Rehberim

Kediler & Jazz

Ansiklopedi bölümü J-K-L / Kediler & Jazz konusu gösteriliyor Özet:Cazın kokusunu alabiliyor musunuz? Kediler hemen alır cazın kokusunu. O yüzden caz topluluklarının büyükçe bir çoğunluğu kendini � Jazz Cats ...



Go Back   Rehberim > EĞİTİM VE KÜLTÜR REHBERİM > Yardımcı Kaynaklar > Ansiklopedi > J-K-L
       

Kediler & Jazz

Açılış Sayfam Yap Reklam Kayıt ol Konuları Okundu Kabul Et
Alt 05-05-2008, 10:36 AM   #1
 
Heretic - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Cold Spring Harbor





<!-- google_ad_section_start -->Kediler & Jazz<!-- google_ad_section_end --> Kediler & Jazz




Cazın kokusunu alabiliyor musunuz? Kediler hemen alır cazın kokusunu. O yüzden caz topluluklarının büyükçe bir çoğunluğu kendini �Jazz Cats� diye tanımlar ve hatta düzenlenen caz festivalleri kedilerle temsil edilir. Kediye yakışır bir müzik türdür caz. Onun gibi kıvrak, onun gibi gizem dolu ve onun gibi özgürlüğe yakılmış. Peki bu caz kedileri nasıl oldu da giriverdiler gizlice ruhumuza?
Yeşil Afrika�da siyah adam toprakta çalışırken dans etmeyi severdi. Dans işi kolaylaştırır, toprağın ve güneşin yükünü silkelerdi. Siyah adam bir şarkı tuttururdu toprakta çalışırken, kalın siyah dudaklardan dudaklara yayılır, birlikte söylenir, birlikte ritm tutulurdu. Sonra beyaz adam geldi Afrika�ya. Ama önce barutun kokusu duyuldu, sonra beyaz adamın zincirlerinin sesi. Okyanusun yosunla boğduğu gemilerin depolarında siyah adam, beyaz adamın ülkesine taşındı. Zincirler ve ufukta kaybolan Afrika sahili acıyı müziğe dönüştürdü. Beyaz adamın tutsaklığında siyah adam doğumu, ölümü, sevinci, hüznü hep bu müzikle anlattı ve her defasında Afrika�yı hatırladı. Tepkili bir müzikti bu, vokaller katılır, bir enstrüman diğerine, bir şarkıcı bir diğer şarkıya karşılık verirdi.

Beyaz adam siyah adama bu müziğini söyleme izni verdi. Siyah adam şenlikler düzenledi. Ama beyaz adam, siyah adamın kiliseye de gitmesini istedi. Siyah adam, beyaz adamın kilisesine gidemedi. Kendi saz damlı kilisesine gidebildi ve beyaz adamın müziği ile tanıştı. Afrika�nın güneşli günlerinin ritmini beyaz adamın kilise müziği ile birleştirdi ve mısır tarlalarında Amerikan halk müziği doğmaya başladı.

Siyah adam ile beyaz adam sosyal yaşamda birleşemedi ama müzikte tek beden oldu. Dinsel duygularını blues ile anlattı, ritmi piyanoyla kaydırarak anlatınca ragtime dedi. Melez amerikan müziği idi bu ve başkenti New Orleans�ın Storyville mahallesi idi, büyünün, gizemin ve özlem dolu aşkların mahallesi. Beyaz adam batakhaneler diyarı dedi Storyville�e, olsa olsa hikayeler mahallesi idi, kadının ve erkeğin müzikle kutsanmış hüznünün mahallesi. Ama beyaz adam kapattı bu mahalleyi. Bu müziğe gönül vermiş siyah adamlar tüm Amerika�ya dağıldılar ve Storyville�in hüzünlü hikayelerini anlatmaya koyuldular.

Beyaz adam da çok sevmişti bu müziği. Beyaz adam siyah adamdan çok şey çalmıştı. Siyah adam müziğini vermemekte ısrarlı idi. New Orleans�ın kara mahallelerinde siyah adam şarkı söylediğinde kahraman olurdu, beyaz adam söylediğinde ise aşağılanırdı. Siyah adamı çok aşağılamıştı beyaz adam, sıra şimdi siyah adamdaydı.

Amerika 20. yüzyıla girdiği yılda tam da Özgürlük Günü�nde bu müziğe damgasını çıkmamacasına vuracak siyah bir bebek doğdu. Louis koydular adını, Louis Armstrong. Bu müziği milyonlara sanat olarak kabul ettirecekti. Ama beyaz adam da kendi kahramanını doğurmakta gecikmedi ve Bix Beiderbecke doğdu. Louis ve Bix salonları doldurup boşalttı. Ama halk onlardan çok Duke�ü sevdi. Duke�ü daha çok kendinden biri olarak gördü. Doğruydu Duke Ellington halktan biriydi.

Artık Amerika bu müziği dinliyordu, ama yeniliğe de açıktı. Özgür bir ülkeydi, siyahlar özgür olmasa da. Swing diye yeni bir tarz çıktı, gazoz ve bira kokan barlarda. Artık içki yasağı da kalkmıştı, şimdi eğlence zamanıydı. Ama bu müziği yürekten sevenler Swing�i sevmediler. Tadı koyu olmalıydı, kahve gibi, siyah ekmek gibi ve Dixieland Canlanışı başladı, tam da savaşın arifesinde. Beyaz adam siyah adamın özgürlüğünü reddetse de birlikte özgürlük için savaşmaya gittiler. Avrupa�nın yıkım kokan cephelerinde bu müziği dinleyip Amerika�yı düşlediler ve bir gün savaş bitti. Beyaz adam ve siyah adam Amerika�ya dönerken Frankfurt�un, Milano�nun, Paris�in barlarında plaklarını bıraktılar. Artık Avrupalılar da bu müziğin çocuklarıydı.

Müzik sadece yaşam değildi, aynı zamanda iktidardı, politikaydı. Siyah adam artık özgürlük isteğini daha yüksek sesle söyler olmuştu ama haykırışı müzikti ve bunun adına Bop Hareketi dendi. Özgürlük rüzgarı Rock ile alev aldı. Avrupa sanki Amerika�ya teşekkür ediyordu. Rock dünyayı sallıyordu, sadece dünyayı mı siyah adamla beyaz adamın çok sevdiği o müziği de.

Onlar blues dediler, swing dediler, bop dediler bu müziğe ama Storyville�deki yaşlı mama caz dedi bu müziğe, caz; insanın özgürlüğün türküsü.






Heretic isimli üyemiz çevrimdy?ydyr. (Offline)  

Firma Rehberi
Yeni Konu aç Konu Kapatılmıştır

Seçenekler
Stil


Kediler & Jazz

Kediler & Jazz konusu, Ansiklopedi/J-K-L bölümünde tartışılıyor .



Benzer Konular

Konu Kategori
Kediler için Feng Shui J-K-L
Kedilerde Engellik J-K-L
Kediler Dalida ve Denge J-K-L
Kediler ve Zatüre Sıcak Havalar J-K-L
Kediler J-K-L


Gündemden Başlıklar

Konu Kategori
Evden eve nakliyat Liseler & Üniversiteler
Şehir ve Firma Rehberi Tatil ve Oteller
Tatil ve Oteller Seo

Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 02:17 AM.




Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.3.2
Tynt Script Sponsored by Information Technology Salary
Bütün Hakları Saklıdır 2005-2011 Rehberim.net