EĞLENCE VE BİLGİ REHBERİM bölümü İslam ve insan / "Kelime-i Tevhid" getirenin cennete gireceği belirtiliyor, oysa imanın şartları altı konusu gösteriliyor Özet:Soru: Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s) bir hadis-i şeriflerinde mealen kelime-i tevhid getiren kimsenin cennete gireceğini haber veriyor. Ancak biz imanın ...
| |||||||
"Kelime-i Tevhid" getirenin cennete gireceği belirtiliyor, oysa imanın şartları altı | Açılış Sayfam Yap | Reklam | Kayıt ol | Konuları Okundu Kabul Et |
| | #1 |
| Yazar Pasaj Yöneticisi | Soru: Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s) bir hadis-i şeriflerinde mealen kelime-i tevhid getiren kimsenin cennete gireceğini haber veriyor. Ancak biz imanın altı şartının olduğunu biliyoruz. Bu durumu nasıl anlamalıyız? Cevap: “İman Tecezzi kabul etmez”. Yani, iman hakikatleri bir bütündür; birine iman etmemek insanı dinden çıkarmaya yeter. Allah'a inanan bir mümin O’nun kitabı olan Kur'an'a da iman edecektir ki Rabbini hak bir itikat üzere bilebilsin. İnsan aklı ancak kendisini ve bu âlemi bir yaratanın olduğunu bilebilir, ama onun sıfatlarını, fiillerini, isimlerini, emir ve yasaklarını, ebed yurdunu, cennete ulaştıran yolları, Allah bildirmedikçe bilemez. O halde Allah'a ve Kur'an'a imanın birbirinden ayrı düşünülmesi kabil değil. Kur'an’a inanan insan, Peygamberimizin risaletine ve vahiy meleği Cebrail'e (a.s.) de inanma durumundadır. Bu ise peygamberlere ve meleklere imanın ilk ve en büyük adımı. Kur'an’a ve peygambere inanan bir insan ise Kur'an’ın bildirdiği ve Allah Resulünün (a.s.m.) öğrettiği bütün hakikatlere inanır ve bütün ibadetlere sarılır. Sadece Allah'a inanmakla kurtuluşa erebilecek zümre, fetret devrinde yaşayan, hiçbir dinden, hiçbir peygamberden haberi olmayan, kendisine vahiy tebliğ edilmeyen, ibadet nedir bilmeyen kimselerdir. Kelam âlimleri imanın esasının altı olduğunu ancak bu altı esasın da temelde üç ana esasta toplanabileceğini (Allah’a iman, Peygamberlere iman ve Ahirete iman) hatta bu üç iman esasının da temelde Allah’a imanda münderiç olduğunu ifade etmişlerdir. Yani kişinin hadiste ifade edildiği şekliyle “la ilahe illallah” diyerek Allah’a iman ettiğini bildirmesi, diğer iman esaslarını inkâr ettiği anlamına gelmez. Tam tersine Allah’a iman eden bir kişi, Onun gönderdiği kitaplara da, peygamberlere de inandığı gibi, Kur’an’da ifade edilen ahiretin ve meleklerin varlığına da inanır. Zaten kaza ve kader doğrudan Allah’ın ilim ve kudretiyle alakalı bir husustur. Yani Allah’ı bütün kemal sıfat ve isimleriyle kabul eden bir kişi kaza ve kadere de iman eder. Bu durumu Bediüzzaman Hazretleri şu ifadeleriyle dile getiriyor: “İman, altı rüknünden çıkan öyle bir vahdânî hakikattir ki, tefrik kabul etmez. Ve öyle bir küllîdir ki, tecezzî kaldırmaz. Ve öyle bir külldür ki, kabil-i inkısam olmazlar. Çünkü, herbir rükn-ü imanî, kendini ispat eden hüccetleriyle, sair erkân-ı imaniyeyi ispat eder. Her biri her birisine gayet kuvvetli bir hüccet-i âzam olur. Öyleyse, bütün erkânı bütün delilleriyle sarsmayan bir fikr-i bâtıl, hakikat nazarında bir tek rüknü, belki bir hakikati iptal edip inkâr edemez. Belki adem-i kabul perdesi altında gözünü kapamakla, bir küfr-ü inadî yapabilir. Git gide küfr-ü mutlaka düşer, insaniyeti mahvolur; hem maddî, hem mânevî Cehenneme gider.” alıntı |
| | |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
"Kelime-i Tevhid" getirenin cennete gireceği belirtiliyor, oysa imanın şartları altı"Kelime-i Tevhid" getirenin cennete gireceği belirtiliyor, oysa imanın şartları altı konusu, EĞLENCE VE BİLGİ REHBERİM/İslam ve insan bölümünde tartışılıyor . | |
| ||||
| Konu | Kategori | |||
| Evden eve nakliyat | Liseler & Üniversiteler | |||
| Şehir ve Firma Rehberi | Tatil ve Oteller | |||
| Tatil ve Oteller | Seo | |||