Oyunlar Genel bölümü Oyun İnceleme / James Bond 007: Blood Stone konusu gösteriliyor Özet:ames Bond filmlerini her zaman büyük bir zevkle izlemişimdir. Her ne kadar Sean Connery'li Bond filmlerini sinemada izlemeye yaşım el ...
| |||||||
James Bond 007: Blood Stone | Açılış Sayfam Yap | Reklam | Kayıt ol | Konuları Okundu Kabul Et |
| | #1 |
| Gönülden RizeSporlu ![]() | ames Bond filmlerini her zaman büyük bir zevkle izlemişimdir. Her ne kadar Sean Connery'li Bond filmlerini sinemada izlemeye yaşım el vermediyse de Pierce Brosnan'ın oynadığı tüm Bond filmlerini sinemada izlemişimdir, tabii ki yeni sarışın Bond'umuz Daniel Craig'in Bond filmlerini de. Her ne kadar ben de başlarda sarışın adamdan Bond mu olur dediysem de filmleri izleyince özellikle de Casino Royale'i (Quantum of Solace pek de başarılı değildi) yanıldığımı anlamıştım. James Bond'un filmleri kadar oyunları da her zaman oyuncular tarafından ilgi görmüştür ve sevilmiştir. Şu ana kadar çıkan en iyi Bond oyunu olarak GoldenEye 007 gösterilir. 1997 yılında Nintendo 64'e çıkan yapım gerçekten de bırakın en iyi Bond oyunu olmayı şu ana kadar çıkan en iyi FPS oyunlarından bir tanesidir. Eğer halen daha bu oyunu oynamadıysanız denemenizi tavsiye ediyorum (2002 yılında Gearbox Software tarafından yapılan James Bond 007: Nightfire da iyi bir Bond oyunuydu aslında). 1997 yılını geride bırakıp biraz ileri saralım isterseniz; 2008 yılında Electronic Arts'tan James Bond'un lisansını alan Activision, hemen kollarını sıvadı ve Treyarch'a (Call of Duty: World at War ve Black Ops'un yapımcıları) Quantum of Solace'ı yaptırttı. Quantum of Solace her ne kadar Bond hayranları tarafından sevilse de adı hemen unutuldu. 2010 yılına geldiğimizde ise Activision gene bize bir Bond oyunu lazım dedi ve Bizarre Creations'a (Project Gotham Racing ve Blur'un yapımcıları) James Bond 007: Blood Stone'u yapması için talimat verdi. Ünlü şarkıcı Joss Stone'un da desteğini alan yapım bu sefer Bond'un hayranları dışındaki oyuncuların da ilgisini çekmek istiyor.![]() Bu oyunda İstanbul da var ama herkes İngilizce konuşuyor? Blood Stone'un hikayesi aslına bakarsanız James Bond filmlerinden pek de farklı değil. Oyun boyunca biyolojik silahlar üretip dünyayı ele geçirmeye çalışan bir örgütün peşine düşüyoruz ve onları durdurmaya çalışıyoruz. Tabii bu görevi yaparken de dünyadaki pek çok şehri dolaşıyoruz. Şehirlerden bir tanesini ise oldukça yakından tanıyoruz, İstanbul. Evet, belki de Blood Stone'da bizim gibi Türk oyuncuların en çok ilgisini çeken durum oyunda İstanbul'un bulunuyor olması. İstanbul'a daha oyunun ilk bölümünde (Atina'yı ön bölüm olduğu için saymıyorum) ayak basıyoruz. Hikayeyi anlatmayacağım ancak İstanbul'dan biraz bahsetmek istiyorum. İstanbul oyunda oldukça güzel yansıtılmış, her ne kadar bizleri 1970'lerde yaşıyormuşuz gibi gösterseler de (bir oyun da düzgün yapsın yahu şu şehri) şehir gerçekten de güzel. Boğaz Köprüsü, Galata Kulesi ve Ayasofya gibi İstanbul'un ikonları oyunda yer alıyor. Ancak İstanbul'daki insanlar her nedense İngilizce konuşuyorlar. Oyuna ilk başladığımda buna oldukça kızmıştım ancak diğer şehirleri de oynayınca gördüm ki Bizarre Creations işin kolayına kaçmış ve tüm şehirlerdeki konuşmaları İngilizce olarak hazırlamış. Yani ortada İstanbul'a özgü bir durum yok. Oyunumuzun İstanbul dışında, Atina, Monako, Sibirya ve Burma gibi yerlerde de geçtiğini belirteyim. Oynanışa gelirsek; Blood Stone'u tipik bir üçüncü şahıs açısından oynanan aksiyon oyunu olarak nitelendirebiliriz. Bölümler boyunca elimize geçen silahlarla düşmanları öldürüyoruz ve amacımıza bir adım daha yaklaşıyoruz. Oyunda Gears of War ve diğer pek çok oyundaki gibi siper alma sistemi de bulunuyor. Siper alma sistemi oldukça başarılı bir şekilde hazırlanmış. Bir tuşa basıp o yer siper alınabilecek bir yer ise siper alabiliyoruz ve düşmanlarımızı avlayabiliyoruz. Silahların fizikleri ve vuruş hissi oldukça başarılı, her silah farklı özelliklere sahip ve düşmanlarınızı bu silahlarla vurmak da çok eğlenceli. Bunun dışında oyunda yakın dövüş sistemi de bulunuyor. Her ne kadar biz dövüşmesek de düşmanın yakınına gidip bir tuşa basınca James Bond, ortamla alakalı olarak bir dövüş hareketi sergiliyor ve düşmanı bayıltıyor. Ortamla alakası derken örnek vereyim; mesela bir yerde sarkarak duruyorsak Bond adamı tutup aşağı fırlatıyor. Veya bir kutunun arkasındaysak Bond düşmanı kutunun arkasına çekiyor ve düşmanı orada hallediyor. Bu sahnelerde herhangi bir etkimiz olmasa da izlemek son derece keyifli oluyor, çünkü belirttiğim gibi çeşitlilik oldukça fazla. Bond'un teknolojik cep telefonu da yanında bulunuyor. Bu telefonla bölümlerde bulunan eşyalar hakkında bilgilere ulaşabiliyoruz. Ha bu bilgiler bir işe yaramıyor ancak oyunu %100 bitirmek istiyorsanız hepsini bulmak isteyebilirsiniz. Telefon ayrıca size gitmeniz gereken yeri de gösteriyor, eğer bölümde bir yerlerde takılırsanız hemen telefonunuzu açın, size gitmeniz gereken yeri gösterecektir (bu telefonları da artık çok teknolojik yapıyorlar). Blood Stone'da God of War'dan aşina olduğumuz doğru zamanda doğru tuşa basma oyunu da bulunuyor. Zaman zaman bazı şifreleri kırmanız gerekebiliyor bunun için de bu mini oyunu oynuyorsunuz. ![]() Bond Racing adlı bir yarış oyunu yapın veya durun, ben yapayım Oyun boyunca tabii ki durmadan düşman öldürüp, şifreleri kırmıyoruz. Zaman zaman da Aston Martin'imize veya başka bir arabaya atlayıp düşmanlarımızı kovalıyoruz. Araç kovalamaca sahneleri bana soracak olursanız oyunun en güzel bölümleri. Arabaların fizikleri ve kullanımı tıpkı yarış oyunları gibi, hatta kimi yarış oyunlarından bile daha güzel olarak hazırlanmışlar. Tabii bunda firmanın eskiden Project Gotham Racing ve Blur gibi oyunları hazırlamasının da etkisi büyüktür. Araç kovalamaca sahnelerinde aksiyon hiçbir zaman düşmüyor ve bölümün sonuna kadar nefes alamıyorsunuz. İstanbul'daki kovalamaca sahnesinde önceden de söylediğim gibi tanıdık mekanları görebilirsiniz. Bana kalırsa firma sırf Bond'un arabalarından oluşan bir yarış oyunu yapmalı ve bu yarış oyunu da böyle kovalamacalı bölümler içermeli, o kadar söylüyorum yani araç kullandığınız bölümler enfes ve o bölümlerde aksiyon tavan yapıyor. Blood Stone'un senaryo kısmını 8 saat gibi kısa bir sürede bitirebilirsiniz. Oyun bu kadar kısa olduğu için not kırmak istemiyorum çünkü tam tadında bitiyor. Biraz daha uzun olsaydı sıkabilirdi diye düşünüyorum (her zaman kısa ama akılda kalan bir oyunu uzun ama sıkıcı bir oyuna tercih etmişimdir), tek kızdığım nokta ise oyunun aşırı derecede çizgisel bir oynanışa sahip olması. İki farklı yoldan bitirebildiğiniz tek bir bölüm bile yok. Ben Bond, James Bond, James Bond, James Bond, pardon çoklu oyuncu modu diyecektim! Ana senaryoyu 8 saatte bitirdik, oldukça çizgiseldi ve bir daha oynamak sıkar. Peki şimdi ne yapacağız diye soruyorsunuz öyle değil mi? Bizarre Creations da bu soruyu kendisine sormuş ve oyuna çoklu oyunculu kısmı eklemiş. Çoklu oyunculu kısımda 3 adet mod bulunuyor. İlk mod hepimizin bildiği takım savaşı modu, bu modda iki takım birbirleriyle savaşıyor ve en fazla puana sahip olan takım savaşı kazanıyor. Diğer bir mod ise görev modu, bu moddu gene iki takım arasında oynanıyor ve çeşitli görevleri yerine getirmeye çalışıyorsunuz. Son mod ise sona kalma modu ("Last Man Standing", ayrıca sona kaldığı için sona kalma modu adını koydum, hadi ama komikti değil mi?) bu modda en az ölen kişi olmaya çalışıyorsunuz bunun için de oldukça gizli hareket etmeli ve siper alarak düşmanlarınızı öldürmelisiniz. Çoklu oyunculu kısımda son günlerde moda olan rütbe sistemi yer alıyor. Karşılaşmalarda kazandığınız puanlarla rütbe atlıyorsunuz. Rütbe atladıkça yeni silahlar ve kıyafetler açılıyor. Bunlar sayesinde ise çoklu oyunculu kısımdaki karakterinizi kendi kafanıza göre özelleştirebiliyorsunuz. Bu aslında güzel bir özellik, oyunun oynanabilirliğini arttırıyor. Çoklu oyunculu kısımdaki tek eleştirim çok fazla derecede lag olması, hatta o kadar lag oluyor ki çoğu zaman nereden vurulduğunuzu anlamıyorsunuz. Bu da haliyle sinirizi oldukça bozuyor. Bunun dışında oyunu çoklu oyunculu olarak oynayan çok fazla insan da bulunmuyor. Oyun yeni çıkmışken durum böyleyse 3, 4 ay sonra çoklu oyunculu kısım bir hayalet kasabası olabilir diye düşünüyorum. 3, 4 aya da gerek kalmayabilir, Call of Duty: Black Ops'un çıkması yetebilir. Neyse kısacası lag olmayınca çoklu oyunculu kısım eğlenceli olabiliyor ve denenmeye değer. James Bond'un tema müziğini bilmeyen var mıdır ey insanoğlu? Blood Stone'un grafikleri de üst düzeyde hazırlanmış. Karakter modellemeleri ve diğer modellemeler, patlama efektleri ve diğer pek çok efekt gözlerinize şenlik yaşatıyor. Hiçbir zaman bir grafik manyağı olmadım belki de o yüzden bana öyle gelmiş olabilir ancak oyunun grafikleri yeterince güzel ve insanı memnun ediyor. Hele ki arabaların modellemeleri ve araç kovalama sahnelerindeki grafikleri görünce mest oluyorsunuz. Araçlarda hasar modellemesinin de olduğunu söylemek istiyorum. Sinematikler de oyun motoru ile hazırlanmış, sinematiklerin yönetimi ise aynı Bond filmlerindeki gibi. İzlerken sanki bir Bond filmi izliyormuşsunuz hissine kapılıyorsunuz. Blood Stone, ses ve müzikler konusunda da son derece başarılı bir yapım. Oyunda bulunan tüm karakterler son derece başarılı bir şekilde seslendirilmişler. Bond'u Daniel Craig, M'i Judi Dench ve Nicole Hunter'ı ise Joss Stone seslendiriyor. Bunun dışında ses efektleri de beklentileri karşılıyor. Oyunda bulunan araçların sesleri ise inanılmaz derecede güzel yapılmış, gaza basınca gelen sesten gaza gelip arabanızı denize uçurabiliyorsunuz (gaza basınca gelen sesten gaza gelmek de güzel bir cümle oldu bu arada). Yalnız oyunda zaman zaman ses kesilmeleri yaşanabiliyor, buna pek sıklıkla rastlamıyorsunuz ancak ben oyun boyunca 4 - 5 kere rastladım. Sanırım Activision bunu yakında çıkartacağı bir yama ile düzeltir. ![]() Müzikler ise bildiğiniz Bond kalitesinde hazırlanmışlar. Bond'un tema müziği çalmaya başlayınca zaten bitiyorsunuz ve kendinizi Ajan 007 olarak hissediyorsunuz. Bunun dışında bölümlerde çalan müzikler de sizi havaya sokuyor. Joss Stone'un da sırf bu oyun için "I'll Take It All" adlı şarkıyı yazdığını ve bu şarkının da oyunda kullanıldığını belirteyim. Blood Stone + Joss Stone = James Bond + Daniel Craig olmadı sanırım? Yazımızın sonlarına gelirken James Bond 007: Blood Stone'u kısaca özetleyelim isterseniz, açık olarak söylemem gerekirse bir Bond hayranı olarak Blood Stone'u oldukça sevdim. Ancak dünyada bulunan tüm oyuncuların bir Bond hayranı olmadığı da bir gerçek. Kısa süren ama eğlenceli hikaye kısmı (James Bond filmlerinden aşağı kalır bir yanı yok), pek de başarılı olmayan çoklu oyunculu modu ve muhteşem sürüş sahneleri sanırım Blood Stone'u özetlemeye yeter. Eğer bir Bond hayranı olmayıp bu oyunu almayı düşünüyorsanız hemen almayın derim, biraz bekleyin ucuzlayınca alırsınız. Ancak bir Bond hayranıysanız Blood Stone'u almanız gerekiyor. Bir önceki Bond oyunu olan Quantum of Solace'a göre daha başarılı ve Bond ruhuna daha sadık bir yapım bana göre. Ama halen daha söylüyorum Bizarre Creations, lütfen bir Bond Racing veya Bond'un arabalarının bulunduğu bir yarış oyunu yapın. Blood Stone'daki sürüş sahneleri gerçekten de muhteşem olarak hazırlanmışlar, sırf o sahnelerden bile bir oyun olur. Ne siz Bond'suz kalın ne de biz M'siz kalalım. Herkese iyi oyunlar. |
| | |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
James Bond 007: Blood StoneJames Bond 007: Blood Stone konusu, Oyunlar Genel/Oyun İnceleme bölümünde tartışılıyor . | |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Kategori | |||
| 007 James Bond: Quantum of Solace | Kültür & Sanat haberleri | |||
| 3 New James Bond Ringtones - MP3 | Telefon Markaları | |||
| Sony Ericsson, James Bond | SONY ERICSSON | |||
| Tablet-Element-Elixir kullanımı-Alchemy Sistemi / İtem Upgrade [Resimli anlatım] | Silkroad Online | |||
| James Brown | Biyografi - Hayat Hikayeleri | |||
| ||||
| Konu | Kategori | |||
| Evden eve nakliyat | Liseler & Üniversiteler | |||
| Şehir ve Firma Rehberi | Tatil ve Oteller | |||
| Tatil ve Oteller | Seo | |||