Rehberim

Ünlü Ressamlar ve Resimleri

EĞLENCE VE BİLGİ REHBERİM bölümü Resimler ve Duvar Kağıtları / Ünlü Ressamlar ve Resimleri konusu gösteriliyor Özet:Dyck, Sir Anthony Van (1599 - 1641) (Anvers 1599-Londra 1641) Flaman ressam. Anversli bir tüccarın oğlu, sanat yaamı kısa, ama ...


Go Back   Rehberim > EĞLENCE VE BİLGİ REHBERİM > Resimler ve Duvar Kağıtları

Ünlü Ressamlar ve Resimleri

Açılış Sayfam Yap Reklam Kayıt ol Konuları Okundu Kabul Et

  Sponsorlu Bağlantılar

Cevapla

Seo Seçenekler Stil
  #1  
Okunmamış 03-12-2007, 09:24 PM
PALA
Standart Ünlü Ressamlar ve Resimleri

Dyck, Sir Anthony Van (1599 - 1641)

(Anvers 1599-Londra 1641)
Flaman ressam. Anversli bir tüccarın oğlu, sanat yaamı kısa, ama göz kamaştırıcıdır. Prenslerin ve kralların gözdesiydi, İngiliz portre okulunu kurdu, ve bir renge adını verdi ‘Van Dyck kahverengisi‘.Van Balen‘in yanında çıraklık yaptı. Jordeans ve Rubensle çalıştı ve 1618‘de Anversteki Saint Luc loncasına usta olarak kabul edildi.1620‘de ilk kez, koleksiyoncu Howard tarafından, ingiltere sarayına sokuldu ve Howard sayesinde Venedik resmini tanıdı. 1622-1627 arasında İtalyada yaşadı; Romada kardinal Bentivoglion‘nun konuğu oldu, sora Cenovaya yerleşti. Sanatçı yetenekleriyle olduğu kadar zarifliğiylede ünlenen Van Dyck, özellikle portreler yaptı.
Van Dyck, 1616-1620 yılları arasında yaptığı Havari Başları yada Sarhoş Silenos‘tan da anlaşıldığı gibi bir süre il Caravagio ile Jordeans‘ın etkisi arasında kararsız kaldıktan sonra Rubens‘in üslubunun çekiciliğine kapıldı, onun yaygın fırça vuruşlarını ve parlak renklerini benimsedi, ancak bu üslubu kendi mizacına uygulamayı bildi.Van Dyck aynı zamanda bir katolik ressamdır. Flandre ve Brabant kiliseleri için yaptığı büyük boyutlu tuvallerde ölçülü ve yumuşak, özgün bir barok anlayışı görülür. Mistisizmi süzgün bir hüznü yansıtan ince ayrıntılarla doludur. Ancak asıl başarısını eşsiz bir portre ressamı olmasına borçludur.Van Dyck flaman tarzına özgü yarım boy portrelere, yalınlığa, uçuk renklere kıvrımlı fırça vuruşlarına döndü; kişisel ayrıntılar üstünde titizlikle durdu. Fransız ressamlarına esin kaynağı olmuş Reynolds ve Gainsborogh‘un sanatlarında silinmez izler bırakmıştır.







Sponsorlu Bağlantılar
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Okunmamış 03-12-2007, 09:25 PM
PALA
Standart Cevap: Ünlü Ressamlar ve Resimleri

Bierstadt, Albert ( 1830 Solingen – 1902 New York )

Alman kökenli Amerikalı ressam ve fotoğraf sanatçısı.
Sanat kariyerine 19. yüzyılın ikinci yarısında başladı. 1853’te eğitim için Düsseldorf’a gitti. Amerikalı ressam Worthington Whittredge ve Carl Wimar ile tanıştı. Sık sık tarih ressamı Emmanuel Leutze’in atelyesine uğradı. Alman ressamları Carl Friedrich Lessing ve Andreas Aachenbach’ın manzara kompozisyonlarına hayran kalan Bierstadt, Düsseldorf ekolünün temsilerinden biri oldu.






Alıntı ile Cevapla
  #3  
Okunmamış 03-12-2007, 09:26 PM
PALA
Standart Cevap: Ünlü Ressamlar ve Resimleri

EMİNE ACAR TABLOLARI








Bursa Cumalıkızık







Rize Ayder Yaylası





1885 Yılı Bursa






Eğirdir Gökdere Köyü





Bursa Ev



İstanbul Ortaköy Camii






Gelincikler




Heybeliada






Antalya Batık Kent Likya




Alıntı ile Cevapla
  #4  
Okunmamış 03-12-2007, 09:28 PM
PALA
Standart Cevap: Ünlü Ressamlar ve Resimleri

Eugène Delacroix Resimleri (1798-1863)



The Massacre at Chios




Study for "The Death of Sardanapalus"




Orphan Girl in a Cemetery




Ovid Among the Scythians




The Sea of Galilee




The Barque of Dante




Combat of Giaour and Hassan




The Jewish Bride of Tangier




Algerian Women in Their Apartments



Entry of the Crusaders into Constantinople on 12 April 1204




The Abduction of Rebecca



Alıntı ile Cevapla
  #5  
Okunmamış 03-12-2007, 09:29 PM
PALA
Standart Cevap: Ünlü Ressamlar ve Resimleri

(Saint-Maurice,Seine 1798-Paris 1863) Annesi, ünlü mobilyacı Oeben ve Riesener‘in soyundan gelir. Çeşitli yazarlara, özellikle Paul Jamot‘ya göre, Eugene Delacroix gerçekte Talleyran‘ın evlilik dışı oğludur. Eugene Delacroix ilk taslaklarını 7 yaşında yaptı. Louvre‘a dayısı ressam Leon Riesener‘in atölyesine sık sık uğruyordu. İmparatorluk lisesinde okurken bir taraftan da desen ve resimler yaptı. 18 yaşında devlet güzel sanatlar yüksek okuluna (Guerin Atelyesi)girdi, orada Gericault ve kendisine sulu boya yapmasını öğreten Raymond Soulier ile arkadaş oldu. Üzerinde büyük etki bırakan Shakespeare Byron, Walter Scott gibi yazarların eserlerini ingilizcesinden okudu. Kız kardeşi Madame de Verninac‘ın evinde kalıyor, karikatürler çiziyordu.1819 yılında Orcemont kilisesi için bir Merhem siparişi aldı. Ertesi yıl bütün hayatı boyunca çekeceği sıtmaya yakalandı. Gericault,Goya ve Rubens‘in eserlerini kopya etti. Kendini romantik bir kılıkla gösteren portresini yaptı. İlk önemli eseri olan Dante ile Vergilius Cehennemde‘yi(Louvre Müzesi) yapmaya başladığı zaman yaşının gençliğine rağmen sanat kişiliğini bulmuştu. 1822‘de sergilediği bu eseri, devlet satın aldı. İngres‘e karşı çıktı, 1824 sergisine gönderdiği Sakız Adası Katliamından Sahneler adlı tablosuyla ‘‘klasiklerin‘‘düşmanlığını kazandı. Bu tablosuda devlet tarafından satın alındı.1825 yılında Londraya gitti. Orada Bonington ile olan dostluğu arttı. Suluboyaya merak sardı. Duygu hayatında önemli etkiler yapıcak olan Misis Dalton ile tanıştı. Çok genç olduğu halde resim dalında romantik hareketin başına geçti, at figürler, Venedik, Flaman, İtalyan ressamlarını, İran minyatürlerini, ortaçağ tzhiplerini inceledi. 1828‘de Victor Hugo‘nun Amy Robsard için kendisinden istediği kıyafetleri çizdi, sergide Paşa ile Gavur‘un dövüşünü sundu. Goethe‘nin Faust‘undan etkilenerek 17 taşbasma dizisi yaptı.1828 sergisine ağır saldırılara uğrayan Sardanapol‘im ölümü(Louvre) tablosunu gönderdi. Quentin Durward‘ı okuduktan sonra Liege psikoposunun ölümü adlı tablosunu yaptı. 1831 segisine Barikat adıylada bilinen en tanınmış eseri Halka Öncülük Eden Hürriyet kompozisyonunu gönderdi. 1832 de Fas sultanının yanına bir görevle giden Mornay konutuna eşlik etti;Meknes‘e gitti, orada bornozlar içindeki arapları görünce eskiçağ sanatının güzelliğini bulmuş gibi oldu. İki defa Tanca‘ya gitti, bu gezilerden birinde İspanyaya‘da uğradı. Cezayirde konakladıktan sonra Fransaya döndü. Sonraki eserlerinde bu yolculukların hatıralarını işledi. 1834 sergisinde Cezayirli Kadınları sundu. Bu dönemdeki başlıca eserleri şunlardır: Yahudi düğünü, Dövünen Tancalılar, Mogadorlu Yahudi Müzikçiler; imparator Abdurrahman‘ın Çağrısı; Messolongion Harabelerinde can veren Yunanistan. 1835 sergisinde Chillon Mahpusu sergilendi. Hamlet için 16 taş basma yaptı. Hizmetine giren Jenny Le Guillou yirmi sekiz yıl ustaya fedakarlıkla baktı; bu bağlılık, arkadaşlarından bazılarının kendisinden uzaklaşmasına yol açtı.

1837‘de Medea adlı tablosunu yaptı. Entitütüde ilk başarızlığa uğradı. Ertesi yıl Belçika ve Hollanda‘da geziler yaptı, Devletten önemli siparişler almasına rağmen eserleri hala tartışmalara yol açıyordu. 1839 sergisine gönderdiği üç tuval geri çevrildi. Güzel Sanatlar Akademiside kendisini ancak 1857‘de kabul etti. 1840 sergisinde Trajanus‘un adaleti (Rouen Müzesi), ertesi yıl Haçlıların İstanbula girişi(Louvre) kompozisyonlarını segiledi. SAğlığı sık sık bozulduğu için zamanını Champrosay ile Paristeki atölyesinde geçiriyordu. 1845 sergisine Meknes sarayından çıkan sultan (Toulouse müzesi)ve Marcus Aurilus‘un ölümü(Lyon müzesi) 1848‘dekine ise Arap oyuncu ve Soytarılar (Tours Müzesi)tablolarını verdi. Ertesi yıl Othello ile Desdemona, 1854‘te Aslan Avı sergilendi. Ayrıca çiçek resimleri, bir kaç natürmord, peyzajlar, özellikle Dieppe‘den denis manzaraları, kendi portesini, Chophin‘in George Sand‘ın v.b. portrelerini yaptı. Sonunda güçlü kişiliğini kabul ettirdi. 1855 milletler arası sergisinde büyük başarı kazandı. Paris belediye meclis üyesi oldu,birçok sipariş aldı.Süsleme alanında eserlerinin başlıcaları: Millet meclisi (Kral Salonu (1833)ile kütüphane)(1842) Senato Kütüphanesi(1847);Louvre‘da Apollon galerisi duvarı(1851).Paris belediye sarayında.Barış salonu tavanı.(1871 yangınında yok oldu); Versailles Şatosunda, Taillebourg savaşı; Saint Sulpice klisesinde Saints-Anges şapeli süslemesi, Yakub ile Meleğin Güreşi, ve Heliodoros‘un Tapınaktan Kovuluşu.

Delacroix, Michelangelo ile Velasquez‘i birleştirmek istediğini ileri sürüyordu, çoğu zaman Rubens ve büyük italyan ressamları ile boy ölçüştü. Büyük ressamda aynı zamanda tenkit düşüncesi, aydınlatma yeteneği, anlatım doğruluğu, Paul Flat ve Rene Piot tarafından 1893 yılında yayımlanan, 1832‘de ise Andre Joubin‘in yeniden derlediği Journal(Günlük)adlı kitabıyla doğrulanan bir nazariyeci kişiliği vardı. Çoğu zaman aldığı notlara eklediği yazılar kendi düşünceleri yanında incelediği sanatçıların (Rapheallo,Michelangelo, Puget, Prudhon,Gros, Poussin, Charlet)dehasınıda açıklar. Ayrıca,Questions Sur le Beau(Güzel üstüne çeşitlemeler.)(1857)adlı iki eser, sert tutumlu bir araştırma olan Des Critiques en Matiere d‘Art(Sanat konularında teknikler) (1828) gibi polemik yazıları,nazariye açıklamaları(Lettre a M.(Desen öğratimi üzerine M. Beuleye Mektup)ile güzel sanatlar akademisi müdürünün karısı Madam Cave‘nin isteği üzerine desen yöntemiyle ilgili bir yorum yazdı.193 yılında Andre Joubin, Delacroix‘nin bütün yazışmalarını yayımladı.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Okunmamış 03-12-2007, 09:30 PM
PALA
Standart Cevap: Ünlü Ressamlar ve Resimleri

Fikret Mualla ((Biyografi veBazı Resimleri))

Resimleriyle olduğu kadar trajik yaşamıyla da izler bırakan ressam Fikret Muall 20 Temmuz 1967’de Fransa’da öldü ve Paris Kimsesizler Mezarlığı’na gömüldü.

1903’te İstanbul’da doğan Fikret Mualla, Saint Josph ve Galatasaray liselerinde okuduktan sonra, mühendislik öğrenimi için gittiği Almanya’da resme yöneldi, yapıtları çeşitli Alman dergilerinde yayımlandı.

1930’da Türkiye’ye dönen Fikret Mualla, Galatasaray Lisesi ve Ayvalık Ortaokulu’nda resim öğretmenliği yaptı; İstanbul Şehir Tiyatrosu’nda sahnelenen Lüküs Hayat, Deli Dolu, Saz Caz gibi operetlerin kostümlerini çizdi. Yeni Adam dergisi için desenler hazırlayan sanatçı, Nazım Hikmet’in Varan 3 adlı şiir kitabını da resimledi.

1936’da bir süre Bakırköy Akıl Hastanesi’nde tedavi gören sanatçı, daha sonra ağabeyi Dino’nun önerisiyle New York Dünya Sergisi’ndeki Türk Pavyonu’nda sergilenmek üzere 30 kadar İstanbul manzarası yaptı.

1939’da Ses dergisi için çizdiği desenlerden bazıları müstehcen bulununca hakkında dava açıldı, davadan beraat ettikten sonra Paris’e yerleşti. Savaş yıllarının bunalımı, yurt özlemi, alkol tutkusu ve büyük bir sorun halinde yaşadığı polis fobisi nedeniyle birkaç kez daha tedavi altına alınan sanatçı, 1954’te Paris’te ilk kişisel sergisini açtı, bunu bir yıl sonra ikinci sergi izledi.

Çeşitli sanatseverlerin korumasıyla yaşamını sürdüren Fikret Mualla’nın 1950’lerin sonunda tanıştığı Madam Angles, 1962’de felç olan sanatçının bakımını sonuna dek üstlendi.

Yapıtlarında renkçi ve dışavurumcu tutumla fovizmin sentezine ulaşan ressam, Paris’in sokaklarını, kahvelerini ve eğlence yerlerini guvaş, yağlıboya, suluboya ile resme aktardı.

Resmin temel sorunlarıyla ve akımlarla bilinçli olarak ilgilenmeyen sanatçı, iç dünyasının etkisiyle, lirik bir anlatım geliştirmişti. Fikret Mualla’nın kemikleri 1974’te yurda getirilerek Karacaahmet Mezarlığı’na gömüldü.

Paris’te açık artırmaya çıkarılan resimleri devletçe satın alınarak Ankara Resim ve Heykel Müzesi’nde bir Fikret Mualla Salonu oluşturuldu.

.................................................. ........










Alıntı ile Cevapla
  #7  
Okunmamış 03-12-2007, 09:31 PM
PALA
Standart Cevap: Ünlü Ressamlar ve Resimleri

Giorgio de Chirico ((Biyografi ve Bazı Resimleri))

İtalyan Giorgio de Chirico ' (1888–1978) nun isteği farklı ve şaşırtıcı olmaktı. Değişik malzemeleri bir araya getirerek bulmaca gibi kompozisyonlar oluşturdu.

İtalyan Ressam Giorgio De Chirico Carlo Carra ile birlikte ****fizik Resmin kurucularındandır.

Atina’da ve Münih’te –Böcklin Okulunda- resim eğitimi görmüş olan Chirico Böcklin’in yapıtlarından etkilenmiştir. Nietzsche ve Schopenhauer’in felsefesine ilgi duymuştur. Bu isimler Chirico’nun dünya ve sanat görüşlerinin belirlenmesinde rol oynamışlardır.

Daha sonra Paris’e gitmiş burada ****fizik resim anlayışını geliştirmiştir. Sıradan nesnelerin ardındaki gerçeği, nesneler arasındaki gizemli ilişkilerle vermeye çalışmıştır. Nesneleri kendi ortamlarından koparıp farklı mekanlar da meydanlar da bir araya getirir.

Yapıtları gerçeküstücüleri etkilemiştir. “Chirico’nun kentleri, kemerleri, bir meydandaki anıtları, geçen trenleri, terzi mankenleri, durumları belirsiz bir beklenti haline sokan bir ışık seli içindeydi. Bu bir akşam ışığıydı; çarpıktı, gecenin müjdecisiydi. Gölge resmin dışındaki bir kişinin gölgesiydi; ama gecenin gündüzün içinde olamayışı gibi varolmaksızın oradaki yerini alıyordu ya da hemen hemen oradaki yerini almak üzereydi. Chirico’nun resminde acı vardı”. Resimlerinin isimleri onun melankolik durumunu ve yalnızlığını açığa vurur: ‘Bir şairin öğleden sonra melankolisi’, ‘Güzel bir Öğleden sonra Melankolisi’, ‘Bir sokağın gizemi ve melankolisi’, ‘Bir politikacının melankolisi’ gibi...

Güzel bir Öğleden Sonra Melankolisi’nde geleneksel perspektif kuralları içinde kenara yerleştirilmiş yuvarlak kemerli bir arkadı olan bina yer alır. Binanın önünde bir meydan ve bu meydanda kaide üzerinde uzanmış bir pozisyonda heykel bulunur. Meydanın diğer tarafında da karaltı halinde bir yapı vardır. Arka planda ise bir tepede kurulmuş yerleşim bölgesi göze çarpar. Resmin ön planında görülen arkadlı –kemerli açıklıklardan oluşan bölüm- binaya dönük figür başını önüne eğmiş, muhtemelen elleriyle yüzünü tutmaktadır. Bu figür Böcklin’in Odysseus tasviriyle büyük bir benzerlik içindedir. Orada da arkası dönük bir figür aynı şekilde durur. Ancak o figürün tamamı koyu renklidir.

Chirico’nun resminde figürün uzatılmış gölgesi de gösterilmiştir. Ayrıca elini çenesine dayamış heykelin de kaidesiyle birlikte gölgesi vardır. Akdeniz güneşinin ışıkları bu gölgeleri uzatır. Resimde bir dinginlik,zamansızlık, durgunluk ve ıssızlık hakimdir. Bu durum resme oldukça gizemli bir hava vermektedir. Yalnız bir insanın melankolisi meydana hakim olmuştur.Chirico’nun Böcklin’in Odysseus figüründen etkilenip yaptığı bir resmi de The Enigma of Oracle’dır. Sağdaki figürün başı aşağıya dönük, kolları göğsünde kavuşturulmuş ve düşünür bir pozisyondadır. Solda ise siyah bir perde arkasında bir heykelin üst kısmı görülür. Düşünür tapınaktan aşağıya doğru bakar.

Bu onun geçmişe bakışıdır. Arkadaki heykel ise geleceği temsil eder. İki figürün arasındaki duvar ise şimdiyi gösterir. Düşünür romantik ve dişi olanı , heykel ise klasik ve erkek olanı çağrıştırarak karşıtlık oluşturur.. Yapının dışındaki bulutlar ve evler yapının içindeki sessizlikle tema ve kompozisyon açısından denge oluşturur. Nietzsche’ den etkilendiği bilinen Chirico, onun sezgilerle bilmece çözme , enigma, öngörü ve kehanet gibi terimlerine ve sanatı bilinçaltından gelen imgelerle açığa vurma olarak ele almasına da resimleriyle katılır.

Issız bir meydan, donmuş kent görünümü, perspektif içinde gizemli bir arkad, uzanan gölgeler, heykel, manken Chirico’nun 1910 sonrası resimlerinde sıklıkla görülen öğelerdir. Geometrik formları sembolik olarak kullanır. Geometriye ve perspektife felsefi ve şiirsel anlamlar yükleyerek ****fizik kaygıları ortaya koyar.

Bir Sokağın Gizemi ve Melankolisi’ ’nde yine arkadlı binalar, perspektif ve gölgelerle karşılaşırız. Resmin yarısından çoğu karanlık ve gölgeli diğer kısmı aydınlıktır. Gölgeler varolmayan şeylere aittir. Sadece kendileri vardır. Resmin kenarından çember çeviren uzun saçlı bir kız gölgesi girer. Sağ tarafta ön kısımdaki arkadlı yapının önünde arka kapıları açık, içi boş bir vagon durur. Vagonun bir kısmı aydınlıktır. Yapının yan kısmından uzanmış bir insan gölgesi ve yanında bir direk gölgesi yer alır. Perspektif kurallarına uygunluk bu resimde de kendini gösterir. Arkada binanın uzatılmış perspektifi, gökyüzünün koyu tonları, caddenin ıssızlığı, bomboş alanlar, gölgeler gizemli ve melankolik bir durumu ortaya koyar. “ Chirico Nietzsche’nin İtalya seyahati sırasında ‘Turin’de her şey hayalettir, meydanın geometrisi sonsuzluğa özlemi açığa vurur’ sözlerini bu sahneyle resmetmiş gibidir” .

Gerçeküstü bir dış dünyanın, hayal ile gerçeğin kaynaştığı resimler yapmıştır Chirico. Her iki resimde de boşluk ve ıssızlığın ifadesi ****fizik niteliktedir.


.................................................. ............













[IMG]http://www.repubblica.it/2003/e/gallerie/spettacoliecultura/****fisica/esterne271211572709125417_big.jpg[/IMG]

Alıntı ile Cevapla
  #8  
Okunmamış 03-12-2007, 09:33 PM
PALA
Standart Cevap: Ünlü Ressamlar ve Resimleri

Howard Terpning Resimleri






On the Edge of the World




Grandfather Speaks




Status Symbols




Soldier Hat




Army Regulations




Alıntı ile Cevapla
  #9  
Okunmamış 03-12-2007, 09:34 PM
PALA
Standart Cevap: Ünlü Ressamlar ve Resimleri

Opening the Sacred Bundle




Comanche Spoilers




The Ploy




Crossing below the Falls




Spirit of the Rainmaker




The Strength of Eagles




Horse Feathers




Cheyenne Mother




The Weather Dancer Dream




Captured From General Crook's Command




To Capture Enemy Horses




The Scouts of General Crook




Crow Pipe Ceremony




Shepherd of the Plains




Preparing for the Sun Dance




Pride of the Cheyenne




Offerings to the Little People




Signals in the Wind




Council of Chiefs




Three Generations




Protectors of the Cheyenne People




Trading Post at Chadron Creek




Chased by the Devil




When Careless Spelled Disaster




Blood Man




Hope Springs Eternal—The Ghost Dance




The Trophy




Running Eagle Falls




Healing Power of the Raven Bundle




Cheyenne at the Disappearing Creek




The Force of Nature Humbles All Men




Capture of the Horse Bundle




Camp at Cougar's Den




Abandoned




The Stragglers




Alıntı ile Cevapla
  #10  
Okunmamış 03-12-2007, 09:35 PM
PALA
Standart Cevap: Ünlü Ressamlar ve Resimleri

Michelangelo (1475 - 1564)

Michelangelo, 1475 yılında Arezzo yakınlarında Caprese�de doğar. Ailesi, o daha bir aylıkken Floransa�ya taşınır. Annesi, kendisi altı yaşındayken ölen Michelangelo, 13 yaşına geldiğinde Floransa�da fresk ressamı Domenico Ghirlandaio�nun yanına öğrenci olarak verilir. Bertoldo di Giovanni�nin zamanında, Medici ailesine ait olan San Marko bahçesinde çalışan genç Michelangelo, bu arada Lorenzo de� Medici ile tanışır.

Michelangelo, heykeltıraştaki rüştünü kanıtladığı ilk ve en ünlü eseri olan çocuk kral David�in heykelini yaptığında henüz 26 yaşındadır. Beş buçuk metrelik bir mermer kütleden çıkaracağı eser için genç dâhi, mermer bloğun yanına bir baraka inşa ederek, yardımcısız bir şekilde, çoğu zaman geceli gündüzlü çalışarak Rönesans sanatının harikalarından biri olarak kabul edilen David�i yaratır.

1505 yılında Papa 2. Julius tarafından kendisine, en önemli başarılarından biri olacak Vatikan�ın yanındaki Sistine Kilisesi�nin tavan resimlerinin yapılması işi verilir. 3 yıl sonra başlayacağı bu görevi sanatçı, 520 metrekarelik bir alanda yaklaşık dört yıllık bir çalışmanın ürünü olarak bitirir. Ortasının da, her biri Adem, Havva ve Nuh Tufanıyla ilgili İncil�in eski Ahdi�nden alınma öykülerden esinlenerek yapılan resimlerin bulunduğu dokuz pano bulunan freskin yan unsurları da mitolojik figürlerle bezelidir. Özellikle �Ademin Yaratılışı� ismindeki sahne batı resim sanatının en canlı tasvirlerinden biri kabul edilir.

1519 yılında Cosimo de� Medici�nin soyunun son temsilcisi Lorenzo de� Medici�nin ölmesiyle Michelangelo, onla birlikte genç yaşta ölen Nemours Dükü Giuliano�nun mezarlarının konulduğu kiliseye iki ünlünün heykelini yapar. 1534�te Papa 3. Paul�un heykeltraşı ve mimarı yapılan Michelangelo�ya Sistine Kilisesi�nin sunak duvarına bir �Kıyamet Günü� tasviri yapmasını ister. Meryem�in Göğe Yükselişi, İsa�nın Vaftizi ve Musa�nın Hükmü�nün anlatıldığı freksler süsler bu duvarı.

Kıyamet Günü tablosuna başından beri muhalefet eden yeni Papa 4. Paul ise, tablodaki imgelerin fazlaca müstehcen göründüğünü belirterek Michelangelo�dan tabloyu biraz daha �düzgün� hale getirmesini isteyince, ustanın cevabı şu olur: �Papa�ya söyleyin, bu küçük bir mesele ve kolaylıkla uygun hale getirilebilir. Önce kendisi yaşadığımız bu dünyayı uygun ve yaşanılır bir hale getirsin, sonra da bu tablo da aynı uygunluğa girecektir.� Michelangelo�nun yaşadığı çağ, kendisiyle boy ölçüşebilecek derecede yetkin ressam ve heykeltıraşçılara da tanıktır aynı zamanda.

Bunların başında Rafael ve Leonardo Da Vinci gelir. Bu sanatçılar
Alıntı ile Cevapla
  #11  
Okunmamış 03-12-2007, 09:36 PM
PALA
Standart Cevap: Ünlü Ressamlar ve Resimleri

Picasso, Pablo (1881 Malaga - 1973 Mougins)
İspanyol ressam, gravürcü, heykelci ve desenci. Dehasını genç yaşlarda ortaya koyan ve çok uzun ömürlü bir yaratıcılık gösteren bir sanatçı. Biçimden biçime girdiği halde yinede tutarlı kalan yenilik arayışlarıyla XX. yy. sanatını tümüyle etkiledi. Yaşamı boyunca birçok kez kent ve atölye değiştirdi, çalkantılı bir aşk hayatı sürdürdü. Hayat arkadaşları yaşamında ve sanatında önemli bir rol oynadılar.

Picasso akademik eğitimini tamamlayınca İspanyol sanatının özgünlüğünü korumuş bir yanına ilgi duydu ve Barcelona sanat çevrelerinde Munch Steinlen ve Toulouse Loutrec‘in yapıtlarını keşfetti. Yapıtın Ruh bilimsel içeriğini ön plana çıkararak anlatımda çeşitli denkliklerden yararlandı. Ancak 1904‘te Paris‘e yarleştikten sonra sanatında geniş çaplı bir değişiklik meyadana geldi.




Alıntı ile Cevapla
  #12  
Okunmamış 03-12-2007, 09:38 PM
PALA
Standart Cevap: Ünlü Ressamlar ve Resimleri

Leonardo da Vinci (1452 - 1519)

(Vinci, Floransa yakınları, 1452 Cloux Şatosu-Bugün Clos Luce, Amboise yakınları, 1519) İtalyan ressam, Heykeci, Mühendis, Mimar ve Bilgin. Floransa senyörlüğünün noteri Ser Piero‘nun evlilik dışı oğluydu. 1469‘da yanına girdiği Verrochio‘dan heykel ve resim sanatlarını öğrendi. 1472‘de Floransalı ressam kütüğüne yazıldı. 1481‘in sonu yada 1482‘nin başına değin Floransa‘da yaşadı. Bu dönemde yaptığı Muştulama (Uffizi) ve Ginevra Benci‘nin portresi (National Gallery of art Washington) gibi resimler, floransa estetiği ve inceliğinin genç sanatçıyı ne kadar etkilemiş olduğunu gösterir. Milano‘ya gittiği için yarım bbıraktığı Müneccim Kralların tapınmasında (Uffizi), Leonardo dönemin sanat sorunlarına kişisel çözümünü getirir;Sfumato ile Çevre çizgileri, ve Plastik kitleler, yüz ifadelerinin anlam kazandığı daha anlamlı daha şiirsel yeni bir gerçekçilik içinde erir. 1482‘de Leonardo Milano‘ya, Ludovica Sforza‘nın sarayına gitti ve ona askeri mühendis, mimar, ressam ve heykelci olarak hizmet etmeyi önerdi.Dük, Leonardo‘ya şenlikleri düzenleme görevini verdi. Ayrıca babası Francesco Sfarzo‘nun at üstünde dev boyutlu (yaklş. 8m yüksekikte) bir heykelini sipariş etti. Vinci bu jeykel üstünde 16 yıldan daha fazla bir süre çalıştı, ancak heykel bir türlü dökülemedi.Leonardo, Milano ve Pavia Katedrallerinin yapımı üzerine tartışmlara katıldı. Bir yandanda resim konusundaki araştırmalarını sürdürdü. Kayalıklı Meryem Ana (Louvre), adlı yapıtında dağınık ışık kullanarak konuya değişik bir görünüm kazandırmayı artık kesinlikle başarmıştı; bu sanatçının başlıca kaygılarından biriydi. 1496-1498 arasında S. Maria della Grazie‘nin yemekhanesi için, başyapıtlarından biri olan Son Yemek‘i gerçekleştirdi. Kompozisyonu düzenli ve bakışımlı olan bu yapıtta çok yoğun bir duyarlılık sezilir.
Bu çalışmalara koşu olarak Leonardo öğretisini kurumsal temeller üzerine oturtmak için yoğun bir araştırma ve bilgi toplama çalışmasına girişti. Perspektif, amatomi, mekanik üzerine yaptığı incelemelerin art arda yayımlanmasını tasarlıyordu, ama bu isteği bir türlü gerçeleşemedi. El yazmaları yayımlanıncaya kadar yapıtları gizli kaldı. Leonardo yeryüzü ile gökyüzünü, güneşten yayılan ışıkla hayat kazanan ve doğa ggüçlerinin durmak bilmez mücadelesiyle çalkalanan bir evren içinde birleştiren eksiksiz bir kozmoloji tasarlamıştı.
1499‘da Milano Dukalığı düştüğü zaman, Leonardo bütün İtalyaya adını duyurmuştu. Mantova‘ya gitti ve burada Este Ailesinden isabella‘nın portresini yaptı; sonra Floransa‘ya döndü. Bu dönemde geniş bir yankı uyandıran yapıtlar gerçeleştirdi; Azize Anna adlı tablosunun tasşağı ışık gölge oyunlarıyla sağlanmış titiz bir renk birliğini yansıtan la Gicondo portresi, Palazzo Vecchio daki büyük kurul salonunu süsleyen teknik açıdan başarısız duvar resmi Anghiari savaşı.

XV. yy. Floransa sanatının tüm özlemlerinin mirasçısı olan Leonardo, yüzyılın araştırmlarına dahice bir çözüm getirdi. Resimde ışık gölge oyunlarının egemenliğini ve tonların ustaca kullanımıyla figürlere biçim kazandırabileceğini kanıtladı; heykel ve mimarlıkta ise anlatım kaygısının yeniden ağır basmasını sağladı. Desenleri kimikez bilimsel bir kesinliği, kimi kez‘de eşsiz bir hayalgücünü yansıtır. Şaşılacak kadar çeşitli konuları işleyen ve genellikle dikkate değer bir edebi nitelik taşıyan çok sayıdaki yazılarının büyük bir bölümü günümüze uzanmıştır; buna karşılık desen defterleri bir ölçüde sanatçının ilgizisliğinin bir ölçüdede mirasçılarının ihmalciliğiinin kurbanı olmuşlardır. Leonardo XVI. yy.dan başlayarak bir çeşit ‘sihirbaz‘ olarak görülüyordu; çoğu kaybulmuş ve yarım kalmış olmasına rağmen, yapıtının taşıdığı anlam çok büyüktür.



















Alıntı ile Cevapla
  #13  
Okunmamış 03-12-2007, 09:38 PM
PALA
Standart Cevap: Ünlü Ressamlar ve Resimleri



Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Etiketler
rize ayder yaylasi, ressamlar ve resimleri, ressamlar, cheyenne at the disappearing creek, unlu, unlu ressamlar, unlu ressamlar ve resimleri

Seçenekler
Stil


Ünlü Ressamlar ve Resimleri

Ünlü Ressamlar ve Resimleri konusu, EĞLENCE VE BİLGİ REHBERİM/Resimler ve Duvar Kağıtları bölümünde tartışılıyor .



Benzer Konular

Konu Kategori
Bilgisayarda Büyük ünlü uyumunu uygulamak Visual Basic
BiR üNlÜyLe yEmEğE çIkSaYdInIZ BU HaNgİ üNlÜ OluRdU ::: REHBERİM CAFE :::
Ünlü futbolcuların çocukluk resimleri Resimler ve Duvar Kağıtları


Gündemden Başlıklar

Konu Kategori
Evden eve nakliyat Liseler & Üniversiteler
Şehir ve Firma Rehberi Tatil ve Oteller
Tatil ve Oteller Seo

Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 05:51 PM.




Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.3.2
Tynt Script Sponsored by Information Technology Salary
Bütün Hakları Saklıdır 2005-2011 Rehberim.net