Elektronik Rehberim bölümü Ses ve Görüntü Sistemleri / Ev Sinema Sistemleri ile ilgili temel bilgiler.. konusu gösteriliyor Özet:BÖLÜM I - EV SİNEMASI Ev sinemasının dünyada teknoloji olarak yeniliğine rağmen, oldukça popüler olduğunu söylemek mümkün. Müzik ve film ...
| |||||||
Ev Sinema Sistemleri ile ilgili temel bilgiler.. | Açılış Sayfam Yap | Reklam | Kayıt ol | Konuları Okundu Kabul Et |
| | #1 |
| Dıjıtal artist ![]() | BÖLÜM I - EV SİNEMASI Ev sinemasının dünyada teknoloji olarak yeniliğine rağmen, oldukça popüler olduğunu söylemek mümkün. Müzik ve film keyfini evlerde yaşatan bu sistem üç bileşenden oluşmaktadır; görüntü sağlayan cihaz, görüntü oynatıcı ve ses düzeni. Görüntü sağlayan cihaz seçenekleri, normal tüplü televizyondan plazma ekrana kadar oldukça geniştir. Ev sinemasını kurmak için, mevcut televizyonu kullanmak da mümkün. Görüntü oynatıcılar açısından durum biraz daha farklı; VCD veya DVD oynatıcılar arasında bir seçim yapmak gerektiğinden, DVD'ler özellikleri dolayısı ile daha çok tercih edilmekte. Ses düzeni için ise beş hoparlör ve bir subwoofer gerekiyor. Sinemada sesler, perdenin arkasına gizli üç hoparlör ile izleyicileri sarar. Sağ ve sol hoparlörler stereo özellikleri ile arka plandaki müziği, ortada yer alan bir tanesi de ekran boyunca yayılan konuşmaları iletir; efektler söz konusu olduğunda her üçü de etkindir. Ekran dışı efektleri ise yan ve arka duvarlarda bulunan çok sayıda hoparlör taşır. Böylelikle, bu özel ses düzeni ile izleyicilerin ekrandaki sahnenin bir parçası olmasını sağlayan bir ortam yaratılır. Evde böyle bir ses deneyimi yaşayabilmek için, benzer bir düzen kurmak gereklidir. Farklı kombinasyonlar ve bütçelerle evde sinema keyfini yaşamak mümkün. Ev sineması kurulacak olan odaların, sinema salonlarından küçük, dolayısıyla daha az seyircisinin olması, bu sistemi kurmayı kolaylaştırmaktadır. Ev sineması kurarken, öncelikle evin yapısına göre sistemin büyüklüğüne ve yerleşimine karar vermek gerekmektedir. Cihazların birbirleriyle uyumu önemli olduğundan aynı marka veya birbirini destekleyen özelliklerde cihazların seçilmesinde fayda var. Ev sineması ürünleri her yıl yenilendiğinden, satın alınacak cihazların son teknolojiyi destekler olması da dikkat edilmesi gereken konulardan biridir. Elektronik ürünler, teknolojileri ne kadar yüksek olursa olsun çok kısa sürede demode olma niteliğini taşımaktalar, bu nedenle herhalukarda kullanıcı bir süre sonra yeni bir alet almak yönünde düşüncelere kapılmaktadır. Bu seviyede elimizdeki aletlerin yeni teknolojileri destekler nitelikte olmalarına dikkat edillmeli ayrıca kullanım sırasında yaşanabilecek arızalar nedeniyle servis ve garanti şartlarının olduğu bir sistemin tercih edilmesi faydalı olacaktır. BÖLÜM II - SİSTEM PERFORMANSI Dolby Surround - Dolby Digital - DTS - THX Sistemler Kısaca özetlersek 4+1 ses sisteminiz varsa ön sağ ve sol hoparlörleri monitorunuzun yada Tv nin yanlarına yerlestirebilirsiniz.Manyetik korumalı olduklarından monitorden yada Tv den etkilenmezler. Oturacağınız yer bu yerlestirdiginiz hoparlorlerle ve sizin arasında bir uçgen cizilebilecek şekilde olmalıdır. Arka hoparlörler ise genelde ön hoparlörlerle aynı paralelde olacak şekilde oturacağınız yerden daha geride bir yere koyulmalıdır.Aralarındaki mesafe için tam olarak belirtilebilecek bir doğru ölçü olmamakla birlikte ön hoparlörlerin yakınlığının aynısı olmaları ya da bunu ancak yarısı kadar daha geçebilecekleri tavsiye olunur.Doğru pozisyona ulaştığınızı genel olarak şöyle anlarsınız: ön sol hoparlörden arka sağ hoparlöre ve arka sol hoparlörden ön sağ hoparlöre çizeceğiniz doğruların oluşturduğu çarpının tam ortasında ya da ön hoparlörlere yakın bir kısmında olmalıdır oturduğunuz yer. Hoparlörlerin kulaklarınıza yakın mesafede kulaklarınızdan biraz daha aşağıda olması da önerilebilir.Bu yüzden kendi ses sisteminizle gelen ayaklara arka hoparlörleri takarak onları yükseltmeniz eğer böyle bir aksesuar gelmediyse piyasadaki sistemler genelde standart tripodlara uyum sağlayabilecek boşluklara sahip olduğu için bunları da kullanabilirsiniz. Sisteminiz 5+1se yani yerleştireceğim bir hoparlör daha varsa işte bu merkez hoparlörü de monitörünüzün yada Tv nin üstüne tercihen bir koruma padinin üstüne koyarak yerleştirmelisiniz.Eğer monitörünüz yada Tv niz tavsiye ettiğimiz gibi en azından 17''-19'' veya 84 ekrandan büyük ise ya da yüksek bir yerdeyse merkezi hoparlörünüzün yönünü biraz aşağı bakacak şekilde ayarlamanız daha iyi olacaktır. Tüm bu pozisyon ayarlarını yaptıktan sonra seçtiğiniz bir filmi mümkünse bol efekt içeren filmlerden birini DvDRom yada DvD Playera yerleştirin ve denemeler yaparak tam performansa ulaşmaya çalışın.Bir karşılıklı konuşma sahnesi açtığınızda ses monitörünüzün içinden geliyormuş gibi olmalıdır ve aksiyon sahnelerindeyse her sesin geldiği yönü tam olarak ekrandaki görüntüye eşdeğer bir şekilde arka ve ön hoparlörlerinizden hissedip duyabilmelisiniz. Şimdi bazı zeki okuyucular belkide en önemli parça olan Sub-Wooferı unuttuğumuzu düşünüyorlar ama unutmadık sadece sona sakladık: Ses sistemimizin Bass sesleri sağlamaya yarayan bu güçlü parçası genelde odanın bir köşesine kenarlarından 5er Cm kalacak şekilde yerleştirilir ama köşelerde onu koyacak yer bulamıyorsanız bir duvara yakın koymanızı kesinlikle önereceğim çünkü gerçek Bassı ancak böyle alabilirsiniz. Sub-Wooferınızı yerleştirdikten sonra Bass ayarınıda yaparak kendi dinleme zevkinize göre bir ayarda sabit bırakıp artık Sub-Wooferı sadece o aksiyon sahnesinde sizi yerinizden hoplatıcak çılgın sahnelerdeki muhteşem desteğiyle hatırlayın ve birdaha sadece tozunu almak için yanına gidin. THX Sistemler Sesler daha berrak... Görüntüyle birlikte akıp gidiyor... Kendinizi filmin içindeymiş gibi hissetmek sıradan bir olay haline gelmiş. Hani elinizde olsa kalkıp lazer kılıcınızı kınından çekivereceksiniz... Bütün bunlar nasıl mı oldu? George Lucas gururla sunar... Ev sinemasına göz kırpan herkes, son dönemde cihazların üzerinde beliren THX logosunun farkına varmıştır. Daha da ilginci, bu logonun altında küçük puntolarla yazılmış olan bir Lucasfilm ibaresi göze çarpar. Tahminler doğrudur: yine bir George Lucas numarasıyla karşı karşıyayız. THX, George Lucas'ın yıldız gibi parlayan firması Lucasfilm'in sinema salonlarına, ses sistemlerine, multimedia ve otomobil sistemlerine verdiği bir uygunluk lisansı aslında. Bir tür kalite/standart onay belgesi. THX'in ne olduğunu ayrıntılarıyla anlatmadan önce, kısa bir özet geçelim. Üzerinde THX logosunu gördüğümüz sistemler ses performansı olarak Lucasfilm tarafından onaylanmış, yüksek düzeyli ürünlerdir. Kısacası, ''iyidirler.'' THX'in adı, George Lucas'ın ilk uzun metraj filmi ''THX 1138''den geliyor. Lucas hayranlarının ''Ustanın en iyi filmi dedikleri 1970 tarihli yapımda Robert Duvalle ve Donald Pleasence başrollerindeydi. Yapım ekibinde Francis Ford Coppola, filmin müziklerinde de Lalo Schifrin gibi bir deha yer alıyordu. Kısacası daha ilk filminde bir yıldızdı Lucas. Film, ilaçların ve seksin yasaklandığı, insanlarının adının kodlardan oluştuğu, yönetimin teknolijiye devredildiği bir dünya geleceği üzerine kuruluydu. Yani biraz ''Büyük Birader'', biraz ''Cesur Yeni Dünya'', biraz Logan'ın Kaçışı arası bir filmdi THX 1138. Lucas'ın görüntüye ve sese düşkünlüğünün ilk kanıtı olacak denli de sıra dışı bir yapımdı. THX Nedir? THX, sinema salonlarının, ev sinema sistemlerinin akustik performansını arttırmaya yarayan bir ses düzenleme yöntemi. Lucasfilm'in geliştirdiği bu teknolojiye uygun standarttaki ürünler, yine Lucasfilm tarafından ''test edilip onaylandıktan'' sonra, THX sertifikasını alıyorlar. Son dönemde, THX sertifikası alan ürünler kervanına, otomobil ses sistemleri ve bilgisayar/multimedia ürünleri de katıldı. THX'in varlığı, temelde şu gereksinime dayanıyor. Filmlerin postprodüksiyon aşamasındaki ses düzenlemeleri, özellikle son 25 yıldır daha büyük bir özenle yapılıyor. Yönetmenler, teknik ekipler, izleyicinin üzerinde yaratmak istedikleri etki için sesten bol bol yararlanıyorlar. Ancak hem sinema salonlarının, hem de ev sinema sistemlerinin mekanın kendi yapısına bağlı olarak çok farklı performans göstermesi, George Lucas gibi bir titizlik abidesini sinema sektöründe yeni ses standartları geliştirmeye itiyor. Sonuçta da karşımıza THX çıkıyor. Bu standart sayesinde, izleyicilerin yönetmenin gerçekleştirmek istediği etkiye daha yakın bir ortam içinde bulunmaları mümkün. Evde THX'e ne gerek var? THX'le ilgili bilmeniz gereken iki temel şey var. Birincisi, ev sineması tipik bir sinema salonuna göre büyük farklılıklar göstermesi. Temel fark, mekan özelliklerinden kaynaklanır. Büyük bir sinema salonundaki ağır perdeler, kaplamalı duvarlar, kumaş kaplı koltuklar ve kalabalık, sesin belli bir düzeyde emilmesine neden olur. Bu nedenle, filmlerin ses kayıtları, bu emilme göz önüne alınarak düzenlenir. Oysa aynı kaydı evin bir odasına kurulmuş olan ev sineması sistemiyle oynatmaya/dinlemeye çalıştığınızda, fazlasıyla ''parlak'' seslerle karşılaşırsınız. Kısacası, duyduğunuz sesler, yönetmenin sizin duymanızı istediği sesten çok farklı, kimi zaman da film izlemenin tadını kaçıracak denli parlaktır. İkincisi de, film ses kayıtlarıyla müzik kayıtlarının, ses sistemlerinden farklı farklı özellikler beklemesi. Bu nedenle, sistemin patlama seslerinin, özel efektler, konuşmalarının ve müziğin gerektirdiği farlı performansları gösterebilmesi gerekir. İşte bu durumun farkına varan George Lucas'ın sunduğu çözüm, THX. THX, DVD'de ya da film seslerinin kaynağında sinema salonuna göre kodlanmış olan sesleri işleyerek ev sinemasına uygun hale getirir. THX, yüksek frekanslı seslerin yeniden eşitlenmesiyle ev içinde dengeli bir ses sağlar. Bir tek cümleyle özetlediğimize bakmayın, bu işlem teknik olarak epey karmaşık. THX ne yapar? Sinemalarda surround sesleri vermek için salonun kıyısında bir çok hoparlör bulunur; oysa ev sinema sistemlerinde, bu hoparlör sayısı genellikle ikidir (son sistemlerde, arkaya eklenen iki surround hoparlörle birlikte bu sayı dörde Sub woofer ve back center ile altıya çıktı). THX, bu farklılığın yaratacağı performans sorununu gidermek için ön ve surround hoparlörler arasında bir ''ses rengi eşlemesi'' işlemini üstlenir. Böylece odanın içinde ''hareket eden'' sesin tonunu dengeler. Dolby Pro-Logic ses işlemesinde, her iki surround hoparlöre ses veren surround kanallar mono bir sesle beslenir. Bu kanallara tıpkı sinemada duyduğunuz gibi yaygın, dolaylı bir ses verebilmek için THX ses sinyallerini dekorelasyon sürecinden geçirir. Bu süreç, ön hoparlörlerden duyduğunuz sesle surround hoparlörler arasında zaman açısından küçük bir farklılık yaratır; böylece iki farklı ses duyarsınız ve zihninizde ''psikoakustik'' bir mekan hissi oluşur. Digital 5.1 kayıtlardaysa ses sinyali zaten stereo olarak verilir; bu nedenle dekorelasyon kendini devreden çıkararak stereo sinyale uyum sağlar. Sinema salonlarına göre çok daha küçük mekanlarda kullanılan ev sineması sistemleri, görece daha küçük hoparlörlere sahiptir. Dolayısıyla, bas sesler için ek bir subwoofer'a ihtiyaç duyulur. THX'in bas yönetimi, düşük frekanslı bas seslerin doğrudan subwoofer'a yönlendirilmesini sağlayarak diğer hoparlörlerinizin performansını arttırır. Digital 5.1 kayıtlarda da, bas seslerin üst eşiğini denetleyerek subwoofer'a aşırı yük binmesini önler. THX için gerekenler Daha önce söylediğimiz gibi, ses sisteminin müzik kayıtlarında ayrı, film kayıtlarında ayrı bir performans göstermesi gerekir. Evde film izleyen insanlar, genellikle koltuklara kanepelere yayılmış haldedir; dolayısıyla öndeki kanalların bir yandan geniş bir açıya yayılabilen öte yandan da ekrandaki hareketlerle bire bir uyumlu olan bir ses üretebilmesi gerekir. Bu durum, merkezi hoparlörün eklenmesiyle ve ön hoparlörlerin yatay bir düzleme sesi dağıtabilmesiyle sağlanır. Sesin dikey dağılması sınırlı tutulur; zira müziğin e ses efektlerinin merkezi hoparlörden gelen konuşma seslerini bulandırmaması gerekir. THX, surround kanallar için kullanılacak hoparlörlerin ''dipol'' (çift yönlü) olmasını öneriyor. Oturma noktasının sağına va soluna yerleştirilen bu hoparlörler, ses doğrudan kulağınıza yönlendirmek yerine odanın ön ve arka duvarına doğru yönlendirilir. Böylece izleyicide bir mekan hissi oluşması sağlanır. THX için kullanılacak subwoofeer'lar, insan kulağının duyabileceği en düşük frekans olan 20Hz de dahil olmak üzere tüm frekansları verebilir olmalıdır. Öte yandan, bir patlamanın insanı yerinden hoplatan sesini verebilmek için 105 desibelik bir ses yüksekliğine ulaşabilbelidir; üstelik bu işi de seste hiçbir bozulma, distorsiyon yaratmadan yapmalıdır.Kimi THX onaylı sistemlerde, bu nedenle çift subwoofer kullanılabilir. Amplifikatörlerse, hoparlörlerin aksiyon sahnelerinde sık sık karşılaştığımız üst eşik düzeyindeki sesleri bozulmadan verebilmesini sağlayacak denli güçlü olmalıdır. Aynı zamanda, yüksek ses düzeyini bozulmaya neden olmaksızın uzun süre koruyabilecek özelliklere sahip olmalıdırlar. THX Tarihi 1982 George Lucas teknolojisinin son ürünü postprodüksiyon derdine düşmüştür. Bir çok araştırmanın ardından, Lucasfilm mühendisleri miksaj odaları için ideal olarak tanımlanan bir ortam geliştirirler. Bu ortamda, THX sistem geliştirilir. İlk THX miksaj odası Lucasfilm binasında açılır. 1983 Lucasfilm'in THX birimi devreye girdi. THX Sistemi tanıtımın ardından Hollywood camiasında kabul gördü. İlk iki THX sineması ''Return of the Jedi''- Jedi'nin Dönüşü'nün ilk gösterime ev sahipliği yapmak üzere devreye girdi. 1990 THX Ev Programı start aldı. Lucasfilm mühendisleriyle ses-görüntü sanayisinin önde gelen üreticileri, THX teknolojisini tüketici elektroniği alanına aktarmak için kolları sıvadı. 1993 THX Lazer Disk Programı ortaya çıktı. Lucasfilm, stüdyolara video disk prodüksiyonu aşamasında kalite kontrol hizmeti vermeye başladı. 1994 Ev elektroniği alanında üretilen ilk ''dört başı mamur'' THX sistemi, ''Complete Home THX System'', tanıtıldı. 1996 Lazer Disk Programı, DVD ve video kasetleri de içerecek şekilde genişledi. Adı ''THX Mastering Program'a dönüştü. 1997 Dünya çapında THX sertifikası alan sinema ve miksaj stüdyosu sayısı 1.600'e ulaştı. Pazardaki THX sertifikalı ev elektroniği ürünlerinin sayısı 250'yi buldu. 1998 THX, DVD standartları için sertifika standartlarını açıkladı. 1999 THX, Dolby Laboratuarları'yla el ele verip Surround EX'i yarattı. THX Lucasfilm yapımcılıkla birlikte, prodüksiyonu baştan sona dijital olarak gerçekleştirilmiş ilk filmine imza attı: ''Star Wars Episode 1''. 2000 THX sertifikalı sinema sayısı, dünya çapında 2.700'e ulaştı. 2001 THX ''THX Multimedia'yı devreye soktu. Dünyanın tamamı onaylanmış ilk THX Multimedia Ssitem'i ortaya çıktı (Dell THX sertifikalı bilgisayarlar ve bilgisayarlarla birlikte kullanılabilen, Türküye'de daha yüzünü göremediğimiz Klipsch Promedia serisi hoparlör, ses işlemcisi takımları). THX Ev Sineması Rehberi THX Ev Audio Sistemi nedir? Çok kanallı, ev ses sistemleri için tasarlanmış bir çözümdür. Bu çözümün üretilmesinin altında, aslında büyük sinema salonları için üretilmiş olan sinema ses kayıtlarının ev içinde aynı performansı gösterememesi yatar. Bu durumun iki sonucu vardır: 1. Büyük salonlar için üretilmiş kayıtların evde dinlenmesi sonucunda oluşan ses farklılıklarının giderilmesi. 2. Çok kanallı ses yayınında ortaya çıkan farklı ses alanlarının düzgün bir şekilde yeniden üretilmesi. THX Ev Sistemi Dolby Digital ve DTS'le uyumlu mu? Evet. Bütün sinema ses kayıtları -genellikle- 4 ve 5.1 kanala göre üretilir. THX'in yaptığı bu ses kayıtlarını yeniden işleyerek ev ortamına uygun hale getirmektir. THX Ev hoparlörleri müzik dinlemek için uygun mu? Evet. THX Ev sineması için üretilen hoparlörler çok kanallı sese (4 ya da 5.1 kanal) uygun olarak üretilir. Müzik dinlerken ön hoparlörlerden daha berrak bir ses alırken surround hoparlörlerin oluşturduğu mekan hissi de artar. 4 ya da 5.1 kanal için üretilmiş bir kaydı THX Ev Audio Sistemi'nde dinlemenin ne yararı var? 1. Daha doğal bir ses dengesiyle karşılaşırsınız. Sıradan ev ses sistemlerinde dinlediğiniz film kayıtları, olağandışı ''parlaklıkta'' bir ses verir. 2. Konuşmalar daha belirgindir. 5.1 kanal miksajlarında, 5 ana kanalın tümü de aynı anda devrededir. Bu nedenle kimi aksiyon efektlerinin konuşmaları anlaşılmaz, duyulmaz hale getirmesi, bastırması mümkündür. THX'de ise yüksek ya da karmaşık ses efektlerine karşın konuşmalar rahatlıkla ayırt edilebilir. 3. Ön ve surround hoparlörlerden gelen sesler birleştiği için, sesin yarattığı psikoakustik etki daha güçlüdür. Kendinizi filmin içinde hissetmeniz kolaylaşır. 4. Sesin görüntüyle uyumu daha fazladır. 5. Filmin ses kaydının yaratabileceği ses bozulmaları azalırken, bas seslerin en alt iki oktavını daha açık ve net bir şekilde duyabilirsiniz. THX'ten yararlanmak için bütün sistemin THX uyumlu olması mı gerekir? Hayır. Bütün parçalar, hoparlörler, alıcı, subwoofer, amplifikatör, equalizer, kablolama, ev sinemasının ses üretiminde ayrı ayrı sorunların üstesinden gelir. Herhangi bir ev sineması sisteminde herhangi bir THX sertifikalı bileşeni kullanmak mümkündür. Ancak bütün bileşenlerin THX sertifikalı olması apayrı bir surround ses etkisi yaratır. Hangi THX? Karşılaştığınız ev eğlencesi ürünlerinin üzerinde birden çok THX ibaresi görebilirsiniz. Endişeye mahal yok; hepsi temel THX özelliklerine sahiptir. İşte farkları... THX Ultra Aslında stüdyolar için tasarlanmış, başlangıcından bu yana THX olarak bildiğimiz şey. Temel THX özelliklerinin hepsini içeriyor. THX Select Daha küçük mekanlarda aynı THX kalitesini sağlamanın yanı sıra, boyut ve tasarım olarak sistemlerin daha esnek olmasına da olanak veriyor. Dolayısıyla daha ucuz bir çözüm alternatifi olabiliyor. THX Surround EX Sinema salonları için tasarlanmış olan Dolby Digital Surround EX'in ev sinemalarına uyarlanmış versiyonu denebilir. Bu sistemde, varolan surround hoparlöre bir de arka surround ses alanı eklenebiliyor. Böylece, sağ ve sol surround hoparlörlerin arasına, arkanıza bir ya da iki surround hoparlör daha eklemek mümkün. Bu sisteme göre kodlanmış DVD'ler, 5.1 Digital sistemlerle de uyumlu.ş THX Surround EX'in uygulandığı ilk film tabii ki bir Lucas filmi: ''Star Wars Episode 1: Phantom Menace''. THX Ultra 2 Lucasfilm'in yeni THX numarası. Eylül 2001'de duyulan bir sistem, çok kanallı herhangi bir programı, 8 kanal üzerinden yayınlayabiliyor. 5.1 ya da daha yüksek kanal için hazırlanmış kayıtları işleyen Ultra 2, sesi 7 hoparlör ve bir subwoofer'a uygun olarak yeniden düzenliyor. Böylece sisteme iki de arka surround hoparlör ekleyip daha çevresel, mekan oluşturan bir ses elde ediyorsunuz. Kaynak : ElectroHome -Pc Magazine BÖLÜM III - 5.1 VE ÖTESİ... Klasik bir 5.1 sistem aşağıda yer alan bir şekilde yerleştirilir ve kullanılır, Film veya DVD'lerdeki sesler mevzubahis olduğunda adı sıkça geçen 5.1 terimi, sesin beş ana kanal (sağ, sol, merkez, sağ surround ve sol surround) ve bir LFE kanalı (Low Frequency Effects-Düşük Frekans Efektleri) kullanılarak kaydedildiği anlamına gelir. Ses sistemlerini tanımlarken kullanılan 5.1, 6.1 ve 7.1 gibi rakamlar ise, ses sisteminde kullanılan elemanların sayısını belirtir. 5.1 ve diğerleri arasındaki fark da aslında oldukça basittir ve sadece surround hoparlörlerine dayanır: Ses sistemindeki surround hoparlör sayısı iki ise sistem 5.1, üç ise 6.1 ve dört ise 7.1 olarak adlandırılır. Bazı DVD ses kayıtları, Dolby Digital'in bir varyasyonu olan Dolby Digital EX'i kullanır. Dolby Digital EX, bir matris kodlama sisteminin yardımıyla 5.1 ses sisteminin sağ ve sol surround kanallarını temel alan üçüncü bir surround çıkışı sağlayabilme özelliğine sahiptir. Kullanılan matris kodlama sistemi, Dolby Digital EX'in hala 5.1 ses sistemi sınıfına dahil oluşu sonucunu doğurur. Bunun nedeni, Dolby Digital 5.1 çözücülerin Dolby Digital EX sesleri okuyabilmesi ve üçüncü surround kanalına dair verileri uygun bir biçime dönüştürerek mevcut iki surround kanalına dağıtabilmesidir. Dolayısıyla, Dolby Digital EX sesler Dolby Digital 5.1 çözücüler tarafından kendilerine uygun biçime dönüştürülebilir. Ancak bunun tersi de geçerlidir. Yani normalde Dolby Digital 5.1 karakterine sahip bir sesin içerdiği iki surround kanalından gelen bilgileri, 6.1 veya 7.1 sistemlerde bulunan üç veya dört surround hoparlörüne uygun biçimde dağıtarak da dinleyebilirsiniz. Bu işi yapabilmek için elinizde bir Dolby Digital EX çözücü veya THX Surround EX çözücü olması yeterli. Görüldüğü üzere sesin ne şekilde kaydedildiğini anlatan figür, ses sisteminde kaç hoparlör olduğunu gösteren figürle aynı olmayabilir. Dolby Pro Logic II kullanarak, çok kanallı ses sistemlerinde stereo müzik parçalarını bile çalabilirsiniz. Peki bu sistemlere sahip olduğunuzu düşünürsek hoparlörlerimizi nasıl yerleştirmeliyiz derseniz, yukarıda yer alan resimler genelde benimsensede subwooferın yeri sizin seçiminize kalmıştır kulağınıza ve göz zevkinize en uygun noktaya yerleştirmeniz yeterli olacaktır. Not: Yazılanların tamamamı alıntıdır.Kaynağını bildiklerimin altına kaynaklarını ekledim. |
| | |
| | #2 |
| cousin | Ev Sinema Sistemleri Hakkında Genel Bilgiler Ev sinemasının dünyada teknoloji olarak yeniliğine rağmen, oldukça popüler olduğunu söylemek mümkün. Müzik ve film keyfini evlerde yaşatan bu sistem üç bileşenden oluşmaktadır; görüntü sağlayan cihaz, görüntü oynatıcı ve ses düzeni. Görüntü sağlayan cihaz seçenekleri, normal tüplü televizyondan plazma ekrana kadar oldukça geniştir. Ev sinemasını kurmak için, mevcut televizyonu kullanmak da mümkün. Görüntü oynatıcılar açısından durum biraz daha farklı; VCD veya DVD oynatıcılar arasında bir seçim yapmak gerektiğinden, DVD'ler özellikleri dolayısı ile daha çok tercih edilmekte. Ses düzeni için ise beş Hoparlör ve bir subwoofer gerekiyor. Sinemada sesler, perdenin arkasına gizli üç hoparlör ile izleyicileri sarar. Sağ ve sol hoparlörler stereo özellikleri ile arka plandaki müziği, ortada yer alan bir tanesi de ekran boyunca yayılan konuşmaları iletir; efektler söz konusu olduğunda her üçü de etkindir. Ekran dışı efektleri ise yan ve arka duvarlarda bulunan çok sayıda hoparlör taşır. Böylelikle, bu özel ses düzeni ile izleyicilerin ekrandaki sahnenin bir parçası olmasını sağlayan bir ortam yaratılır. Evde böyle bir ses deneyimi yaşayabilmek için, benzer bir düzen kurmak gereklidir. Farklı kombinasyonlar ve bütçelerle evde sinema keyfini yaşamak mümkün. Ev sineması kurulacak olan odaların, sinema salonlarından küçük, dolayısıyla daha az seyircisinin olması, bu sistemi kurmayı kolaylaştırmaktadır. Ev sineması kurarken, öncelikle evin yapısına göre sistemin büyüklüğüne ve yerleşimine karar vermek gerekmektedir. Cihazların birbirleriyle uyumu önemli olduğundan aynı marka veya birbirini destekleyen özelliklerde cihazların seçilmesinde fayda var. Ev sineması ürünleri her yıl yenilendiğinden, satın alınacak cihazların son teknolojiyi destekler olması da dikkat edilmesi gereken konulardan biridir. Elektronik ürünler, teknolojileri ne kadar yüksek olursa olsun çok kısa sürede demode olma niteliğini taşımaktalar, bu nedenle herhalukarda kullanıcı bir süre sonra yeni bir alet almak yönünde düşüncelere kapılmaktadır. Bu seviyede elimizdeki aletlerin yeni teknolojileri destekler nitelikte olmalarına dikkat edillmeli ayrıca kullanım sırasında yaşanabilecek arızalar nedeniyle servis ve garanti şartlarının olduğu bir sistemin tercih edilmesi faydalı olacaktır.. Dolby Surround - Dolby Digital - DTS - THX Sistemler Kısaca özetlersek 4+1 ses sisteminiz varsa ön sağ ve sol hoparlörleri monitorunuzun yada Tv nin yanlarına yerlestirebilirsiniz.Manyetik korumalı olduklarından monitorden yada Tv den etkilenmezler. Oturacağınız yer bu yerlestirdiginiz hoparlorlerle ve sizin arasında bir uçgen cizilebilecek şekilde olmalıdır. Arka hoparlörler ise genelde ön hoparlörlerle aynı paralelde olacak şekilde oturacağınız yerden daha geride bir yere koyulmalıdır.Aralarındaki mesafe için tam olarak belirtilebilecek bir doğru ölçü olmamakla birlikte ön hoparlörlerin yakınlığının aynısı olmaları ya da bunu ancak yarısı kadar daha geçebilecekleri tavsiye olunur.Doğru pozisyona ulaştığınızı genel olarak şöyle anlarsınız: ön sol hoparlörden arka sağ hoparlöre ve arka sol hoparlörden ön sağ hoparlöre çizeceğiniz doğruların oluşturduğu çarpının tam ortasında ya da ön hoparlörlere yakın bir kısmında olmalıdır oturduğunuz yer. Hoparlörlerin kulaklarınıza yakın mesafede kulaklarınızdan biraz daha aşağıda olması da önerilebilir.Bu yüzden kendi ses sisteminizle gelen ayaklara arka hoparlörleri takarak onları yükseltmeniz eğer böyle bir aksesuar gelmediyse piyasadaki sistemler genelde standart tripodlara uyum sağlayabilecek boşluklara sahip olduğu için bunları da kullanabilirsiniz. Sisteminiz 5+1se yani yerleştireceğim bir hoparlör daha varsa işte bu merkez hoparlörü de monitörünüzün yada Tv nin üstüne tercihen bir koruma padinin üstüne koyarak yerleştirmelisiniz.Eğer monitörünüz yada Tv niz tavsiye ettiğimiz gibi en azından 17''-19'' veya 84 ekrandan büyük ise ya da yüksek bir yerdeyse merkezi hoparlörünüzün yönünü biraz aşağı bakacak şekilde ayarlamanız daha iyi olacaktır. Tüm bu pozisyon ayarlarını yaptıktan sonra seçtiğiniz bir filmi mümkünse bol efekt içeren filmlerden birini DvDRom yada DvD Playera yerleştirin ve denemeler yaparak tam performansa ulaşmaya çalışın.Bir karşılıklı konuşma sahnesi açtığınızda ses monitörünüzün içinden geliyormuş gibi olmalıdır ve aksiyon sahnelerindeyse her sesin geldiği yönü tam olarak ekrandaki görüntüye eşdeğer bir şekilde arka ve ön hoparlörlerinizden hissedip duyabilmelisiniz. Şimdi bazı zeki okuyucular belkide en önemli parça olan Sub-Wooferı unuttuğumuzu düşünüyorlar ama unutmadık sadece sona sakladık: Ses sistemimizin Bass sesleri sağlamaya yarayan bu güçlü parçası genelde odanın bir köşesine kenarlarından 5er Cm kalacak şekilde yerleştirilir ama köşelerde onu koyacak yer bulamıyorsanız bir duvara yakın koymanızı kesinlikle önereceğim çünkü gerçek Bassı ancak böyle alabilirsiniz. Sub-Wooferınızı yerleştirdikten sonra Bass ayarınıda yaparak kendi dinleme zevkinize göre bir ayarda sabit bırakıp artık Sub-Wooferı sadece o aksiyon sahnesinde sizi yerinizden hoplatıcak çılgın sahnelerdeki muhteşem desteğiyle hatırlayın ve birdaha sadece tozunu almak için yanına gidin. THX Sistemler Sesler daha berrak... Görüntüyle birlikte akıp gidiyor... Kendinizi filmin içindeymiş gibi hissetmek sıradan bir olay haline gelmiş. Hani elinizde olsa kalkıp lazer kılıcınızı kınından çekivereceksiniz... Bütün bunlar nasıl mı oldu? George Lucas gururla sunar... Ev sinemasına göz kırpan herkes, son dönemde cihazların üzerinde beliren THX logosunun farkına varmıştır. Daha da ilginci, bu logonun altında küçük puntolarla yazılmış olan bir Lucasfilm ibaresi göze çarpar. Tahminler doğrudur: yine bir George Lucas numarasıyla karşı karşıyayız. THX, George Lucas'ın yıldız gibi parlayan firması Lucasfilm'in sinema salonlarına, ses sistemlerine, multimedia ve otomobil sistemlerine verdiği bir uygunluk lisansı aslında. Bir tür kalite/standart onay belgesi. THX'in ne olduğunu ayrıntılarıyla anlatmadan önce, kısa bir özet geçelim. Üzerinde THX logosunu gördüğümüz sistemler ses performansı olarak Lucasfilm tarafından onaylanmış, yüksek düzeyli ürünlerdir. Kısacası, ''iyidirler.'' THX'in adı, George Lucas'ın ilk uzun metraj filmi ''THX 1138''den geliyor. Lucas hayranlarının ''Ustanın en iyi filmi dedikleri 1970 tarihli yapımda Robert Duvalle ve Donald Pleasence başrollerindeydi. Yapım ekibinde Francis Ford Coppola, filmin müziklerinde de Lalo Schifrin gibi bir deha yer alıyordu. Kısacası daha ilk filminde bir yıldızdı Lucas. Film, ilaçların ve seksin yasaklandığı, insanlarının adının kodlardan oluştuğu, yönetimin teknolijiye devredildiği bir dünya geleceği üzerine kuruluydu. Yani biraz ''Büyük Birader'', biraz ''Cesur Yeni Dünya'', biraz Logan'ın Kaçışı arası bir filmdi THX 1138. Lucas'ın görüntüye ve sese düşkünlüğünün ilk kanıtı olacak denli de sıra dışı bir yapımdı. THX Nedir? THX, sinema salonlarının, ev sinema sistemlerinin akustik performansını arttırmaya yarayan bir ses düzenleme yöntemi. Lucasfilm'in geliştirdiği bu teknolojiye uygun standarttaki ürünler, yine Lucasfilm tarafından ''test edilip onaylandıktan'' sonra, THX sertifikasını alıyorlar. Son dönemde, THX sertifikası alan ürünler kervanına, otomobil ses sistemleri ve bilgisayar/multimedia ürünleri de katıldı. THX'in varlığı, temelde şu gereksinime dayanıyor. Filmlerin postprodüksiyon aşamasındaki ses düzenlemeleri, özellikle son 25 yıldır daha büyük bir özenle yapılıyor. Yönetmenler, teknik ekipler, izleyicinin üzerinde yaratmak istedikleri etki için sesten bol bol yararlanıyorlar. Ancak hem sinema salonlarının, hem de ev sinema sistemlerinin mekanın kendi yapısına bağlı olarak çok farklı performans göstermesi, George Lucas gibi bir titizlik abidesini sinema sektöründe yeni ses standartları geliştirmeye itiyor. Sonuçta da karşımıza THX çıkıyor. Bu standart sayesinde, izleyicilerin yönetmenin gerçekleştirmek istediği etkiye daha yakın bir ortam içinde bulunmaları mümkün. Evde THX'e ne gerek var? THX'le ilgili bilmeniz gereken iki temel şey var. Birincisi, ev sineması tipik bir sinema salonuna göre büyük farklılıklar göstermesi. Temel fark, mekan özelliklerinden kaynaklanır. Büyük bir sinema salonundaki ağır perdeler, kaplamalı duvarlar, kumaş kaplı koltuklar ve kalabalık, sesin belli bir düzeyde emilmesine neden olur. Bu nedenle, filmlerin ses kayıtları, bu emilme göz önüne alınarak düzenlenir. Oysa aynı kaydı evin bir odasına kurulmuş olan ev sineması sistemiyle oynatmaya/dinlemeye çalıştığınızda, fazlasıyla ''parlak'' seslerle karşılaşırsınız. Kısacası, duyduğunuz sesler, yönetmenin sizin duymanızı istediği sesten çok farklı, kimi zaman da film izlemenin tadını kaçıracak denli parlaktır. İkincisi de, film ses kayıtlarıyla müzik kayıtlarının, ses sistemlerinden farklı farklı özellikler beklemesi. Bu nedenle, sistemin patlama seslerinin, özel efektler, konuşmalarının ve müziğin gerektirdiği farlı performansları gösterebilmesi gerekir. İşte bu durumun farkına varan George Lucas'ın sunduğu çözüm, THX. THX, DVD'de ya da film seslerinin kaynağında sinema salonuna göre kodlanmış olan sesleri işleyerek ev sinemasına uygun hale getirir. THX, yüksek frekanslı seslerin yeniden eşitlenmesiyle ev içinde dengeli bir ses sağlar. Bir tek cümleyle özetlediğimize bakmayın, bu işlem teknik olarak epey karmaşık. THX ne yapar? Sinemalarda surround sesleri vermek için salonun kıyısında bir çok hoparlör bulunur; oysa ev sinema sistemlerinde, bu hoparlör sayısı genellikle ikidir (son sistemlerde, arkaya eklenen iki surround hoparlörle birlikte bu sayı dörde Sub woofer ve back center ile altıya çıktı). THX, bu farklılığın yaratacağı performans sorununu gidermek için ön ve surround hoparlörler arasında bir ''ses rengi eşlemesi'' işlemini üstlenir. Böylece odanın içinde ''hareket eden'' sesin tonunu dengeler. Dolby Pro-Logic ses işlemesinde, her iki surround hoparlöre ses veren surround kanallar mono bir sesle beslenir. Bu kanallara tıpkı sinemada duyduğunuz gibi yaygın, dolaylı bir ses verebilmek için THX ses sinyallerini dekorelasyon sürecinden geçirir. Bu süreç, ön hoparlörlerden duyduğunuz sesle surround hoparlörler arasında zaman açısından küçük bir farklılık yaratır; böylece iki farklı ses duyarsınız ve zihninizde ''psikoakustik'' bir mekan hissi oluşur. Digital 5.1 kayıtlardaysa ses sinyali zaten stereo olarak verilir; bu nedenle dekorelasyon kendini devreden çıkararak stereo sinyale uyum sağlar. Sinema salonlarına göre çok daha küçük mekanlarda kullanılan ev sineması sistemleri, görece daha küçük hoparlörlere sahiptir. Dolayısıyla, bas sesler için ek bir subwoofer'a ihtiyaç duyulur. THX'in bas yönetimi, düşük frekanslı bas seslerin doğrudan subwoofer'a yönlendirilmesini sağlayarak diğer hoparlörlerinizin performansını arttırır. Digital 5.1 kayıtlarda da, bas seslerin üst eşiğini denetleyerek subwoofer'a aşırı yük binmesini önler. THX için gerekenler Daha önce söylediğimiz gibi, ses sisteminin müzik kayıtlarında ayrı, film kayıtlarında ayrı bir performans göstermesi gerekir. Evde film izleyen insanlar, genellikle koltuklara kanepelere yayılmış haldedir; dolayısıyla öndeki kanalların bir yandan geniş bir açıya yayılabilen öte yandan da ekrandaki hareketlerle bire bir uyumlu olan bir ses üretebilmesi gerekir. Bu durum, merkezi hoparlörün eklenmesiyle ve ön hoparlörlerin yatay bir düzleme sesi dağıtabilmesiyle sağlanır. Sesin dikey dağılması sınırlı tutulur; zira müziğin e ses efektlerinin merkezi hoparlörden gelen konuşma seslerini bulandırmaması gerekir. THX, surround kanallar için kullanılacak hoparlörlerin ''dipol'' (çift yönlü) olmasını öneriyor. Oturma noktasının sağına va soluna yerleştirilen bu hoparlörler, ses doğrudan kulağınıza yönlendirmek yerine odanın ön ve arka duvarına doğru yönlendirilir. Böylece izleyicide bir mekan hissi oluşması sağlanır. THX için kullanılacak subwoofeer'lar, insan kulağının duyabileceği en düşük frekans olan 20Hz de dahil olmak üzere tüm frekansları verebilir olmalıdır. Öte yandan, bir patlamanın insanı yerinden hoplatan sesini verebilmek için 105 desibelik bir ses yüksekliğine ulaşabilbelidir; üstelik bu işi de seste hiçbir bozulma, distorsiyon yaratmadan yapmalıdır.Kimi THX onaylı sistemlerde, bu nedenle çift subwoofer kullanılabilir. Amplifikatörlerse, hoparlörlerin aksiyon sahnelerinde sık sık karşılaştığımız üst eşik düzeyindeki sesleri bozulmadan verebilmesini sağlayacak denli güçlü olmalıdır. Aynı zamanda, yüksek ses düzeyini bozulmaya neden olmaksızın uzun süre koruyabilecek özelliklere sahip olmalıdırlar. THX Tarihi 1982 George Lucas teknolojisinin son ürünü postprodüksiyon derdine düşmüştür. Bir çok araştırmanın ardından, Lucasfilm mühendisleri miksaj odaları için ideal olarak tanımlanan bir ortam geliştirirler. Bu ortamda, THX sistem geliştirilir. İlk THX miksaj odası Lucasfilm binasında açılır. 1983 Lucasfilm'in THX birimi devreye girdi. THX Sistemi tanıtımın ardından Hollywood camiasında kabul gördü. İlk iki THX sineması ''Return of the Jedi''- Jedi'nin Dönüşü'nün ilk gösterime ev sahipliği yapmak üzere devreye girdi. 1990 THX Ev Programı start aldı. Lucasfilm mühendisleriyle ses-görüntü sanayisinin önde gelen üreticileri, THX teknolojisini tüketici elektroniği alanına aktarmak için kolları sıvadı. 1993 THX Lazer Disk Programı ortaya çıktı. Lucasfilm, stüdyolara video disk prodüksiyonu aşamasında kalite kontrol hizmeti vermeye başladı. 1994 Ev elektroniği alanında üretilen ilk ''dört başı mamur'' THX sistemi, ''Complete Home THX System'', tanıtıldı. 1996 Lazer Disk Programı, DVD ve video kasetleri de içerecek şekilde genişledi. Adı ''THX Mastering Program'a dönüştü. 1997 Dünya çapında THX sertifikası alan sinema ve miksaj stüdyosu sayısı 1.600'e ulaştı. Pazardaki THX sertifikalı ev elektroniği ürünlerinin sayısı 250'yi buldu. 1998 THX, DVD standartları için sertifika standartlarını açıkladı. 1999 THX, Dolby Laboratuarları'yla el ele verip Surround EX'i yarattı. THX Lucasfilm yapımcılıkla birlikte, prodüksiyonu baştan sona dijital olarak gerçekleştirilmiş ilk filmine imza attı: ''Star Wars Episode 1''. 2000 THX sertifikalı sinema sayısı, dünya çapında 2.700'e ulaştı. 2001 THX ''THX Multimedia'yı devreye soktu. Dünyanın tamamı onaylanmış ilk THX Multimedia Ssitem'i ortaya çıktı (Dell THX sertifikalı bilgisayarlar ve bilgisayarlarla birlikte kullanılabilen, Türküye'de daha yüzünü göremediğimiz Klipsch Promedia serisi hoparlör, ses işlemcisi takımları). THX Ev Sineması Rehberi THX Ev Audio Sistemi nedir? Çok kanallı, ev ses sistemleri için tasarlanmış bir çözümdür. Bu çözümün üretilmesinin altında, aslında büyük sinema salonları için üretilmiş olan sinema ses kayıtlarının ev içinde aynı performansı gösterememesi yatar. Bu durumun iki sonucu vardır: 1. Büyük salonlar için üretilmiş kayıtların evde dinlenmesi sonucunda oluşan ses farklılıklarının giderilmesi. 2. Çok kanallı ses yayınında ortaya çıkan farklı ses alanlarının düzgün bir şekilde yeniden üretilmesi. THX Ev Sistemi Dolby Digital ve DTS'le uyumlu mu? Evet. Bütün sinema ses kayıtları -genellikle- 4 ve 5.1 kanala göre üretilir. THX'in yaptığı bu ses kayıtlarını yeniden işleyerek ev ortamına uygun hale getirmektir. THX Ev hoparlörleri müzik dinlemek için uygun mu? Evet. THX Ev sineması için üretilen hoparlörler çok kanallı sese (4 ya da 5.1 kanal) uygun olarak üretilir. Müzik dinlerken ön hoparlörlerden daha berrak bir ses alırken surround hoparlörlerin oluşturduğu mekan hissi de artar. 4 ya da 5.1 kanal için üretilmiş bir kaydı THX Ev Audio Sistemi'nde dinlemenin ne yararı var? 1. Daha doğal bir ses dengesiyle karşılaşırsınız. Sıradan ev ses sistemlerinde dinlediğiniz film kayıtları, olağandışı ''parlaklıkta'' bir ses verir. 2. Konuşmalar daha belirgindir. 5.1 kanal miksajlarında, 5 ana kanalın tümü de aynı anda devrededir. Bu nedenle kimi aksiyon efektlerinin konuşmaları anlaşılmaz, duyulmaz hale getirmesi, bastırması mümkündür. THX'de ise yüksek ya da karmaşık ses efektlerine karşın konuşmalar rahatlıkla ayırt edilebilir. 3. Ön ve surround hoparlörlerden gelen sesler birleştiği için, sesin yarattığı psikoakustik etki daha güçlüdür. Kendinizi filmin içinde hissetmeniz kolaylaşır. 4. Sesin görüntüyle uyumu daha fazladır. 5. Filmin ses kaydının yaratabileceği ses bozulmaları azalırken, bas seslerin en alt iki oktavını daha açık ve net bir şekilde duyabilirsiniz. THX'ten yararlanmak için bütün sistemin THX uyumlu olması mı gerekir? Hayır. Bütün parçalar, hoparlörler, alıcı, subwoofer, amplifikatör, equalizer, kablolama, ev sinemasının ses üretiminde ayrı ayrı sorunların üstesinden gelir. Herhangi bir ev sineması sisteminde herhangi bir THX sertifikalı bileşeni kullanmak mümkündür. Ancak bütün bileşenlerin THX sertifikalı olması apayrı bir surround ses etkisi yaratır. Hangi THX? Karşılaştığınız ev eğlencesi ürünlerinin üzerinde birden çok THX ibaresi görebilirsiniz. Endişeye mahal yok; hepsi temel THX özelliklerine sahiptir. İşte farkları... THX Ultra Aslında stüdyolar için tasarlanmış, başlangıcından bu yana THX olarak bildiğimiz şey. Temel THX özelliklerinin hepsini içeriyor. THX Select Daha küçük mekanlarda aynı THX kalitesini sağlamanın yanı sıra, boyut ve tasarım olarak sistemlerin daha esnek olmasına da olanak veriyor. Dolayısıyla daha ucuz bir çözüm alternatifi olabiliyor. THX Surround EX Sinema salonları için tasarlanmış olan Dolby Digital Surround EX'in ev sinemalarına uyarlanmış versiyonu denebilir. Bu sistemde, varolan surround hoparlöre bir de arka surround ses alanı eklenebiliyor. Böylece, sağ ve sol surround hoparlörlerin arasına, arkanıza bir ya da iki surround hoparlör daha eklemek mümkün. Bu sisteme göre kodlanmış DVD'ler, 5.1 Digital sistemlerle de uyumlu.ş THX Surround EX'in uygulandığı ilk film tabii ki bir Lucas filmi: ''Star Wars Episode 1: Phantom Menace''. THX Ultra 2 Lucasfilm'in yeni THX numarası. Eylül 2001'de duyulan bir sistem, çok kanallı herhangi bir programı, 8 kanal üzerinden yayınlayabiliyor. 5.1 ya da daha yüksek kanal için hazırlanmış kayıtları işleyen Ultra 2, sesi 7 hoparlör ve bir subwoofer'a uygun olarak yeniden düzenliyor. Böylece sisteme iki de arka surround hoparlör ekleyip daha çevresel, mekan oluşturan bir ses elde ediyorsunuz. |
| | |
| | #3 |
| 54 TaTaNgA 54 ![]() | Subwoofer nedir? Bir sinemada neden sesler daha iyidir? Çünkü başarılı yerleştirilmiş subwoofer'lar ile duymayıp, sadece hissedebileceğiniz sesler size verilir. Genelde iki veya daha fazla subwoofer sayesinde seyircilere verilen sesleri, evinizde size özel dinlemenin ev sineması keyfinizi sadece tamamlamakla kalmayıp üst seviyelere de taşıyacağından şüpheniz olmasın. Subwoofer kelimesindeki “sub” ön takısı, işin derinden yapıldığını, “woofer” eki ise ciddi bir hava hareketini ifade eder. Bas canavarları olarak da bilinen subwoofer'lar bu nedenle ev sinemamızın duymak yerine hissettiğimiz, kilit rollerden birinin sahibi olan önemli oyuncularıdır. Sub'lar ve İnsani Duyular Subwoofer'lar, ses sisteminizde insanı titreten derin basları üretmekle görevli olan, en geniş hoparlörlerdir. Bu frekanstaki sesleri üretmek için geniş bir hava hacmine ve büyük bir sürücü (hoparlör konisi) ünitesine ihtiyaç duyarlar. İnsan kulağı 20.000Hz ile 20Hz aralığındaki frekanslarda üretilen sesleri duyabiliyor. Duyma hassasiyeti ise 20Hz-20kHz aralığının daha çok orta ve üst kısmında yoğunlaştığından, düşük frekanslı seslerin hissedilebilmesi için daha yüksek ses basıncına, yani daha yüksek güce ihtiyaç olur. Bas adını verdiğimiz seslerin başlangıç noktaları 200Hz'in de altındadır. Bitişleri ise 20Hz'e kadar dayanır. Ama dediğimiz üzere, basları duymayıp hissettiğimiz için 10Hz'lik bir titreşimi ciğerlerinizi titretirken mutlaka fark edersiniz. ![]() Subwoofer'a Bir Bakış Subwoofer'lar aktif ve pasif olmak üzere iki ayrı tipte sahip olsa da günümüzdeki neredeyse tüm subwoofer'lar aktif yapıdadır. Pasifler bir amfi içermediğinden sesi yükseltmez. Bu subwoofer'ları cihazınızdaki ses çıkışlarına bağlamanız yeterlidir. Ancak bas frekanslarının yükseltilmesi büyük güce ihtiyaç duyduğundan diğer hoparlörlerle birlikte kullanılması oldukça zor olabilir. Aynı üreticiden alınan özel bir hoparlör seti olmadığı sürece sisteminize dahil etmekte de zorlanabilirsiniz. ![]() Diğer yanda aktif subwoofer'lar içlerinde bir amfi bulundurur. Hatta kirli sesleri arıtan çipler gibi hoş elemanlar da içerebilirler. Üzerlerinde genellikle crossover (kesim frekansı) ve ses seviyesi (volume) ayarı olmak üzere iki ayar düğmesi barındırılırlar. Bu ayarlardan ses seviyesiyle ilgili olan, kalibrasyon işlemi için oldukça önemlidir. Zira tüm sub arkalarındaki bu ayar "tamamıyla sessiz"den "ciğerinizi yerinden sökecek"e kadar çok geniş bir aralığa sahiptir. Crossover ayarı ise subwoofer'ınızın hangi frekans aralığındaki sesleri üreteceğini belirler. Dolayısıyla bu aralığın en yüksek frekans sınırını belirlemenizi sağlar. Böylece sub'ınız ses üretirken, üretebildiği en düşük frekans ile belirlediğiniz en yüksek frekans arasındaki sesleri üretir. Subwoofer'ınızın bir crossover ayarı varsa öncelikle bu ayarı en yüksek frekansa kadar getirin. Eğer basları seviyorsanız crossover frekansını biraz daha düşük tutun. ![]() Çalışma mantığı hava hareketlerine bağlı olduğu için hacim önemli bir kriterdir. Yüksek hacimli kutular daha fazla havayı sıkıştırabilir. Basit bir araştırmanın sonucunda sizin de göreceğiniz üzere, sürücü çapları ve kutu hacmiyle sub'ların fiyatları orantılı biçimde değişir. Yani genellikle ne kadar büyükse, o kadar pahalıdır. İçlerindeki havanın maksimum hareket kabiliyetinden yararlanabilmek için orantılı hacim ve sürücü çapının seçilmesi şarttır. Kutuda sürücü tarafından sıkıştırılan hava, bas-reflex adı verilen açıklıktan dışarı atılır. Tıpkı arabaların egzoz patlamalarında olduğu gibi içerideki gücün dışarı çıkması, genellikle bir insanın ciğerlerine eşdeğer miktarda havanın hareketine sahiptir. Tabii farkı, bunun saniyenin 20'de birinde gerçekleşmesidir. Hızlı olduğu kadar güçlü bir hava giriş-çıkışı yaşanır. A/V receiver'ların çoğunluğu subwoofer'a özel bir RCA uçlu çıkış noktası sağlar. Buradan sub'ımızın arkasındaki sağ/sol kanal ya da tek bir girişten bağlantı yapılır. Ama bazı subwoofer'lar sisteme bir sub daha ekleyebilmeniz için bu girişlere ek olarak bir de subwoofer çıkışı (veya line-out) verirler. Subwoofer İçin Uygun Yerleşim Kuş cıvıltıları duyduğunuzda, sesin hangi yönden geldiğini anlayabilirsiniz. Konuşan birinin sesinin yönünü de tayin etmek o kadar zor olmaz. Ama çakan şimşeğin nerede çaktığını o parlak ışığı görene kadar bilmek pek mümkün değildir. Bunun sebebi, kulağımızın yapısından kaynaklanır. Tiz frekansların yönlerini ayırt edebilmemize rağmen, bas seslerin nereden geldiğini anlamamız zordur. Bu yüzden de subwoofer'ınızı odada nereye koyduğunuz çok da önemli değildir, zaten yerini tahmin edemezsiniz. Ama bu, onun en iyi performansıyla sizi sarsması için ideal bir yeri olmadığı anl----- gelmez. Profesyonellerin önerisi, her zaman için sub'ların ön hoparlörlerin yanında yer alması yönündedir. Hatta bazıları, odada eşit bir dağılım sağlamak ve yansımaları dengelemek için ortaya yakın olmasının daha iyi olduğunu bile söyler. Ancak bunlar, standart bir ev sinema kullanıcısı için fazlasıyla detay bilgiler olabilir. Bir apartman dairesinde oturuyorsanız, subwoofer'ın size gereken etkiyi odanın karşı duvarına yakın bir yerden vermesi, kapı zilinizi ve komşularınızı da filmin içine katar. Bu nedenle pratikteki uygulamalar sub'ı kendinize olabildiğince yakın yerleştirmek şeklindedir. Yanlış yerleştirilmiş bir subwoofer, bazı frekansları yükseltip odanızdaki tonal dengeyi bozar. Düşük frekanslardaki seslerin dalga boyları 15m'ye kadar ulaşabildiğinden yerleşimi oldukça dikkatli yapılmalıdır. Onun da bir nokta kaynak olduğu ve ses dalgaları yaydığı unutulmamalıdır. Unutulmaması gereken bir nokta da, subwoofer'ın diğer hoparlörler ile bazı frekansları paylaştığıdır. Bu paylaşım, yanlış yerleşim ve kalibrasyon sonucu, çakışmaya dönüşür. Havada veya duvarlardan yansıyarak çakışan dalgalar, birbirlerini söndürebilir. Bu duruma engel olmak için de subwoofer'ın offset'inin doğru ayarlanması gereklidir. Offset, subwoofer ile ön hoparlörler arasındaki yatay mesafedir. Offset uzaklığını minimumda tutmak her zaman faydalıdır. Bas frekanslarda dalga boyu uzun olduğundan dolaşan dalgalar da sorun teşkil eder. Dolaşan dalgalar, duvar ve diğer yüzeylerden yansıyarak oluşur ve kendileriyle çakışarak dalga yüksekliğinin değişimine sebep olurlar. Dalgaların dağılımı daha serbest olduğundan geniş odalar ev sinemanız için en iyi seçimdir. Ancak küçük bir odada, doğru yerleşim sayesinde bu durum sorun olmaktan çıkartabilir. Genel olarak subwoofer için en kötü yerleşim, oturduğunuz koltuğun arkası olacaktır. İki frekansın çakışması, düzey farkına sebep olur ve bu durumda Hass Efekti oluşur. Bu efekt, beyinde karışıklığa sebep olmakta ve dinlenen müziğin veya filmin efektlerini kafa karıştırıcı hale getirmektedir. Doğallıktan uzaklaşır ve izleyene rahatsızlık verir. Unutmamanız gereken en önemli nokta ise; en iyi pozisyonun, en yüksek bası duyduğunuz yer değil, en yumuşak bası duyduğunuz yer olduğudur. Ancak bu sayede evinizde yorulmadan film izleyebilirsiniz. Tabi bu arada estetik kaygıları da göz önüne almak gerekebilir. Ayaklarınızı uzattığınız “puf”a, minik bir sehpaya veya ne işe yaradığı belli olmayan bir küpe dahi benzetilebilen sub'lar bu sebeplerden ötürü masa altına veya benzeri yerlere saklanabilir. Nedense evlerimizde tercih edilen konum ise genellikle toz birikimine en az dikkat edilen yer olan evin köşe noktalarıdır. Televizyon ile perdelerin kapattığı 30cm'lik boşluğa sub yerleştirilir ve orada olduğu yıllarca unutulur. Ardından belki bir gün temizlik yapılırken bakıldığında tozun üzerinde birkaç kat olduğu görülünce ya yeri değiştirilir ya da sadece silinip temizlenir. Koruma ve Bakım Diğer hoparlörlerden farklı olarak subwoofer'lar yere daha yakın elektronik cihazlardır. Bu nedenle de en büyük düşmanları tozdur. Arkada, yanda veya tam altında bulunabilen bas-reflex açıklığı dışarı hava verdiği gibi, içeriye de hava -dolayısıyla tozları- alabilir. Bu nedenle yerde ancak olabildiğince az toz alacakları bir yerde tutulmaları önerilir. Sub'lar için diğer bir düşman ise “volume” düğmesidir. Gereğinden fazla zorlanan sub'ların sürücülerini hareketli kılan esnek yanakları, zamanla bu özelliklerini yitirip yıpranabilirler. Üretilen ses üzerinde kötü etkiler yaratacak olan bu durumun yanı sıra yırtılmalar bile olabilir |
| | |
| | #4 |
| 54 TaTaNgA 54 ![]() | Ev sinema sistemi hakkında önemli Bilgiler 5.1 Kanal girişi Bu terim DTS ve Dolby Digital gibi digital surround ses sistemlerini ifade etmek için kullanılır 5, ses bilgisi taşıyan 5 ayrık kanalı ifade eder 1 ise 6 kanalı, yani subwooferı ifade eder. Bi-Amp Özelliği Hoparlördeki yüksek frekansların aynı hoparlördeki düşük frekanslardan ayrı olarak güçlendirilmesi tekniğidir. Bass ve tiz kontrolü Bass kontrolü, 250Hz altındaki sinyallerin seviyesini, tiz kontrolü ise 6000Hz üstündeki sinyallerin seviyesini ayarlar. Bass Refleks Hoparlör kutusu içindeki havayı dışarı atan port yardımı ile bas çıkışını geliştiren sistemdir. Birçok subwoofer ile yer ve raf tipi hoparlörlerde verilen giriş gücünü artırmak için kullanılmaktadır. Bass Boost Düşük ses seviyelerindeki bas sesleri güçlendirerek, kulaklık çıkışının ses kalitesini en üst seviyeye getirir. Coaxial giriş/çıkışlar Bir dijital kaynaktan işlenip surround sound'a dönüşebileceği bir cihaza çok kanallı sinyal taşıyabilir. Dolby Decoder Bu devre, çoğu DVD ve bazı HDTV yayınlarında bulunan yüksek kaliteli dijital surround sesi 6 kanala çözümleyip taşıyabilir. Dolby ProLogic Surround Dolby ProLogic Surround, sinemadaki ses atmosferini yaratmak için 5 ayrı yönden ses kullanır; 2 hoparlör ön sol ve sağda, 2 hoparlör arka sol ve sağda bulunur. Beşinci orta hoparlör ise diyaloglar içindir. Dolby® Digital Dolby Surround teknolojisi, TV ve VHS gibi yayınlar için 4 kanal sesi, iki kanala kodlar. Dolby Surround ile kodlanan ses, mono ve stereo sistemlerle uyumludur. DTS (Digital Theatre Systems) Bir çok sinemada kullanılan yüksek kaliteli surround ses sistemleridir. Dolby® Digital gibi, DTS 5 speaker ve 1 subwoofer'a ayrı kanal sağlayan, 6 kanallı dijital surround formatıdır. Çoğu Dolby Digital sistemleri DTS decoderine sahiptir. DSP (Digital Signal Processing) Ses üretiminin atmosferini değiştirerek, sese ayrı bir hava katar. Analog sinyallerin dijital formata çevrildikten sonraki manipülasyonudur. Analog audio sinyalinden sonra işlenen her sinyal dijital audio olarak toplanır. DSP, çoğunlukla surround ses sistemleri ile kullanılır. Dolby® Pro Logic Çift kanallı Dolby Surround ile kodlanmış ses kaynağını 4 kanala ayırarak, çok kanallı ev sinema sisteminin temelini oluşturur. Digital Noise Reduction (DNR) Video sinyalleri sıkıştırılırken, DVD diskin bazı bölümlerinde dijital gürültü belirebilir ve bunlar bazen video izlerken görülebilir. Dijital Noise Reduction sayesinde hareketsiz arka zemin bölümlerinde daha az titreyen bölümler elde edilir. ID3 Tag MP3 dosyalarının etiket bilgilerine verilen isimdir. Sanatçı ve şarkıların isimleri gibi bilgileri gösterir. MP3 desteği (Motion Pictures Experts Group-1, Audio Layer 3) MP3 internetteki CD kalitesinde müzik ve ses dosyalarının daha kısa bir sürede yüklenebilmesini sağlamak amacıyla tasarlanmış bir ses sıkıştırma formatıdır. MP3 Düşük boyutu, yüksek ses kalitesi ve paylaşım rahatlığı ile MP3 formatı, dijital ortamda en popüler müzik dosyasıdır. MP3, büyük yer kaplayan CD kalitesinde ses dosyalarının kalitelerini düşürmeden sıkıştırılabileceği ve dijital olarak depolanabileceği bir dosya formatıdır. MP3 formatına çevirilen bir ses dosyasının insan kulağının duyamayacağı kadar düşük frekanstaki sesleri kesilir. Böylece dosya boyutu küçülür ama ses kalitesi neredeyse aynı kalır. Ses kalitesindeki değişim anlaşılmaz çünkü insan kulağı kesilen düşük frekanstaki sesleri duyamaz. MP3 formatındaki müzik dosyalarını bilgisayarınızda, uyumlu DVD/VCD oynatıcınız, müzik setiniz ya da CD çalarınızda veya MP3 çalarınızda dinleyebilirsiniz. MiniDisc (MD) MiniDisc (MD), disk tabanlı, başta ses dosyalarını olmak üzere veri kaydetmek için kullanılan bir depolama birimidir. Portatif Hi-Fi sistemlere alternatif, yüksek ses kalitesine sahip dijital bir sistemdir. MD’ler 1 milyonun üzerinde defalarca kaydedilebilir. MPEG MPEG, (Motion Pictures Experts Group), ses ve görüntü verilerinin sayısal ortamda sıkıştırılması ve geri açılması prensiplerini belirleyen bir standarttır. Sıkıştırma işleminde, görüntü kareleri arasındaki değişimler analiz edilir ve bir MPEG kodlayıcı (encoder) ile dosya boyları yaklaşık 1/200 oranında sıkıştırılır. MPEG, bilgisayar ve broadcast sektörleri tarafından en geçerli standartlardan biri olarak kabul edilmiştir. Mevcut MPEG versiyonları; MPEG-1, MPEG-2, MPEG-3 ve MPEG-4 'tür. Mega Bass Düşük ses seviyelerinde, D/A dönüştürücüde bas ve tiz sesleri güçlendirir, ses kalitesini artırır ve kulaklık çıkışının parazitlerini azaltır. Optik Dijital Çıkış Bu optik bağlantı, optik dijital girişe sahip diğer HIFI bileşenlere kayıpsız dijital iletim sağlamak için kullanılır. Dijital sinyalleri manyetik ve elektriksel etkilerden etkilenmeyen fiber optik kablolarla iletir. RDS İşitsel FM radyo sinyalleriyle birlikte dijital veriler ileten bir sistemdir. RDS (Radio Data System), sinyali veren istasyonun ismini görüntüler ve o istasyon için en güçlü sinyali otomatik olarak bulur. Surround Sound Dinleyiciyi odanın farklı noktalarından gelen seslerle çevreleyip, konser ya da tiyatrodaymış hissi veren simülasyondur. Subwoofer Bas ses üretimi için sol ve sağ kanallardan beslenen düşük frekanslı hoparlördür. Stereo Ses Sistemi Stereo ses, standart çift kanallı sistemden gelir; biri sol hoparlörleri, diğeri sağ hoparlörleri besler. Ses reprodüksiyonuna derinlik ve genişlik kazandırır. Stereo sistemler bağımsız amfi ve sinyallerle sağ ve sol hoparlörleri kullanırlar. İki hoparlör 3 boyutlu his vermek için beraber çalışırlar. TruSurround SRS Sanal ses teknolojisidir. TruSurround ile digital audionun 6 ayrı kanalı iki kanalda işlenir ve iki hoparlör üzerinden dinleyiciye iletilir. DVD Player, televizyon ya da dijital uydu üreticileri TruSurround sistemini ürünlerinde, 4.1 ya da 5.1 hoparlör sistemi olmayan müşterilerine sanal surround ses sistemini yaşatmak için kullanabilirler. Toplam Harmonik Distortion Harmoniklerin genliğinin, temel genliğe(orjinal saf sinyal) oranıdır. Distortion istenmediği için olabildiğince küçük tutulmaya çalışılır, ama THD'yi düşürmek diğer tip distortionları artırabilir. <0,5% THD tercih edilebilir. Tiz 6000Hz üstündeki sinyallerin seviyesidir. Virtual Dolby® Arka hoparlörler olmadan gelişmiş bir sinema surround ses efekti için Dolby sinyal işleme devresidir. Sadece iki ön hoparlör ile Dolby surround ses efekti yaratır |
| | |
| | #5 |
| 54 TaTaNgA 54 ![]() | Ses Nedir? Ses (Sound), çok teknik detaylara girmeden ve en basit haliyle, “kulağımızı uyaran ve bu yolla beynimizde duyumlara yol açan etkiler” şeklinde tanımlanabilir. İnsan kulağının algılayabildiği ses herhangi bir kaynağın yarattığı titreşimden doğar, bir taşıyıcı aracılığıyla iletilir ve kulak ile beyin tarafından algılanır. ![]() Buna göre bir sesin varolabilmesi için, bir ses kaynağının (beyni ve kulağı uyarabilecek nitelikteki etkenler), bir alıcı sistemin (bu durumda kulak ve beyin) ve bir iletici ortam (etkenlerin ses kaynağından alıcı sisteme kadar kulağı uyarmaya yetecek şiddette iletilmesi gerekir.) Bu ögelerden herhangi biri yoksa ses de yoktur. Ses Sinyali Nedir? Ses Sinyali (Audio), yine en basit tanımlamasıyla, sesin “elektriksel formu”dur. İnsan kulağı tarafından algılanamaz. Ses sinyali, sesin kaydedebilmesi, uzak mesafelere iletebilmesi ve saklanıp yeniden üretebilmesi için bir “çevirimden geçmiş” halidir. Analog ve Dijital olmak üzere iki çeşittir. Analog ses sinyali, sesin birebir kopyalanmış (tespit edilmiş) biçimidir. Dijital ses sinyali ise ‘analog ses sinyalinin’ birim zamanda belli örnekler alınması ve örneklerin sadece 1 ve 0’lardan oluşan bir koda dönüştürülmesiyle elde edilmiş sayısal biçimidir. ![]() Kulağımız ne analog ne de digital ‘ses sinyalini’ duyamaz. Sesi duyar. Doğada iken bu konuda bir problem yok. Ancak sesi kaydetmek, iletmek ve saklayıp yeniden üretmek istediğimizde onu “ses sinyaline” çevirmek ve duymak istediğimizde yeniden “sese” dönüştürmek zorundayız. Bir odadasınız ve sağ tarafınızda bir kapı kapanıyor. Bu ses bilgisini beyninize önce sağ kulağınız aktarır, bir saniyeden daha kısa süre sonra ise sol kulak bilgi yollar. Kulaklarımız arasındaki mesafeye bağlı olan bu zaman farkı son derece azdır ancak bu gecikme sayesinde beyin, sesin sağdan geldiğini algılar. Eğer iki ardışık ses, kulaklara 1-30 milisaniye arasındaki bir zaman farkı ile ulaşırsa ikinci ses algılanamaz. Yukarıdaki örneğimizde beyin çok çok kısa bir süre (saniyenin binde biri gibi) için sol kulağı “kapatacak” ve böylece sesin konumlandırmasını yapacaktır. Ses Seviyesi Farkı Sesler kulaklarımıza kaynaklarından çıktıkları güçle (ses seviyesi ile) ulaşamaz. Yolları üzerindeki engeller zayıflamalarına sebep olur. Ayrıca kulak kepçesinin ve başın şekli; saçların, giysilerin ses dalgalarını yumuşatma/zayıflatma etkisi gibi faktörler de sesin yönünü belirlemekte etkili olur. Yine kapı örneğimize dönersek sağ kulak sol kulağa göre kapının kapanma sesini daha doğrudan algılayacaktır. Yani bu örnekte, sesi sağ kulağımızla daha yüksek duyarız. Doğada seslerin yönünü, çıkış kaynaklarının konumunu ve kaynağın bulunduğu ortamı bu iki parametre ve akustiğin prensipleri sayesinde algılarız. Bir başka deyişle, sesin kaynaktan çıktıktan sonra nereden, ne kadar yansıdığı ve soğurulduğu (yansımadığı, emildiği) onun yönünü ve şiddetini anlamamıza yardım eder. Örneğin bir konser salonunda müzik bize sadece doğrudan sahneden değil konser salonun duvarlarından ve tavanından yansıyan sesler şeklinde de ulaşır. Müziğin tadına varmamızı sağlayan da konser salonunun bu “gerçek” akustik ortamı içindeki ses dağılımıdır. Hi-End sistemler bu gerçekliği mümkün olduğunca özgün haline yakın biçimde yeniden üretmeye çalışır. Burada asıl amaç kaydı mümkün olduğunca gerçeğe yakın yapmak ve yeniden üretmektir. 1990’ların başında sinema salonlarında devreye giren, bir süre sonra da evlerde kişiye özel hale gelen çevreleyen ses fikri de aynı mantıktan yola çıkar ancak bu mantığı dijital teknolojinin olanakları ile birleştirir. Stereo bir sistemde her hoparlörden çıkan ses iç kulağımıza ulaştığında beraberinde oda akustiğinden ve başımızla kulak kepçelerimizin fiziksel özelliğinden doğan bir dizi ardışık ses dalgaları da getirir. Bu dalgalar bir anlamda sesi “boyutlandırır”. Biraz daha açarsak, beyin bu ardışık dalgalar sayesinde sesleri konumlandırır ve bir konser düzeninde olduğu gibi, müzisyenlerin bir sıra halinde önünüzde çaldığı bir ses alanı yaratır. En basit haliyle çok kanallı ses sistemlerinin dayandığı temel mantık ise, stereo sistemlerde olduğu gibi sadece ana sesleri bir sıra halinde önümüzde oluşturmak değil, bize orada olma hissini veren ortam seslerini de “etrafımızda” yeniden üretmektir. Bu da aynı anda farklı kaynaklardan farklı seslerin verilmesi ile mümkün olur. Filmlerde oyuncuların diyaloglarının merkezdeki hoparlörden, ses efektlerinin de uydu (arka ya da yan) hoparlörden verilmesi gibi. Konser salonu örneğinde olduğu gibi bir stereo ses ya da ev sinema sisteminden gelen sesleri dinlerken kulaklarımız hem her hoparlörden çıkan doğrusal sesleri, hem de onların oda yüzeylerinden ya da eşyalardan yansımalarını algılar. Doğrusal ve yansıyan seslerin kombinasyonu, hoparlörün ve sizin konumunuza bağlı olarak, sistemdeki her bir hoparlör için “kendine has” tır. Şöyle de diyebiliriz, sistemdeki her bir hoparlörün bir ses imzası vardır. Beynimiz bu farklı imzaları bir araya getirerek, odanın boyutları, akustik özellikleri, hoparlörlerin pozisyonu ve orijinal sesin yansımaları ile ilgili “üç boyutlu bir ses haritası” çıkarır. Bize “orada olma hissini” veren işte bu formüldür. Desibel Nedir ? Sesin siddeti desibel (dB) cinsinden ölçülür. "0" desibel insan kulaginin isitebilecegi en düsük ses olarak kabul edilir. "180" dB ise roketin firlatilis aninda çikardigi ses olarak ölçülür. Desibeller logaritmik olarak artar ve azalir. Bu su anlama gelir. 20 dB, 10 dB'den 10 kat daha siddetlidir. 30 dB, 10 desibelden 100 kat daha siddetlidir. Yaklasik ses Örnek seviyesi (dB) SES SEVIYESI (dB) BILINEN SESLER 0 dB Insan kulaginin duyabilecegi en düsük ses 30 dB Fisilti, sessiz konusma 50 dB Yagmur düsüsü, sessiz ofis, Buzdolabi, Havalandirma 60 dB Bulasik makinesi, Dikis makinesi, normal bir konusma. 70 dB Yogun trafik, elektrikli süpürge, saç kurutma makinesi 80 dB Çalar saat, Metro ;fabrika gürültüsü 90 dB Tiras makinesi, Kamyon trafigi, Çim biçme makinesi 100 dB Kar araci, çöp kamyonu, müzik seti 110 dB Rock konseri,elektrikli Testere 120 dB Uçagin havalanisi, gece klüpü 130 dB Delici çekiç 140 dB Av tüfegi, Hava hücum uyari sistemi 180 dB Roket firlaticisi Desibeller Kulagimi Etkilemeden Ne Kadar Yüksek Olabilir? Uzmanlar 85 desibel üzerindeki sese sürekli maruz kalmanin tehlikeli olabileceginde anlasmislardir |
| | |
| | #6 |
| Ordinaryüs ![]() | İyi bilgilendirme Olmuş...Paylaşım İçin Sağolun Arkadaşlar.. |
| | |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
Ev Sinema Sistemleri ile ilgili temel bilgiler..Ev Sinema Sistemleri ile ilgili temel bilgiler.. konusu, Elektronik Rehberim/Ses ve Görüntü Sistemleri bölümünde tartışılıyor . | |
| ||||
| Konu | Kategori | |||
| Evden eve nakliyat | Liseler & Üniversiteler | |||
| Şehir ve Firma Rehberi | Tatil ve Oteller | |||
| Tatil ve Oteller | Seo | |||