bir deniz kuvveti ve büyük topların olmaması fethi engelliyordu. Bu sebeple Yıldırım Bayezid Türk Denizciliğini geliştirmeye çalıştı. Yıldırım İstanbul'u kuşatma altında tutarak şehrin teslim olacağını düşünüyordu. Ancak Timur tehlikesi ortaya çıkınca Bizans'la bir antlaşma yapıldı ve kuşatma kaldırıldı. Bu antlaşmayla İstanbul Sirkeci'de bir cami bir İslam Mahkemesi ve bir Türk mahallesi kuruldu. Yıllık haraç arttırıldı. Aynı yıl Yunanistan'a ve Mora'ya sefer düzenlendi.

1398 yılında Karaman ülkesi ve Karadeniz beylikleri fethedildi. Bir yıl sonra da Dulgadiroğulları beyliğine son verildi. Yıldırım Bayezid ayrıca İstanbul Galata'da bulunan Ceneviz Kolonisi ile de savaştı...
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Seçenekler
Stil


osmanlı devletinde karadan ve denizden kazanılan savaşlar

osmanlı devletinde karadan ve denizden kazanılan savaşlar konusu, Başka Yere Sığmayanlar/Hakkında Bilgi-Nedir bölümünde tartışılıyor .



Benzer Konular

Konu Kategori
OSMANLI DEVLETİ’NİN DURAKLAMA VE GERİLEME DÖNEMİ ÖSS Soruları Tarih - Coğrayfa
Fransız İhtilalinin Osmanlı Devleti Üzerindeki Etkileri Tarih - Coğrayfa
XIX. Yüzyılda Osmanlı Devleti ÖSS Soruları Tarih - Coğrayfa
19. Yüzyılda Osmanlı Devleti Ansiklopedi
Kanuni Sultan Süleyman J-K-L


Gündemden Başlıklar

Konu Kategori
Evden eve nakliyat Liseler & Üniversiteler
Şehir ve Firma Rehberi Tatil ve Oteller
Tatil ve Oteller Seo

Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 07:27 PM.




Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.3.2
Tynt Script Sponsored by Information Technology Salary
Bütün Hakları Saklıdır 2005-2011 Rehberim.net