Rehberim

Temel müzik terimleri,teorisi,bilgisi

MÜZİK REHBERİM bölümü Müzik Aletleri / Temel müzik terimleri,teorisi,bilgisi konusu gösteriliyor Özet:TERİMLERİ Müziği açıklamak için kullanabileceğimiz 4 ana başlıktan bahsedebiliriz. Ses, süre, hız ve yoğunluk... Ses konusunun içine girecek olan materyallerimiz ...


Go Back   Rehberim > EĞLENCE VE BİLGİ REHBERİM > MÜZİK REHBERİM > Müzik Aletleri

Temel müzik terimleri,teorisi,bilgisi

Açılış Sayfam Yap Reklam Kayıt ol Konuları Okundu Kabul Et

  Sponsorlu Bağlantılar

Cevapla

Seo Seçenekler Stil
  #1  
Okunmamış 03-10-2006, 04:17 PM
TEDUA
Lightbulb Temel müzik terimleri,teorisi,bilgisi

TERİMLERİ
Müziği açıklamak için kullanabileceğimiz 4 ana başlıktan bahsedebiliriz. Ses, süre, hız ve yoğunluk... Ses konusunun içine girecek olan materyallerimiz bellidir. Seslerin adları ve notalarla gösterilmesi.. Süre konusunda ele alacağımız şey ise notaların süreleridir. Hız konusunda müziğin temposuna ilişkin terimleri görürüz. Yoğunluk konusunda ise yapacağımız müziğin kalitesini yani müzikaliteyi verecek olan nüans terimlerini göreceğiz..

Ses Hakkında Fiziksel Bilgi

Ses, maddelerin titreşimleri sırasında yaydıkları dalgadır. Örneğin gergin duran bir gitar telini çektiğimizde titrediği süre boyunca bize ses vermesi.. Maddenin saniyedeki titreşim sayısına frekans denir. Frekans büyüdükçe ses tizleşir, frekans küçüldükçe ses pestleşir. Frekansın birimi hertz (Hz) dir. Örneğin saniyede 10 kez titreşen bir telin frekansı 10 hertz olur. Telin titreşimini tamamlaması için gereken süreye ise periyod deriz. Periyod titreşen maddenin yapısına göre değişkenlik gösterir. (Ses fiziğine dair daha ayrıntılı bilgiyi önümüzdeki dönemlerde vereceğim..)

Müzikte Ses Bilgisi

Müzikte sesi anlatırken Batı Müziği teorisini kıstas alacağız. (daha sonra Türk Müziği teorisine de değineceğim). Batı Müziğinde temel alınan 7 nota 12 ses vardır. Nota ve ses aynı şey değildir. Daha açık bir tabirle her ses bir nota değildir. Bunu daha iyi anlamak için aklınıza piyano klavyesi gelsin. Çoğunuz bilirsiniz ki piyanoda beyaz tuşlar ve siyah tuşlar mevcuttur. İşte bu tuşlardan beyaz olanlar birer nota, siyah olanlar ise birer sestir. Örneğin bir beyaz tuş olan “do” notadır. Onun hemen sağındaki ilk siyah tuş “do diyez”dir. Fakat “do diyez” notası değildir “do diyez” sesidir. Bu konuya müzik teorisi başlığı açtığımda daha ayrıntılı bir şekilde ve resimli olarak açıklık getireceğim. Şimdi yalnızca ses konusunu ilgilendiren terimlere bakalım..

Notalar : Do – Re – Mi – Fa – Sol – La – Si

Sesler : Do – Do diyez – Re – Re diyez – Mi – Fa – Fa diyez – Sol – Sol diyez – La – La diyez – Si

Diyez : Yanına geldiği notayı yarım ses tizleştirir. İşareti : ( # ) böyledir.

Bemol : Yanına geldiği notayı yarım ses pestleştirir. İşareti : ( b ) böyledir.

Çift Diyez : Yanına geldiği notayı tam ses tizleştirir. İşareti : ( x ) böyledir.

Çift Bemol : Yanına geldiği notayı tam ses pestleştirir. İşareti : ( bb ) böyledir.

Natürel : Yanına geldiği diyezli veya bemollü notayı eski haline getirir. İşareti : ( μ ) böyle değildir buna benzerdir.

Tiz Ses : İnce ses.., Tizleştirmek : Sesi inceltmek

Pest Ses : Kalın ses.., Pestleştirmek : Sesi kalınlaştırmak

Sesin tizliği ya da pestliği ile ilgili terimler müzikte vokal olarak da enstrümantal olarak da şu şekillerde karşımıza çıkmaktadır.

Soprano : en ince kadın sesi

Mezzo Soprano : orta register’daki kadın sesi

Alto : en kalın kadın sesi

Tenor : en ince erkek sesi

Bariton : orta register’daki erkek sesi

Bas : en kalın erkek sesi

Süre Bilgisi

Süre bilgisi deyince aklımıza, dizekte göreceğimiz notaların hangi zaman boyunca çalınacağını bilmemizi sağlayan simgeler gelmelidir. Örneğin sekizlik nota ( ♪ ), on altılık nota (♫ ) gibi..

Hız Bilgisi

Hız dediğimizde ise parçanın temposundan yani hangi metronom ile çalınacağından bahsediyoruz demektir. Buna dair terimler ise şöyledir..

Largo : 40 – 60 metronom arasındaki parçalar

Larghetto : 60 – 66 metronom arasındaki parçalar

Adagio : 66 – 76 metronom arasındaki parçalar

Andante : 76 – 108 metronom arasındaki parçalar

Moderato : 108 – 120 metronom arasındaki parçalar (orta hız kabul edilir)

Allegro : 120 – 168 metronom arasındaki parçalar

Presto : 168 – 200 metronom arasındaki parçalar

Prestissimo : 200 – 208 metronom arasındaki parçalar

Bunların yanı sıra parça içindeki hız değişimleri için kullanılan terimler de vardır.

Accelerando : hızın parça içinde yavaş yavaş artmasını söyler.. (accel..) şeklinde yazılır.

Ritardando : hızın parça içinde yavaş yavaş azalmasını söyler.. (rit..) şeklinde yazılır.

Subito : bu terim ise hızın aniden değişmesini belirtir.

Yoğunluk Bilgisi

Bu bölümde ise müzikaliteyi veren birkaç terimi göreceğiz.. Örneğin müziğin içinde sesin aniden kısılması, çok coşkulu bir anda aniden artması gibi durumlar sesin yoğunluğunu belirtir. Bunları da şöyle belirtiriz.

Fortissimo : Çok yüksek sesle çalmak veya söylemek ( ff ) şeklinde gösterilir.

Forte : Yüksek sesle çalmak veya söylemek ( f ) şeklinde gösterilir.

Mezzo Forte : Orta sesle çalmak veya söylemek ( mf ) şeklinde gösterilir.

Piano : Düşük sesle çalmak veya söylemek ( p ) şeklinde gösterilir.

Pianissimo : Çok düşük sesle çalmak veya söylemek ( pp ) şeklinde gösterilir.

Hız konusunda olduğu gibi yoğunlukta da parça içinde değişimler gerçekleşen değişimler söz konusudur. Bunları da şöyle açıklarız..

Crescendo : Yavaş yavaş alçak sesten yüksek sese gitmek.. ( cresc. ) şeklinde yazılır.

Decrescendo : Yavaş yavaş yüksek sesten alçak sese gitmek.. ( decresc. ) şeklinde yazılır
alıntıdır
Sponsorlu Bağlantılar

Konu TEDUA tarafından (03-10-2006 Saat 04:22 PM ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Okunmamış 03-10-2006, 04:23 PM
TEDUA
Standart Cevap: Temel müzik terimleri,teorisi,bilgisi

TEORİSİ
Ses Bilgisi İle Başlayalım:

Ses titreşebilen bir maddenin (ör. Gerilmiş bir tel) gerekli enerjiyi sağlayan bir uyarıcı tarafından harekete geçirilmesi ile oluşur. Bir titreşimin tamamlanması için gereken süreye ise “periyod” denir. Bu, titreşen maddenin yapısına göre farklılık gösterir. Bir saniyelik süre içinde oluşan titreşim sayısına “frekans” denir. Frekans birimi hertz (Hz) dir. Buna göre saniyede 50 kez titreşim yapan bir sistemin frekansı 50 Hz’dir. Frekans büyüdükçe; ses tizleşir (incelir), periyod küçülür. Frekans küçüldükçe; ses pesleşir (kalınlaşır), periyod büyür. Bir sesin dikliği (yani pesliği ya da tizliği) müzikte perde ile ifade edilir. Yani perde, frekansın müzik dilindeki karşılığıdır. Verilen enerjinin miktarı, bir titreşimin tamamlanması için gereken süreyi ve dolayısıyla frekansı değiştirmekte, sadece titreşimin denge konumuna olan uzaklığını (genliğini) yani sesin miktarını (gürlüğünü) değiştirmemektedir.

Sesin, perde ve gürlükten başka bir diğer özelliği de tınısı (rengi) dır. Herhangi bir sesin tınısını, onun farklı frekans ve genliğe sahip bileşenleri belirler. Her ses, selenler ya da doğuşkanlar dediğimiz kendisinden daha tiz olan bir çok sesle birlikte tınlar. Esas ses, cismin tamamının (1/1) titreşmesi sonucu duyulan en güçlü sestir. Oysa sesin selenleri o sesi oluşturan cismin ½, 1/3, ¼, 1/5.. inin ayrı ayrı titreşmesi ile oluşur. İki farklı çalgıdan çıkan aynı sesin renk farkı, bunların doğuşkanlarının, birbirlerinden farklı güçte duyulmasındandır.

Verilen enerjiyle harekete geçen madde titreştiğinde çevreye ses dalgaları yayılır. İşitme sistemimizin, gelen sesin frekansını ve gürlüğünü anlayabilmesi için dalganın birkaç kez yenilenmesi gerekir. Bunun için de asgari bir süreye ihtiyaç vardır. Bu süre 10-15 milisaniye kadardır. Bu, pes seslerde 2-3, tiz seslerde ise yaklaşık 40 dalgaya karşılıktır. İnsan işitme sistemi, 15-20 Hz ile 15000-20000 Hz arasındaki sesleri algılayabilecek düzeydedir.

Yayılırken herhangi bir engele çarpan dalganın ne kadarının yansıyacağı ne kadarının soğurulacağı o engelin yapısına göre değişir. Engel düzgün yüzeyli ise daha çok yansıtır, gözenekli ise daha çok soğurur. Havadaki nem oranı da arttıkça soğurulma artar. Yağmurlu havalarda çevremizin daha sessiz olması bundandır.

Doppler Olayı: Ses kaynağı ile alıcı arasındaki uzaklığın değişmesi ile ilgili bir olaydır. Uzaktan hızla bize doğru gelen bir trenin düdüğünü düşünelim. Hızla yaklaşan ses kaynağından gelen dalgalar alıcıya gittikçe daha küçük zaman aralıklarıyla ulaştığı halde uzaklaştıktan sonra bunun tam tersi olacaktır. Yani ilkinde periyod küçülecek, frekans büyüyecek (ses tizleşecek), ikincisinde ise periyod büyüyecek, frekans küçülecek (ses pesleşecek) tir.

-Teorinin ikinci bölümünde seslerin adlarına yani notalara geçeceğiz.. Teori konusu boyunca, sevgili hocam Mehmet Göktepe’nin “Müzikte Ses, Süre, Hız, Yoğunluk” isimli kitabını kaynak kitap olarak alacağım ve farklı kaynaklardan da yararlanacağım.

Batı Müziği Teorisinde, temel olarak alınan yedi nota, on iki ses vardır. Bu notalar; Do - Re - Mi - Fa - Sol - La - Si ; bu notaların diyez ve bemolleriyle oluşturduğu on iki ses ise; Do - Do diyez - Re - Re diyez - Mi - Fa - Fa diyez - Sol - Sol diyez - La - La diyez - Si notalarıdır. Buna göre diyez (#); yarım ses ince, bemol (b); ise yarım ses kalını ifade eder. Bu Do sesinden Si sesine sıralanmış yedi notaya bir de Do notasının ince tonunu (yani ince Do notasını) eklersek, 1 oktav elde etmiş oluruz. Bir oktavda sekiz ses bulunur. Sekizinci ses, birinci sesin incesidir. Arasına diyez veya bemol alabilen iki notanın arası tam aralıktır. Araya giren diyez veya bemol yarım ton ince veya kalını ifade eder. Yani buna göre: Do ve Re sesleri arasında bir tam ses varken, Mi ile Fa arasında yoktur. Re ile Mi arasında bir tam ses varken, Si ile Do arasında yoktur. Aynı mantıkla; Fa ile Sol, Sol ile La, La ile Si arasında da tam ses vardır. Bunu bir tablo ile görelim;

Buna göre anlaşılıyor ki, si diyez = do veya do bemol = si. Aynı mantıklı mi diyez = fa, fa bemol = mi..

Bir sonraki aşama Aralık bilgisi olacak. Herhangi iki ses arasındaki uzaklığa aralık diyoruz. Aralık perde denilen birimle ölçülür. 12 seslik bir grupta en yakın iki ses arasındaki uzaklık yarım perdedir. Yani 0,5 perde.. Buna Küçük 2’li denir. Tam perdeye ise Büyük 2’li.. Şimdi bu aralıkları görelim.

0,5 : K2’li – 1 : B2’li – 1,5 : K3’lü – 2 : B3’lü – 2,5 : Tam 4’lü – 3 : Artık 4’lü veya Eksik 5’li – 3,5 : Tam 5’li – 4 : K6’lı – 4,5 : B6’lı – 5 : K7’li – 5,5 : B7’li – 6 : 8’li yani oktav olmuş olur.

Buna göre örnek olarak: Do – Sol arası T5’li , Do – Mi arası B3’lü , Do – Re bemol K2’li verebiliriz.

Akorlar’a geldi sıra: Akor nasıl oluşur, majör veya minör olması neye bağlıdır. Bunları göreceğiz. Bunun için de yukarıda gördüğümüz Teoride “aralık” denilen konudan yararlanacağız.

Bir akor en az 3 sesten oluşur. Bunlar akoru oluşturacağımız nota’nın kök sesi yani kendisi, 3. derecesi ve 5. derecesidir. Peki bunlar neye göre seçilir. Akorun majör veya minör olmasının belirleyicisi 3. derece sesidir. 5’lisi ise her Tam5’li (T5’li)dir. Akor majör olacaksa 3’lüsü Büyük 3’lü (B3’lü), minör olacaksa 3’lüsü Küçük 3’lü (K3’lü) alınır.

Şimdi buna göre tüm notaların majör minör akorlarını çıkaralım.

Do majör : Do Mi Sol Do minör : Do Mi bemol Sol

Re majör : Re Fa diyez La Re minör : Re Fa La

Mi majör : Mi Sol diyez Si Mi minör : Mi Sol Si

Fa majör : Fa La Do Fa minör : Fa La bemol Do

Sol majör : Sol Si Re Sol minör : Sol Si bemol Re

La majör : La Do diyez Mi La minör : La Do Mi

Si majör : Si Re diyez Fa diyez Si minör : Si Re Fa diyez
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Okunmamış 03-10-2006, 04:25 PM
TEDUA
Standart Cevap: Temel müzik terimleri,teorisi,bilgisi

Müzik

Müzik; ses, sessizlik ve ritim öğelerinin kültürel unsurları da içerisinde barındırdığı sanatsal bir yapıdır. Başlangıcının ilk insanlara kadar dayandığı düşünülür. İlk insanların doğadaki sesleri taklit etmek ve birbirleriyle iletişim kurabilmek için çeşitli basit enstrümanlar yapmış oldukları da bilinen bir gerçektir.

Evrensellik

Müziğin ses, sessizlik ve ritimden oluştuğunu ve bunun içinde de kültürel unsurları barındırdığını belirtmiştim... Ses ve sessizlik melodiyi meydana getiren öğelerdir. Melodi ve ritim müzik yapmak için yeterlidir fakat bazı müziklerde armonik yapı da mevcuttur. Buradan anlarız ki müziğin içeriği; müziğin kültürel yapısına göre değişkenlik gösterir. Müzik evrenseldir demek bilinen her toplumun müziği var demektir, fakat anlamı evrensel değildir demek; müziğin her toplum için anlamı değişir demektir. O zaman otomatik olarak müziğin içeriği de bu yönde değişmektedir. İşte bu nedenle kültürel müzikler için etnik müzik tabirini kullanırız ki; buradan da bütün müzikler aslında birer etnik müziktir çıkarımına varırız. Örneğin; Batı Klasik Müziği’ndeki “air” hava, “ballad” ise halk şarkısı olarak nitelendirilir. Bizim Müziğimizde de havalar ve halk şarkıları vardır.. Bir Batılı için ballad dinlemek bir Türk için Türk Halk Müziği dinlemekten farksızdır. Müziğin anlamı her toplumda değişkenlik gösterdiği için müzikleri birbirinden aşağı ya da yukarı, birbirinden daha kaliteli ya da daha kalitesiz olarak ayırmak, bu şekilde nitelemek yanlıştır. Burada antropoloji biliminin temel ilkesi aklımıza gelmelidir. Her kültür kendi değer yargıları içinde incelenir başka bir kültürle karşılaştırılamaz. Ancak bu yolla objektif olunabilir. Örneğin Manowar’ın Grizu ile karşılaştırılması anlamsızdır. Birinin diğerinden daha iyi veya daha kötü olduğu iddia edilemez çünkü kulvarları farklıdır. Biri heavy ****l müzik biri ise rock müzik yapmaktadır. Örneğin J. S. Bach ile F. Chopin’in müzikleri karşılaştırılamaz. Birinin diğerinden daha iyi müzik yaptığı iddia edilemez. Çünkü Bach Barok Dönem Bestecisi, Chopin ise Romantik Dönem bestecisidir. Yani kulvarları; müziklerinde barındırdıkları teorik, armonik, ritmik ve kültürel öğelerin tümü farklıdır.

Müziğin Öğeleri

Müziğin içeriğinde ritim, melodi ve armoni mevcuttur. Müziğin müzik olabilmesi için gereken en temel iki öğe ritim ve melodi olduğu için bunları ana öğe kabul ederiz. Çoğu kimseler için armoni de ana öğelerden biri kabul edilir.

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, ritimsiz müzik olamaz. Ritim müzik için gereken en önemli öğedir. Ses denildiğinde anlaşılacak tek şey notalar değildir. Titreşebilen her maddenin yaydığı dalgalar birer sestir. Dolayısıyla onları müzik şekline sokmayı sağlayan tek öğe ritimdir. Yani kamyon motorunun çıkardığı sesi, bir kuş cıvıltısını vb sesleri belli bir ritme oturtarak bunu da müzik yapabilirsiniz. Fakat doğada var oldukları şekli ile dinlerseniz buna kakafoni (yani bir çeşit gürültü) denir. Bazılarınız itiraz edebilir. Uzun havaların ritmi yoktur bazı caz parçalarında ritim yoktur diyebilir.. Bunlar ritimsiz şeyler değil, serbest ölçü dediğimiz ritmi melodisinde var olan müziklerdir. Ritimden anlaşılacak olan tek şey müziğe eşlik eden bir vurmalı çalgı olmamalıdır. Ritim melodiniz için kullandığınız notaların süreleridir. (sekizlik nota, on altılık nota gibi)

Armoni için ara öğe diyebiliriz çünkü armoni müziğin olmazsa olmazı değildir. Armoni barındırmayan müzikler mevcuttur. Örneğin bir çok kabilenin geleneksel müziği, Türk Halk Müziği ve Türk Sanat Müziği de dahil çok sesli değildir. Bu duruma yani tek sesliliğe “monofoni” denir. Armoni denilen öğe de kendi içinde ikiye ayrılır. Bunlar “homofoni” ve “polifoni”dir.

Homofoni; bir kompozisyon stilidir. Bir melodili ve tüm vokaller ve eşlik çalgıları aynı ritmik hareketle beraber ilerler. Polifonik yapının zıttıdır. Bazen her vokal belki bağımsız olarak hareket edebilir. Polifoni de bir kompozisyon stilidir fakat homofoniden farkı birbirinden bağımsız birden fazla melodinin aynı anda ve birbirinden bağımsız ritmik hareketlerle oluşturduğu çok seslilik olmasıdır.

Günümüzde çok sesli olmayan müzikler de çok sesli hale getirilmeye başlanmıştır. Örneğin Türk Sanat Müziği de öyle ya da Türk Halk Müziği.. fakat bu armonizasyon, bildiğimiz polifoniden farklıdır. Bir ana melodi üzerine eşlik maiyetinde çok seslilik yaptığınızda buna homofonik çok seslilik denir. Çok sesli müzik olmasına karşın takip edilebilen bir melodi vardır. Fakat Polifonik armonide aynı anda çalınan birden fazla melodinin meydana getirdiği çok seslilik vardır. Bir nevi J. S. Bach dönemi üsluplardandır. Koral armoni sonrası ve kontrpuan ile de kendini gösterir.

Bahsettiğimiz ritim, melodi ve armoninin yanı sıra; müziğin içinde kullanılmak üzere melodi partisine yazılan “sözler” (şarkı sözleri) ve o müzikle bütünleşmiş bir “dans” da müziğin öğeleri arasında gösterilebilir. Fakat yukarıda saydığımız öğelere ana öğe (armoniye de bazı kesimler adına ara, bazı kesimler adına ana öğe) diyor isek; söz ve dans’ı da müziğin yabancı öğeleri olarak müzikle bir bütün halinde ele alabiliriz.

Müziğin Türleri

Günümüzde müzik bir çok kola dallanıp budaklanmış durumdadır. Çoğu da müzikolojik otoriteler tarafınca kayda geçmiş tarzlar değil, halkın (dinleyici kesimin) ürettiği bulduğu ya da kullandığı isimler olmuştur... Aslında pek de doğru bir yöntem değildir bu. Müzik bilimi için müzik; en temel anlamıyla üçe ayrılır. Sanat Müzikleri, Geleneksel Müzikler ve Popüler Müzikler.. Bunları biraz açalım..

Sanat Müziği dünyada iki tanedir. Biri Batı Sanat Müziği; Ortaçağ sonrası başlayan Barok, Klasik, Romantik ve Modern gibi dönem başlıkları ile değişen, gelişen ve bunların tümünü kapsayan müziklere verilen genel isimdir. Diğeri ise Türk Sanat Müziği dediğimiz temelinde Osmanlı Saray Müziği (Geleneksel Divan Müziği) olarak başlayan ve günümüze doğru değişip gelişen müziğin adıdır.

Geleneksel Müzik dediğimiz müzik türünün içine her toplumun kendi geleneksel kültürüne ait müziği girmektedir. Örneğin İspanyolların etnik müziği Flamenko gibi veya bizim geleneksel müziğimiz olan Türk Halk Müziği gibi... vb bütün etnik müzikler bu başlık altında ele alınır.

Popüler Müzik dediğimiz müzikler ise Sanat Müziği ya da Geleneksel Müzik olarak adlandırılan türlerin dışında kalan tüm müzik türlerini kapsar. Pop, rock, ****l vb müzikler gibi..

Not : Temelinde tam anlamıyla etnik bir müzik olan fakat sonrasında çok popülerleşerek popüler müzik kategorisinde de gösterilen caz müziği; daha sonrasında üst çevrelerce benimsenerek Sanat Müziği kategorisine de dahil edilmeye başlandı. Bu konuyu belki daha sonra ayrıntılı bir şekilde irdeleriz fakat şuan için kişisel fikrim şudur ki; cazın bir müzik türü olarak bir yere oturtulamıyor olması daha çok cazı seven sınıf farklarının kendi arasındaki kültür çatışmasıdır.

Müzik Türleri Üzerine

Müziğin türleri başlığı altındaki ilk paragrafımda müziğin isimlendirilmesinde bazı yanlışların olduğunu vurgulamıştım. Şimdi özellikle popüler müziklerde sıkça karşılaştığımız bu soruna biraz açıklık getirelim.. Öncelikle bahsedilmesi, aydınlığa kavuşturulması gerekilen bir mesele vardır ki; o da “pop müzik, popüler müzik ve popüler kültür” gibi kavramların birbiri ile karıştırılıyor olmasıdır. Pop bir müzik türüne verilen isimdir. Popüler müzik ise bir türün ismi değildir. Herhangi bir müzik türü ayırt etmeksizin, genel anlamda veya spesifik bir müzik türü içerisindeki (büyük bir çoğunluk tarafından) bilinen ve beğeniliyor olan müzik eserlerine verilen isimdir. Örneğin Divan Musikisi bestekarlarından Hacı Arif Bey’in “Olmaz İlaç Sine-i Sad Pareme” eseri, Romantik Dönem bestecilerinden Chopin’in “Do Diyez Minör Noktrün” eseri, Tarkan’ın “Oynama Şıkıdım Şıkıdım” isimli şarkısı veya Pink Floyd isimli grubun “Whis You Were Here” isimli parçası popüler müzik kategorisine birer örnektir. Ya da yalnızca bir müzik türünü ele alacak olursak, Grizu’dan “Bira ve Kahve” , Bulutsuzluk Özlemi’nden “Acil Demokrasi”, Mavi Sakal’dan “İki Yol” ülkemiz çapında popüler olan rock eserlerindendir... Şimdi gelelim asıl konuya;

Popüler Kültür, başlı başına ayrı ele alınması gerekilen bir konudur. Belli bir sınıfa itafen dile getirilen yaşam şeklinin adıdır popüler kültür. Popüler kültüre ait öğeler ise; evet, herkes tarafından biliniyor olması, marka olması, meşhur olması, dikkat çekici, gözde olması vb adı üzerinde popülerliği çağrıştıran öğelerdir ve adı üzerinde “pop” popüler kültürün bir ürünüdür ya da tüketir olduğu bir yapı haline gelmiştir mesela... Fakat neticede ayırt edilmesi gerekilen özellik şudur ki, “İki Yol” isimli rock parçasının meşhur bir parça olması, Mavi Sakal isimli grubu popüler kültürün bir öğesi haline getirmemektedir ve böyle dile getirilmemelidir.

Bunun yanı sıra; kavramsal hataların dışında yapılan büyük hatalardan biri de isimlendirme hatalarıdır. Aslına bakarsanız bu isimlendirme çabası da gereksiz ortaya çıkmış hatalardan biridir. Özellikle rock ve ****l müziklerde çokça gözlenir bir durumken bu, şimdi blues müziğin de çokça dallanıp budaklanmış olduğu görülmekte.

Bir müzik türünü isimlendirmek için bazı verilere ihtiyaç duyarız. Varolan müzik eserlerini belli bir kategori içine almak için onlarda bariz olan ortak özellikler ararız. Örneğin müzikte romantik dönemin varlığından haberdarız. Peki nedir bir eserin romantik olduğunu belirleyenler? Yalnızca armonik, melodik ve ritimsel yapı mı? Armonik anlamda daha geniş uygusal yapılar örneğin klasik dönemde daha nadir olan eksik yedili akorların (dim. Chord) sıkça kullanılması, melodik anlamda duyguya ve daha özgür yapılara yer verilmesi keza ritimsel anlamda da daha özgürce bir üslup benimsemesi vs tamam; ama hayır! Romantik Dönemi bir dönem ve romantik eseri bir eser yapan, romantizmin felsefesi idi. Bunun içerisinde Restorasyon Dönemi’nin etkileri, “us” kavramı, “ikincil ben” figürü, “ulusalcılık anlayışı” gibi çok fazla ve çok yoğun anlamda felsefe barınıyordu.

Günümüzde Sanat Müziği ya da Geleneksel Müzikler sınıflandırılmasında pek sorun yaşamıyoruz fakat şimdi bir de popüler müziklere bakalım. Yukarıdaki bilgiler ışığında birkaç örnek ele alalım. Örneğin günümüzde oldukça revaçta olan “alternatif rock” isimli müzik türü.. Nedir alternatif müziğin teorik yapısı dediğimizde görüyoruz ki, en basit anlamıyla şöyle açıklanabilir : Sıklıkla belli bir kadans (çoğunlukla da tam kadans, yarım kadans) üzerindeki akor dizilimi üzerine yazılmış sözlerle icra edilen, pek fazla modülasyona (ton değişimine) girmeyen, enstrümantal anlamda içerisinde sert tonları barındıran ve en az bir enstrümana solo bölüm için yer verilen, sözel anlamda da içerisinde protesto ve isyan içeren müzikler. Peki felsefesi nedir diye soruyoruz, “rock” diye cevap alıyoruz. Ya da bir grup müzisyenin bir TV programında “biz rock’çıyız alternatif rock yapıyoruz” diyerek kendilerini tanıttıklarını görüyoruz. Teorik açıdan bakıldığında, belli başlı ufak farkları olsa da aslında rock müzikten pek de ayrı bir kefeye konamayacağını görüyoruz. Felsefi anlamda sorduğumuzda ise zaten alternatif rock’ı icra eden müzisyenler kendi ağızlarıyla rock’çıyız diyorlar. Bir de alternatifin kelime anlamına bakıyoruz ki, “o olmayan, diğer bir seçenek” gibi bir anlam ifade ediyor. Öyleyse “alternatif rock” bir anlamda “rock olmayan” demek oluyor. Çünkü rock’ın alternatifi demek rock olmayan demektir. Ama alternatif rock’çılar ise kendilerine rock yapıyoruz diyorlar. Zaten müzikal anlamda da büyük benzerlikler gösteren bu müziğe neden yalnızca rock demiyoruz da başına alternatif ekleyerek kendi kafalarımızı da başkalarının kafalarını da karıştırıyoruz. Bir diğer örnek Thrash ****l ismi.. Bir kitap Thrash ****l’i “Aktif black ****l'den daha az extreme koyu ****l sayılabilecek her şeydir”, “Her zaman hızlıdır”, gibi giden bir dizi komik tanımlamalarla anlatıyor. Yazara sormak isterdim Aktif black ****l nedir? nasıl olur? Bunun da manyetikler gibi aktifleri pasifleri mi vardır?, extreme koyu ****l nedir yahu? Ya da her zaman hızlı şarkı yapan grupların her birine Thrash yapıyor mu diyeceğiz.. Çok komik ve yersiz açıklamalar gibi geliyor bunlar. Oysaki “thrash” bir müzik türü değildir. “Thrashing” kullanımı üzerinden ****l müzik konserlerinde yapılan sahne şovlarını (sahneden seyirci üzerine atlamak, birbirlerine çarparak ya da vurarak dans etmek vb) betimlemek için kullanılmış bir tabirdir. Bu tür gruplara thrash grupları (thrash yapan gruplar) denmiş ve bir süre sonra bu alışkanlık; yaptıkları müziğe de thrash ****l denilmesine neden olmuştur, oysa ortada ****l müziğin kendisinden daha farklı bir müzik ya da daha farklı bir felsefe yoktur. ****l her zamanki ****ldir. Biraz daha hızlı ya da her zaman hızlı olması onu yeni bir kategoriye sokmak için yeterli neden değildir. Sahne şovları ise müziğin öğelerinde söz ve dans üzerine bahsettiğimiz gibi müziğin içerisinde yabancı öğe olarak barınan eylemlerdir. Örneğin aynı kitap Blastbeats diye de bir türden bahsediyor ve bu tür için yaptığı tek tanım şu : “Thrash'te ki davullarin oldukça hizli kullanilmasi ile ortaya çikan bir türdür”... Ben de soruyorum, peki bir baterist, bir albümünde davulunu daha hızlı çaldı diye o grubu alıp başka bir kefeye koymak ne derece doğrudur? Aynı baterist bir sonraki albümde daha yavaş çalarsa o grup “tarz değiştirdi” sloganı ile manşetlere mi yansıyacak? Ya da Goth ****l’e ne demeli? Gothic 13. – 14. y.y. mimarisindeki sivrilik anlayışı iken, yazarımız bu tür için “ejderhaları, düşsel lirikleri, doom koroları vardır” açıklamasını yapıyor. Ben “ejderha” müziğin neresinde giriyor çıkıyor bunu anlamış değilim, lirik anlayışta söz yazmış gruplara Goth ****l denecekse, başka türden sayılan bir grubun söz yazarı, bireysel duyguların coşkulu bir tarzda işleyemeyecek mi? (aman bana da goth yapıyor demesinler diye).. Zaten doom koroları nasıl oluyormuş onu hiç anlamadım. İşte böyle tuhaf bir durum söz konusu...

Fark ediliyor ki, bu tür sınıflandırmalar yapılmış fakat bu sınıflandırmaları yapanların hiçbiri bir müzik türüne neden o ismin verildiğine dair müzikal (teorik, müzikolojik) bir açıklama yapmamışlar.

Verilebilecek daha bir çok örnek yerine konunun özüne inecek olursak; müzik türlerini dallandıra dallandıra sınıflamanın ne işlevsel bir yanı ne de o kadar mantıklı bir yanı olmadığı ortaya çıkan bir gerçektir. Üstelik bu işleri zorlaştırmaktadır da. Biri size o an çalan müzik için, bu ne tür bir müzik dediğinde cevap veremez oluyorsunuz çünkü neredeyse grup ismi kadar müzik türü çıkıyor ortaya. Örneğin Türkiye’de yapılan rock müziğe bir Türk’ün Türkçe Rock demesine gerek yoktur. Türkiye’de de yapıyor olunsa Amerika’da da, Avrupa’da da o müzik zaten rock’tır ve orada önemli olan sözlerinin hangi dilde yazılmış olduğu değildir. Ya da bir rock grubunun bestelerinde makamsal yapı izlemesi o grubu Anadolu Rock olarak ifade etmek için yeterli bir neden değildir. Eğer Malmsteen elektro gitar üzerine yazdığı bir müzikte melodisinde kullanacağı bir motifi Phrygian modunda çalarsa bu bir rock parçadır, ona kimse Antik Yunan Rock demez. Ve eğer ki, phrygian modunun seslerini Türk Müziği seyir anlayışına uygun seslendirerek onu kürdi makamı olarak duyurur ise buna da Malmsteen Anadolu Rock yapıyor denmez. Dolayısıyla birkaç melodiyi ya da yalnızca bir motifte işlenmiş seyir halini gözönüne alarak bir müzik türünün ismini değiştirmek ona yeni bir isim vermek yersiz bir çaba olmaktan öteye gitmez. Bir müzisyenin Anadolu’da doğmuş olması da yaptığı müziğe Anadolu Müziği demek için yetmez vs vs...
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Okunmamış 05-11-2008, 07:34 PM
acemii
Standart Cevap: Temel müzik terimleri,teorisi,bilgisi

emeğine sağlık..
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Okunmamış 02-12-2008, 04:49 PM
monurcan
Standart Cevap: Temel müzik terimleri,teorisi,bilgisi

kötü iğrenç olmuş
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Etiketler
müzik, müzik terimleri, temel müzik terimleri

Seçenekler
Stil


Temel müzik terimleri,teorisi,bilgisi

Temel müzik terimleri,teorisi,bilgisi konusu, MÜZİK REHBERİM/Müzik Aletleri bölümünde tartışılıyor .




Gündemden Başlıklar

Konu Kategori
Evden eve nakliyat Liseler & Üniversiteler
Şehir ve Firma Rehberi Tatil ve Oteller
Tatil ve Oteller Seo

Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 02:22 PM.




Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.3.2
Tynt Script Sponsored by Information Technology Salary
Bütün Hakları Saklıdır 2005-2011 Rehberim.net