:::Rehberim.net Forum:::

Bütün Varlığın Zikir Halkası: TESBİHÂT

EĞLENCE VE BİLGİ REHBERİM bölümündeki İslam ve insan alt forumunda bulunan Bütün Varlığın Zikir Halkası: TESBİHÂT konusunu görüntülemektesiniz özet:Bütün varlık (masivâ) Allah’ı tesbih eder. Melekten, sineğe; mikroorganizmadan, nebülözlere kadar her varlık, kendi özel dili ile sürekli O’nu anar, ...



Go Back   :::Rehberim.net Forum::: > EĞLENCE VE BİLGİ REHBERİM > İslam ve insan
       

Bütün Varlığın Zikir Halkası: TESBİHÂT

Google Özel Arama Kayıt ol Yardım Ajanda Forumları Okundu Kabul Et
Alt 15-03-2008, 12:49 PM   #1
 
DEMET - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
DEMET
10.10.09(Dünya Evi)





<!-- google_ad_section_start -->Bütün Varlığın Zikir Halkası: TESBİHÂT<!-- google_ad_section_end --> Bütün Varlığın Zikir Halkası: TESBİHÂT


Bütün varlık (masivâ) Allah’ı tesbih eder. Melekten, sineğe; mikroorganizmadan, nebülözlere kadar her varlık, kendi özel dili ile sürekli O’nu anar, O’nu hatırlar, O’nu tesbîh, tenzih ve takdîs eder. İnsan da bu evrensel koroya iradesiyle katılarak Rabbini en güzel isimleri ile tesbih eder. Ancak irade ve şuurunu kötüye kullanarak bazen nefis ve şeytanın ağına düşer ve bu korodan ayrılma bedbahtlığını yaşar. İşte, birçok konuda olduğu gibi, Yüce Yaratan bu konuda da insanı uyarmakta ve onun ‘evrensel tesbih korosu’ndaki görevini ihmal etmemesini istemektedir. Kalb ve ruhun gıdası olduğu için de, iradî bir şekilde her günün belli vakitlerini bu işe ayırmayı emretmektedir. Aşağıdaki satırlarda, genel olarak tesbih kavramı, özel olarak da farz namazlardan sonra yapılan tesbihâttan söz etmek istiyoruz.

A. Tesbih
Tesbih kelime olarak, balığın suda, kuşun havada, yıldızların yörüngelerinde hızla geçişleri gibi, süratle geçmek, yani hızla yüzüp uzaklaşmak anlamına gelen “سَبَحَ sebaha” kelimesinden gelmektedir. Ayrıca paklıkta, temizlikte çok ileri götürmek anlamını da taşımaktadır. Ragıb el-İsfahanî der ki: “Tesbih, Allah Teâlâyı tenzihtir, bunun aslı da Allah’a ibadete koşmak, çok gayret etmek demektir. İb’ad (uzaklaştırma) ‘Allah onu uzak etsin’ gibi kötü şeyler hakkında kullanıldığı gibi, tesbih de hayırlı işlere tahsis edilmiştir. Tesbih; söz, fiil veya niyetle yapılan her türlü ibadete verilen bir isimdir.”1
Tesbih, ‘Allah’ı tesbih etme’ işinin özel adı olduğu gibi, o manayı ifade eden Sübhan da Allah’ın güzeller güzeli isimlerinden biridir. Tesbih, layık olmayanı ve yakışmayanı reddetmek; çoğu zaman bu kelime ile beraber söylenen takdis (mukaddes saymak, bilmek) ise, layık olanı ispattır.
Bir ıstılah (terim) olarak ise tesbih; Allah’ı her arızadan, şâibeden, eksiklikten tenzih etmektir. Bu ise gerek zâtî sıfatlarında ve gerek fiilî sıfatlarında nefy (red) veya isbatı caiz ve layık olmayacak her noksanlıktan uzak demek olur. Öyle ise tesbih, Allah Teâlâ’nın zatında, sıfatlarında, fiillerinde ve isimlerinde nezahet ve paklığını ifade eder.

Her Şey Allah’ı Tesbih Eder
Ayet-i Kerimelerde, göklerde ve yerde, canlı ve cansız ne varsa hepsinin Allah’ı tesbih ettiği açıkça belirtilmektedir. “Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ı tesbih etmektedir.” (Hadid, 57/1) “Yedi kat gök, dünya ve onların içinde olan herkes Allah’ı tesbih eder. Hatta hiçbir şey yoktur ki, hamd ile O’nu tesbih etmesin. Ne var ki siz onların bu tesbihlerini anlayamazsınız.” (İsra, 17/44) Ayetlerde geçen ‘مَا’ harfi esas itibariyle akıllı olmayan varlıklar için kullanılıyorsa da “مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الأَرْضِ” tabiri göklerde ve yerde bulunan, ister görünmeyecek derecede ehemmiyetsiz olsun, ister görünen varlıklar olsun hepsini kapsar. Dolayısıyla, gerek melâike ve mü’minler gibi sözle, gerek diğer varlıklar gibi ilham yoluyla konuşanların hepsi dâhil olmak üzere, her varlık kendisine özel bir dille O’nu tesbih eder. Tabii ki burada mecazî ve işarî bir anlam da ifade edilmiş olabilir. Çünkü yaratılan her varlık, imkân (olabilirlik), hudûs (sonradan olma) ve üzerinde taşıyıp ortaya koyduğu sanat ihtişamı ile Allah Teâlâ’nın noksanlıklardan münezzeh (berî) ve yüceliğin son derecesindeki sıfatlarla vasıflanmış olan varlığına delalet ve işaret etmektedir.2

Takdis ve Tesbih İlişkisi
Cuma sûresinin ilk ayetinde Cenabı Hak (c.c.), peş peşe dört güzel ismini saymaktadır; el-Melik, el-Kuddüs, el-Aziz ve el-Hakîm. Özellikle tesbih ve takdis kavramlarının yakın ilişkisine dikkat çeken müfessirler şu açıklamaları yapmışlardır: Kuddûs’ün anlamı, fazilet ve güzelliklerle övülmüş demektir. Tesbih, takdisi; takdis de tesbihi içine alır. Çünkü yerilmiş sıfatların ortadan kaldırılması övgüleri ispat anlamını ifade eder. Nitekim “ortağı ve benzeri yok” dememiz O’nun bir olduğunu, “kimseye zulmetmez” dememiz, hükmünde âdil olduğunu ispatlar. Aynı şekilde övgüler de yergi ve noksanlıkları ortadan kaldırır. Mesela, âlim demek cehli, kâdir demek de acizliği yok eder. Şu kadar var ki “o şöyledir” dediğimizde takdis, “O şöyle değildir” dediğimizde de tesbihtir. Böylece takdisin içerisinde tesbih, tesbihin içinde de takdis bulunmuş olur ki, İhlâs sûresinde ikisi de bir arada zikredilmiştir. Mesela “De ki: Allah birdir, Allah Samed’dir.” (İhlâs, 112/1-2) âyetleri takdis, “Kendisi doğurmamıştır ve doğurulmamıştır. Hiçbir şey O’nun dengi olmamıştır.” (İhlas, 112/3-4) âyetleri ise tesbihtir. Demek ki, bunların ikisi de, şirk ve teşbihi ortadan kaldırmaya yöneliktir.
Evet, o öyle Kuddûstür ki Azizdir; çok izzetli, kudsiyeti sarsılmaz, kudretine yetişilmez, ezelden vasıflandığı kuvvet ve yüceliği hiç bir suretle mağlup edilemez. Kutsal şanına saldırıda bulunanların; mülküne leke sürmek, hakkına tecavüz etmek ve şirk koşmak isteyenlerin cezasını verir, şiddetli intikamıyla mağlup ve perişan eder. Bununla beraber Hakîm’dir. Yaptığını nizam ve hikmetle sağlam yapar. Kutsallık ve yüceliğine zıt olan şirk ve küfür gibi durumlara bazen meydan verip zalimler, fasıklar, haksızlar ve ahlâksızlara zaman tanıyor, yüze çıkarıyor gibi görünürse de onlarda da nice hikmetleri vardır. Öyle olmasaydı Hakk’ın kutsallık ve yüceliği bilinmez, ilâhî üstünlüğün boyutu anlaşılmazdı. Böylece de o zalimler büyük cezalara müstahak olmaz ve mü’minleri daha yüksek fazilet, sevab ve derecelere ulaştıracak olan dine hizmetin hikmeti kalmazdı. Çünkü eşyanın zıtlarıyla görünmesi bir hikmet kanunudur.3

Hayranlık İfadesi Olarak Tesbih
Günlük hayatta aklın alamayacağı bir olay veya şeyle karşılaşan kişi gayr-i ihtiyarî, “Sübhanallah!” der. Bundan kasıt şudur:
1. Allah’ım! Her ne kadar aklım almıyorsa da Sen’in yaptığın her şey çok güzel ve mükemmeldir. Sen eksik ve yersiz hiçbir şey yapmazsın. Zira fiillerinle de her türlü noksanlıktan münezzehsin.
2. Allah’ım! İnsan güç ve kudretini aşan, hayalinin bile ulaşamayacağı, onu şaşkına çeviren güzellikte işler yapıyorsun.
3. Allah’ım! Sen ne büyüksün ki, hiç kimsenin aklına gelmeyecek şeyler yapıyorsun. Üstelik bunlar yerli yerinde ve hikmetli işler olduğu gibi, kimsenin üstesinden gelemeyeceği, gücünün yetmeyeceği işler olmasına rağmen umulmadık bir şekilde ve kolaylıkta hallediyorsun. Sana zor gelen hiçbir şey yoktur.

Dile Hafif, Mizanda Ağır Amel
Efendimiz (s.a.s.) zaman zaman ashabına yapılması kolay ancak değer ve sevap açısından yüksek olan ameller ve sözler öğretirdi. Bu durum hem Allah’ın engin ve tükenmez hazinesine hem de zahiren değerli gibi görünen ancak içleri kof, keyfiyetten yoksun, malayani türünden işlerle uğraşmanın yanlışlığına işaret etmektedir. İşte bu değerli amellerden birisi de tesbihtir. Bize değer ve değersizlik ölçülerini en güzel şekliyle vazeden En Değerli İnsan (s.a.s.) şöyle buyuruyor:
كَلِمَتَانِ حَبِيبَتَانِ إِلَى الرَّحْمَنِ خَفِيفَتَانِ عَلَى اللِّسَانِ ثَقِيلَتَانِ فِي الْمِيزَانِ: سُبْحَانَ اللَّهِ وَبِحَمْدِهِ سُبْحَانَ اللَّهِ الْعَظِيمِ
“Rahman’a sevimli, dile hafif ancak mizanda ağır iki cümle vardır: Bunlar, subhanallahi ve bi hamdihi subhanallahi’l-azim: Allah’ı noksan sıfatlardan tenzih ve hamd ile tesbih ederim. Büyük olan Allah’ı tesbih ederim, O’nun şanı ne yücedir!”4 Hz. Peygamber (s.a.s.), bu pek değerli sözleri söylemenin sadaka olduğunu ifade etmiş5 ve her fırsatta, hatta yatağına uzanmadan hemen önce bile belli sayıda tekrar etmiştir.6


DEMET isimli üyemiz çevrimdy?ydyr. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Bu kullanıcılar DEMET kullanıcısına mesajından dolayı teşekkür ettiler:
Gül BahçeSi (17-03-2008)
Yeni Konu aç Cevapla

Bookmarks

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Burjuvalar ve Proleterler YSS Felsefe - Sosyoloji - Psikoloji 0 16-01-2008 01:37 PM
Nur Çeşmesi nûr-efşân Risale-i Nur 21 09-01-2008 06:39 PM
HEGEL, Georg Wilhelm Friedrich YSS Bilim 0 16-12-2007 10:45 PM
allahı zikir ve fazileti şeyma_buşra İslam ve insan 0 16-11-2007 04:59 PM

Aradığınızı bulamadınız mı?
Sorun Cevaplayalım.

----Kapat----


Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 04:55 PM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.3.2
Bütün Hakları Saklıdır 2010 Rehberim.net
sohbet - Rehberim

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380