Oyunlar Genel bölümü Oyun İnceleme / Dead Space konusu gösteriliyor Özet:Bilgisayar oyuncuları olarak, son günlerde iyi bir korku-gerilim oyununa hasret kalmıştık. Beklenen oyunların beklentileri karşılamakta yetersiz kalması, türün yavaş yavaş ...
| |||||||
Dead Space | Açılış Sayfam Yap | Reklam | Kayıt ol | Konuları Okundu Kabul Et |
| | #1 |
| Sovereign ![]() | ![]() Bilgisayar oyuncuları olarak, son günlerde iyi bir korku-gerilim oyununa hasret kalmıştık. Beklenen oyunların beklentileri karşılamakta yetersiz kalması, türün yavaş yavaş son demlerini yaşadığı söylentilerine yol açmıştı. Ta ki Dead Space’e kadar. Oyuna ilk girdiğimizde kanlı, kasvetli bir EA logosu, ekranda beliren semboller ve puslu bir Dead Space yazısıyla karşılaşıyoruz. İşin daha başından ciddiye alındığını, bunları gördükten sonra anlayabiliyoruz ve menüye geliyoruz. Kısa Bir Tanıtım New Game diyerek oyuna başladığımızda, oyunun ilk videosuyla, aynı zamanda senaryoyla ilgili ilk ipucumuzla karşılaşıyoruz. USG Ishimura adlı, değişik gezegenlerde araştırma yapan bir uzay gemisinden aldığımız yardım çağrısı ve kendi uzay gemimizin de arızalı olmasından dolayı Ishumura’ya gidiyoruz. Görünen senaryo bu; fakat işler hiç de öyle gitmiyor. Ishimura’ya yaklaştığımız an, gemimiz bilinmeyen bir çekimin etkisine giriyor ve Ishimura’ya düşüyoruz. Daha ilk dakikadan; işlerin yolunda gitmediği, gemideki tek sorunun iletişim kopukluğu olmadığı, bizleri daha büyük sorunların beklediği anlaşılıyor ve böylece oyuna başlıyoruz. Oyunda ilerledikçe bulacağımız ses ve görüntü kayıtlarıyla, senaryo daha da aydınlanıyor. Bu geminin nasıl bir hayalet gemi haline geldiği, gemideki yaratıkların nereden nasıl geldikleri gibi sorulara cevap buluyoruz. Oyundaki amacımızı kısaca özetlersek; hayatta kalmak ve bu gemiden arkadaşlarımızla birlikte sağ salim kurtulmak diyebiliriz. Karakterimizin adı, Isaac Clarke. Kendisi sıradan bir mühendis; fakat oyunu oynadıkça, onun sıradan biri olmadığını ve mühendisliğinin yanında askeri alanda da ne kadar başarılı olduğunu görüyoruz. Tabii ki de karakterimizin mühendis olması, öylesine seçilmiş bir meslek değil. Oyun boyunca Ishimura içindeki birçok sistemi onarıyoruz ve böylelikle mühendisliğimizi kullanmış oluyoruz. Yani oyun, anlayacağınız gibi, sadece vur, öldür, hayatta kal mantığında ilerlemiyor; oyun boyunca çözeceğiniz birçok bulmaca var. Karakterimizden bahsetmeye başlamışken, giydiği uzay kıyafetinden de bahsetmek istiyorum. Kıyafetimiz, şekil itibariyle pek şatafatlı durmasa da, içerdiği özellikler bakımından oldukça iyi bir kıyafet. Kıyafetimizin arkasındaki mavi bölmeler bize canımızı gösteriyor, yani o bölmelerdeki mavilikler bittiğinde ölüyoruz. Hemen o mavi bölmelerin yanında mavi bir yarım halka var. Bu da ileride kıyafetimize eklediğimiz Statis Module göstergesi. Statis Module sayesinde neyin hareketini yavaşlatmak istiyorsak, onu yavaşlatabiliyoruz. Bu, bazen size saldıran büyük bir yaratık, bazen de hızla hareket eden elektirik kabloları olabiliyor. Kıyafetimize sonradan eklediğimiz bir diğer parça ise, Kinesis Module. Bu parça sayesinde de cisimleri yerlerinden hareket ettiriyoruz. Mesela önümüzde büyük bir cisim var ve bizim oradan geçmemiz gerekiyor; hemen Kinesis Module sayesinde o cismi önümüzden çekebiliyoruz. Oyun, zaman zaman bu iki özelliğinizi de kullanmaya zorluyor. Kıyafetimizin hemen önünde bir çıkıntı var. Zannedersem bu çıkıntı sayesinde bulduğumuz görüntüleri holografik olarak izliyor ya da diğer iki arkadaşımızla görüntülü bağlantıya geçebiliyoruz. Kıyafetimiz, genel hatlarıyla, bundan ibaret. Ayrıca oyun ilerledikçe kıyafetinizin seviyesini ve hayat seviyesi gibi özelliklerinizi de arttırabiliyorsunuz. Oyun boyunca çok işinize yarayacak locator özelliği sayesinde, kaybolma riskiniz minimuma indirilmiş. Eğer değiştirmediyseniz ‘B’ tuşuna bastığınız zaman yerde mavi bir çizgi oluşuyor ve bu çizgi size nereye gitmeniz gerektiğini gösteriyor. Oyundaki silahlar, bir uzay oyununa uygun olarak tasarlanmışlar. Klasik bir plazma tabancası, alev püskürten bir silah ya da halka şeklinde testere fırlatan bir silah gibi, gerçek hayatta olmayan silahlar. Oyunda toplam altı silah var ve bu altı silahtan en fazla dördünü yanınızda taşıyabiliyorsunuz. Silahların mermi göstergeleri, hemen üzerlerinde, sanal olarak yazıyor. Silahlarınızı, Bench denen yerlerde güçlendirebiliyosunuz. Silahın kapasite, hasar gücü gibi özelliklerini arttırabiliyorsunuz. Oyundaki “Bench” ve “Store”lardan bahsedecek olursak; Benchler silahlarımızı, Statis ve Knesis modüllerini güçlendirebildiğimiz yerler. Upgrade işlemini, oyun boyunca bulabildiğimiz veya Storelardan satın alabildiğimiz “Nod”lar sayesinde yapabiliyoruz. Upgrade işleminde bir ilerleme için bir nod gerekiyor. Yani, mesela silahınızın hasar gücünü bir seviye arttırabilmeniz için, bir nod gerekli. Storelar ise; silah, mermi ,sağlık paketi gibi şeyleri alabildiğimiz, bunları satabildiğimiz ya da saklayabildiğimiz yerler. Oyun boyunca öldürdüğümüz canavarlardan, yerdeki ışıklı kutulardan ya da dolaplardan çıkan krediler ile buralardan alışveriş yapabiliyoruz. Ayrıca kıyafetimizin seviyesini de Storelarda arttırıyoruz. Oyunun kayıt sistemi istediğiniz an kaydetme mantığında değil. Oyunu, ancak duvarlardaki kayıt yerlerinde “Save”leyebiliyoruz. Aslında bu özellik, oyuna uygun olmuş; çünkü böylelikle her an tetikte olmanız ve oyunu, hakkettiği şekilde, gergin bir halde oynamanız sağlanmış. Oyun boyunca mermi ve sağlık ihtiyaçlarımızı karşılamak için tek seçeneğimiz Storelar değil. Ayrıca öldürdüğümüz yaratıklardan da genelde mermi ve sağlık paketleri çıkıyor. Bu kadar detaydan sonra, oyunun diğer özelliklerinden bahsetmeye başlayabiliriz. Gerilime Hazır mısınız? Oyuna ilk başladığınızda, kamera açısını biraz yadırgayabilirsiniz; fakat kısa bir süre sonra bu duruma alışıyorsunuz. Oyun, senaryo itibariyle bir uzay gemisinde, yani kapalı alanlarda geçiyor. Türü bakımından da karanlık ve kanlı bir oyun. Aslında bu oyunu Doom 3’e benzettim. Onun TPS versiyonu diyebilirim. Nereden hangi canavarın geleceğinin belli olmaması, oyun boyunca duyacağınız ürpertici sesler ve harika grafikler... Yalnız, Doom 3’e kıyasla, bu oyunda daha çok bulmaca ve eğlence mevcut. Oyunda, birbirinden farklı birçok yaratık mevcut. Kimisi size koşarak saldırıyor, kimisi üzerinize doğru zıplayarak. Uzaktan gelen yaratık sesleri, gerçekten insanı ürpertiyor. Ancak, yapay zeka pek gelişmiş değil; bazen sizin önünüzden kaçıp sizi bir kapı arkasında ya da köşede beklemekten başka zekice bir hareketleri yok. Sadece saldırıyorlar. Bacakları kopsa da, kafaları dağılsa da saldırmaya devam ediyorlar. Bu nedenşe tek atışta yere düşürdüğünüz bir yaratığı, öldü diye bırakmayın sakın; öldüğünden emin olun. Ayrıca, bazı yaratıkları öldürdüğünüzde, içinden garip, küçük şeyler çıkıyor ve size saldırıyorlar. Bunlara da dikkat edin. Yaratıkları öldürmek için tek seçeneğimiz silahlar değil. Onlara, silah tutan elimizle vurabiliyor ya da yere düştüklerinde onları ezebiliyorsunuz. Yalnız bunları tavsiye etmiyorum; çünkü yaratıklar size fazla yaklaştığında görüntü değişiyor ve ‘E’ tuşuna basarak o yaratıktan kurtulmaya çalışıyorsunuz. Tabii bu esnada da canınız bir hayli azalabiliyor. Bu nedenle, silahla uzaktan vurmak en iyi seçeneğiniz. Bir gerilim oyununu belirleyen en önemli faktör, ışık-karanlık-ses ilişkisidir ve bu ilişkinin, bu oyunda oldukça iyi kurulduğunu söyleyebiliriz. Bir odaya girdiğinizde, bir anda kapanan ışıklar ve hemen akabinde size saldıran yaratıklar. Ya da yanıp sönen ışıklar arasında belli belirsiz görülen ve size nereden saldıracağı belli olmayan yaratıklar. Ayrıca, karşınıza bir yaratık çıktığında artan gerilim müziği de oyuna oldukça iyi monte edilmiş. Zaten gergin bir halde oynadığınız oyunu, müziklerin de etkisiyle, iyice gerilmiş bir halde oynamaya başlıyorsunuz. Tabii bir de yaratık sesleri var: Çığlık atan yaratıklar, ızdırap çekiyormuş gibi inleyen yaratıklar... Bunlar da oyunun amacına ulaşmasında, yani sizi korkutup germesinde, işe yarayan diğer faktörler. Oyundaki Gerçekler Oyunun geçtiği mekanlardan da bahsetmek istiyorum. Oyunda, bir gemi içinde bulunduğumuz için, geçtiğimiz mekanlardan tekrar tekrar geçebiliyoruz. Bu açıdan, oyun bana biraz kendini tekrarlamış gibi geldi; ama bunu senaryonun bir gereği olarak görüp mekanlardan bahsetmeye devam ediyorum. Mekanların genel olarak karanlık olduğunu söylemiştim; ama bunun haricinde, hafif aydınlık ve sisli alanlar da mevcut. Mekanlar, bir uzay gemisine uygun olarak tasarlanmış. Her şey teknolojik: Otomatik açılan kapılar, dijital ekranlı asansörler, bilgisayarlar... Tabii bu teknolojik mekanlar, bir korku macera oyununa uygun hale getirilmiş. Oyun boyunca yerlerdeki kan izlerine ya da bozuk kapılara rastlamak mümkün. Yaratılan bu kasvetli ortam bize, önceden burada nasıl bir vahşetin yaşandığı konusunda da fikir veriyor. Grafikler oldukça başarılı. EA’den de bu beklenirdi dedirten grafikler. Bilhassa uzay ortamı oldukça iyi tasarlanmış. Oyunda, bazen geminin dışına da çıkmamız gerekiyor. Geminin dışına çıkmadan önce oksijen tüpümüz devreye giriyor ve oksijenimiz bitmeden önce gitmemiz gereken yere ulaşmamız gerekiyor. Malumunuz, uzayda yerçekimi yoktur. İşte bunu da göz önünde bulunduran yapımcılar, gemi dışında veya yerçekimsiz ortamlarda, oyun içi değişikliğe gitmişler. Nasıl mı? Yerçekimsiz ortamda ilk olarak gözünüze çarpan karakterinizin hareketleri oluyor. Karakterin hareketlerinde bir yavaşlama meydana geliyor. Ayrıca normalde hafif kambur olan karakterimiz, bu gibi ortamlarda dimdik oluyor. İkinci değişiklik ise, seslerde yapılmış. Uzayda hava olmadığından, normalde sesler yayılmaz. Siz de uzay gemisinin dışına çıktığınız vakit, seslerin oldukça boğuk geldiğini fark ediyorsunuz. Gemi dışındayken oksijeniniz azaldığı zaman, karakterinizin nefes alması zorlaşıyor ve boğuluyormuş gibi sesler çıkartıyor. Gemi dışı tasarımı ve olayları gerçekten dikkatle, özenle ve zekice hazırlanmış. EA‘ye buradan tebriklerimi yolluyorum. Son olarak bahsetmek istediğim şey, ölüm modellemeleri. Oyunun her saniyesi üzerinde gerçekten çok ciddi bir şekilde durulmuş ve ölme sahneleri de bunlara dahil. Birden fazla ölüm şekli var ve hepsi de birbirinden kanlı. Mesela bir patlama da paramparça olabiliyor ve bacağımızın uzayın derin boşluğuna gidişini seyredebiliyoruz ya da yaptığımız bir hata sonucu kafamız uçabiliyor. Bu tarz birçok ölüm sahnesi var. Oyunda eleştirebileceğim tek nokta ise, ayağınıza dolanan cesetler. Tabii bu ne oynanışı ne de oyunun heyecanını kaçırıyor; ama benim sinirime gitti. Yani düşünsenize, ayağınıza takılmış bir ceset ya da kol parçasıyla ilerliyorsunuz... Neyse ki kısa bir süre sonra, ayağınıza takılan her neyse, ondan kurtulabiliyorsunuz. Son Sözler Bitirmeden önce bir toparlama yaparsak, Dead Space, gerçekten harika bir oyun olmuş. Ne vadediyorsa, onu fazlasıyla veriyor. Bazı oyuncular, bu oyunu oynarken korkmadıklarını söylüyorlar; ama herhalde onlar oyunu gece hiç oynamamışlardır. Oyun gerçekten ürkütücü ve oyunu oynarken bir an olsun can sıkıntısı çekmiyorsunuz. Uzun bir süredir böylesi bir oyuna hasret kalan oyun dünyasına bu oyun, daha iyisi gelene kadar, yetecektir. Bu oyunu, buradan herkese tavsiye ediyorum. Bu arada, bu oyunun bir de animesi varmış. Animesinde de tüm bu noktalara nasıl gelindiği anlatılıyormuş. Güzel oyunlu günler... |
| | |
| | #2 |
| Sovereign ![]() | EKRAN GÖRÜNTÜLERİ ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
| | |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
Dead SpaceDead Space konusu, Oyunlar Genel/Oyun İnceleme bölümünde tartışılıyor . | |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Kategori | |||
| Dead Space 2 Ne Alemde? | Teknoloji Haberleri | |||
| TV arızaları(vestel) | Elektronik Rehberim | |||
| VW Space UP! Blue | Arabalar,Resimler,Markalar | |||
| Space İmpact Lİght (2007) | NOKIA | |||
| Msn Space İle İlgİlİ Bİr Çok Konu : | MSN Messenger | |||
| ||||
| Konu | Kategori | |||
| Evden eve nakliyat | Liseler & Üniversiteler | |||
| Şehir ve Firma Rehberi | Tatil ve Oteller | |||
| Tatil ve Oteller | Seo | |||