Rehberim

Coğrafi Bölgelerimizin özellikleri

Ödev Kaynakları bölümü Tarih - Coğrayfa / Coğrafi Bölgelerimizin özellikleri konusu gösteriliyor Özet:Coğrafi Bölgeler 1941 yılında Ankara 'da toplanan Birinci Coğrafya Kongresi, uzun süren çalışmaları sonunda Türkiye 'yi yedi coğrafi bölgeye ayırmıştır. ...


Go Back   Rehberim > EĞİTİM VE KÜLTÜR REHBERİM > Yardımcı Kaynaklar > Ödev Kaynakları > Tarih - Coğrayfa

Coğrafi Bölgelerimizin özellikleri

Açılış Sayfam Yap Reklam Kayıt ol Konuları Okundu Kabul Et

  Sponsorlu Bağlantılar

Cevapla

Seo Seçenekler Stil
  #1  
Okunmamış 14-12-2007, 04:38 PM
Facebook Oyunları
Standart Coğrafi Bölgelerimizin özellikleri

Coğrafi Bölgeler
1941 yılında Ankara'da toplanan Birinci Coğrafya Kongresi, uzun süren çalışmaları sonunda Türkiye'yi yedi coğrafi bölgeye ayırmıştır. Adı geçen kongrenin çalışma larında; Türkiye'nin üç tarafının denizle çevrilmiş olması, uzun kenarları boyunca kıyıya paralel dağ sıralarının bulunuşu, bu dağların yüksek, ama az engebeli olan orta kesimi deniz etkisinden ayırması, bu yüzden kıyı şeridiyle iç kesimler arasında iklim, doğal bitki örtüsü, tarım çeşitlerinin dağılımı ve bunların ulaşım sistemlerine ve konut tiplerine etkisi gibi etmenler göz önünde tutulmuş ve Türkiye'nin dört kenar bölgeyle üç iç bölgeye ayrılması mümkün olmuştur. Tespit edilen yedi bölgeden ilk dördü ne komşu olduğu denizin adı verilmiştir (Karadeniz, Marmara, Ege ve Akdeniz Bölgeleri). Diğer üç bölge de Anadolu bütünü içindeki yerlerine göre adlandırılmıştır (ıç Anadolu, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri).

Türkiye dünyanın önemli deprem kuşaklarından biri olan AlpHimalaya kuşağı üzerinde yer almaktadır. Ülkeyi baştan başa kateden Kuzey Anadolu fayı başta olmak üzere, Türkiye'de daha çok sayıda aktif fay bulunmaktadır. Kuzey Anadolu Fayı üzerinde son yüzyılda, 1939'da Erzincan'dan başlayan ve doğudan batıya doğru, fay parçaları boyunca düzenli bir seyir izleyen 7 büyük deprem olmuştur. 17 Ağustos 1999 tarihinde, merkez üssü İzmit olan 7.4 şiddetindeki son Marmara depremi de, Kuzey Anadolu fayının Doğu Marmara bölümünde gerçekleşmiştir. "Asrın felaketi" olarak nitelendirilen Marmara depremi, 1939 Erzincan depreminden sonra Türkiye tarihinin en büyük depremidir. Türkiye'nin en fazla nüfus yoğunluğuna sahip geniş bir bölgesinde meydana gelen Marmara depremi, en fazla İzmit, Yalova, Sakarya ve Bolu illerinde olmak üzere İstanbul, Eskişehir, Bursa ve Zonguldak gibi çevre illerde de çok sayıda can kaybı ve hasara yol açmıştır. 15 binin üzerinde kişinin hayatını kaybettiği depremde, 25 bini aşkın bina yıkılmış, 200 bin civarındaki konut ve işyeri de hasar görmüştür. Depremden hemen sonra harekete geçen Türk hükümeti, depremin yaralarını sarmak için seferber olmuştur. Başta Almanya, ısrail, Yunanistan ve Rusya olmak üzere toplam 83 ülke kurtarma ekipleri ve çeşitli yardım malzemeleri göndermiş, depremden zarar görenlere yardım amacıyla Türkiye'de ve dünyanın birçok ülkesinde, gerek hükümetler gerekse sivil toplum örgütleri bünyesinde yardım kampanyaları başlatılmıştır. Deprem sonrasında meydana gelen bu uluslararası dayanışma ve duyarlılık, Türk halkının tamamı tarafından takdir ve şükran duyguları ile karşılanmıştır.
Marmara Bölgesi
Marmara Bölgesi, Balkan Yarımadası ile Anadolu arasın da bir geçiş alanı oluşturur. Avrupa ve Asya bu bölgede birbirine bağlanır. Yaklaşık 67.000 km2lik yüzölçümüyle ülke yüzeyinin %8,5'ini kaplar. Adını bütünüyle toprakları içinde kalan ve boğazlar aracılığıyla Karadeniz ve Ege Denizi'ne açılan aynı adlı iç denizden alır. Ege kıyıları açığında yer alan Bozcaada ve Gökçeada (ımroz) da Marmara Bölgesi alanına girmektedir.

Marmara Bölgesi doğuda Karadeniz ve İç Anadolu Bölgeleri, güneyde Ege Bölgesi, kuzeybatıda da Yunanistan ve Bulgaristan ile çevrilidir. Diğer bölgelerde olduğu gibi, Marmara Bölgesi'nin sınırları da her yerde il sınırlarına uymaz. Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, İstanbul, Kocaeli ve Yalova illeri bütünüyle bölge sınırları içindedir. Sakarya, Bilecik, Bursa, Balıkesir ve Çanakkale illerinin bazı toprakları ise Ege ve Karadeniz Bölgelerinin sınırları içinde yer alır.
Marmara Bölgesi'nin halkı geçimini sanayi, ticaret, turizm ve tarımdan sağlar. Türkiye'nin başlıca sanayi bölgesidir. Bölgedeki en gelişmiş sanayi alanı İstanbul-Bursa-İzmit eksenidir. İlkçağ'dan beri önemli bir ticaret merkezi olan ve kıtalararası ulaşım yolları üzerinde bulunan İstanbul, bölgeye ülke çapında bir üstünlük sağlar. Bölgenin diğer yörelerinde de yaygın sanayi faaliyetlerine rastlanır. ıretilen başlıca sanayi malları arasında işlenmiş gıda, dokuma, hazır giyim, çimento, kağıt, petrokimya ürünleri, beyaz eşya, gemi ve yat sayılabilir.
Bölgede aynı zamanda tarım da çeşitlenmiştir. Ekili alanların yaklaşık yarısı buğday tarlalarından oluşur. Buğdayı şekerpancarı, mısır ve ayçiçeği üretimi izler. Türkiye'nin ayçiçeği üretiminin yaklaşık %73'ünü, mısır üretiminin yaklaşık %30'unu gerçekleştiren bölgenin sebze ve meyve üretimi de önemli bir miktarı bulur. Mısır üretiminde Karadeniz Bölgesi'nden sonra ikinci sırada yer alan bölge, zeytin üretiminde de Ege Bölgesini izler. Sofralık Gemlik zeytinleri ünlüdür. Bağcılık konusunda da gelişmiş olan bölgede, Tekirdağ, Şarköy, Mürefte, Avşa ve Bozcaada üzüm ve şarap larıyla tanınır.
Kocaeli ve Sakarya
Karayolu ile İstanbul'a bağla nan Kocaeli kenti, çevresindeki meyve ve sebze bahçeleri ile bir endüstri merkezidir. Roma döneminde "Nicomedeia" olarak bilinen kent merkezi ve çevresinde, Osmanlı döneminden kalma birçok tarihi eser bulunur. Kent yakın larındaki Hereke, halı dokumacılığı ile ünlüdür. Marmara Denizi'nin kuzey kıyılarında yer alan Gebze'nin ise zengin bir tarihi vardır. Ünlü Kartacalı kumandan Anibal'in mezarı burada bulunmaktadır.

Bir endüstri şehri olan Sakarya ilinin geniş ovalarında bereketli tarım alanları yer alır. Sakarya nehri tarafından beslenen zengin alüvyonlarla kaplı alanlarda, bol vitaminli meyve ve sebzeler yetiştirilmektedir. Topraklarının verimli olmasından dolayı eski devirlerde bu bölgenin insanları güzellikleri ile tanınırdı. Nitekim Roma ımparatoru Hadria nus'un dillere destan güzelliği ile tanınan eşi Sabina, bu yörede yetişmiş ve daha sonra Roma'ya gelin gitmiştir.
Gözalabildiğine ayçiçeği tarlaları ve üzüm bağları
Türkiye'nin Avrupa bölümünü oluşturan Trakya'nın genel görünümü böyledir. Avrupa'dan gelip Edirne kentine giren bir yabancı, önce Türk mimarisinin şaheseri Selimiye Camii ile gözgöze gelir. Dış ve iç mimarinin maksimum estetik boyutlara ulaştığı Selimiye Camii, Türk sanatının güzelliğini Avrupa'ya yansıtır. 18. yüzyılda Avrupa'nın yedi büyük kentinden biri olan ve yaklaşık yüz sene Osmanlı Devleti'nin başkentliğini yapmış olan Edirne'de camiler, kervansaraylar, çarşılar, köprüler ve diğer özgün Osmanlı mimarisi eserleri görülmeye değerdir. Edirne'nin ünlü geleneksel Kırkpınar Güreşleri, her sene yaz başında Sarayiçi denilen ağaçlık bir alanda yapılmaktadır. Bir hafta devam eden güreş karşılaşmaları sonucu başpehlivanlar seçilmektedir.

Trakya'nın batısında bulunan, geniş kumsallara ve Osmanlı mimarisinin güzel örneklerine sahip olan Tekirdağ ili, üzüm bağları ve şarap festivalleri ile tanınır. Tekirdağ'ın batısında yer alan Şarköy ve Mürefte, bölgenin tatil beldeleri olmaları yanında önemli şarapçılık merkezleridir. Şarköy'de her yıl şarap festivalleri düzenlenmektedir. Rüstem Paşa Camii ve bedesteni kentteki en önemli Türk eserleridir. Macar Halk Kurtuluş Kahramanı Prens II. Rakoczy Ferench'in yaşadığı ev, onun anısına müze haline getirilmiştir.
Türkiye'nin Avrupa topraklarındaki en ge niş ili olan Kırklareli, doğa ve tarih açısın dan zengin bir ildir. Geniş ormanlara sahip olan kentte, meyvecilik önemli bir geçim kaynağıdır. Karadeniz kıyılarındaki İğneada ve Kıyıköy ince kumlu plajları ile tanınır. Kent alınırken şehit düşen 40 akıncının anısına yaptırılan 18 sütunlu "Kırklar Şehitliği" kentin sembolüdür.

Güney Marmara
Marmara Denizi'nin güneyinde yer alan Çanakkale il merkezi, önemli bir deniz geçidi olan Çanakkale Boğazı'nın en dar yerinde, doğu sahilinde kurulmuştur. Çanakkale içinde yer alan 15. yüzyıldan kalma Çimenlik ve Kilitbahir Kaleleri boğaza ayrı bir güzellik verir. Gelibolu Yarımadası, I. Dünya Savaşı sırasında Çanakkale cephesinde şehit düşen 500.000 askerin anısına Milli Park ilan edilmiştir. Milli Park'ın güney ucunda 42 metre yüksekliğindeki Çanakkale Şehitleri Anıtı yer alır. Özellikle geceleri boğaza giren gemilerden anıtın ışıklandırılmış görünümü çok etkileyicidir.


Çevrede Fransız ve İngilizlere ait anıtlar da bulunur. Anzak askerlerinin çıkartma yaptığı Arıburnu sahillerindeki Anzak koyunda, üzerinde Atatürk'ün Çanakkale savaşı ile ilgili olarak söylediği ünlü hümanist söylevinin yazılı olduğu Anzak Anıtı görülmeye değerdir.
Çanakkale Boğazı'nın Ege Denizi'ne açıldığı yerde biri kuzeyde Gökçeada (ımroz), diğeri güneyde Bozcaada olmak üzere iki ada yer alır. Gökçeada Türkiye'nin en büyük adasıdır. Adada her yıl Ağustos ayında karnavallar düzenlenir. Bozcaada ise gözde bir tatil beldesidir. Adanın üzümlerinden elde edilen şaraplar çok lezzetlidir.
Çanakkale'nin kuzeybatısında, kuzeyden güneye doğru tarihi kentler uzanır. Anadolulu Homer'in İlyada Destanı'nda isimleri geçen Kral Priamos, Hektor, Paris ve Güzel Helena'nın yaşadığı ve tahta atıyla ünlü tarihi Truva kenti, Çanakkale'nin 30 km. güneybatısındadır. Truva'nın daha güneyinde sırasıyla Neandria, Aleksandria, Troas, Chryse ve Assos yer alır. Behramkale, tarihi ismiyle Assos, tarihi kent olmanın yanında entellektüellerin tatil merkezi olarak bilinir. Denizden 248 m. yüksekliğindeki Assos akropolün de yer alan Athena Mabedi, M.Ö. 6. yüzyılda yapılmıştır. Balıkesir ili kuzeyde Marmara ve batıda Ege denizleri ile çevrelenmiştir. Zağanos Paşa Camii, Yıldırım Camii, Saat Kulesi ve Karesi Bey Türbesi kent içinde yer alan önemli tarihi eserlerdir.
Balıkesir ilinin Marmara sahillerindeki en büyük yerleşim yeri olan Bandırma, Marmara'nın İstanbul'dan sonraki en büyük limanıdır.

İpek Diyarı Yeşil Bursa
UNESCO tarafından Avrupa'nın çevresini en özgün şekilde koruyan kenti seçilen Bursa'da doğa, tarih, yeşil ve mimari güzel bir harmoni ortamında bütünleştirilmiştir. Kentteki Koza Meydanı, bu bütünlüğün en güzel örneklerinden birini sergiler. Meyda nın etrafında yer alan camiler, Koza Han, restore edilmiş eski evler, tarihi çınarlar ile etrafındaki kafeler, kapalıçarşılar ve havuzlar kişiyi Koza Meydanı'na hayran bırakır. İpeği, havluları ve kaplıcaları ile ünlü olan Bursa, aynı zamanda büyük bir sanayi kentidir. Özellikle otomotiv ve tekstil sanayii çok gelişmiştir.

Ege Bölgesi
Ege bölgesi Türkiye'nin denize doğru geniş bir biçimde açılan tek bölgesidir. Yaklaşık 79.000 km2lik yüzölçümüyle ülke topraklarının %11'ini kaplar. Anadolu'nun batısında bulunan bölge, adını komşu olduğu denizden alır. İzmir, Aydın, Manisa, Kütahya ve çok küçük bazı kesimleri dışında Uşak illeri tamamen bölge içinde kalır. Muğla, Denizli ve Afyon illerinin bazı toprakları ise Akdeniz ve İç Anadolu bölgelerinin sınırları içerisindedir. Aynı şekilde, Marmara bölgesinde yer alan Balıkesir ilinin Ege kıyıları ile Bursa'nın bazı ilçeleri Ege bölgesine taşar.
Ege Bölgesi sanayi etkinlikleri bakımından Marmara Bölgesi'nden sonra ikinci sırada yer alır. Tekstil, gıda ve otomotiv sanayii başta olmak üzere makina, yedek parça ve diğer sanayi kuruluşları İzmir'de, yağ sanayii Ayvalık ve Edremit yöresinde yoğunlaşmıştır. Uşak, Kütahya ve Afyon'da şeker, Kütahya'da azot fabrikaları vardır. Pamuklu dokumacılık İzmir, Uşak, Aydın, Nazilli ve özellikle Denizli'de yaygınlaşmıştır. Denizli, tüm bölgenin en önemli tekstil merkezi olup buradan yurtdışına ihracat yapılmaktadır. Halıcılık ise İç Batı Anadolu kesiminde Uşak, Kula, Gördes, Simav ve Demirci'de gelişmiştir. Afyon, mermeri ve mermer üretim tesisleriyle tanınır. İzmir Körfezi'ndeki Çamaltı Tuzlası, Türkiye'nin en önemli tuz üretim merkezidir. Bölge Soma, Tunçbilek ve Yatağan'daki termik, Kemer ve Demirköprü'deki hidroelektrik santralleriyle Türkiye'nin toplam elektrik üretimine önemli katkılarda bulunur. İzmir yakınlarındaki Aliağa'da büyük bir petrol rafinerisi vardır.
Ege Bölgesi'nde ekili ve dikili alanlar büyük yer kaplar. İç Batı Anadolu bölümünde, meyvecilik ve bağcılık ağırlık kazanır. Türkiye'nin tütün üretiminin yarısından çoğunu Ege bölgesi karşılar. Bölgenin, ülkenin toplam pamuk üretimindeki payı ise üçte bire yakındır. Gediz Ovası'nın kurutularak yurtiçi ve özellikle yurtdışına ihraç edilen çekirdeksiz üzümü, Büyük Menderes Ovası'nın inciri ve Edremit Körfezi'nin zeytin ve zeytinyağı üretimi bölge ekonomisine büyük katkıda bulunur. Bölge, Türkiye üzüm üretiminin üçte birinden fazlasını, incir üretiminin ise beşte dördünü karşılar. Türkiyedeki zeytin ağaçlarının %48'i bu bölgede dir. Turunçgiller de bölgenin önemli bir ihraç ürünüdür.
Turizmin oldukça geliştiği Ege Bölgesi, ülke ekonomisine önemli bir katkı sağlar. Bodrumlu ünlü tarih yazarı Heredot'un deyimiyle "Dünyanın en güzel gökyüzüne ve en iyi iklimine sahip" Ege kıyıları boyunca körfezler, yarımadalar, koylar, adalar ve ince kumlu plajlar ardarda sıralanır. Asırlar boyu sayısız mitolojik olaylarla içiçe yaşamış olan bölgede, adım başı tiyatroları, mabetleri, agoraları ve kaleleri ile ünlü antik kentlere rastlanır. Bu kentler zaman tünelinde gerçekleştirdikleri kent planlamaları ve felsefe, tıp, matematik, astronomi, mimari ve diğer sanat alanlarındaki başarılı performansları ile Batı uygarlığının temelini oluşturmuşlardır.
Ege'nin İncisi İzmir
Ünlü destan yazarı Anadolulu Homer'in doğum yeri olan "Güzel İzmir", önemli bir turizm, sanat, kültür, ticaret ve sanayi merkezidir. Güleryüzlü ve konuksever insanların kenti olarak bilinen İzmir, Türkiye'nin büyük ve önemli bir liman kentidir. Bereketli Ege ovalarının leziz mahsulleri dünyaya buradan ihraç edilir.

İlk yerleşim merkezi Bayraklı (M.Ö. 3000) olan İzmir, M.Ö. 1500'li yıllardan sonra Hitit Devleti'nin etkisi altına girmiştir. M.Ö. 4. yüzyılda Büyük İskender, Kadifekale'de bugün görülen kaleyi inşa ettirerek, şehri Kadifekale eteklerinde yeniden yapılandırmıştır. Roma İmparatorluğu döneminde önem kazanan kentte, Bizans döneminden sonra Osmanlı egemenliği başlamıştır. Kurtuluş savaşıyla birlikte 9 Eylül 1922'de düşman işgalinden kurtarılan İzmir, kısa zamanda Türkiye'nin üçüncü büyük kenti haline gelmiştir.
Homer'in yaşadığı yer olan Bayraklı'daki eski İzmir'de arkeolojik kazılar devam etmektedir. Bayraklı buluntuları İzmir Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmektedir. Agora harabeleri ve Kızılçullu'daki su kemerleri kentte bulunan Roma döneminden kalma eserlerdir. Kent merkezi Konak Meyda nı'nda yer alan saat kulesi kentin sembolü konumundadır. Kule 1901'de Sultan Abdülhamid'in tahta çıkışının 25. yıldönümü nedeniyle yaptırılmıştır. Kulenin saati, Alman İmparatoru II. Wilhelm'in armağanıdır. Kule, üç mermer merdivenli bir tabanın üzerinde 25 metre yükselir. Atatürk'ün İzmir'e girdiği yer olan Belkahve'de ise Türkiye'nin en büyük Atatürk heykeli bulunmaktadır.

Kent merkezinde yer alan Kültürpark, her yıl düzenlenen ve büyük ilgi gören Uluslararası İzmir Fuarı'nın yapıldığı yerdir. Kent ayrıca Türkiye'nin en etkin festivallerinden olan Uluslararası İzmir Festivali ile tanınır. Ünlü sanatçıların katıldığı, her yıl tekrarlanan festival etkinlikleri ilgi ile izlenir. İzmir'in batısındaki Çeşme Yarımadası, büyük bir yarımadadır. Çevresinde dağlar, ormanlar, sayısız plajlar, yerleşim merkezleri, tatil beldeleri ve antik kentler yer alır. Urla ıskelesi ve Çeşmealtı, güzel plajları ve adaları ile tanınır. Balıklıova taze balıkları, Mordoğan ve Karaburun bakir, el değmemiş sahilleri ve dağlarında kış aylarında nergis ve sümbüllerin yetiştiği doğasıyla ziyaretçileri çeker.
Alsancak'ın Punta denilen kısmında yer alan restore edilmiş eski İzmir evleri, kişiyi kentin geçmişine götürür. Kentin restore edilmiş en güzel hanı olan Kızlarağası Hanı 18. yüzyıldan kalmadır. Dört bir yanında bini aşkın odası olan hanın anıtsal portali batı cephesindedir. 17. yüzyılda yaptırılan Kemeraltı ve Kestanepazarı Camileri ile 18. yüzyılda yaptırılan Başbudak, Çorakkapı, Hatuniye ve Konak Cami leri, Kemeraltı çevresinde yer alan küçük ve şirin camilerdir. Kemeraltı çarşısı İzmir'in görülmeye değer en ilgi çekici ve hareketli çarşısıdır. Oldukça geniş bir alana yayılan bu çarşıda hemen hemen her şey satılır. Çarşının Havra Sokağı'nda ise eski sinagoglar bulunur.
Çeşme yarımadasının güneyinde bulunan Sığacık önemli bir yatçılık merke zidir. Çevresinde birbirinden güzel koylar uzanır. Sığacık yakın larında şarap tanrısı Diyonisos'un inanç merkezi olan Teos ile Apollo Mabedi'nin bu lunduğu Claros antik kentleri yer alır. Sığa cık'ın güneydoğusunda bulunan ve plajları ile tanınan Gümüldür ise turistlerin ilgisini çeker.
ızmir'in kuzeyindeki tatil beldesi Foça, antik dünyanın önemli bir ticaret merkezi idi. Aynı zamanda denizci olan Foçalılar, Akdeniz'in çeşitli yerlerinde ticaret kolonileri kur muşlardı. Nitekim Fran sız Rivierası'nın ünlü kentleri Marsilya, Nice ve Cannes, Foçalılar tarafından kurulmuştur. Eski bir Foça türküsü olan Marsey isimli parça da Foçalılar tarafından Fransa'ya götürülmüş ve daha sonraları bu parça Fransızların milli marşı olmuştur (La Marseillaise). Foça çevresinde birbirinden güzel koylar ve adalar vardır. Liman girişinde yer alan Siren kayalıkları güneşlenmek ve dalmak için ideal yerlerdir. Foça'nın kuzeyinde ise Çandarlı ve Dikili bulunur. Çandarlı plajları, kalesi ve antik kent Pitane ile görülmeye değerdir. Kuzey Ege'nin önemli bir limanı olan Dikili ise plajları ile tanınmaktadır.
Ege Bölgesi'nin önemli tarihi kentlerinden biri de Bergama'dır. Eski Çağlarda büyük bir kültür, sanat ve tıp merkezi olan kentin batısında, tarihin en büyük hastanelerinden biri olan Asklepion yer alır. Sağlık tanrısı Asclepios adına yaptırılmış olan hastane girişinde, onun sembolü olan ve daha sonra da tıp biliminin sembolü olacak olan yılan röliefleri bulunmaktadır. Ünlü Bergamalı tıp alimi Galen burada görev yapmıştır. Kentin en önemli mimari anıtları ilÇenin doğusundaki akropol üzerinde yer alır. 200.000 kitabıyla ünlü kütüphane, Athena ve Trajan Mabedleri, dünyanın en dik tiyatrosu, dünya sanat harikaları arasında bulunan Zeus Sunağı'nın temeli (bugün bu muhteşem sunak tümüyle Berlin Bergama Müzesi'nde dir) burada bulunmaktadır.
Kentte her yıl Mart ayında "Mesir Şenliği" düzenlenir. Kanuni Sultan Süleyman'ın annesi Ayşe Sultan'ı iyileştirdiğine inanılan ve çeşitli baharatların karışımı ile yapılan "Mesir Macunu", Sultan Camii'nin verandasından şenlik süresi içinde halka dağıtılır. Osmanlılar döneminden kalma daha birçok görkemli cami bulunan Manisa'nın en görkemli kenti Sardes'tir. Lidya Krallığı'nın başkenti olan ve doğuya doğru uzanan ünlü "Kral Yolu"nun başlangıç noktasında bulunan Sardes, önemli bir ticaret merkezi idi. Nitekim madeni para, ticari değer olarak dünyada ilk kez burada kullanılmaya başlanmıştır. Artemis Mabedi, restore edilmiş Cimnazyum ve Anadolu'nun en eski ve büyük sinagoglarından biri (M.S. 3. yüzyıl), kentte en fazla ziyaret edilen yerlerdir.
Önemli bir kavşak noktasında bulunan Uşak ili, halı dokumacılığı ile ün salmıştır. Eski Uşak evlerinden olan Kaftancı, restore edilerek Uşak halılarının sergilendiği müzeev konumuna getirilmiştir. Uşak Arkeoloji Müzesi'nde ise dünyaca ünlü Karum Hazineleri sergilenmektedir.
Türk geleneklerinin yaşatıldığı eski bir şehir olan Kütahya, Osmanlı mimari eserleriyle bütünleşmiştir. Bunlar arasında Ulu Cami, ıshak Fakih Camii, Hisarbey Camii, Karagöz Paşa Camii, Vecidiye Medresesi ve Lala Hüseyin Paşa Külliyesi bulunur. Macar Halk Kahramanı Lajos Kossuth'un 19. yüzyılda kaldığı ev, Kossuth Müzesi haline getirilmiştir. Kent aynı zamanda 16. yüzyıldan bu yana yaşayan çini atölyeleri ile de ünlüdür. Çini vazo ve tabaklar rağbet edilen hatıra eşyalarındandır. Kütahya çevresindeki Çavdarhisar'da Aezani antik kenti yer alır. Antik kentteki iyi konumda bulunan Zeus Mabedi, tiyatro ve hipodrom ilgi çekicidir.
Üzerinde kale bulunan bir tepenin eteklerinde kurulmuş olan Afyon kenti zengin bir tarihe sahiptir. Afyon'un en büyük camisi olan Ulu Cami, 13. yüzyılda yaptırılan ahşap ve sırlı tuğlalı mimarisiyle Selçuklu döneminin eşsiz örneklerinden biridir. Kentte daha birçok Türk eserine rastlamak mümkündür. çevrede bulunan tarihi eserler Afyon Müze si'nde sergilenmektedir. Müzenin en önemli bölümü ise Frig çağı eserlerinin bulunduğu salondur. Kentin kuzeyinde anıtsal boyutlardaki Aslankaya, Aslantaş, Maltaş ve Yılantaş Frig açık hava mabetleri yer alır. Ayrıca Tanrı Apollo ile Pan arasında yapılan mitolojik müzik yarışmasının geçtiği yer olan Dinar'ın Suçıkan Parkı, görülmeye değer güzelliktedir.
Eski çağların ünlü Kentleri
Güney Ege Bölgesi, birbirinden güzel tatil beldeleri ve ünlü antik kentleri ile Türk turizminin en önemli merkezlerindendir. Antik dünya nın yedi harikasından ikisi bu bölgede yer alır. Bunlar Efes; Artemis Mabedi ile Bodrum'daki Mausoleum'dur.

Antik çağların en ünlü kentleri arasında yer alan Efes, ıyon kültürünün zenginliklerini bünyesinde barındırır. Roma döneminde dünyanın en büyük kentlerinden biri olan Efes, yoğun düşünsel etkinliklerle de adını duyurmuştur. Kentin Doğu kapısı girişinden itibaren sırasıyla Doğu Agorası, Odeon, Domitianus Mabedi, Pollio çeşmesi, Trajan çeşmesi, Skolastika Hamamı, Yamaç evleri, Hadrianus Mabedi, Celsus Kütüphanesi, Aşağı Agora, Mermerli Cadde, Büyük Tiyatro, Arkadianus Caddesi ve Meryem Ana Kilisesi yer alır.
Sponsorlu Bağlantılar
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Okunmamış 14-12-2007, 04:40 PM
Facebook Oyunları
Standart Cevap: Coğrafi Bölgelerimizin özellikleri

Akdeniz Bölgesi
Akdeniz Bölgesi, adını komşu olduğu denizden alır. Bölge genişliği 120180 km arasında değişen bir şerit halinde, batıda Köyceğiz dolaylarından başlayarak, doğuda Hatay ilinin bitim noktası olan Basit Burnu yakınına kadar sokulur. Yaklaşık 120.000 km2Ôlik yüzölçümüyle Türkiye'nin toplam yüzölçümünün yaklaşık %15'ini oluşturur. Hatay, Adana, İçel, Antalya, Isparta, Burdur ve Kahramanmaraş ilinin büyük bir bölümü Akdeniz Bölgesi'ndedir. Ayrıca Muğla ilinin Köyceğiz, Dalaman, Ortaca ve Fethiye ilçeleri de Akdeniz Bölgesi'ne girer.
Akdeniz Bölgesi'nde tarım ve sanayi geniş yer tutar. Bölgenin kıyı kesimlerinde son yıllarda sanayi bitkileri ekimine geniş yer verilmekle birlikte, tahıl tarımının büyük önem taşıdığı görülür. Nitekim Akdeniz Bölgesi'ndeki ekili alanların yaklaşık üçte ikisi tahıl tarlalarıyla kaplıdır. Tahıl ürünleri arasında, bölgenin bütün illerinde buğday başta gelir ve onu arpa izler. Sanayi bitkilerinden pamuk, bölgenin ana gelir kaynağıdır. Bölgenin pamuk üretimi, Türkiye üretiminin üçte ikisi kadardır. Hatay ili ve Göller Bölgesi'nin bazı kesimlerinde tütün tarımı yapılmaktadır
Akdeniz Bölgesi'nde meyve ve sebze yetiştirilen dikili alanlar da büyük yer tutar. Turfandacılık, son yıllarda ulaşımın gelişmesine dayalı olarak çok ilerlemiştir. Meyvecilikte ilk sırayı turunçgiller alır. Türkiye'nin turunçgiller üretiminin beşte dördünden fazlası Akdeniz Bölgesi'nde gerçekleşir. Muz ise yanlızca bu bölgeye özgü bir meyvedir.
Bölgenin en hızlı sanayileşen kesimi Çukurova'dır. Çukurova aynı zamanda Türkiye'nin de başlıca sanayi merkezleri arasında yer alır. Adana'daki çeşitli sanayi kolları (özellikle tekstil) yanında, Akdeniz Bölgesi'nin başlıca sanayi tesisleri arasında; Mersin Petrol Rafinerisi (ATAŞ), İskenderun Süperfosfat ve DemirÇelik Fabrikaları, Antalya Ferrokrom ve Seydişehir Alüminyum fabrikaları sayılabilir.
Akdeniz Bölgesi, özellikle Antalya Körfezi çevresindeki doğal ve tarihsel zenginlikler sayesinde, Türkiye'nin en önemli turizm merkezi olmuştur. Antalya körfezi çevresinde, hiçbir Akdeniz ülkesinde rastlanmayacak ölçüde doğaya saygılı, modern ve son derece gelişmiş mimari konumlarıyla çeşitli tatil köyleri ve oteller yer alır.
Turistlerin Her Mevsim Akın Ettiği Kıyı Kenti
Antalya doğal güzelliklerinin yanında, kültürel ve tarihi zenginlikleri ile de turistlerin ilgisini çekmektedir. Bölgenin tarihi evrimi Paleolitik Devir'den (M.Ö. 50.000) günümüze kadar uzanır. M.Ö. 2. yüzyılda Bergama Kralı II. Attalos tarafından kurulan kentin tarihi isimleriyle batısının Likya, doğusunun Pamfilya ve kuzeyinin Pisidya olarak isimlen dirilen bölgelerinde birçok antik kent bulunur. Kentin sembolü durumundaki Yivli Minareli Cami, Murat Paşa Camii, Tekeli Mehmet Paşa Camii, eski Antalya evlerinin bulunduğu Kaleiçi Mahallesi, çeşitli egzotik Akdeniz bitkileriyle bezenen Atatürk ve Karaalioğlu parkları, Hadrianus Kapısı, Atatürk ve Arkeoloji müzeleri görül meye değerdir. Kentin doğusunda yer alan Lara plajı ile batısındaki Konyaaltı plajı yüzmek için idealdir. Bu plajların yanısıra Antalya'da, içlerinde çeşitli su oyunlarının yeraldığı iki de su parkı bulunmaktadır.


Pamfilya Bölgesi
Antalya'nın doğu bölgesi tarihte Pamfilya Bölgesi olarak isimlendirilmekteydi. Sahillerinde uzun ve ince kumlu plajların yer aldığı bölge bugün tatil beldeleri, tarihi kentleri ve zirai alanlarıyla tanınmaktadır. Antalya'nın 18 km doğusunda bulunan Perge antik kenti, ilk defa Hititler tarafından kurulmuştur. Kentteki mimari eserlerin çoğu Roma döneminden kalmadır. Tarihi yapılar arasında tiyatro, stadyum, kent kapıları, caddeler, agora ve hamamlar turistlerin ilgisini çeker. Antalya'ya 40 km uzaklıkta bulunan Belek sahillerinde büyük ve modern tatil kompleksleri uzanır. Fıstık çamlarıyla kaplı olan Belek'te geniş alanları kaplayan uluslararası standartlardaki yeşil sahalarda golf oynamanın tadına doyulmaz. Antalya'dan 50 km uzaklıkta bulunan Aspendos antik kenti geçmişte Pamfilya Bölgesi'nin en önemli şehirlerinden biri idi. Kentteki en önemli mimari eser tiyatrodur. Mimar Zenon tarafından M.S. 2. yüzyılda yapılan tiyatro, Anadolu'nun en iyi korunan eski yapılardan biridir. 15.000 kişiyi alabilen Aspendos tiyatrosu, fevkalade bir akustiğe sahiptir.

Her yıl düzenlenen sanat festivali etkinlikleri çerçevesinde tiyatroda klasik konserler, zengin kostümlü operalar, baleler ve tiyatro eserleri sahnelenir. Aspendos aynı zamanda altın işleme ve mücevher kesim merkezidir. Turistlerin yoğun ilgisini çeken bu merkezde altının nasıl işlendiği görülebilir.
Side Türkiye'nin en önemli tarihi kentlerinden biridir. Antalya'nın 80 km doğusunda küçük bir yarımada üzerinde yer alır. 25.000 kişilik tiyatrosu, bölgedeki tiyatroların en büyüğüdür. Hamam kalıntıları restore edilerek müze haline getirilmiştir. Apollo Mabedi, agora, anıtsal çeşmeler, surlar ve liman kalıntıları kentin en fazla ziyaret edilen yerleri arasındadır.
Güzel plajlarıyla Alanya, ülkenin kentleşmiş tek tatil beldesidir. Sahiller boyunca çeşitli otel ve tatil köyleri bulunur. Modern Alanya, batı ve doğu sahilleri boyunca uzanır. Tarihi Alanya ise kentin tam ortasından Akdeniz'e doğru uzanan yarımadanın üzerinde yer alır. Selçuklu Devleti'nin kışlık başkenti olan Alanya'da Selçuklular'dan kalma birçok tarihi eser bulunur.
Göller Bölgesi
Akdeniz bölgesinin başlıca gölleri batıdaki Göller Bölgesi'nde toplanır. Göller bölgesinin ortasında yer alan Isparta ili nefis gül bahçeleri, gülyağı ve dünyaca ün yapmış halıları ile tanınır. ülkenin en güzel göllerinden olan Eğirdir, Beyşehir gölünün bir kısmı ve Kovada gölleri Isparta'dadır. Eğirdir gölünün kuzeyinde antik kent Pisidian Antiocheia yer alır. Apollo Mabedi, Hamam, Aziz Paul Bazilikası, tiyatro ve su kemerleri antik kentte bulunan önemli eserlerdir. Kentin güneybatısında yer alan Gölcük krater gölüne ise gül bahçeleri arasından geçi lerek gidilir.

Masmavi göllerin ili olan Burdur çevresinde 14 göl bulunmaktadır. Kentte yoğun olarak ziyaret edilen yerler arasında 597 metre uzunluğu ve içerisindeki 9 adet gölüyle ınsuyu Mağarası, çevresinde ince kumlu plajların bulunduğu ve doğal güzellikleri ile tanınan Salda Gölü, Cibyra (Gölhisar) ve Sagalassos (Ağlasun) antik kentleri ile Kuruçay ve Hacılar Höyükleri bulunur.

Pamuk Diyarının Büyük Şehri
Akdeniz Bölge si'nin en büyük şehri Adana'dır. Toroslar'ın eteğinde, Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin suladığı pamuğu ile ünlü bereketli Çukurova'da kurulmuştur. Türkiye'de pamuk, pirinç, susam ve yerfıstığı en çok bu ilde yetiştirilir. Ekonomik bakımdan çok gelişmiş olan il, aynı zamanda büyük bir sanayi merkezidir. Özellikle tarım ürünlerine dayalı sanayi dalları çok gelişmiştir. Kentin en önemli eseri, Seyhan nehri üzerinde ımparator Hadrian tarafından yaptırılan Taş Köprü'dür. 16. yüzyılda yaptırılmış olan Ulu Cami ve Külliyesi ile yine aynı yüzyıldan kalma Hasan Kethüda Camii görülmeye değerdir. Roma mozaik sanatının eşsiz örneklerini ise Misis ve Anavarza antik kentlerinde görmek mümkündür. Adana çevresinde yer alan Yumurtalık ve Karataş da plajları ile tanınan tatil beldeleridir.

Doğa ve tarihin kucaklaştığı yer
Mersin palmiyeli sahil bulvarları, sevimli parkları, güzel otelleri, işhanları ve serbest bölgesiyle Akdeniz Bölgesi'nin en modern kentidir. Mersin aynı zamanda büyük bir ticari limana sahiptir. Mersin'in il adı olan İçel'in çevresi doğal ve tarihi zenginliklerle doludur. Roma imparatorluğu döneminde büyük bir liman olan Tarsus, Seyhan nehrinin getirdiği alüvyonlarla dolmuştur. Tarihin ünlü kraliçesi Kleopatra ile Romalı kumandan Antonius burada buluşmuştur. Aynı zamanda Aziz Paul'ün doğum yeri (M.S. 1. yüzyıl) olan Tarsus'taki Ulu Cami, Aziz Paul Kuyusu, Kleopatra Kapısı ve Tarsus şelalesi ilgi çekicidir. Mersin Silifke sahil bandında Pompeipolis (Viranşehir), Kanytelis (Kanlıdivane) ve Korykos (Kızkulesi) gibi antik kentler bulunur. Sahilden 200 metre açıkta küçük bir ada üzerinde yer alan Kızkulesi'nin görünümü çok güzeldir. Kızkulesi'nin kuzeybatısında çöküntü mağaraları olan Cennet ve Cehennem ile, içerisinde sarkıt ve dikitlerin bulunduğu Narlıkuyu Mağarası yer alır. 90 metre derinlikte bulunan Cennet Mağarası'nın içinde, erken Hristiyanlık döneminden kalma küçük bir kilise bulunmaktadır.


Doğu Akdeniz
Akdeniz bölgesinin doğusunda yer alan Antakya, tarihi zenginliklerin yanısıra çevresindeki tabiat güzellikleri ile de büyük bir turistik değer taşır. M.Ö. 307'de Büyük ıskender'in generallerinden Antigonus tara fından kurulan kent, Roma ve Bizans dönemlerinde önemli bir ticaret, bilim ve inanç merkezi olmuştur. Hıristiyanlığın yayılmasında önemli rol oynayan yörede, bu dine inananlara tarihte ilk kez "Hıristiyan" denilmiştir. Şehrin doğusunda ilk Hıristiyanların ayin düzenledikleri Aziz Peter Kaya Kilisesi bulunur. Mozaik Müzesi'nde, Antakya çevresinden derlenen harikulade güzellikte ve dünyaca ünlü mozaikler sergilenmektedir. Önceleri kilise olan HabibNeccar Camii ise Sultan Baybars tarafından camiye çevrilmiştir. Kentin en büyük camii olan bu yapı 17. yüzyılda restore edilerek bugünkü görünümünü almıştır. Kentin doğu tepelerinde yer alan, Romalılar tarafından inşa edilmiş Antakya Kalesi de çeşitli restorasyonlar geçirmiştir.

Antakya'nın en büyük ilçesi olan ıskenderun büyük bir sanayi ve ticaret limanıdır. Türkiye'nin en geniş ve uzun sahil gezinti bulvarı ıskenderun'da bulunur. Palmiyelerle çevrili şeritte çeşitli parklar, kafeler ve restoranlar yer alır. Kentin 34 km güneyinde bulunan Uluçınar (Arsuz) plajlarıyla tanınan bir tatil beldesidir. İskenderun'un güneydoğu sundaki Soğukoluk ise yazın serinlenebilecek bir yayladır. Çam ormanlarıyla kaplı yaylanın denizden yüksekliği 850 metredir.
Zengin bir tarih beldesi olan Kahramanmaraş ilinin çevresi yemyeşil ormanlarla kaplıdır. Kahramanmaraş geleneklerinin sürdürüldüğü tarihi evler restore edilerek veya korunarak yaşatılmaya çalışılmaktadır. Kentte bakırcılık, pirinççilik, tahta ve sedef oymacılığı gibi el sanatları çok gelişmiştir. Bunun yanısıra altın ve gümüşten yapılan süs eşyaları ve takıları da ünlüdür. Dibek'te dövülerek yapılan Maraş dondurması tüm Türkiye'de sevilir. Sanayii hızla ilerleyen Kahramanmaraş ili, tarihi eser bakımından da zengindir.
İç Anadolu Bölgesi
Türkiye'nin merkezinde bulunan ıç Anadolu Bölgesi, 151.000 km2lik yüzölçümüyle Türkiye topraklarının yaklaşık %19'unu kaplar. Bölge Doğu Anadolu'dan sonra Türkiye'nin ikinci büyük bölgesidir. Nevşehir, Aksaray, Kırıkkale ve Kırşehir illeri bütünüyle bölge içinde kalır. Diğer illerin bazı toprakları ise Karadeniz, Akdeniz ve Doğu Anadolu bölgelerine taşar.
İç Anadolu'da, tarım ve hayvancılık önemli bir gelir kaynağıdır. Türkiye tahıl üretiminin yaklaşık üçte biri bu bölgeye aittir. Tahıl türlerinden en fazla buğday üretilir. Buğday üretimi bakımından Konya ilk sırada yer alır. İkinci sırada ise Ankara gelir. Bölgede genellikle makarna, bulgur ve irmik yapımına elverişli sert buğday yetiştirilir. Baklagillerden en çok fasulye ve nohut, az miktarda da mer cimek ekilir. Türkiye'nin patetes üretiminin üçte biri yine bu bölgede gerçekleşir. Sanayi bitkilerinden ise en fazla şekerpancarı üretilmektedir. Bağcılık ve meyvecilik bakımından Konya, Ankara, Niğde, Nevşehir ve Kayseri illeri önemlidir.
İç Anadolu'da daha çok orta ve küçük sanayi tesisleri bulunmaktadır. Halıcılık Kayseri, Sivas ve Konya yörelerinde yoğunlaşmıştır. Bölgenin başlıca sanayi kuruluşları Ankara, Eskişehir, Kayseri, Sivas, Konya, Kırıkkale ve Çorum gibi merkezlerde toplanmıştır.
Başkent Ankara
Ulusal Kurtuluş Savaşı'nın kalbi olan başkent Ankara, modern bir şekilde planlanmış ve kısa sürede gelişmiştir. Ankara'nın tarihi ile ilgili araştırmalarda, kent çevresinde Hitit ve Frig buluntularına rastlanmış, ancak kent içinde herhangi bir yerleşim yeri ortaya çıkartılamamıştır. Bilinen tarihiyle Ankara ilk defa Keltler tarafından kurulmuştur. M.Ö. 3. yüzyılda Avrupa'dan gelen, Balkanlar ve Boğazlar üzerinden İç Anadolu'ya kadar uzanan Keltler, burada tarihte bilinen ilk başkentleri Ankara olan Galatya Devleti'ni kurmuşlardır. Kent daha sonraları Roma, Bizans, Selçuk ve Osmanlı dönemlerini yaşayarak bugünkü konumuna gelmiştir.

Ankara'nın en görsel yapısı Atatürk için yaptırılmış olan Anıtkabir'dir. Rasattepe üzerindeki anıtın yapımına 1944 yılında başlanmış, 1953 yılında tamamlanmıştır. Aynı yıl Atatürk, Etnografya Müzesi'ndeki geçici kabrinden büyük bir törenle ebedi istirahatgahı Anıtkabir'e nakledilmiştir.
Ankara'ya hakim bir tepenin üzerinde yükselen Ankara Kalesi ilk defa Keltler tarafından M.Ö. 3. yüzyılda yapıl mıştır. İç ve dış kale olmak üzere iki bölümden oluşan kalenin duvarları Ankara taşındandır. Çeşitli devirlerde restorasyon geçiren kaleye, bugünkü görünümünü Selçuklular kazandırmışlardır. Kalenin yanında, Türkiye'nin en zengin müzelerinden biri olan Anadolu Medeniyetleri Müzesi bulunur. Müzede Anadolu medeniyetlerine ait eserler, Yontma Taş Devri'nden (M.Ö. 50.000) başlayarak, Roma Devri'ne (M.S. 2. yüzyıl) kadar periyodlar halinde sergilenir.
Ulus'ta bulunan Augustus Mabedi M.S. 2. yüzyılda yapılmıştır. Mabedin duvarlarında Roma İmparatoru Augustus'un gerçekleştirmiş olduğu icraatların yazılı dökü mü yer almaktadır. Roma Hamamı, tiyatro ve Julianus Sütunu kentteki diğer Roma dönemi eserleridir.
Ankara camileri arasında 13. yüzyılda yaptırılan ve turkuaz rengindeki mihrap çinileri ile ünlü Aslanhane Camii, 15. yüzyılda yaptırılan Kütahya çinileri ile bezeli Hacı Bayram Camii, 19671987 yılları arasında yaptırılan ve Ankara'nın en büyük camii olan Kocatepe Camii görülmeye değer güzelliktedir. Kent, anıtlarıyla da ünlüdür. Bunlar arasında en görsel olanları, Ulus'taki Cumhuriyet Anıtı, Yenişehir'deki Zafer Anıtı ve Sıhhiye meydanında bulunan Hatti Anıtı'dır. Hatti Anıtı, bu topraklarda M.Ö. 3000 ve 2000 yılları arasında yaşamış, Anadolu'nun bilinen ilk yerli toplumu olan Hatti'leri sembolize etmektedir.
Sivas
Uluslararası ticaret yolları üzerinde bulunan Sivas, tarihi ve turistik değerler bakımından da oldukça zengin bir ildir. 12. yüzyıldan Ulu Cami, 13 yüzyıldan Çifte Minare, Şifaiye, Buruciye ve Gök Medrese, 14. yüzyıldan Güdük Minare, 16. yüzyıldan Sait Paşa Camii, Taşhan ve Kurşunlu Hamamı ilin tarihi zenginliğini gözler önüne seren eserlerden bazılarıdır. Ünü ülke sınırlarını aşan Sivas halı ve kilimleri ise renk ve desenlerinin orjinalliği, kalitesinin üstünlüğü ve eşsiz işçiliği ile tanınmıştır. Çanta, heybe, kemer, çorap, kaşkol gibi örme ve dokuma işleri de ilin önde gelen el sanatları arasındadır. Gümüş süs eşyaları, kemikten yapılan tarak ve bıçaklar, Sivas el sanatlarının eşsiz örneklerindendir.

Sivas'ın Kangal ilçesi yakınında, dünyaca tanınan Balıklı Çermik Kaplıcası bulunur. 35 derece harareti olan termal suyu, boyları 210 cm olan balıklarla beraber kaynağından çıkar. Balıklar, kronik sivilce, yara, egzama ve sedefli cilt hastalarına yaklaşıp, hastaya ızdırap çektirmeden yaraları temizler ve iyi ederler. Özellikle sedef hastalığının dünyadaki en önemli tedavi merkezlerinden birisi burasıdır. 21 günde tam olarak iyileşmek mümkündür.
Karadeniz Bölgesi
Karadeniz Bölgesi, yaklaşık 141.000 km2lik yüzölçü müyle ülke yüzeyinin %18'ini kaplar. Adını ve özelliklerini komşu olduğu denizden alan Karadeniz Bölgesi, doğuda Gürcistan sınırı ile batıda Adapazarı Ovası'nın doğu kenarı arasında uzanır. Artvin, Rize, Trabzon, Gümüşhane, Bayburt, Giresun, Ordu, Samsun, Amasya, Sinop, Kasta monu, Zonguldak, Bartın ve Bolu illeri bütünüyle bölge sınırları içinde kalırken, ıç Anadolu Bölgesi sınırları içinde bulunan Artova ilçesi dışında Tokat ilinin tamamına yakın kesimi de yine Karadeniz Bölgesi'ne girer. Çorum ilinin yarısı ıç Anadolu'da, diğer yarısı da Karadeniz Bölgesi'ndedir. Coğrafi özellikler bakımından bölge doğu, orta ve batı olmak üzere üç bölüme ayrılır.
Karadeniz halkının büyük çoğunluğu geçimini topraktan sağlar. Bölge tarımının en önemli özelliği, diğer bölgelerdeki başlıca tahıl türü olan buğdayın yerini bu bölgenin kıyı kesimlerinde mısırın almasıdır. Nitekim Türkiye'nin mısır üretiminin üçte birinden fazlası Karadeniz Bölgesi'nde gerçekleştirilir. Kıyı dağlarının gerisindeki ovalarda ise daha çok buğday ekilir. Bölgede arpa da önemli bir tahıl ürünüdür. Kızılırmak ve Yeşilırmak deltaları ile Gökırmak vadisinin Boyabat kesimi ve Devrez Vadisi'nin Tosya kesi minde pirinç yetiştirilir. Baklagiller üretiminde ilk sırayı fasulye, sanayi bitkilerinde ise şekerpancarı alır. Bölgede yetiştirilen diğer ürünler arasında patates, soğan, ayçiçeği ve kendir yer alır. Türkiye'de yanlızca Doğu Karadeniz'de yetişen çay ise bölgenin en önemli ürünlerindendir
Batı Karadeniz
Bolu; yüksek dağları, gür ormanları, mavi gölleri ve bol akarsuları ile şirin bir Batı Karadeniz şehridir. Kentin sulak toprakları, geniş otlakları ve gür ormanları bu üç alanda tarla tarımının, hayvancılığın ve ormancılığın gelişmesini sağlamıştır. Bolu çevresi flora yönünden de zengindir. Türkiye'deki mevcut 7000 adet bitki türünün yarıdan fazlası burada yetişmektedir.

Bolu'nun 32 km güneybatısında bulunan Abant Gölü, denizden 1325 metre yüksekliğindedir. Başlıbaşına bir turizm merkezi olan Abant, yazın gölünün temiz suyu ve ormanlarının çam kokulu havası ile onbinlerce kişiyi çekerken, kışın da güzel bir kayak merkezi haline gelir. 1978 kışında açılan Kartalkaya Kayak Merkezi Bolu'ya ayrı bir canlılık getirmiştir. Kentin güneyinde bulunan ve Osmanlı döneminden bu yana kullanılan Karacasu Kaplıcaları şifalı sularıyla ünlüdür. Bolu'un güneybatısındaki Mudurnu ve Göynük, Türk kültür tarihinin önemli merkezleri arasındadır. Osmanlı döneminin en güzel eserlerinden biri olan Akşemsettin Türbesi Göynük'te bulunmaktadır. Göynük, Türk mimarisinin eşsiz örnekleri olan evleriyle de görülmeye değerdir. Bolu çevresinin en güzel camilerinden olan Yıldırım Beyazıt Camii Mudurnu'da bulunur. ıç süslemeleri çok değerlidir. Yine Mudurnu'da Yıldırım Hamamı'nın halvetlerinin üzerinde bulunan ışık deliklerinin taş oyma nakışları birer şaheserdir. Bolu'nun Mengen ilçesi yemekleriyle ve yetiştirdiği ünlü aşçılarıyla ülke genelinde tanınır. Burada bir aşçılık okulu bulunmakta ve her yıl Aşçılar Festivali düzenlenmektedir.
Türkiye'nin Kömür Havzası
Zonguldak, Türki ye'nin maden kömürü merkezidir. Kentte ekonomik hayat madencilik ve sanayiye dayanır. Aynı zamanda bir liman kenti olan Zonguldak'ın çevresi doğal güzellikler ile çevrilidir. Kentin doğusunda yer alan Kopuz ve Uzunkum, plajlarından dolayı tercih edilen tatil beldeleridir. Kentin güneydoğusunda bulunan Devrek ise birbirinden güzel işlemeli bastonlarıyla tanınır. Zonguldak'ın batısında yer alan Ereğli bir sanayi limanıdır. Demir ve çelik fabrika larının bulunduğu Ereğli, çileği ile de ünlüdür. Ereğli'nin doğusunda mitolojiye göre Herkül'ün içinde Kerberos Köpeği'ni öldürdüğü Cehennemağzı Mağarası yer almaktadır.

Zonguldak'ın doğusunda yer alan Bartın, eski ahşap evleri ve doğal güzellikleri ile tanınan bir Batı Karadeniz kentidir. Bartın çayında yapılacak bir tekne turu, çevrenin güzelliklerini gözler önüne serer. Çilekleri ile ünlü olan ilde her yıl Çilek Festivali düzenlenir. Kentin güneyinde sanayi kenti Karabük ve tarihi evleriyle bir açık hava müzesini andıran Safranbolu yer alır. Türk mimarisinin özgün eserlerini günümüze kadar yaşatan Safranbolu, adını çevrede yetiştirilen safran bitkisinden almıştır. Mimari eserler genelikle 17. yüzyıldandır. Cinci Hoca Hamamı ve Hanı, İzzet Paşa Camii ve Kütüphanesi, Köprülü Camii, Arasta ve özellikle ahşap evler ilgi çeken yerlerin başında gelir.
Orta Karadeniz
Orta Karadeniz bölümünde yer alan Amasya ilinin tarihi Hititlere kadar uzanır. Özellikle Osmanlılar zamanında büyük önem kazanan kent, 15. ve 16. yüzyıllarda Osmanlı şehzadelerinin ve pek çok ilim adamının yetiştiği Anadolu'nun beş büyük kültür merkezinden biri haline gelmiş ve Avrupalı turistler tarafından "Anadolu'nun Oxford'u" olarak nitelenmiştir. II. Murat ve Yavuz Sultan Selim burada doğmuşlardır. Amasya Türk Kurtuluş Savaşı tarihinde de önemli bir yere sahiptir. 19 Mayıs 1919'da Samsun'a ayak basan Mustafa Kemal, 12 Haziran 1919'da Amasya'ya gelmiştir. Kentte Kurtuluş Savaşı'nın planları hazırlanmış, Erzurum ve Sivas Kongreleri'nin toplanmasına karar verilmiş ve 22 Haziran 1919'da yayımlanan "Amasya Genelgesi" ile milletin istiklalini yine milletin azim ve kararının kurtaracağı ilan edil
Doğu Karadeniz
Samsun, Doğu Karadeniz'in önemli bir limanıdır. Doğal güzelliklerin yanısıra bir sanayi şehri olması ile de ün yapmıştır. Samsun, Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı'nı başlatmak üzere Anadolu topraklarına ilk ayak bastığı yer olarak tarihe geçmiştir. 19 Mayıs 1919 sabahı Samsun'da doğan güneş, bugünkü Türkiye'nin müjdecisi olmuştur. Atatürk'ün şaha kalkmış atı üzerindeki anıtı, kentin en görsel anıtıdır. Atatürk Müzesi ve Kütüphanesi, Milli Mücadele'yi gözler önüne sermektedir. Hacı Hatun, Pazar ve Yalı Camileri, Osmanlı döneminin başlıca mimari eserleridir. Samsun'un batısında bulunan Bafra, önemli bir tütün merkezidir. Aynı zamanda havyarı ve kaplıcaları ile de tanınır. Bafra'nın kuzeydoğusunda bulunan ıkiztepe, erken bronz devrinden kalma önemli bir arkeolojik kazı merkezidir.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Okunmamış 14-12-2007, 04:41 PM
Facebook Oyunları
Standart Cevap: Coğrafi Bölgelerimizin özellikleri

Doğu Anadolu Bölgesi
Türkiye'nin en büyük coğrafi bölgesi Doğu Anadolu'dur. Yaklaşık 163.000 km2lik yüzölçümüyle ülkenin %21'ini kaplar. Karadeniz, İç Anadolu, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri ile komşudur. Ayrıca Gürcistan, Ermenistan, Nahcivan, İran ve Irak'la da sınırı vardır.
Doğu Anadolu Bölgesi Türkiye'nin en yüksek ve engebeli bölgesidir. Ortalama yükseklik 2000 m dolayındadır. Bölgede Türkiye'nin en yüksek dorukları yer alır; Ağrı Dağı 5137 m, Cilo Dağı'ndaki Reşko zirvesi 4135 m ve Süphan Dağı 4058 metredir. Yüksek ve dağlık oluşu, dağ sıraları ile denizden ayrılmış bulunması, Doğu Anadolu'da yıllık ortalama sıcaklığın düşük olmasına ve kışların sert geçmesine yol açar. Bölge kar yağışlı ve yerin karla örtülü olduğu gün sayısı bakımından diğer bölgelerden farklıdır. Kars ve Erzurum'da yerin karla örtülü olduğu günlerin sayısı yaklaşık 90 gündür.
Doğu Anadolu Bölgesi'ndeki ekonomik etkinliklerin başında hayvancılık ve tarım gelir. Bölgede otlakların fazla yer tutması hayvan varlığını artırmış ve hayvansal ürünler üretimine ağırlık verilmiştir. Nitekim bölgenin hayvansal ürünler üretimi, Türkiye'deki toplam üretimin dörtte biri kadardır. Doğu Anadolu'nun kuzeydoğu kesimindeki KarsArdahan yöresinde iyi cins sığır yetiştirilmektedir.
Doğu Anadolu'da tarıma elverişli alanlar sınırlıdır. Bölge topraklarının ancak onda biri ekilebilir niteliktedir. Ekili alanların %90'dan fazlası tahıla ayrılmıştır. Tahıl türleri arasında buğday birinci, arpa ikinci sıradadır. Buna karşılık sanayi bitkileri ekimi pek yaygın değildir. Ekilen başlıca sanayi bitkileri arasında pamuk, tütün ve şekerpancarı yer alır. Şekerpancarı ekimine, bölgede şeker fabrikalarının yapımından sonra başlanmıştır.
Doğu Anadolu'nun Kalesi
Erzurum, Palandöken Dağları'nın deniz seviyesinden 1950 m. yükseklikteki eteklerinde kurulmuş Doğu Anadolu'nun en büyük il merkezidir. Doğu Anadolu'nun kalesi olarak bilinen Erzurum, Ankara ve Trabzon ile Tahran arasındaki önemli bir ticari kavşak ve transit yolu üzerinde bulunmaktadır. Ayrıca gerek havayolu, gerekse demiryolu ile ülkenin her tarafıyla bağlantı halindedir. Erzurum aynı zamanda Doğu Anadolu'nun kültür merkezidir. Kentte bulunan Atatürk Üniversitesi, Türkiye'nin en iyi yükseköğretim kurumlarından biridir.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi
Güneydoğu Anadolu Bölgesi, yaklaşık 75.000 km2lik yüzölçümüyle Türkiye'nin toplam %9.7'sini kaplar. Doğu Anadolu ve Akdeniz bölgelerine komşudur. Ayrıca Suriye ve Irak ile sınırı vardır. Diğer coğrafi bölgelerde olduğu gibi, bölge sınırları il sınırlarıyla üstüste gelmez. Çok küçük bazı kesimleri dışında Şanlıurfa ve Mardin illeri tümüyle bölge içinde kalır. Diğer illerin bazı bölümleri ise Doğu Anadolu ve Akdeniz bölgelerinde yer almaktadır.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi, kara iklimi koşullarıyla Akdeniz iklim koşullarının etkisi altındadır. Uzun süren yazlar çok sıcak ve oldukça kurak geçer. Kışlar soğuk ve yağışlıdır. Son yıllarda Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamında bölgeye yapılan baraj gölleri sayesinde yöre ikliminde bazı değişiklikler yaşanmaktadır. Yaz aylarında hava kuraklığı oranında azalmalar olmuş ve yağışlar artmıştır.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi, tarım ekonomisi bakımından daha çok İç Anadolu Bölgesi'ne benzer. Akdeniz iklimine benzerliği nedeniyle bitkisel ürünlerde çeşitlenmenin görüldüğü Gaziantep yöresi dışında, tarım alanlarının büyük bölümü tahıl ekimine ayrılmıştır. Tahıl çeşitleri arasında buğday birinci sırayı alır ve payı Türkiye üretiminin onda birini geçer. Tahıllar arasında arpa ikinci, mercimek üçüncü sıradadır. Türkiye mercimek üretiminin %50'den fazlası Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ne aittir. Pirinç ekimi, başta Diyarbakır ili olmak üzere sulama olanağı bulunan kesimlerde dağınık olarak sürdürülmektedir. Bölgenin kaderini değiştiren GAP kapsamında bazı ovalarda sulu tarıma geçilmiş ve sanayi bitkileri ekimine hız verilmiştir. Nitekim pamuk üretiminde bölge ovalarında, özellikle Şanlıurfa'nın güneyinden Suriye sınırına doğru genişleyen Harran Ovası'nda büyük bir patlama yaşanmaktadır. Yörenin en kaliteli pamuğu burada yetişmektedir. Sanayi bitkileri arasında önemli bir yeri olan tütün ise Adıyaman, Siirt ve Diyarbakır yöresinde ekilmekte ve bu illerde "Şark Tipi" denilen değerli bir tütün türü yetiştirilmektedir. Gaziantep yöresinde üzümün yanısıra zeytin ve antepfıstığı da önemli ürünlerdendir. Adıyaman ve Siirt yörelerinde de antepfıstığı yetiştirilir. Özellikle Siirt'in iri taneli antepfıstığı çok lezzetlidir.

Bölgenin en önemli yeraltı zenginliği petroldür. Raman, Garzan ve Kahta çevresinde üretilen ham petrolün bir bölümü, bölgenin en önemli sanayi kuruluşlarından olan Batman Rafinerisi'nde arıtılır. Bir bölümü de boru hatlarıyla Akdeniz bölgesindeki dolum tesislerine taşınarak tankerlerle diğer bölgelere nakledilir.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin sanayi yönünden en önemli ili Gaziantep'tir. Tekstil, makina ve gıda sanayii oldukça gelişmiştir. Sanayisi gelişmekte olan Diyarbakır, Mardin ve Şanlıurfa'da ise çimento, gıda, madeni eşya ve tarım aletleri gibi sanayi kolları ağırlıktadır.

Ulu Cami, kentin en eski ve büyük camiidir. Önceleri Aziz Thomas Kilisesi olan yapı daha sonraları camiye çevrilmiştir. Kentte bulunan birbirinden güzel diğer camiler arasında yer alan Safa Camii, 1532 yılında yapılmış olan bir Akkoyunlu eseridir. eşitli motifler ve çinilerle süslenmiş olan caminin minaresi çok zariftir. İnşa sırasında harcının içine güzel kokulu bitkilerin konduğu minare, yağışlı havalarda çevreye hoş bir koku vermektedir. Kentte bulunan Meryem Ana Kilisesi ise M.S. 3. yüzyıldan kalma eski bir kilisedir. Zaman içinde onarım gören kilisenin mihrabı Bizans döneminden kalmadır. Diyarbakır Arkeoloji Müzesi'nde sergilenen çevreden derlenmiş eserlerin sayısı 10.000'i aşar. Cumhuriyet döneminin ünlü şairlerinden Cahit Sıtkı Tarancı ve Büyük Türk düşünürü Ziya Gökalp'in doğdukları evler de müze haline getirilmiştir. Diyarbakır'ın folk sanatı çok zengindir. Karacadağ eteklerinde dokunan kilim, heybe, çorap ve keçelerde işlenen motifler ve renkler göz alıcıdır. Davul ve zurna eşliğinde oynanan Delilo, Halay, açan ve epik halk dansları ilgi çekicidir. Kentte ayrıca kuyumculuk, bakırcılık ve ipekçilik de gelişmiştir. Kentin asıl sembolü ise ağırlıkları 75 kiloya varan karpuzlarıdır.

Tarih Hazinesi
Mardin, 12. ve 13. yüzyıl Türk mimarisinin doğaya uyum sağlamış rnekleriyle dolu bir müze şehirdir. Jeolojik devirlerde aktif olan ancak daha sonra katılaşmış petrol kütlelerinin güney teraslarında kurulmuş olan tarihi kentten Mezopotamya Ovası'nın kuşbakışı görünümü çok etkileyicidir. Kentin evlerinin dış cepheleri adeta bir mücevher gibi işlenmiştir. Midyat ilçesi, zellikle birbirinden güzel tarihi evleri ve gümüş işçiliği ile tanınır. "Telkari" denilen geleneksel gümüş işleme sanatı, buradan Türkiye'ye yayılmıştır. Kale, cami ve köprüleriyle ünlü kentteki Mardin Kalesi (M.S. 10. yüzyıl), Ulu Cami (12. yüzyıl), Latifiye Camii (14. yüzyıl) ve Kasımiye Medresesi (15.yüzyıl) görülmeye değer güzelliktedir. Kent çevresinde ilgi çeken yerler arasında Deyrülzaferan Manastırı bulunur. Süryanilerin dini merkezi olan manastırın 1600 yıllık bir geçmişi vardır. Manastırda Süryani patriklerinin mezarları bulunur. Süryani bilginlerinin yetiştiği ve eski çağlarda zengin kütüphanesi ile ünlü olan bir diğer manastır ise ormanlarla kaplı bir tepenin üzerinde kurulmuş olan Deyrülumur Manastırı'dır.

Kara Altın Yatağı.
Batman, Türkiye'nin petrol çıkarılan ve işlenen nemli bir kentidir. Batman çevresinde bulunan en nemli tarihi merkez Hasankeyf'tir. 12. yüzyılda Artukoğulları'nın başkenti olan Hasankeyf, birbirinden güzel yapılarla donatılmıştır. Kale, Dicle Nehri üzerindeki büyük köprü kalıntıları, Ulu Cami ve Zeynel Bey Kümbeti ilçenin en önemli tarihi zenginlikleridir. Batman çayı üzerinde bulunan 12. yüzyıldan kalma Malabadi Köprüsü; Türkiye, Ortadoğu ve Balkanlar'ın en büyük kemerli köprüsüdür.

Siirt
Bölgenin en nemli tarım ve hayvancılık merkezlerinden olan Siirt, GAP'la birlikte giderek büyüyen modern bir şehir halini almıştır. Tarihi çok eskilere dayanan kentin en görsel yapısı Ulu Cami'dir. 13. yüzyılda yapılmış olan caminin minberi, ahşap oyma sanatının en güzel örneklerinden biridir. Minber bugün Ankara Etnografya Müzesi'nde bulunmaktadır. Caminin firuze çinilerle süslü minaresi de ilgi çekicidir.
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Etiketler
akdeniz bölgesi, bölgeler hakkında bilgi, coğrafi bölgelerimiz, doğu anadolu bölgesi, ege bölgesi, güneydoğu anadolu bölgesi, iç anadolu bölgesi, karadeniz bölgesi, marmara bölgesi, türkiyenin bölgeleri

Seçenekler
Stil


Coğrafi Bölgelerimizin özellikleri

Coğrafi Bölgelerimizin özellikleri konusu, Ödev Kaynakları/Tarih - Coğrayfa bölümünde tartışılıyor .



Benzer Konular

Konu Kategori
halk edebiyatı özellikleri Türkçe - Edebiyat
Element bileşik karışım me-tal a-me-tal soygaz özellikleri Fizik - Kimya - Biyoloji
Kanın yapısı ve özellikleri Fizik - Kimya - Biyoloji


Gündemden Başlıklar

Konu Kategori
Evden eve nakliyat Liseler & Üniversiteler
Şehir ve Firma Rehberi Tatil ve Oteller
Tatil ve Oteller Seo

Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 09:59 AM.




Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.3.2
Tynt Script Sponsored by Information Technology Salary
Bütün Hakları Saklıdır 2005-2011 Rehberim.net