Rehberim

Kuşlar

Ansiklopedi bölümü J-K-L / Kuşlar konusu gösteriliyor Özet:KUŞLAR KUŞLARIN VÜCUT YAPILARIİskelet Kuşların genel yapısı yürüme ve uçma hareketlerini rahatça yapmaya uygun bir şekilde oluşmuştur. Yürürken ve dururken ...


Go Back   Rehberim > EĞİTİM VE KÜLTÜR REHBERİM > Yardımcı Kaynaklar > Ansiklopedi > J-K-L

Kuşlar

Açılış Sayfam Yap Reklam Kayıt ol Konuları Okundu Kabul Et

  Sponsorlu Bağlantılar

Konu Kapatılmıştır

Seo Seçenekler Stil
  #1  
Okunmamış 08-01-2008, 11:13 AM
Facebook Oyunları
Standart Kuşlar

KUŞLAR



KUŞLARIN VÜCUT YAPILARIİskelet Kuşların genel yapısı yürüme ve uçma hareketlerini rahatça yapmaya uygun bir şekilde oluşmuştur. Yürürken ve dururken gövdenin ağırlık merkezi ayakların üzerine düşer. Bu sırada kanatlar katlanmış durumda gövdenin iki yanına yapışık olarak durur. Kuşların iskeleti incelendiğinde kemiklerin ince, içlerinin boş ve birçok yerinde belirli delikler bulunduğu görülür. Akciğerlerden itibaren muhtelif yerlerde bulunan hava keseleri kemiklerle irtibatlıdır. İskeletin hafifliği,akciğer ve kemiklerle bağlantılı hava keseleri kuşların uçmalarını kolaylaştırır. Kuşlarda kafatası,beyin ve soğancığın muhafaza edildiği kubbemsi ve iyi kaynaşmış kemiklerden, dikine bir kemik plakası ile ayrılmış büyük göz çukurlarından, kemik veya kıkırdak plakalarla ayrılmış burun deliklerinden itibaren boynuzumsu bir maddeden ibaret üst gaga ile yine ucu boynuzumsu maddeden yapılı alt gagayı göz çukurlarına bağlayan alt çene kemiklerinden oluşur.Gaga kafatası ve altçene ile bağlantı halindedir,eklemli ve oynaktır. Kuşların omurgası,genellikle uzun olan ve 9 ile 23 omurdan oluşan hareketli bir boyun kısmı ,5-10 omurdan oluşup sabit olan göğüs kısmı,yine 16-20 omurdan oluşup sabit olan sırt kısmı ile 4-6 omurdan oluşan,kütlenmiş ve az oynak olan kuyruk kısmından ibarettir. Göğüste birbirine ve göğüs omurlarına bağlı 5-10 kaburga kemiği vardır.Göğüs kemiği iri,geniş ve yassıdır.Yalnız göğsü değil karın kısmını da kaplar.Göğüs omurlarından sonra gelen sırt ve bel omurları leğen kemiği ile kaynaşmıştır. Kuşlarda ön ekstremiteler kanat şeklini almıştır. Kanatlar kuvvetli kaslarla göğüs kemiğine bağlanmıştır.Kanadı omurgaya ve göğse bağlayan kemiklerden kürek kemikleri sırt tarafına doğru uzamışken sırt kargacık kemikleri göğüs ile kaynaşmış,köprücük kemikleri ise uçta birleşerek lades kemiğini oluşturmuşlardır Kanatlar,kısa bir pazu kemiği ve uzun ön kol kemikleri ile körelmiş el kemiklerinden ibarettir. El,birbirine kaynaşış uzunca bir orta el parçası,başparmak,orta büyük parmak ve buna bitişik küçük parmak olmak üzere 3 parmaktan oluşur.Duruş ve yürüyüş halinde kolun üst kısmı geriye,alt kısmı öne ve el kısmı geriye kıvrık bir şekilde durur Ayaklar,sırt omurlarıyla birleşmiş ve bütünleşmiş leğen kemiğine bağlıdır.Kısa ve kuvvetli olan uyluk kemiği öne doğru yatık, gövdenin yan etleri içinde gizlenmiştir.Bu nedenle diz eklemi dışardan görülmez.Arkaya doğru eğik duran baldır oldukça iri ve uzundur.Kaval kemikleri kaynaşmıştır.Bilek ve ayak kemikleri kaynaşarak boru şeklinde parmaklara eklenmiştir.Beşinci parmak kaybolmuştur.Parmak sayısı genel olarak 3-4,deve kuşlarında 2 dir.Arkaya dönük birinci parmak 2,içe bakan ikinci parmak 3,ortadaki üçüncü parmak 4,dıştaki dördüncü parmak ise 5 eklemlidir.En uç eklemde tırnak oluşmuştur.Parmak sayısı ve eklemlerde türlere göre çok değişikliklere rastlanır İskelet kaslarla çevrilidir.Kanatla çok kuvvetli kaslara göğüs kemiğine bağlıdır.Ayak kasları da oldukça güçlüdür. İç Organlar Beyin kafatası boşluğunu doldurur.Omurilik omurga kanalının son ucuna kadar uzanır.Omurilikten ayrılan sinir bütün organlara ve kaslara dağılır. Kuşların kalpleri 4 gözlüdür. Sağ ve sol kulakçıkla karıncıklardan oluşur.Kalp atışları memelilerden daha hızlıdır. Solunum organları akciğerler küçüktür. Memelilerde olduğu gibi serbest bir halde göğüs boşluğunda durmazlar. Tersine hücre boşluğu ile gövde boşluğunun duvarlarına yapışık ve omurganın yanlarında, kaburganın ara boşluklarına gömülmüş bir halde bulunurlar.Kısa olan bronşları birçok kollara ayrılır. Bu kollardan yer yer birbirleriyle birleşen borular çıkar ve bunlar kılcal kan damarlarıyla içiçe örgülenirler. Akciğerin bronşiyal borularından birçok hava kesesi çıkmaktadır. Bunlar belirli bölgelere,boyun, göğüs ve karın kısımlarına uzanır. Hatta leğen kemiği boşluklarına kadar sokulurlar. Bu hava keseleri hava deposu işini görürler. Gövde,kanat ve ayak hareketlerinde sıkışır ve açılırlar,bu suretle ciğerlerde hava vantilasyonunu sağlarlar. Kuşlarda diyafram olmayışı,göğüs kafesi yapısı ve akciğerlerin yerleşimi dolayısıyla solunum işlemi de memelilerden farklıdır. Uçuşta kanat çırpma sırasında ciğerlere ve hava keselerine yapılan basınçla ciğerlerin körüklenmesi sağlanır ve solunum meydana gelir.Uçmayan evcil kümes hayvanlarının kanat çırpmaları,uçamaya devekuşlarının yürürken ve koşarken küçük kanatlarını sürekli sallamaları solunumu sağlama ihtiyacından doğar.Solunumda yararlı olan hava keseleri aynı zamanda vücut sıcaklığının korunmasını da sağlar Kuşlarda böbrekler iri ve uzunca,sırt kemiğinin iç çukuruna gömülmüş bir durumdadır. Böbrekten çıkan idrar kanalları bağırsağın arka tarafına uzanır ve eşey deliğinin üst kısmına açılır.Sidik salgısı kuşlarda sulu değildir.Beyaz,yoğun ve çabuk katılaşan bir maddeden ibarettir Kuşlarda sindirim sistemi de değişiklik gösterir.Kuşlarda ağız kısmında diş bulunmaz.Gaga kenarlarındaki testeremsi çıkıntılar ve diğer oluşumlar beslenmeleri ile ilgilidir.Gagalar da beslenme şekline göre değişiklik gösterir.Ağız içinde boynuzumsu bir madde ile kaplı ve hareketli olan dil besinleri almaya ve yemek borusuna göndermeye yarar.Yemek borusu boyun uzunluğuna göre şekil alır.Bazı tanelerle beslenen kuşlarda ve yırtıcılarda yemek borusu genişleyerek kursak oluşmuştur.Alınan besinler kursakta yumuşatılır. Pelikanlarda yemek borusu gırtlakta genişleyerek kese halini almıştır ve tükürük bezleri ile diğer salgılar bu keseye boşalır.Bütün kuşlarda yemek borusu alt kısımda genişler ve oval bir şekil alarak ön mideyi oluşturur.Ön mideye birçok salgı bezi bağlıdır.Ön mideden sonra güçlü kaslardan oluşan ve iç kısmı sertleşmiş,boynuzumsu bir madde ile kaplı katı veya konsa denilen kaslı mide gelir.Kaslı mide alınan besinlere göre değişiklik gösterir.Yırtıcı kuşlarda bu mide zayıf kaslıdır.Tane yiyen kuşlarda ise sert kaslı ve içi karşılıklı sert iki plakadan oluşur.Kursak ve ön mideden geçerken yumuşayan besinler burada mide hareketleriyle parçalanır ve öğütülürler. İnce bağırsak uzundur.Baş tarafına pankreas ve öd salgısı ulaşır.Kısa olan kalın bağırsağın sonunda uzunca iki kör bağırsak bulunur.Kalın bağırsak anüse açılır Kuşlar yumurtlayarak ürediklerinden üreme organları da değişiklik göstermekte ve sürüngenlerin üreme organların benzemektedir. Erkeklerde böbreklerin ön yan tarafına ikişer tane yumurta biçiminde testisler bulunur.Çiftleşme zamanı bu testisler şişer genellikle soldaki daha büyük olur. Az gelişmiş olan böbreğin bir kısmından oluşan yan testisler sidik kanalının dış yanından aşağıya doğru iner ve uçları sperm baloncukları ile şişen sperma kanallarıyla birlikte anüsün iç tarafındaki iki çıkıntıya ulaşır. Kuşların çoğunda çiftleşme organı yoktur.Yalnız ördekgiller familyası mensuplarında anüsün karına bakan iç duvarından iki kabarcık ile payandalanmış ucu dışarı çıkabilen bir penis bulunur. Penis üzerindeki oluk ,sperma kanallarının ucu olan kabarcıklardan çıkan spermayı dişiye iletmeye yarar. Leylek ve balıkçıllarda ise penis körelmiş, anüsün iç duvarında bir siğil şeklini almıştır Dişilerde üreme organı yumurtalık ve yumurta kanalından ibarettir. Sağ yumurtalık ve yumurta kanalı körelmiş veya tamamen ortadan kalkmıştır. Çiftleşme ve yumurtlama zamanı sol tarafta bulunan üzüm salkımı şeklindeki yumurtalık ve dolambaçlı döl kanalı olağan üstü büyür. Döl kanalı üzerinde bulunan uzunluğuna katlanmış derideki sümüğümsü bezler yumurta akı maddesini ve arka taraftaki bezlerde iplikli yumurta derisini oluşturur. Döl yolunun sonunda kısa ve geniş kısım döl yatağı adını alır. Burada çelikli renklerde ve poröz olan yumurta kabuğu oluşur. Kısa ve dar olan uç kısmı sidik borusunda olduğu gibi dış yandan kloaka ya açılır. Her dişinin eşey organında erkek eşey organını karşılayan ve aynı bölgede anüsün iç duvarında yer alan bir klitoris (bızır) bulunur. Duyu Organları Kuşlarda duyu organları arasında görme organı göz en çok gelişme gösteren organdır.Kuşların büyük bir bölümünde gözler kafanın iki yanında yer alır.Sadece gece yırtıcılarında gözler kafanın ön tarafındadır. Kuşlarda gözlerin çok az hareketli olmasına karşın baş ve boyun büyük hareket kabiliyetine sahiptir.Göz kapakları çok hareketlidir.Göz kapaklarından ayrı olarak gözü örtebilen hareketli ve saydam bir zar ( nicitans ) bulunur. Bütün kuşlarda daralıp genişleyebilen göz bebekleri yuvarlaktır. Retina tabakası ön kısma nazaran daha geniştir.Göz çevreleyen katı tabakanın içinde ve cornea kenarlarının arkasında kemik tabakacıklarından oluşan bir halka vardır.Cornea tabakası bütün kuşlarda kuvvetli bir şekilde kubbeleşmiştir.Retina tabakasının büyüklük ve gelişmişliğine paralel olarak keskin ve net görebilme çok gelişmiştir.Durdukları yerde bir dairenin 300 derecelik sahasını görebilirler İşitme organı olan kulak gözlerin hemen arkasında,başın iki yanında yer alır. Kuşlarda da kulak,iç,orta ve dış kulak olmak üzere üç kısımdan ibarettir.Fakat dış kulak pek dikkati çekmez.Genellikle dıştan bir tutam kalem tüyü ile çevrili ve örtülüdür.Bazı kuşlarda kulağı çevreleyip örten kalem tüylerinin rengi değişiktir Koku alma organı burun üst gaganın dip kısmında yer alır. Çoğunlukla tam olmayan bir ara perde ile ayrılmış burun boşluğunda koku alma görevini taşıyan midye şeklinde bir çift oluşum vardır.Her iki burun deliği üst gaga dibine yakın bir yerde bulunur.Bazı kuşlarda burun delikleri sert kıllarla örtülüdür(kuzgun). Bazılarında ise (fırtına kuşları) boru şeklinde uzamış ve birbiriyle birleşmiştir Tat alma organı dil ve gaganın iç kısmıdır.yumuşak olan dil dibi ile damakta yer alan tomurcuklar vasıtasıyla tad alma olayı gerçekleşir Gaga ve dil dokunma organı vazifesini de görmektedir. Çulluklar,ördekler ve genellikle diğer su kuşlarında yumuşak gaga derisi üzerinde yer alan cisimcikler gaganın dokunma organı olarak iş görmesini sağlar.Ayrıca böceklerle beslenen diğer bazı kuşlarda (ağaçkakanlar) oldukça uzun olan dilleri de dokunma vazifesini görür. Dış Görünüş Başlıca karakteristikleri vücutlarının çok değişik renklerde tüylerle kaplı olmaları ve gövdelerinin iki yanında yer alan kanatları ile uçabilmeleridir.Kuş vücudunun bazı yerleri gaga,ayak ve parmakları ile akbaba gibi bazı kuşlarda boyun kısmı tüysüzdür.Kuşlarda ayaklar yürümeye,yüzmeye,tırmanmaya ve tutunmaya yarar.Ayaklar genellikle sert pullarla kaplıdır.Bazı türlerde ayakların hatta tırnaklara kadar parmaklarında tüylerle kaplı olduğu görülür.Değişik şekillerdeki gaga sert keratinden oluşur.Bazı türlerde gaga yumuşak bir deriyle kaplıdır.Gagalar kuşların beslenme tarzlarına bağlı olarak çok değişik şekillerdedir. Tüy Değişimi Memelilerde ve kuşlarda deriden oluşan kıllar ,tüyler,tırnaklar dış etkilerle devamlı yıprandıklarından zamanla bunların yerine yenileri oluşur.Bu yenileme işi bazen yavaş yavaş ( memelilerde deri,tırnak,;kuşlarda pençe ve gaga ) bazen de belli zamanlarda ve oldukça hızlı bir şekilde oluşur (kıl ve tüy değiştirme).Ekseri, kuşlar bütün tüylerini senede bir defa,bazıları iki defa değiştirirler.Bazı kuşlar küçük örtü tüylerini senede iki defa,kanat ve kuyruk teleklerini ise bir defa değiştirirler.Tüy değiştirme yavaş olduğundan,genellikle 1-3 ay sürdüğünden kuşlar tamamen çıplak kalmaz ve uçma yeteneklerini kaybetmezler. Fakat kaz,ördek,kuğu,turna ve bazı bataklık kuşları uçma teleklerini birden döktüklerinden birkaç hafta uçamazlar.Bu durumlar dışında değişik tüy değiştiren türler de vardır.Bazılarında erkek ve dişi değişik zamanlarda tüy değiştirir.Tüy değişimi derideki tüy yuvasında yeni tüyün büyümesi ve üstteki yıpranmış tüyün atılmasıyla oluşur.Bu tüy yenilemede renk değişikliklerine de rastlanır. Yılda iki defa tüy değiştiren kuş türlerinde genellikle yaz ve kış renklerinde farklılıklar olur Ayak Yapıları Kuşlarda iskeleti oluşturan arka ekstremiteler yürüme bacaklarıdır.Bacağın üst kısmında yer alan uyluk kemiği ve diz eklemi bacak kasları ve karın tüyleri tarafından örtüldüğünden dışardan görülmez.Alt bacaktaki kaval kemiği kamış kemiği ile birleşerek but kemiğini oluşturmuştur.But kemiğinden sonra bilek ve tarak kemiklerinin birleşmesinden oluşan oldukça uzun ayak kemiği gelir.Bu kemiğin alt ucundaki çıkıntılara ikinci,üçüncü ve dördüncü parmaklar bağlanır. Birinci ( arka ) parmağı olan kuşlarda bu parmak ayak kemiğinin iç kenarındaki çıkıntıya bağlanır.Beşinci parmak yoktur.Parmak sayısı genellikle 3-4 tür.Birinci parmak 2,ikinci parmak 3,üçüncü parmak 4 ve dördüncü parmak 5 parçalıdır.Parmaklar bazı türlerde öne ve arkaya dönebilir.Ayaklar keratin pullarla kaplıdır. Kuşlarda ayaklar yaşam ve hareket tarzlarına göre değişik yapılar gösterir Yürüme Bacakları: 1. Koşucu ayaklar: Arka parmak bulunmaz.2. Adımlayıcı ayaklar: Parmakların üçü öne biri arkaya dönüktür.Orta ve dış parmaklar ortaya kadar birbirine birleşmiştir.3. Sıçrayıcı ayaklar: Üç parmak öne biri arkaya dönüktür.Orta ve dış parmaklar yalnız diplerinde birleşmiştir.4. Eşinici ayaklar: Parmaklarda üçü öne biri arkaya dönüktür.Öteki parmaklardan uzun olan orta parmak eşinmeye uygundur.5. Yakalayıcı ayaklar: Tırnakları sivri ve kıvrık olup birince,ikinci parmak ve tırnakları diğerlerinden uzundur.6. Tırmanıcı ayaklar: Parmakların ikisi öne,ikisi arkaya dönüktür.7. Tutunucu ayaklar: Dört parmakta öne dönüktür.8. Döner parmaklı ayaklar: Öne dönük üç parmaktan dıştaki istenilince arkaya döndürülebilir.9. Yarık ayaklar: Öne dönük üç parmak diplerine kadar serbesttir Bataklık ve Su İçinde Yürümeye Yarayan Bacaklar: Bu tipte but kemiği tamamen veya kısmen tüysüzdür.1. Tek bağlı ayaklar: Orta ve dış parmaklar bir deriyle birbirine bağlıdır.2. Çift bağlı ayaklar: Öndeki parmaklar dip kısımlarında kısa bir deriyle birleşmiştir.3. Boğumlu ayaklar: Parmakların etrafındaki deri boğumludur. Yüzme Bacakları: 1. Ayrık perdeli ayaklar: Parmaklar birbiriyle yapışık değildir.2. Tam perdeli ayaklar: Öne dönük üç parmak arasında parmak uçlarına kadar uzanan bir deri vardır.3. Yarık perdeli ayaklar: Öne dönük üç parmak arasındaki deri parmak uçlarına kadar devam etmeyip parmak ortalarında biter.4. Kürek ayaklar: Öne dönük arka parmak dahil olmak üzere bütün parmaklar arasında bir deri vardır. Gaga Yapıları Keratinden oluşan gaga üst ve alt gaga olmak üzere iki kısımdır.Üst gaga,üst çene ve burun kemiklerinin,alt gaga ise alt çene kemiklerinin birleşmesinden meydana gelmiştir.Üst gaga burundan itibaren devam eden sırt kısmı,genellikle az veya çok eğik olan gaga ucu ve keskin gaga kenarlarından oluşur.Gaga kenarlarında Çoğunlukla diş şeklinde çıkıntılar veya testere gibi tırtıklar bulunur.Alt gaga ise her iki alt çene kemiği uçlarının birleştiği gaga ucu ile çene kemikleri arasın örten ,bazı türlerde yumuşak bir deriden oluşan gaga altından oluşur. Birçok kuşta üst gaga dibinde yumuşak ve genellikle sarı renkte bir deri vardır.Bir kısım bataklık ve su kuşlarında bu deri bütün gagayı örter ve zengin sinir uçları ile dokunma organı görevini görür Kuşların beslenme tarzına bağlı olarak çok değişik şekillerde gagalara rastlanır.Yırtıcı kuşların gagaları kanca gibi kıvrık,keskin ve güçlüdür.Deri,et ve hatta kemikleri parçalarlar.Tohum yiyen kuşlarda gagalar kalın ve koniktir.Bataklık ve sulak alanlarda yaşayan kuşların gagaları genellikle uzundur.Böcek yiyen kuşların gagaları ince ve sivridir.Pelikan gagası ise alt çenedeki esnek derisiyle büyük bir kepçe gibidir.Gaga şekilleri de kuşların tanınmasında ipuçları verir.Beslenme İç organlar bölümünde kuşların sindirim sistemi hakkında özet bilgiler verilmiştir. Kuşlarda gaga besinleri tutmaya,koparmaya ve parçalamaya yarar.Ağız kısmında aldığı besinleri öğütmeye,ufalamaya yarayan diş gibi bir organ yoktur.Taneyle beslenenler taneleri olduğu gibi veya gagalarıyla kırarak,etle beslenenler ise avların parçalayarak yutarlar.Kuşların çoğu besinlerini büyük parçalar halinde yutar.Yutulan besinler kursağı olan kuşlarda bir süre kursakta kalıp yumuşatılır.Besinler midede parçalanır.Ön midede sindirim fermentlerini alarak taşlığa (kaslı mide) geçen besinler burada küçük parçalar haline gelir ve bağırsaklara geçer.Sindirim bağırsakta tamamlanır.Selüloz ise kör bağırsakta sindirilir.Çok hareketli olan ve çok enerji harcayan kuşlar çok gıda almak zorundadırlar.Yalnız ot ve yaprak gibi besinlerle beslenen kuş türü çok azdır.Bitkisel besinlerle beslene kuşlar genellikle filiz,körpe yaprak meyve tohumları yerler.Bitkisel besinlerin sindirimi hayvansal besinlerden daha zor olduğundan ve gelişme süresince protein ihtiyacı yüksek olduğundan bitki ve tane yiyen kuşların çoğu yavrularını böcek ve kurtlarla beslerler.Belli bir süre sonra hayvansal proteinle beslenen yavrular gelişince yine bitki ve tanelerle beslenmeye başlarlar.Kuşların büyük bir bölümü hayvansal gıdalarla beslenirler.Böcekler,kurtlar,larvalar,yumuşakçalar ,krustaseler, sürüngenler,balıklar,küçük memeliler,orta boy memeliler ve yavruları ile çeşitli kuşlar değişik kuş türlerinin besinlerini oluştururlar. Hayvansal besinlerle beslenen kuşlar sindiremedikleri tüy ve kemikleri (baykuşta olduğu gibi) bir yumak halinde ağız yoluyla dışarı atarlar. Böcek yiyen kuşların çoğu da sert kitin parçalarını aynı şekilde kusarlar.Gündüz yırtıcıları tüy,kemik,kıl gibi parçaları yemezler.Akbabalar özellikle Kuzukuşu kalın sığır kemiklerini bile midede oluşan asit (HCL) ile eritirler.Balıkla beslenen kuş türlerinden Yalı çapkınları pul ve kılçıkları ağız yoluyla dışarı atmalarına karşın,martı,pelikan ve balıkçıllar bu kısımları da sindirirler. Meyvelerle beslenen kuşların birçoğu meyvelerin etli kısımlarını yer ve sindirirler,çekirdekleri ise bağırsak veya ağız yoluyla dışarı atarlar.Böylece bitkilerin yayılmasını da sağlamış olurlar Kuşların dışkıları da beslenmelerine göre farklıdır.Tane ve tohumlarla beslenen kuşların dışkıları kuru ve katıdır.Hayvansal besinlerle beslenenlerin ise cıvık ve genellikle yapışkandır.Meyvelerle ve bitkilerle beslene kuşların dışkıları genellikle renkli(yeşil,mor) ve içlerinde çeşitli tohumlar vardır Kuşların birçoğu yavrularını uzun bir süre yuvada beslerler.Bir kısmı kursaklarında yada ön midede yumuşayan,yarın sindirilmiş besinler kusarak,veya yavruların gagalarını ağız ve kursaklarına kadar sokmalarını sağlayarak beslerler.Güvercin yavruları ise ana babalarının kursaklarında oluşan sütümsü bir maddeyi,gagalarını ana ve babalarının boğazına sokarak alıp beslenirler Üreme ve Kuş Yumurtaları Kuşlarda üreme yumurtlama yoluyla olur.Bütün kuşlar hazırladıkları bir yuvaya veya uygun bir yere yumurtlarlar, bir süre kuluçkada yatar ve yavruların yumurtadan çıkmasını sağlar.Bazı türlerde yumurtadan çıkan yavrular yuvayı hemen terkeder,ana-babalarıyla birlikte besinlerini ararlar.Bir kısım kuşlarda ise yavrular belli bir süre yuvada kalır,ana,baba veya herhangi biri tarafından beslenir,uçacak hale gelince yuvayı terkeder.Guguk kuşu yuva yapmaz,yumurtalarını başka kuşların yuvalarına bırakır,yumurtadan çıkan yavrular da yuva sahibi kuş tarafından beslenip büyütülür.Kuşlar genellikle ilkbaharda çiftleşerek yuvalanır ve yumurtlarlar.Bu bazı kuşlarda senede bir,bazılarında iki,bazılarında 3-4 kez kuluçka olayı görülür.En çok yumurtlayan kuşlar tavukgillerdir.Bıldırcın 10-16,keklik ve sülün ise 15-20 yumurta yapar Kuşların yumurtaları şekil,büyüklük ve renk bakımından çok çeşitlidir.Genel olarak yumurta büyüklüğü kuşla ve çıkacak yavru büyüklüğü ile orantılıdır.Kuş büyüklüğüne göre en büyük yumurtayı kivi,en küçüğü de guguk kuşu yapar.Yumurtaların renkleri yuva yerlerine göre değişir.Oyuklarda,karanlık,kapalı yuvalarda kuluçkaya yatan kuşların yumurtaları ise ortama uyacak şekilde renkli ve benekli olur.Kuşların Yaşama Ortamları Dünyada ve yurdumuzda her türlü yaşama ortamında kuşlara rastlarız.Köy,kasaba ve şehirlerde serçe, güvercin, gugucuk, sığırcık, kırlangıç, karga, saksağan, kukumav ve leyleklere rastlanır. Bunların birçoğu saçak ve kiremit altlarında, baca deliklerinde, çatılarda yuvalanır. Bir kısmı ise ağaçlarda, damlarda, balkon, kapı ve pencere kirişlerinde açık veya kapalı yuvalar yaparlar. Birçoğu insanlardan artan gıdalarla beslenirler.Yerleşim yerleri dışında tarım alanları, çalılık ve ağaçların bulunduğu kırlarda yaşarlar. Ağaçlar, çalılar, otluklar ve kayalıklar yuvalanmaları ve barınmalarını sağlarlar. Meyveler, tohumlar, böcekler ve küçük hayvanlarla beslenirler. Göllerde, bataklık ve sazlarda, akarsu boylarında rastlanan ve çoğunluğu suya bağımlı olan kuşlar sazlıklarda, adacıklarda, oyuklarda yuvalanırlar, balıklar, böcekler, kurtçuklar ve bitkilerle beslenirler. Deniz kıyılarında rastlanan kuşların çoğu da kıyıda veya denizde avlandıkları canlılar ve kıyılardaki yarlarda, kayalıklarda veya kumsallarda yuvalanırlar. Ormanlarda ise ağaçlarda, ağaç kovuklarında ve dallarda yuvalanan, böcekler,meyve ve tohumlarla beslenen kuşlara, kuşlar ve küçük memelilerle beslenen gündüz ve gece yırtıcılarına rastlanır. Sarp kayalıklarda, dağların yüksek yerlerinde buraya has kartal, akbaba gibi büyük yırtıcı kuşlara, dağ kargaları, urkeklik ve kaya serçesi, kaya ardıcı gibi kuşlara rastlanır. Steplerde ise yerde yuvalanan ve iyi koşabilen, tohum ve böceklerle beslenen kuşlara ve çeşitli yırtıcı kuşlara rastlanır. Her yaşama ortamının kendine özgü, ortama çok iyi uyum sağlamış kuş türleri vardır. Bazı türler ise çok değişik ortamlara uyum sağlayabilir ve değişik ortamlarda rastlanırlar.KUŞLARDA GÖÇ Kuşlarla ilgilenen,kuşları azçok tanıyan herkes ilkbaharın geldiğini kırlangıçların ve leyleklerin gelmesi ile fark eder.Daha bir çok kuş baharla birlikte yurdumuza gelerek yuvasını yapar ve kuluçkaya yatar. Yavrularını büyüten bu kuşlar sonbaharın gelmesiyle tekrar geldikleri sıcak ülkelere dönerler.Bu kez sonbaharda yurdumuz üzerinden geçerek güney ülkelerine giden veya yurdumuzun sulak sahalarında, bataklıklarında kışlamaya gelen diğer kuşlara rastlarız.Avcı olanlar yaban ördekleri ve kazların gelişini ve dönüşlerini,bıldırcınların,çullukların belli bölgelere gelmelerini gayet iyi takip ederler.Kuşların ilkbahar ve sonbaharda muntazaman tekrarladıkları ve uzun mesafeleri kat ederek gerçekleştirdikleri bu büyük göç milyonlarca yıldan beri süre gelmektedir.içgüdüsel bir hareket olduğu kabul edilen bu büyük göçün nedenleri henüz tam olarak bilinmemekle beraber ortaya konan çeşitli varsayımlar vardır.Bunlardan biri ve hala geçerli sayılanı buzulçağının bitmesiyle Afrika,Güney Asya ve Güney Amerika' daki çeşitli kuşlar kuzeye doğru yayılmış ve şimdiki kuluçka alanlarına gelerek bahar ve yaz aylarında uygun kuluçka,barınma ve beslenme alanları bulmuşlardır.Fakat kışın başlamasıyla barınma ve beslenme olanaklarının daralması üzerine anavatanları olan güneye inmişlerdir.Dönüşte de geldikleri yolu izlemişlerdir.Uygun ortamlarda yaşamla­rını sürdürmek için yapılan bu göçler gelecek nesillere kalıtsal bir özellik olarak geçmiştir.Göç besin azlığını gidermekten çok içgüdüsel bir hareket haline dönüşmüştür. Göçten alıkonan göçmen kuş yavruları yaşlılar gittikten sonra sahndıklarında doğrultu içgüdüsüyle güneye yönelirler,ama gerçek göç yolunu bulamazlar.Yavrular göç yollarını ana babalarından öğrenirler. Kuşların göç sırasında aynı yolu nasıl buldukları eskiden beri bilimsel olarak incelenmektedir. Varılan kanılar kuşların yön bulmak için güneşi, ayı ve yıldızları çok iyi kullandıkları, ayrıca dünyanın manyetik alanını da kullandıkları doğrultusundadır. Eski dünyanın kuzeyinde kuluçkaya yatan kuşların bir bölümü kışı Güney Avrupa, Kuzey Afrika, Akdeniz sahilleri, Ortadoğu ve Basra körfezinde, bir kısmı Kızıldeniz, Nil vadisi, Orta ve Güney Afrika'da, diğer bir kısmı da Hindistan ve Güneydoğu Asya'da geçirmektedirler. Her yıl muntazaman uzun bir göçe katılan bu kuşlara "Göçmen Kuşlar" diyoruz. Göçmen kuşların bir kısmı ilkbahar ve yazın yurdu­muzda olurlar (Yaz Göçmenleri), bir kısmı ise sonbahar ve kış aylarında raslanırlar (Kış Göçmenleri). Bir kısmı ise güneye göç sırasında yurdumuzdan geçerler (Geçit Kuşları). Bu büyük göçün dışında bazı kuşlar, yerli kuşların bir bölümü de yine iklim, barınma ve beslenme şartlarındaki değişiklikler dolayısıyle kısa mesafeli, dağların yüksek yerlerinden vadi tabanlarına veya daha ılıman bölgelere kısa göçler yaparlar. Doğu ve Orta Anadolu'nun birçok yerinde bilinen ve raslanan keklik sökünleri örnek olarak ve­rilebilir. Orta Anadolu'nun tamamen karla kaplandığı, göllerin donduğu zamanlarda yerli ve göçmen ördekler, kazlar güneye, Akdeniz kıyısındaki sulak alanlara giderler. Bu diğer büyük göçten ayrılmalıdır. Bu kısa göçlerin dışında bazı kuşlar daha iyi beslenebilmek için yer değiştirirler. Bu her yıl tekrarlanabildiği gibi, kurak ve yağışlı yıllara bağlı olarak daha uzun periyotlar içinde de olabilir. Mesela Step Tavuğu (Syrraptes paradoxus) bazı yıllar İran'dan batıya doğru, Orta Avrupa'ya kadar gitmektedir. Bu tip hareket eden kuşlara "Gezginci kuş" denir. Yurdumuz Orta ve Doğu Avrupa ile Kuzeybatı Asya'da yazı geçiren kuşların göç yolu üzerinde önemli bir yer işgal eder. Orta ve Doğu Avrupa'daki kuşlar Balkanlar ve Trakya istikametinden gelerek Boğazlan geçer. Marmara, Ege ve Orta Anadolu üzerin­den Akdeniz kıyılarına ve Doğu Akdenize, oradan güneye Nil vadisi, Orta ve Güney Afrika, Arabistan ve Basra körfezine ulaşırlar. Karadenizi doğruca geçen bir kısım kuşta Orta Anadolu'yu katederek güneye inerler. Diğer önemli bir kol da Karadenizin doğusu ve Kafkaslar üzerinden inerek Çoruh vadisi, Karasu ve Fırat vadilerini takiben güneye iner. Bütün bu göç yolları Doğu Akdenizde ve Güneydoğu Anadolu'da birleşerek yukarda belirtilen yolu takiben güneye iner.
Sponsorlu Bağlantılar
  #2  
Okunmamış 19-04-2010, 06:49 PM
ÇokromanTİKİm
Standart Cevap: Kuşlar

teşekküler bilgilendirici bir konu..
Yeni Konu aç Konu Kapatılmıştır

Seçenekler
Stil


Kuşlar

Kuşlar konusu, Ansiklopedi/J-K-L bölümünde tartışılıyor .




Gündemden Başlıklar

Konu Kategori
Evden eve nakliyat Liseler & Üniversiteler
Şehir ve Firma Rehberi Tatil ve Oteller
Tatil ve Oteller Seo

Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 06:40 PM.




Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.3.2
Tynt Script Sponsored by Information Technology Salary
Bütün Hakları Saklıdır 2005-2011 Rehberim.net