Rehberim

Hasan Rıza (1858- 1913)

Biyografi - Hayat Hikayeleri bölümü Sanat / Hasan Rıza (1858- 1913) konusu gösteriliyor Özet:Hasan Rıza (1858- 1913) Çağdaş Türk sanatı; kendi özgün tarihi içerisinde yeterli sayıda başyapıt, çok yönlü sanatçı kişilik, kurum, etkinlik ...


Go Back   Rehberim > EĞİTİM VE KÜLTÜR REHBERİM > Biyografi - Hayat Hikayeleri > Sanat

Hasan Rıza (1858- 1913)

Açılış Sayfam Yap Reklam Kayıt ol Konuları Okundu Kabul Et

  Sponsorlu Bağlantılar

Cevapla

Seo Seçenekler Stil
  #1  
Okunmamış 17-01-2008, 05:28 PM
Facebook Oyunları
Standart Hasan Rıza (1858- 1913)

Hasan Rıza (1858- 1913)

Çağdaş Türk sanatı; kendi özgün tarihi içerisinde yeterli sayıda başyapıt, çok yönlü sanatçı kişilik, kurum, etkinlik ve olayı bünyesinde barındırmaktadır. Çağdaş Türk sanatına anlam katan sanatçı kişiliklerden birisi, sanat dolu yaşamı trajik bir şekilde şehit edilmesiyle sona eren ve ‘Şehit’ lakabıyla da anılan Hasan Rıza’dır.

Miralay Şakir Bey’in oğlu olarak ressamlar diyarı Üsküdar’da dünyaya gelmiştir. Hasan Rıza, resme küçük yaşlarda ilgi duymuş, evinin duvarlarına kömürden kalyon ve gemi çizimleri yaparak bu ilgisini dışa vurmuştur. Rüşdiye’deki eğitimi sırasında, öğretmeninin tavsiye ve yönlendirmesiyle, bu ilgi belli bir disiplin altına alınmıştır. Onun erken filizlenen resim sevgisi, askeri okuldaki öğrenciliği döneminde ‘genç bir ressam’ kimliği kazanmasına olanak sağlamış gözükmektedir. Geleneksel Türk resminden çağdaş Türk resmine nakkaşlıktan ressamlığa geçiş sürecinde askeri okulların ve bu okullardan


Kadın


yetişen ilk Türk ressamlarının oynadığı kilit rol düşünüldüğünde, Hasan Rıza’nın resim ilgisini geliştirme ve bir ressam olma olanağını bulmasında Askeri İdadi’de içine girdiği ortamın önemi ortaya çıkmaktadır. Hasan Rıza, kendinden önceki kuşaktan Hüsnü Yusuf, Şeker Ahmet Paşa, Süleyman Seyyid ile kendi kuşağından Hoca Ali Rıza, Hüseyin Zekai Paşa ve Halil Paşa gibi asker ressamlar kuşağının bir üyesidir.

Ünver, Sami Yetik’i kaynak göstererek Hasan Rıza’nın bu dönemle ilgili şu ifadelerine yer vermektedir: “Askeri İdadi sınıflarında en ziyade kendimi verdiğim yegane ders hemen hemen resim dersi idi, diyebilirim. Hocamın teveccühü şevkimi, gayretimi arttırmış, bütün mektep arkadaşlarım arasında Ressam Hasan Rıza Üsküdar diye tanınmıştım.”[ÜNVER, Süheyl; Ressam Şehit Hasan Rıza Hayatı ve Resimleri, M.E.B., İstanbul, 1970, s.2]

Askeri İdadi’den Harbiye Mektebi’ne geçtiği yıl, 1876- 77’de Osmanlı İmparatorluğu ile Rusya arasında 93 Harbi’nin başlaması üzerine gönüllü olarak savaşa katılmış ve cepheye gitmiştir. Savaşta sol kaşı üzerinden yaralanmış olan genç Hasan Rıza, bu sırada gazete ressamı olarak cephede bulunan ve gördüklerinin çizimlerini yapan İtalyan bir ressam ile tanışmış ve kendi isteğiyle onun koruması olarak görevlendirilmiştir. İki sanatçı arasında siperlerde başlayan dostluk uzun yıllar devam edecek ve Hasan Rıza’nın yaşamında önemli bir yere sahip olacaktır.


Kaymakam Halim


Savaşın ardından askeri okula geri dönen Hasan Rıza, kısa bir süre sonra Mekteb-i Bahriye’ye kayıt olmuştur. Bu süre içerisinde, Heybeliada’da yerleşen İtalyan ressamı düzenli olarak ziyaret etmiş, yaptığı resimleri ona göstermiş ve tavsiyelerinden yararlanarak çalışmalarını sürdürmüştür.

Sanatçı bir yandan resim çalışmalarını olgunlaştırırken diğer yandan Mekteb-i Bahriye’deki eğitimi devam etmektedir. Okuldaki son yılında, Sultan Abdülhamit tarafından kullanılan Sultaniye gemisinin kamaralarını kaplayan süslemelerin restorasyonunu da üstlenmiştir. Bu çalışması nedeniyle, okuldan çıkmadan önce terfi ettirilmiş, ancak kendisinin zaten birkaç ay sonra alacak olduğu bu terfiin ödül olarak verilmesinin çevresinde yarattığı alaycı yaklaşımlar, kıskançlık ve dedikodular onun hayatıyla ilgili tercihinde farklı bir yön çizmesine yol açmıştır. Sanatçı, bu tercihi yapma nedenini şu şekilde ifade etmiştir: “Velhasıl kanımdaki
gurur kuvvetlerini münafıklıkla zehirlemeden, ruhumdaki çalışma kudretini fuzuli teessürlerle öldürmeden, en ihtiyar dostumun delaletiyle vatanımdan, istikbalimden uzaklaştım. Kuru ikballere, neticesiz saltanatlara tapmış ahlak sarhoşluğu içinde yüzen muhitten adeta firar ettim.”[ÜNVER, Süheyl; a.g.e., s.3]

Böylece Hasan Rıza, yaşlı İtalyan ressamın desteğiyle İtalya’ya gitmiştir. Rönesans kültürünün tüm birikimini inceleyebildiği Floransa, Roma ve Napoli gibi sanat merkezlerinde bulunmuş, çeşitli atölyelerde çalışmıştır. Oldukça uzun bir süre ülkesinden uzakta kalan Hasan Rıza, İtalya’da mesleki birikimini üst düzeye çıkarma olanağını bulmuştur. Sanatçı, bu 12 yıllık ayrılığın son dönemlerinde, ilk büyük uygarlıklardan birisinin izlerini barındıran Mısır’ı ziyaret etmiş ve daha sonra ailevi nedenlerden ötürü ülkesine geri dönmüştür.

İlk önce donanmada görev almış, ancak ardından sadece resimle ilgilenmek istediğinden bu görevden ayrılarak Edirne’ye yerleşmiştir. Sanatçı, burada çok yönlü bir kişilik olarak farklı görevler üstlenmiştir. Edirne Hastanesi’nin müdürü olan Hasan Rıza, burada ayrıca kendi kurduğu Numune-i Terakki Mektebi’nin müdürlüğünü üstlenmiş ve bu okulda resim dersleri vermiştir. Onun bu okuldaki öğrencileri arasında Hayri Çizel gibi Türk resminde hatırı sayılır bir öneme sahip olmuş isimler de vardır.

Çok sevdiği ve bir tarih kitabı olarak tanımladığı Edirne şehrinde sanatçının girişken kişiliği ile canlı bir sanat ortamına kaynaklık ettiği anlaşılmaktadır. Karaağaç’ta bulunan ve resim çalışmalarını sürdürdüğü atölyesi, sanata meraklı dostlarının uğrak yerlerinden birisidir. Onun canlandırdığı bu sanat ortamının içinde yer alan isimlerden birisi de, bir portresini yapmış olduğu Kaymakam Halim’dir. Haşim Nur Gürel, bu portre hakkında şu bilgi ve yoruma yer vermektedir: “Osmanlı’nın 1910’larda Rumeli serhat boylarında kalan tek önemli kenti olan Edirne’de Hasan Rıza Bey’in öncülüğünde canlı bir sanat ortamı yaratılmıştı. Bu ortamdan feyz alan gençlerden biri olan Kaymakam Halim (1887- 1937) de duygulu, yetenekli, ancak oldukça genç yaşta vefat eden bir ressamımızdır.”[GÜREL, Haşim Nur; Türk Resminden On İki Örnekle Portre Üç Köşeli Görsellik, Sevimce Sanat Galerisi Yayınları, İstanbul, s.19]
Sponsorlu Bağlantılar
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Seçenekler
Stil


Hasan Rıza (1858- 1913)

Hasan Rıza (1858- 1913) konusu, Biyografi - Hayat Hikayeleri/Sanat bölümünde tartışılıyor .



Benzer Konular

Konu Kategori
Uzun Hasan Kimdir T-U-V
Hasan Dağı H-I-İ
Hasan Mercan Edebiyat
Hasan Sabbah Tarih Rehberim
Hasan Feyzi Yüregil İslam ve insan


Gündemden Başlıklar

Konu Kategori
Evden eve nakliyat Liseler & Üniversiteler
Şehir ve Firma Rehberi Tatil ve Oteller
Tatil ve Oteller Seo

Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 03:32 PM.




Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.3.2
Tynt Script Sponsored by Information Technology Salary
Bütün Hakları Saklıdır 2005-2011 Rehberim.net