EĞLENCE VE BİLGİ REHBERİM bölümü İslam ve insan / Arapça dersleri konusu gösteriliyor Özet:BİSMİHİ TEALA (HEPSİ ALINTIDIR ) إِنَّا أَنزَلْنَاهُ قُرْآناً عَرَبِيّاً لَّعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ “Biz onu, anlayasınız diye, Arapça bir Kur’an olarak indirdik.” ...
| Sponsor bağlantılar | ||
| |||||||
Arapça dersleri | Açılış Sayfam Yap | Reklam | Kayıt ol | Konuları Okundu Kabul Et |
| | #1 |
| Standart Donanım | BİSMİHİ TEALA (HEPSİ ALINTIDIR )إِنَّا أَنزَلْنَاهُ قُرْآناً عَرَبِيّاً لَّعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ “Biz onu, anlayasınız diye, Arapça bir Kur’an olarak indirdik.” (Yusuf /2) Kur’an-ı Kerim, insanlığın dünya ve ahirette mutluluk ve saadete erişmesi için gönderilmiş son ilâhî mesajdır. Kur’anı-ı kerim’in bir çok özelliğinden bir tanesi onun Arapça olarak indirilmesidir.Bu husus kur’an’ın bir çok yerinde vurgulanmıştır.Bundan dolayıdır ki,müfessirler bu ayetleri yorumlarken,Arapça bilmeyen Müslümanların Bu dili öğrenmelerinin gerekliliği hususunda durmuşlardır. Zira onu yaşayabilmek için onun anlamamız dolayısıyla dilini bilmemiz gerekir. Arapça öğreniminin bir çok usulü vardır.Bu usullerden biri olan klasik medrese usulü, bekli de en fazla üzerinde durulanıdır.Zira medrese usulü temeli sarfa dayalı olan bir usuldür.Sarf (yani kelime türetme) Arapça öğreliminin ilk anahtarıdır. SARFIN SÖZLÜK ANLAMI: Ansiklopedik sözlük sahibi İbn-i Manzur’a göre sarf,’’bir şeyin görünüşünü değiştirmek’’tir.Buna tasrif de denir.Bu kökten türeyen ‘الإنصراف’ ‘’ise,’’bir yerden ayrılıp gitmek’’,ayrıca ‘’ismin tenvin alması’’ demektir.Sarf ‘’değiştirmek,uğraşmak ve çare bulmak’’ anlamlarına da gelir. ‘’bir şey de tasarrufta bulunmak’’ o şeyde gerekli değişikliği yapmaktır.Furkan suresi’nin 19.ayetinde:فمآ تستطيعون صرفآ ولآ نصرا İfadesi geçer ki, ‘’Artık ne <<azabımıza karşı****çare bulabilir ne de bir yardım alabilirsiniz’’anlamındadır.Bu konuda şu deyimler de dikkat çekicidir: تصر يف الريآح: Rüzğarların oradan oraya sürüklenmesi. صرف الحديث: Sözün süslenmesi ve bir şeyler eklenmesi. فلآن لآ يحسن صرف الحديث: Falanca iki lafı bir araya getiremez SARFIN TERİM (İSTİLAHI) MANASI Sarfın pratik terim manası, ‘’bir kök kelimenin,istenilen manalarını elde etmek için çeşitli kalıplara aktarılması’’ demektir. Sarfın, Arapça sözlük (lügat) ve dilbilgisi (nahiv) alimlerinin araştırıp buldukları, lafzı ve manevi gayelerinden birini hedef alan terim manaları vardır: LAFZI GAYE:Kelimenin seslerinde ‘’إبدال bir harfın yerine başka bir harf koyma’’ ‘’ قلب bir harfi başka bir harfe çevirme'' ya da ا،ي،و إعلآل harflerini birbirine dönüştürne’’ şeklinde ortaya çıkar. ALLAH’ın (Celle celaluhu) ‘’ والضحي‘’ kavlinin ‘’والضحي ‘’ şeklinde ( ي) ye İmale ile okunması, yine, ''إهدنآ الصراط المستقيم ‘’ ayetinde ( ص) harfinin (س ) ‘e ibdal ile okunması örnek olarak verilebilir. MANAYA YÖNELİK GAYE: Arapça’nın üstün taraflarının en önemlisini ve nerede ise bir başka dilde görülmeyen üstünlüğünü ortaya koyarki, bu da ‘’ kelime türetme imkanının genişliği’’dir.Mesela: ‘’ كتب:yazdı’’ fiili, talep / istek manası içeren ‘’إستكتب : yazmak istedi’’ fiilinden farklıdır.Yine ‘’رجل :adam ‘’ ismi, hakaret anlamı içeren ‘’رجيل :adamcağız’’ ismi ile aynı değildir. SARF İLMİNİN ÖNEMİ Sarf ilmi Arapça’nın, Nahv (cümle kurma) ve sarf (kelime türetme) şeklindeki iki yarısının en önemli kısmıdır.Dolayısıyla, ister Arapça’nın cümle yapısıyla,isterse kelime türetimiyle meşgul olanlar herhangi bir biçimde bu ilme ihtiyaç duyarlar. Çünkü sarf, Arapça’nın mizanı yani ölçüsüdür.Öyleyse Nahv alimi, cümlenin genel oarak dil yapısını göz önüne alır.Sonra bu yapının ona yüklediği manaya yönelik parçalarını çözümler.Mesela: ‘’ إنمآ يخشي الله عبآده العلمآء‘’ ayetin de nahiv alimi (العلمآء ) kelimesinin fail (يخشي :fiilinin öznesi) ve ( الله ) Lafzının da Mef’ulün bih (nesne) olduğunu açıklar. Söz diziminde ise belağat tarafı,bu ayette failin fiilden hemen sonra getirilmeyip sona bırakıldığı konusunda önemli rol oynar. Sarf alimi ise kelimeleri, yan yana dizilişine bakmaksızın tek tek ele alırve yukarıdaki ayet hakkında ‘’ يخشي‘’ fiilini, illetli (içinde ا،و،ي harfleri bulunduran )bir fiildir’’ der ve elif’in nasıl illetli olduğunu açıklar, ‘’ يفعل‘’vezni (ölçüsü) nde olduğunu söyler.Söz diziminin içerdiği anlamdaki görevine ve nahivcinin dikkat ettiği İ’rap harekelerine bakmaksızın, sonundaki Elif’in aslının ‘'ي‘’ ya da ''و ‘’ den mi dönüşmüş oduğundan bahseder.Çünkü kelimenin dizilişinden bahsetmek onun değil nahivcinin işidir. Sarfın konusu, sahih yada illetli olması,ayrıca kök halinde veya türemiş olması vb. açılardan Arapça kelimelerdir. Sarf ilmini kurucusu Muaz b.Müslim el-Harra dır.Bir başka rivayette Hz.Ali’nin (r.a) olduğuda söylenir.Gayesi ise, Arapça’yı kelime yapısında çıkabilecek hatalardan korumakve imla kurallarına uymaktır. Sarf ilmi öğrenilmesi ‘’farz kifaye’’dir ![]() Konu pinhân tarafından (29-06-2007 Saat 05:27 PM ) değiştirilmiştir. |
| | |
| | #2 |
| Standart Donanım | Fiil Çekimi ![]() ![]() Konu pinhân tarafından (23-06-2007 Saat 02:51 PM ) değiştirilmiştir. |
| | |
| | #3 |
| Standart Donanım | Emsile,misalün kelimesinin cem-i çoğuludur. مثآل مثآلآن أمثلة gelir.Emsile ''misaller-örnekler''demektir.Arapça kelimelerin ana kalıplarının misallerini izah ettiği için bu ismi almıştır. Bunlara emsile-i muhtelife ''çeşitli örnekler''deniyor.Bu ana kalıplar lafız olarak 24,mana olarak 26 tanedir.Bunun sebebi (26 olmasının) mimli mastar (arapça da mastarlar mimli ve mimsiz olmak üzere ikiye ayrılır),ism-i zaman,ism-i mekanın yazılışı (kalıbı) birdir.Fakat mana itibari ile üçtür.Mesela:منصر bir kalıpta, bir kelime,bir lafız olarak yazılır.Fakat üç manayı bir arada taşır bulundurur.Onlarda:İsm-i zaman,ism-i mekan, mimli mastar dır. Bu 24 kalıp fiil ve isim olarak iki kısma ayrılır.Fiil olanlar,on üç (13) tanedir.Fiillerde kendi aralarında ihbar-i ve inşa-i diye ikiye ayrılır. İhbar-i olanlar şunlardır:Fiili mazi,fiili muzari,cehd-i mutlak,cehd-i mustagrak,nefy-i hal,nefy-i istikbal, tekid-i nefy-i istikbaldir.Geçmişten, halden ve gelecekten bahseden,haber veren fiillere ihbar-i fiiller denir. İnşa-i fiiller de altı tanedir:Emr-i gaib, nehy-i gaib,emr-i hazır,nehy-i hazır,fiili teaccubü evvel,fiili teaccubü sani'dir. İnşa-i demek ;gelecekte olan bir şeyin hazır olmasını,mevcud olmasını taleb etmeye,istemeğe denir. İsimler,lafzen onbir (11),mana itibari ile onüç (13) tanedir: Mastar,ism-i faiil,ism-i mef'ul,mastar mimi,ism-i zaman,ism-i mekan, mastar bina-i merre,mastar bina-i nevi,ismi tasgir, ismi mensub, mübalağa ismi fail,ismi tafdil,ismi alet Bunlara müştak isimler,yani sığalanan,çekimi yapılan,çekimi yapılalarak çoğaltılan,çoğalan isim ve isimler denilir. İkinci kısım ise camid isimlerdir. Sığalanamaz,çekimi yapılmaz,ve çoğaltılmaz.Ahmed,Muhammed,İbrahim gibi |
| | |
| | #4 |
| Standart Donanım | Mazi fiilin malum'unun çekimi ![]() ![]() |
| | |
| | #5 |
| Standart Donanım | Mazi fiilin mechul'unun çekimi ![]() ![]() |
| | |
| | #6 |
| Standart Donanım | Muzari fiilin malum'unun çekimi ![]() ![]() |
| | |
| | #7 |
| Standart Donanım | muzari fiilin mechul'unun çekimi ![]() ![]() |
| | |
| | #8 |
| Standart Donanım | Bu bölümde günlük konuşma kalıplarını işlemeye gayret edeceğiz.İlk olarak çeşitli soru edatları ile başlıyoruz. Soru edatları أَدَوَاتُ الْإِسْتِفْهَامِ مَنْ؟ (men) Kim? أَيْنَ؟ (eyne) Nerede? مَتَى؟ (****) Ne zaman? كَيْفَ؟ (keyfe) Nasıl? لِمَاذَا؟ (limaze) neden? Niçin? بِكَمْ؟ (bikem) Kaça? مَا؟ (ma) Ne? أَيُّ (eyyu) Hangi? أَيْنَ الْفُنْدُقُ؟ (eyne-l'funduku) Otel Nerede? أَيْنَ سُوقُ الْمُغَطَّى؟ (eyne sukuu-l muğatta) Kapalıçarşı nerededir? مَنْ أَنْتَ؟ (men ente) Sen kimsin? مَنْ هُمْ؟ (men hüm) Kim onlar? مَتَى وَصَلْتَ؟ (**** vasalte) Ne zaman ulaştın? مَتَى تُسَافِرُ؟ (**** tesaafiru) Ne zaman gideceksin? كَيْفَ السَّفَرُ؟ (keyfes- seferu) Yolculuk nasıl? مَا هَاذَا؟ (ma haze) Bu ne? مَاإِسْمُ هَاذَا؟ (mesmu haze) Bunun adı ne? مَاذَا تُرِيدُ؟ (maze turiidü) Ne istiyorsun? مَاذَا تَأْكُلُ؟ (maze te'kulu) Ne yersin? مَاذَاتَشْرَبُ؟ (maze teşrabu) Ne içersin? بِكَمْ هَاذَا؟ (bikem haze) Bu kaça? هَلْ تَفْهَمُ؟ (hel tefhemü) Anlıyor musun? هَلْ يُوجَدُ؟ (hel yuucedü) Bulunur mu? لاَ يُوجَدُ؟ (la yuucedü) Bulunmaz. مِنْ أَيْنَ؟ (min eyne) Nereden? إِلَى أَيْنَ؟ (ila eyne) Nereye? مِنْ أَيْنَ تَأْتِي؟ (min eyne te'tii) Nereden geliyorsun? إِلَى أَيْنَ تَذْهَبُ؟ (ila eyne tezhebü) Nereye gidiyorsun? |
| | |
| | #9 |
| Standart Donanım | هل ستاتي معي (hel sete'tii maii) benimle gelirmisin? ما هاذا اللون (ma haze-l levnu) bu renk nedir ماذا حدث (maze hadesü) ne oldu? هاذا جميل جدا (haze cemilün cidden)bu çok güzel انت رائع (ente raaiun) sen harikasin من اين انت (min eyne ente) nerelisin اسمي محمود (ismii mahmud) adım mahmud اسمي فاطمة (ismii fatıma) adım fatıma (veya şimdiki söylenişi ile fatma) انا تركي (ene türkii) ben Türküm الساعة متاخرة (es-saatü müteahhiratün) saat geç oldu |
| | |
| | #10 |
| Standart Donanım | Mimsiz mastar'ın çekimi ![]() İsmi fail'in çekimi ![]() İsmi mef'ul'un çekimi ![]() |
| | |
| | #11 |
| Standart Donanım | Cehdi mutlak malum çekimi ![]() ![]() Konu pinhân tarafından (29-06-2007 Saat 05:22 PM ) değiştirilmiştir. |
| | |
| | #12 |
| Standart Donanım | Cehdi mutlak mechul çekimi ![]() ![]() |
| | |
| | #13 |
| Standart Donanım | Zamirler الظَّمَاءِرُ أَنَا (ene) Ben أنْتَ (ente) Sen (erkek) انت (enti) sen (kadın) هُوَ (huve) O (Erkek) هِىَ (hiye) O (kadın) أنْتُمَا (entüma) İkiniz هُمَا (huma) İkisi نَحْنُ (nahnu) Biz أَنْتُمْ (entüm) Siz (erkek) أََنْتُنَّ (entünne) Siz (kadın) هُمْ (hum) Onlar (erkek) هُنَّ (hünne) Onlar (kadın) عِنْدِي (indii) Bende عِنْدَكَ (indeke) Sende عِنْدَهُ (indehu) Onda عِنْدَنَا (indenaa) Bizde عِنْدَكُمْ (indeküm) Sizde عِنْدَهُمْ (indehüm) Onlarda لِى (lii) Benim لَكَ (leke) Senin لَهُ (lehu) Onun لَنَا (lena) Bizim لَكُمْ (leküm) Sizin لَهُمْ (lehüm) Onların مِنِّي (minnii) Benden مِنْكَ (minke)Senden مِنْهُ (minhu) Ondan إِليَّ (ileyye) Bana إِلَيْكَ (ileyke)Sana إِلَيْهِ (ileyhi) Ona |
| | |
| | #14 |
| Standart Donanım | Zamir: ismin yerini tutan marife isimdir. انا = ene (ben), هو = huve (o), انت = ente (sen) Zamirler ikiye ayrılır sırayla bunları örnekler ile vermeye çalışaçağız. 1- Munfasıl Zamirler 2- Muttasıl Zamirler 1- Munfasıl Zamirler: Başka bir kelimeyle birleşmeyen zamirlerdir. Bu da ikiye ayrılır. a- Merfu Munfasıl Zamir b- Mansub Munfasıl Zamir a- Merfu Munfasıl Zamir: Umumiyetle cümleye, söze kendisiyle başlanan zamirdir. انت زكى = ente zekiyyun=sen zekisin |
| | |
| | #15 |
| Standart Donanım | Cehdi mustagrak malum çekimi ![]() ![]() |
| | |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
Arapça dersleriArapça dersleri konusu, EĞLENCE VE BİLGİ REHBERİM/İslam ve insan bölümünde tartışılıyor . | |
| ||||
| Konu | Kategori | |||
| Evden eve nakliyat | Liseler & Üniversiteler | |||
| Şehir ve Firma Rehberi | Tatil ve Oteller | |||
| Tatil ve Oteller | Seo | |||