Rehberim

İstanbuL ŞiirLeri...

Edebiyat & Sanat bölümü Şiir Köşesi / İstanbuL ŞiirLeri... konusu gösteriliyor Özet:İstanbul'um Küçüklük hayalimdin, büyüdükçe büyüdün Vardığımda kanmadım, sevdiğim İstanbul’um Denizinde ıslandım, rıhtımında dinlendim Martılarla dertleştim, cananım İstanbul’um Beylerbeyi Beyoğlu’m, Modalar ...



Go Back   Rehberim > EĞİTİM VE KÜLTÜR REHBERİM > Edebiyat & Sanat > Şiir Köşesi
       

İstanbuL ŞiirLeri...

Açılış Sayfam Yap Reklam Kayıt ol Konuları Okundu Kabul Et

Cevapla

 

Seo Seçenekler Stil
Alt 29-01-2007, 07:23 PM   #1
 
iPhone 4 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
cousin





<!-- google_ad_section_start -->İstanbuL ŞiirLeri...<!-- google_ad_section_end --> İstanbuL ŞiirLeri...




İstanbul'um

Küçüklük hayalimdin, büyüdükçe büyüdün
Vardığımda kanmadım, sevdiğim İstanbul’um
Denizinde ıslandım, rıhtımında dinlendim
Martılarla dertleştim, cananım İstanbul’um

Beylerbeyi Beyoğlu’m, Modalar Kadıköy’üm
Dolmabahçe sarayım, mekanım İstanbul’um
Sultanahmet durağım, Sirkeci’de otağım
Adalarda kalayım, sadetim İstanbul’um

Boğaziçi seyranım, Kız kulesi nişanım
Fenerbahçe gülşenim, bayramım İstanbul’um
Üsküdar aşk yokuşum, Harem'de coşkuluyum
Ümraniye toprağım, sevdamsın İstanbul’um

Levent’e düşer yolum, Bebek’te olsun evim
Şişli’de şakrak sesim, evrenim İstanbul’um
Aksaray’da yayayım, Beyazıt’ta susarım
Kumkapı'da kaynağım, nimetim İstanbul’um

Lügat yok anlatamam, kelime yetiremem
Ömür az bitiremem, yarim yarım hayatım
Gözbebeğim sevdamsın, aşığım İstanbul'um
Bir destan yazsam sana her semtine bin mısra
Bin ömrüm olsa sana hepsini etsem feda

Nizamettin Korucu






iPhone 4 isimli üyemiz çevrimdy?ydyr. (Offline)   Alıntı ile Cevapla

Firma Rehberi
Alt 29-01-2007, 07:23 PM   #2
 
iPhone 4 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
cousin





<!-- google_ad_section_start -->Cevap: İstanbuL ŞiirLeri...<!-- google_ad_section_end --> Cevap: İstanbuL ŞiirLeri...

İstanbul Kimindir?

İstanbul, bağrında bin bir hançerle
Zalimin üstüne yürüyenindir.
Maziyi aydınlatan fenerle
Öteleri görmeyi bilenindir.

İstanbul, Fatih’in gönlünde sevda,
Şehitlerin coşturduğu selindir.
Müjdeyi dalgalandırmak uğrunda
Ulubatlı’nın verdiği elindir.

İstanbul, Eyüp’te dinlenen sükut…
Göklerin sırdaşı minarenindir.
Her lahza yarini söyleyen Davut
Sevildiğini bilen yarenindir.

İstanbul, Kadıköy’de alışveriş…
Beyoğlu’nda sesi yırtan sesindir.
Süslü Moda’da kendini beğeniş…
Sarıyer’de çekilen nefesindir.

İstanbul, Boğazda eriyen zaman…
Bebeğini uyutan kucağındır.
Mehtaptan yudum yudum akan mekan
İçinde doğabilen çocuğundur.

İstanbul, Üsküdar’da çıkılan tepe,
Beşiktaş’a can veren denizindir.
Bahçesinde uzanırken sere serpe
Hayal kuranlar, İstanbul sizindir!

Ertuğrul Zengin




iPhone 4 isimli üyemiz çevrimdy?ydyr. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Alt 29-01-2007, 07:24 PM   #3
 
iPhone 4 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
cousin





<!-- google_ad_section_start -->Cevap: İstanbuL ŞiirLeri...<!-- google_ad_section_end --> Cevap: İstanbuL ŞiirLeri...

Hayalimde İstanbul Var

Hayalimde İstanbul var...
Bilmem nasıl anlatsam.
Bir Beyoğlu'na iniyorum, bir Üsküdar'a,
Yürüyorum İstanbul sokaklarında.

Hayalimde İstanbul var...
Biraz yüksekten bakıyorum,
Minareleri görüyorum, denizi görüyorum!
Ne yazık ki vaktim dar.

Hayalimde İstanbul var...
Bir pazar günü, Kadıköy'deyim.
Yürümek istiyorum, çok kalabalık.
Bende bu kalabalıkta kayboluyorum.

Hayalimde İstanbul var...
Mahalle aralarında top oynuyorum,
Babamın işten dönüşünü bekliyorum,
Akşamları körebe, saklambaç bizim.

Hayalimde İstanbul var...
Gece mavi, gündüz mavi.
Yabancıya yolları uçurum,
Bu şehirde kendimi buluyorum.

Hayalimde İstanbul var...
Ve ben başka şehirde yaşıyorum,
Açıyorum gözlerimi, hayal bitiyor;
karşımda Berlin Kulesi! ..

Ayhan Güç


iPhone 4 isimli üyemiz çevrimdy?ydyr. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Alt 29-01-2007, 07:24 PM   #4
 
iPhone 4 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
cousin





<!-- google_ad_section_start -->Cevap: İstanbuL ŞiirLeri...<!-- google_ad_section_end --> Cevap: İstanbuL ŞiirLeri...

İstanbul

Seni görüyorum yine İstanbul
Gözlerimle kucaklar gibi uzaktan
Minare minare, ev ev
Yol, meydan

Geliyor Boğaziçi'nden doğru
Bir iskeleden kalkan vapurun sesi
Mavi sular üstünde yine
Bembeyaz Kızkulesi

Bir yanda, serin sabahlarla beraber
Doğduğum kıyılar: Beşiktaşım
Baktıkça hep, semt semt, yer yer
Beş yaşım, onbeş yaşım, ah yirmi yaşım

Durmuş bir tepende okuduğum mektep
Askerlik ettiğim kışladır ötesi
Bir gün bir kızını benim eden
Evlendirme dairesi

..........
..........



Ziya Osman Saba


iPhone 4 isimli üyemiz çevrimdy?ydyr. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Alt 29-01-2007, 07:24 PM   #5
 
iPhone 4 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
cousin





<!-- google_ad_section_start -->Cevap: İstanbuL ŞiirLeri...<!-- google_ad_section_end --> Cevap: İstanbuL ŞiirLeri...

Şiirler İstanbul Kokuyor

Önce kokun geldi soframa,
Sonra martı seslerini duydum usuldan
Gözlerimin önüne durdu hayalin,
Yol vermedi!
Vapurları gördüm herseferinde
Kadıköy vapurlarını,adaları...
Kirpiklerim,birbirini kucakladıkça,
Adın takıldı dilime,
Korktum söyleyemedim.
Özlemimi her seferinde marmaraya fısıldadım
Beni bir balıklar anlar, birde sen...
Kaç yıl oldu gözlerime yakamoz düşmeyeli,
Kimin,neyin diyetiydi bu?
Yedi tepede unuttum gözlerimi
Seni her anışımda daldırıyorum kalemimi denize
Şiirler balık kokuyor,şiirler İstanbul kokuyor!
Üsküdar'ı,Beyoğlu'nu saklıyorum mısralara
Her bir mısrada içesim geliyor denizi.
Ezan sesi yükseliyor gökkubbeye
Yakamoz çoktan düştü denize
Vakit yeni bir söze gebe.
Ey koca şehir;
Adım İstanbul olmuş benim
Sen benimsin, bende senin...

Özgür Akdoğan


iPhone 4 isimli üyemiz çevrimdy?ydyr. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Alt 29-01-2007, 07:25 PM   #6
 
iPhone 4 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
cousin





<!-- google_ad_section_start -->Cevap: İstanbuL ŞiirLeri...<!-- google_ad_section_end --> Cevap: İstanbuL ŞiirLeri...

Yürüyelim Seninle İstanbul'da


Kırmızıyı sevdiğini bilseydim
hayallerim kıpkırmızı olurdu

İstanbul hala güneşin ardında
ufuklarında birkaç kara leke
birkaç kan pıhtısı dudaklarında
İstanbul hala sevimli mi sevimli
ve hala bir tomucuk tadında
yürüyelim seninle İstanbul'da

korkusuz bir rüyadır
bekler bizi Beykoz'da, Üsküdar'da
birkaç kuğu, birkaç mahzun kuştüyü
yenilgisiz bir muamma gibidir
arar bulusmayan ellerimizi
deli rüzgar yine sarhoş, hovarda

tam orada, Çamlıca yokuşunda
birkaç bulut çekelim gökyüzünden
damarlarımızdan geçirelim ve birden
bırakalım suların üzerine
sen bir defa konuş, sen bir defa gül
kumlu ebrular yapalım seninle
serpmeli ebrular, bülbülyuvası
hercaimenekşe, gonca ve sümbül

yüzün bir ay gibi parlarken gecenin ortasında
yürüyelim seninle İstanbul'da
boğaziçi magrur türkülerini
gözlerine baka baka söyleyin
martılar üşüyünce
denizin sıcağında bulsunlar kalbimizi

anlayabilir misin
neden çıban gibi büyür bağrımda
büyürde kelebek olur bu sızı
kırmızıyı sevdiğini söyledin
bu yüzden mi günlerdir
İstanbul'da gül kokusu yayılan
tepeler kırmızı, sular kırmızı

İstanbul bilmeli ki, sahillerine
mehtabı taşıyan senin bakışlarındır
İstanbul bilmeliki, limanlardan gemiler
önce senin yüreğine açılır
uzaklarda bir yerde
toprağı öpmek için eğilen bahçıvanın
parmaklarında hüzün
sana doğru akan nehrin
ağlayan suretidir

bir elimizde umut
bir elimizde sevda
yürüyelim seninle İstanbul'da
musiki kesilsin, tükensin yazı
çaresiz kalınca mızrap ve şiir
ozan bir kenara bıraksın sazı
ressam fırçasına neden mi kızgın
tuvalde çizgiler, renkler kırmızı
kırmızıyı sevdiğini bilince
çekilir mi artık güllerin nazı

Anadolukavağı'nda her akşam
burcu burcu bir rüyadır hayalin
karanlık, hüznünü düşürür dağa
kuşlar kanat çırpar, yıldızlar ağlar
endamın her sabah iner toprağa

hasret, yanlızlığı çoğaltan deniz
ayrılık acıyla süzülür kandan
nefesin fermandır Topkapı Sarayı'nda
dönüşünü bekliyor rıhtımda şehzadeler
öylesine yorgun, mahzun ve candan

İstanbul bir yanımda, sen bir yanımda
uykusundan uyanınca fırtına
dalgalar türkümüze aşina olur
yüzümüze bakınca deniz fenerleri
sahibini arayan gemilerin
çığlığıyla vurulur

tarih heyelandır hainlerin ardında
İstanbul tarihin soylu anası
biz bu yürüyüşü çiğdemlerden almışız
sevdayı kız kulesi'nden
yalıların burukluğu altında
geçiyoruz sokaklardan delice

anlayabilir misin
beyoğlu'nda gezinen
hayal kırıklığının benden türediğini
anlayabilir misin
kırmızı neden böyle
doldurur aynalara inleyen yüreğimi

sana giden yolların kavşağında
bir adam direniyor izini bulmak için
siliyor tanyerine akan alın terini
ufkunda sapsarı umudun rengi
mavi yitik, beyaz kızgın ve siyah
arıyor sessizce kaybolan günlerini

Gülhane'de simit satan çocuklar
nasıl anlasınlar ellerimizin
neden böyle çekingen olduğunu
Ayasofya önünde tramvay bekleyenler
gökyüzüne dokunurken bu acı
kimdir diye sorsunlar içlerinden
birlikte yürüyen iki yabancı

biz gitsek de, İstanbul'da yine de
yıllar yılı gezinmeli bu sızı
benden bir yaralı şiir kalmalı
senden bir tebessüm, bir de kırmızı

Nurullah Genç


iPhone 4 isimli üyemiz çevrimdy?ydyr. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Alt 29-01-2007, 07:25 PM   #7
 
iPhone 4 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
cousin





<!-- google_ad_section_start -->Cevap: İstanbuL ŞiirLeri...<!-- google_ad_section_end --> Cevap: İstanbuL ŞiirLeri...

İstanbul

Orda, adamı düşündüren
denizler vardır
- ışıltılı ve berrak-,
şurda gemiler durmuş,
kimbilir,
zincirleri ne ağırdır.
Sarayburnu,
Kızkulesi,
Haydarpaşa...
Bak işte Köprü,
Böyle ayak altında bütün gün.
İşte yollar gıcır gıcır,
İşte Sultanahmet Meydanı şu gördüğün
Nihayet, ilerde deniz,
Mis gibi balık kokar.
Daha sonra Adalar
Ve hep çam ağaçları.
Oranın mehtabı tatlı olurmuş,
Öyle derler,
Rüyadaymış gibi yaşar insan.
Galiba böyle görülür İstanbul
Bir kartpostal önünde durup
İştahla bakarsan.

A. Kadir


iPhone 4 isimli üyemiz çevrimdy?ydyr. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Alt 29-01-2007, 07:25 PM   #8
 
iPhone 4 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
cousin





<!-- google_ad_section_start -->Cevap: İstanbuL ŞiirLeri...<!-- google_ad_section_end --> Cevap: İstanbuL ŞiirLeri...

İstanbul Destanı-1


İstanbul deyince aklıma martı denir
Yarısı gümüş, yarısı köpük
Yarısı balık yarısı kuş
İstanbul deyince aklıma bir masal gelir
Bir varmış, bir yokmuş
İstanbul deyince aklıma Gülcemal gelir
Anadolu`da toprak damlı bir evde
Gülcemal üstüne türküler söylenir
Süt akar cümle musluklarından
Direklerinde güller tomurcuklanır
Anadolu`da toprak damlı bir evde çocukluğum
Gülcemalle gider İstanbul’a
Gülcemalle gelir
İstanbul deyince aklıma
Bir sepet kınalı yapıncak gelir
Şehzadebaşı`nda akşam üstü
Sepetin üstünde üç tane mum
Bir kız yanaşır insafsızca dişi
Boyuna bosuna kurban olduğum
Kalın dudaklarında yapıncağın balı
Tepeden tırnağa arzu dolu
Sam yeli söğüt dalı harmandalı
Bir şarap mahzeninde doğmuş olmalı
Şehzadebaşı`nda akşam üstü
Yine zevrak-ı derunum
Kırılıp kenara düştü
İstanbul deyince aklıma Kapalıçarşı gelir
Dokuzuncu Senfoniyle kolkola
Cezayir marşı gelir
Dört başı mamur bir gelin odası
Haraç mezat satılmakta
Bir gelinle güvey eksik yatakta
Köşede sedef kakmalı tombul bir ut
Tamburi Cemil Bey çalıyor eski plakta
Sonra ellerinde şamdanlar nargileler
Paslı Acem kılıçları
Amerikan kovboyları
Eller yukarı
Ne kadar da beyaz elbiseleri
Amerikan deniz erleri
Kocaman bir papatyadan yolunmuşlar gibi
Sütten duru buluttan beyaz
Beyazın böylesine ölüm yakışır mı dersin
Yakışmaz
Ama harbederken onlara
Bambaşka elbiseler giydirirler
Kan rengi, barut rengi, duman rengi
Kin tutar kir tutmaz
İstanbul deyince aklıma
Kocaman bir dalyan gelir
Kimi paslı bir örümcek ağı gibi
Gerinir Beykoz’da
Kimi Fenerbahçe’de yan gelir
Dalyanda kırk tane Orkinos

Bedri Rahmi Eyüboğlu


iPhone 4 isimli üyemiz çevrimdy?ydyr. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Alt 29-01-2007, 07:26 PM   #9
 
iPhone 4 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
cousin





<!-- google_ad_section_start -->Cevap: İstanbuL ŞiirLeri...<!-- google_ad_section_end --> Cevap: İstanbuL ŞiirLeri...

İstanbul Destanı-2


Kırk değirmen taşı gibi dönmektedir
Orkinos dediğin balıkların şahı Orkinos mavzerle gözünden vurulur
Denizin içinde ağaçlar devrilir
Kan çanağına döner dalyanın yüzü
Camgöbeği yeşili bulanır
Bir çırpıda kırk Orkinos
Reisin sevinçten dili dolanır
Bir martı gelir konar direğe
Atılan Kolyosu havada yutar
Bir başkasını beklemez gider
Balıkçı gülümser tatlı tatlı
Adı Marikadır bu martının der
Her zaman böyle gelir böyle gider
İstanbul deyince aklıma Adalar
gelir Dünyanın en kötü Fransızcası orda harcanır
Çalımından geçilmez altmışlık madamların
Ağzı dili olsa da tenhadaki çamların
Görüp göreceği rahmeti anlatsa insanların
İstanbul deyince aklıma kuleler gelir
Ne zaman birinin resmini yapsam öteki kıskanır
Ama şu Kızkulesinin aklı olsa
Galata kulesine varır
Bir sürü çocukları olur
İstanbul deyince aklıma
Tophane`de küçücük bir sokak gelir
Her Allahın günü kahvelerine
Anadolu’dan bir sürü fakir fukara gelir
Kimi dilenecek dilenmesine utanır
Kiminin elinde bir süpürge peyda olur uzun
Dudaklarında kirli paslı bir tebessüm
Çöpçü olmuştur bugüne bugün
Kiminin sırtında perişan bir küfe
Kiminin sırtında nakışlı semer
Şehrin cümbüşüne katılır gider
Kalın yağlı bir kolana koşulur
Piyano taşırlar omuz omuza
Kendinden ağır yükün altında adamlar
Balmumu gibi erir dururlar
Sonra kanter içinde soluk alırlar
Nazik eşya nazik hamallar ister neylersin
Ama onlar kadar piyanoyu ciddiye alırlar mı dersin
Nazdan nazik çiniden bilezik eller
Derken
Karşı radyoda gayetle mülayim bir ses
Evlere şenlik Üstad Sinir Zulmettin
Hacıyağına bulanmış sesiyle esner:
Gamı şadiyi felek
Böyle gelir böyle gider
İstanbul deyince aklıma
Stadyum gelir
Güne güneşe karşı yirmibeşbin kişi
Hepsinin dudağında İstiklal Marşı
Bulutlar atılır top top pare pare
Yirmibeşbin kişilik bir aydınlık içinde eririm
Canım ağzıma gelir sevinçten hilafsız
İsteseler bir gelincik gibi koparır veririm
İstanbul deyince aklıma
Stadyum gelir
Kanımın karıştığını duyarım ılık
ılık Memleketimin insanlarına
Daha fazla sokulmak isterim yanlarına
Ben de bağırırım birlikte
Avazım çıktığı kadar
Göğsümü gere gere
Ver Lefter`e yaz deftere
Stadyum gelir
İstanbul deyince aklıma
Binlerce insanın aynı anda
Aynı şeyi duymasından doğan sevincin
Heybetini düşünürüm
Birbirine eklenir kafamda
Binler yüzbinler milyonlar
Sonra bir mısra havalanır ürkek
Bir uykuyu cananla beraber uyuyanlar
İstanbul deyince aklıma
Yahya Kemal gelirdi bir eyyam
Şimdi Orhan Veli gelir
Demindenberi dilimin ucundasın Orhan Veli
Demindenberi senin tadın senin tuzun
Senin şiirin senin yüzün
Yaralı bir güvercin misali Başımın üstünde dolanır durur
Gelir sessizce konar bu şiirin bir yerine
Neresine mi arayan bulur
Erbabı bilir
Deli eder insanı bu şehir deli
Kadehlerin çınlasın Orhan Veli
İstanbul deyince aklıma Sait Faik gelir
Burgaz adasında kıyıda
Mavi gözlü bir çocuk büyür döne döne
Mavi gözlü bir ihtiyar balıkçı gencelir küçülür
İkisi bir boya geldi mi Sait kesilirler
Bütün İstanbul’u dolaşırlar elele başbaşa
Ana avrat küfrederler uçan kuşa eşe dosta
Sivriadada da martı yumurtası toplarlar çilli çilli
Ziba mahallesinde gece yarısı
Sabaha Galata’dan geçer yolları
Maytaba alacakları tutar kahvede
Zararsız bir deliyi
Ula Hasan derler gazeteyi ters tutaysun
Çaktırmadan gazetesini tutuştururlar fakirin
Sonra oturup sessizce ağlarlar
İstanbul deyince aklıma
Sait Faik gelir
Taşında toprağında suyunda
Fakirin fukaranın yanıbaşında
Bir kalem bir bilek bilendikçe bilenir
Kıldan ince kılıçtan keskin
Hep iyiden güzelden yana
Hep kimsesizlerin
İstanbul deyince aklıma
Said`in son yılları gelir
Hey Allahım en güzel çağında Said`e
Dört beş yıl ömrün kaldı denir
Sait Sait olur da nasıl dayanır
Mavi gözlü çocuk boşverir ölüm haberine
İhtiyar balıkçı pis pis düşünür
Bir zehir yeşilidir açılır
Bir yeşil ki ciğerine işler adamın
Bir yeşil ki kasıp kavurur
Küçük mavi çocuk
İhtiyar balıkçı
Ve dilimize bulaşan zehir yeşili
İstanbul çalkalandıkça bu denizlerde dipdiri
Dilimiz yaşadıkça yaşasın Said`in şiiri
İstanbul deyince aklıma
Sabiyem gelir
Sabiyem boynundan büyük bir demetle
Sarıyer`den gelir Pendik`ten gelir
Bahar nereden gelirse velhasıl
Sabiyem oradan gelir
Ne delidir ne divane
Aslını ararsan çingenedir
Tepeden tırnağa güneştir
Topraktır
Anadır
Analar içinde bir tanedir
Biri sırtında biri memesinde biri karnında
Karnı her daim burnundadır
Canını mendil gibi takar dişine
Yürekten birşeyler katar işine
Bir ucundan girer şehrin ötekinden çıkar
Alçakgönüllüdür Sabiyem
Hem maşa satar, hem göbek atar
Ver bir çeyrek güzelim der
Neyse halin o çıksın falin
Canı çıkar Sabiyemin falı çıkmaz
Sonra anlatır dün gece başına gelenleri
Görürüm üryamda bir sarı yılan
Cenabet uğraşır durur benimlen
Uyanır bakarım benim bebeler
Yatağın ucuna kaymış
Ayağımın parmaklarını emer
İstanbul deyince aklıma
Bir basma fabrikası gelir
Duvarları uzun masaları uzun sobaları uzun
Dal gibi dalyan gibi kızlar çalışır bütün gün ayakta
Kanter içinde mahzun
Yüzleri uzun elleri uzun günleri uzun
Fabrikada pencereler tavana yakın
Al topuklu beyaz kızlar dalga geçmeyin
Dışarda ağaçlar dizi dizi
Duvarlar duvarlar uzun duvarlar
Niçin ağaçlardan ayırdınız bizi
Dışarda tarlalar turuncu asfalt mosmor
Dışarda dışarda dışarda
Mevsim gürül gürül akıp gidiyor
Ondokuz yaşında Eyüplü Gülsüm
Dalmış beyaz köpüklü akışına ipeklilerin
Kötü kötü düşünüyor
İpeğin akışına doyum olmaz
Ama gel gör ki ipekli emprimeden oğlana don olmaz
Bir top Amerikan bezi sakız gibi beyaz
Bir top Amerikandan neler çıkmaz
Perdeler yatak çarşafları çoluğa çocuğa çamaşır
Sakız gibi ağarmış bir top Amerikan bezi
Gülsüm`ün gözleri kamaşır
Üçüncü oğlanı doğururken Gülsüm
Bir top Amerikana hasret sizlere ömür
Gülsüm`lerin sürüsüne bereket
Yerine bir Gülsüm`cük bulunur elbet
Gider Gülsüm gelir Gülsüm
Azrail ettiğin bulsun
İstanbul deyince aklıma
Ağzına kadar soğan yüklü bir taka gelir
Sülyen kırmızısı üstüne zehir gibi yeşil
Samsun`dan Sürmene`den Sinop`tan
Yaz demez kış demez mutlaka gelir
Kirli yelkeninde yeni bir yama
Demirinin pası gelir dilime
Nabzımda duyarım motorunun hızını
Canımın içine sokasım gelir
İri kalçaları pullu denizkızını
İstanbul deyince aklıma
Takalar gelir
Alçakgönüllü kalender
Ya Peleng-i Deryadır adları ya Şimşir-i Zafer
İstanbul deyince aklıma
Koca Sinan gelir
On parmağı on ulu çınar gibi
Her yandan yükselir
Sonra gecekondular gelir ardısıra
İsli paslı yetim
Eyy benim dev memesinde cüceler emziren acayip memleketim

Bedri Rahmi Eyüboğlu


iPhone 4 isimli üyemiz çevrimdy?ydyr. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Alt 29-01-2007, 07:26 PM   #10
 
iPhone 4 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
cousin





<!-- google_ad_section_start -->Cevap: İstanbuL ŞiirLeri...<!-- google_ad_section_end --> Cevap: İstanbuL ŞiirLeri...

Boğazı Bir Başka


Gören düşer aşka
İnsanları bir başka
Ey istanbul, ey istanbul

Haydar paşa'dan kalkar tren
Gemiler öttürür siren
Bu güzelliği Tanrıdır veren
Ey istanbul, ey istanbul

Adı çıkmış beyoğlunun
Bunları yazan, ben kulunun
Gözdesisin sen
Ey istanbul, ey istanbul

Kadıköyü, üsküdarı
Zengini, hem fukarası
Yetmiş iki millet burası
Ey istanbul, ey istanbul

Beyazıtı, aksarayı
Konağı, kevransarayı
Gece sanki, fener alayı
Ey istanbul, ey istanbul

Babıali yokuşu
Göztepesi, feneryolu
Kötülüklerin, her bir yolu
Ey istanbul, ey istanbul

Fatih yaptırmış hisarı
Yedikule zindanları
Hanları, hamamları
Ey istanbul, ey istanbul

Güzel heybeli adası
Güzellerin çoktur edası
Bilen sürer, sefasını
Ey istanbul, ey istanbul

Ayasofya, selimiye
Tanrıdan bize hediye
İnsanları çoktur niye
Ey istanbul, ey istanbul

Kilyosu, kumburgazı
Sulukule çalar defi, sazı
Çekilmez kızların nazı
Ey istanbul, ey istanbul

Emirganı, yıldız parkı
Yeşil anadolu kavağı
Gezilecek yer rumeli kavağı
Ey istanbul, ey istanbul

Görürsün var kiliseler
Yapılsın hep abideler
İnsandır hep faniler
Ey istanbul, ey istanbul

Işıl, ışıl galata kulesi
Bitmez bu şehrin hilesi
Bitsin artık halkın çilesi
Ey istanbul, ey istanbul


Kumkapıda balıkçılar
Kol kola gezer aşıklar
Gece çok güzeldir ışıklar
Ey istanbul, ey istanbul

Boğazdadır kız kulesi
İnsanın çok çilesi
Dolmaz halkın filesi
Ey istanbul, ey istanbul

Beşiktaşı, tophanesi
Eyüp sultan türbesi
Padişahlar manzumesi
Ey istanbul, ey istanbul

Bakırköyü, topkapısı
Binaları kul yapısı
Yok çoğunun tapusu
Ey istanbul, ey istanbul

Kasımpaşa, şişanesi
Şehrin çoktur birahanesi
Bu serdarın bir nağmesi
Ey istanbul, ey istanbul


iPhone 4 isimli üyemiz çevrimdy?ydyr. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Alt 29-01-2007, 07:27 PM   #11
 
iPhone 4 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
cousin





<!-- google_ad_section_start -->Cevap: İstanbuL ŞiirLeri...<!-- google_ad_section_end --> Cevap: İstanbuL ŞiirLeri...

Hayal Şehir

Git bu mevsimde, gurub vakti, Cihangir’den bak!
Bir zaman kendini karşındaki rüyaya bırak!
Başkadır çünkü bu akşam bütün akşamlardan;
Güneşin vehmi saraylar yaratır camlardan;
O ilah isteyip eğlence hayalhanesine,
Çevirir camları birden peri kaşanesine.
Som ateşten bu saraylarla bütün karşı yaka
Benzer üç bin sene evvelki mutantan şarka.
Mest olup içtiği altın şarabın zevkinden
Elde bir kırmızı kaseyle ufuktan çekilen
Nice yüz bin senedir şarkın ışık mimarı
Böyle ma’mur eder ettikçe hayal Üsküdar’ı.
O ilahın bütün ilhamı fakat anidir;
Bu ateşten yaratılmış yapılar fanidir;
Kaybolur hepsi de bir anda kararmakla batı.

Az sürer gerçi fakir Üsküdar’ın saltanatı;
Esef etmez güneşin şimdi neler yıktığına;
Serviler şehri dalar kendi iç aydınlığına,
Ezeli mağfiretin böyle bir ikliminde
Altının göz boyamaz kalpı kadar halisi de.
Halkının hilkati her semtini bir cennet eden
Karşı sahilde karanlıkta kalan her tepeden,
Gece bir çok fıkara evlerinin lambaları
En sahih aynadan aksettiriyor Üsküdar’ı.

Yahya Kemal


iPhone 4 isimli üyemiz çevrimdy?ydyr. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Alt 29-01-2007, 07:27 PM   #12
 
iPhone 4 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
cousin





<!-- google_ad_section_start -->Cevap: İstanbuL ŞiirLeri...<!-- google_ad_section_end --> Cevap: İstanbuL ŞiirLeri...

Söyle İstanbul

söyle istanbul
sen ne kadar tanıyorsun
genç yaştaki insanları
söyle istanbul sen nerden
biliyorsun
sahilde güneşlenen insanları
söyle istanbul
kaç defa şahit oldun
gün batımında öpüşenlere
ya da gün batımını izleyenler
söyle istaanbul
kaç defa öldün dirildim
ya da ölmüş dirilmiş gördün ?
hadi söyle
söyle istanbul
beni ben yapan sen misin?
senin balıkçın
senin gün batımın
senin ışığın
beni ben yapan sensin
İstanbul


iPhone 4 isimli üyemiz çevrimdy?ydyr. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Alt 29-01-2007, 07:27 PM   #13
 
iPhone 4 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
cousin





<!-- google_ad_section_start -->Cevap: İstanbuL ŞiirLeri...<!-- google_ad_section_end --> Cevap: İstanbuL ŞiirLeri...

İstanbul Ağlarken

Bir İstanbul tablosunda dolaştım bu sabah.
Başlarken gözlerimde yağmur,
Ve sürerken kalbimde sağnak
Dolaştım İstanbul'u aylak aylak.

Alırken nasibini sokaklar rahmetten,
Damlarken sular eteklerimden,
Dinlerken yağmuru şemsiyemden
Ve duyarken vapur düdüğünü Kadıköy'den
Düşündüm seni İstanbul ağlarken.

Bakarken gökyüzünde martılara,
Dalıp gitti gözlerim uzaklara.
Hani Beşiktaş' tan Üsküdar'a
Tam da Kız Kulesi'nin oralarda
Ağlarken İstanbul sen geldin aklıma.

Beyoğlu'nda ıslanırken parke taşları
Ve Ortaköy' de yağarken son gözyaşları,
Isıtırken içimi dost sohbetleri ve çayları,
Seni düşündüm İstanbul' da akşamları.

Şela Kaspi


iPhone 4 isimli üyemiz çevrimdy?ydyr. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Alt 29-01-2007, 07:27 PM   #14
 
iPhone 4 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
cousin





<!-- google_ad_section_start -->Cevap: İstanbuL ŞiirLeri...<!-- google_ad_section_end --> Cevap: İstanbuL ŞiirLeri...

Mavi Şubat


Buz mavisiydi Şubat'ın adı.
Aşıklar,ellerinde güllerle siperlerinde.
Bir ben beklentisiz,bir ben sensiz
Hep bir gri,hep karanlık gecemde.
Umutların kadar beyaz karların içinden,
Bir Beykoz kadar yeşil,bir Üsküdar kadar turkuaz,
Bir Kadıköy gecesindeki coşkulu halinle gel.

Rengarenk bir kavuşmaydı özlemin adı,
Cıvıl cıvıl bir nihavende başlamışken bizim çocuklar.
Anılar uzak,sevgililer duyarsız,
Erguvandan laciverde dönen gecemde.
Sevinçlerin kadar pembe hayallerin içinden,
Bir Sarıyer kadar mavi,bir Beyoğlu kadar kırmızı,
Bir Kadıköy gecesindeki tutkulu halinle gel.

Sevgilim burası Kumkapı,burası sabaha dek meyhane.
Sevgilim burası İstanbul,Sevgilim ben bir virane.
Bin yıl sonra da olsa,umutla beklediğim buluşmamıza,
Siyah dışında tüm renklerle gel.

Mustafa Balaban


iPhone 4 isimli üyemiz çevrimdy?ydyr. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Alt 29-01-2007, 07:28 PM   #15
 
iPhone 4 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
cousin





<!-- google_ad_section_start -->Cevap: İstanbuL ŞiirLeri...<!-- google_ad_section_end --> Cevap: İstanbuL ŞiirLeri...


İstanbul Hatırası

Sandallar yosun rengi deniz göğe boyalı
Rüzgar dalgalanıyor bulut dağılmış suya
Bir ağ atılmış sanki mavi yeşil oyalı
Göreni esir eden şehir yatmış pusuya
Sandallar yosun rengi deniz göğe boyalı
Yedi tepe yedi renk düşürmüş ebrusuna

Köpüklü ninnilerle uyuyor kız kulesi
Mehtap pullar yağdırır mavi gelinliğine
Şehir sırrını eser kabarıyor nefesi
Özgürlüğü fısıldar gece serinliğine
Köpüklü ninnilerle uyuyor kız kulesi
Kaçar ince gölgesi suyun derinliğine

Şehzadeler uyansın gün doğuyor saraya
İşte aralanıyor sedef kakmalı kapı
Bir karanfil kokusu yayılıyor odaya
Güneşin nazarından eriyor tütsü kabı
Şehzadeler uyansın gün doğuyor saraya
Çiğ düşmüş bulutların parıldıyor kanadı

Bir rüyasın İstanbul tarihi müjdeleyen
Hayata yol arayan viraneler sendedir
Her akşam gün batımı denize ateş süzen
Su içre susuz yanan divaneler sendedir
Bir rüyasın İstanbul tarihi müjdeleyen
İsmimi sayıklayan efsaneler sendedir

Bab-ı Ali yazdırır aşkın elifbasını
Demlenip koyulaşır sohbet boğaziçinde
Kanlıca’da mayalar çoğalan sevdasını
Mayhoş bir tad bırakır maşuğunun içinde
Bab-ı Ali yazdırır aşkın elifbasını
Kapanır ayağına Çamlıca Tepesi’nde

Bir selam uçurulur Eyyub’un hanesinden
Hüzün bağlar bulutlar çöle yağmur adanır
Ravza’da bican düşen kuşların sinesinden
İstanbul sultanının duası kanatlanır
Bir selam uçurulur Eyyub’un hanesinden
Kum damlatır seraba hasreti dalgalanır

Düşecek mi hayalim bir gün topraklarına
Ey yorgun gölgeleri hayat düşleyen şehir
Siyah-beyaz bir resim uzanır mı bağrına
Hangi aşık başını dizlerinde eritir
Düşecek mi hayalim bir gün topraklarına
Şu alnım yazısını hangi taşa söyletir

Ab-ı hayat da sensin zümrüd-ü anka da sen
Yandığınca dirilen ulu çınar sendedir
Destanlardan derilip arzın kalbine düşen
Gömüldükçe yeşeren fasl-ı bahar sendedir
Ab-hayat da sensin zümrüd-ü anka da sen
Yedi rengin terkibi kutlu seher sendedir

Pınar Deniz






iPhone 4 isimli üyemiz çevrimdy?ydyr. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Seçenekler
Stil


İstanbuL ŞiirLeri...

İstanbuL ŞiirLeri... konusu, Edebiyat & Sanat/Şiir Köşesi bölümünde tartışılıyor .




Gündemden Başlıklar

Konu Kategori
Evden eve nakliyat Liseler & Üniversiteler
Şehir ve Firma Rehberi Tatil ve Oteller
Tatil ve Oteller Seo

Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 07:07 AM.




Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.3.2
Tynt Script Sponsored by Information Technology Salary
Bütün Hakları Saklıdır 2005-2011 Rehberim.net