Rehberim

Cografya'nın konusu ve bolumleri

Ödev Kaynakları bölümü Tarih - Coğrayfa / Cografya'nın konusu ve bolumleri konusu gösteriliyor Özet:COĞRAFYANIN KONUSU VE BÖLÜMLERİ Coğrafya, geo (yer) ve graphein (tasvir) kelimelerinin birleşmesinden meydana gelir ve yer tasviri anlamındadır. Coğrafya; yer ...


Go Back   Rehberim > EĞİTİM VE KÜLTÜR REHBERİM > Yardımcı Kaynaklar > Ödev Kaynakları > Tarih - Coğrayfa

Cografya'nın konusu ve bolumleri

Açılış Sayfam Yap Reklam Kayıt ol Konuları Okundu Kabul Et

  Sponsorlu Bağlantılar

Cevapla

Seo Seçenekler Stil
  #1  
Okunmamış 16-12-2007, 10:05 PM
iPhone 4
Cool Cografya'nın konusu ve bolumleri

COĞRAFYANIN KONUSU VE BÖLÜMLERİ
Coğrafya, geo (yer) ve graphein (tasvir) kelimelerinin birleşmesinden meydana gelir ve yer tasviri anlamındadır.

Coğrafya; yer yüzünü meydana getiren doğal ortamların oluşumunu, dağılışını, bunlarla insan toplulukları arasındaki karşılıklı ilişkileri ve sonuçları araştıran bir bilimdir. Coğrafyanın 3 ana ilkesi vardır:
1. Nedensellik ilkesi
2. Dağılış ilkesi
3. Karşılıklı ilişki ilkesi

Coğrafyanın Yardımcı Alanları

1. Astronomi: Uzay bilimi
2. Jeoloji :Yer bilimi
3. Hidroloji : Su bilimi
4. Meteoroloji : Hava bilimi
5. Kartoğrafya : Harita bilimi
6. Zooloji : Hayvan bilimi
7. Botanik : Bitki bilimi

Coğrafyanın Bölümleri

1. Genel Coğrafya : Fiziki, beşeri ve ekonomik olayların her birini yeryüzünün bütününde ayrı ayrı ele alır. Örneğin; yer yüzünde nüfus, dünyada tarım ve hayvancılık... Genel coğrafya 2’ye ayrılır:
a. Fiziki Coğrafya : Yüzey şekilleri, okyanuslar, denizler, akarsular, iklim, bitki örtüsü ve hayvanları inceler.
b. Beşeri ve Ekonomik Coğrafya : İnsan toplulukları, nüfus ve yerleşme özellikleri, insanların yaptığı ekonomik faaliyetler ile bunların dağılışını inceler.
2. Yerel Coğrafya : Coğrafi olayların oluş, dağılış ve sonuçlarını; bir yöre, ülke veya bölge dahilinde inceler. Örneğin Mısır’da nüfusun dağılışı, Türkiye fiziki coğrafyası...

EVREN VE DÜNYA

Uzay : Dünyamız ve diğer gökcisimlerinin içinde bulunduğu sınırsız boşluktur.
Evren : Uzay boşluğu ile bu boşlukta yer alan gök cisimlerinin hepsine birden evren (kainat) denir.
Gezegen : Isı ve ışık kaynağı olmayıp, yakınlarındaki yıldızlardan aldıkları ısı ve ışığı yansıtan gök cisimleridir.
Meteor : Gök taşı.
Yıldız : Kızgın gazlardan oluştukları için ısı ve ışık yayan gök cisimleridir.
Güneş Sistemi : Güneş çevresinde belirli bir yörüngede hareket eden gezegenle ile diğer gök cisimlerinin oluşturduğu topluluktur. Güneş Sistemi’nin oluşumu ile ilgili en çok kabul gören Cant-Laplace teorisidir. Başlangıçta bir nebula (ateş topu) olan Güneş’te daha sonra büyük bir patlama olmuştur ve bunun sonucunda merkezde Güneş ve onun çevresinde dönen 9 gezegen oluşmuştur.
1. Merkür (Utarit) 2. Venüs (Zühre)
3. Dünya (Yer) 4. Mars (Merih)
5. Jüpiter 6. Satürn
7. Uranüs 8. Neptün
9. Plüton
UYDU : Bir yörünge boyunca gezegenlerin çevresinde dolaşan daha küçük gök cisimlerine denir. Örneğin Dünya’nın uydusu Ay’dır.


AY VE AYIN HAREKETLERİ

Ay yerin uydusu ve ona en yakın gök cismidir. Özellikleri:
1. Ay’da hava ve su olmadığı için canlılar yaşayamaz.
2. Atmosfer olmadığı için meteorolojik olaylar görülmez. Bu yüzden dış kuvvetlerin şekillendirici etkisi yoktur.
3. Ay iç ısısını kaybetmiştir. Dolayısıyla iç kuvvetler de etkili değildir.
4. Gece gündüz arasındaki sıcaklık farkı çok yüksektir. Çünkü hem atmosferi yoktur, hem de gece gündüz süresi çok uzundur.
5. Ay kendi ekseni etrafında, Dünya etrafında ve Dünya ile birlikte Güneş etrafında döner.

6. Ay kendi ve Dünya etrafındaki dönüşünü aynı sürede, yani 28 gün 13 saatte tamamlar. Bu nedenle Dünya’dan hep aynı yüzü görülür.
7. Ay’da gece ve gündüzler 15’er gündür.
8. Dünya üzerinde bir noktanın Güneş’i ikinci kez görmesi için aradan 24 saat geçmelidir. Buna “Güneş Günü” denir.
Dünya’nın kendi ekseni etrafında dönüşü sırasında bir meridyenin yeniden ayın doğrultusuna gelebilmesi için gereken süre 24 saat 50 dakikadır. Buna “Ay Günü” denir. Bu yüzden bir Güneş yılı 365 gün 6 saat, Ay yılı ise 354 gündür.
9. Ay’ın Dünya’nın etrafında dönmesi sonucunda bazen Ay, Güneş ile Dünya arasına girer ve buna “Güneş Tutulması” denir. Bazen de Dünya, Güneş ile Ay arasına girer. Buna da “Ay Tutulması” denir.
10. Ay, yörüngesi üzerinde Dünya’ya en yakın olduğu zaman, Ay’ın ve Güneş’in çekim gücüne bağlı olarak okyanuslarda su seviyesi yükselmekte, diğer zamanlarda ise normale dönmektedir. Buna “Med-Cezir (Gel-Git)” denir ve bu yükselme - alçalma her gün 50 dakika gecikme ile olur. Çünkü Ay günü, Güneş gününden 50 dakika fazladır.
11. Ay’daki yer çekimi Dünya’dakinin 1/6’sı kadardır.

COĞRAFİ KONUM


Herhangi bir yerin dünya üzerinde bulunduğu yere coğrafi konum denir. 2’ye ayrılır:


1. Özel Konum:Bir ülkenin kıtalara, denizlere, okyanuslara, ulaşım ve ticaret yollarına, yer altı ve yer üstü zenginlik kaynaklarına, sanayi merkezlerine, komşu ülkelere

göre konumuna özel konum denir. Özel konum bir ülkenin iklim, ekonomik ve jeopolitik durumuna etki eder.
Dünya üzerinde özel konumun etkisine şu örnekler verilebilir:
ü Norveç, Japonya, İzlanda, İngiltere gibi deniz ve okyanuslara komşu olan ülkelerde balıkçılık ileri gitmiştir.
ü Kuzeybatı Avrupa kıyıları yüksek enlemlerde bulunmalarına rağmen Golf-Stream sıcak su akıntısının etkisi ile ılıman bir iklime sahiptirler.

Türkiye’nin Özel Konumu ve Sonuçları:
1. Türkiye; Asya, Avrupa ve Avrupa kıtalarının birbirine en çok yaklaştığı yerde bulunmaktadır. Bunun sonucunda:
ü Doğal köprü durumundadır. Göçler bura üzerinden yapılmıştır.
ü Önemli ticaret yolları olan, İpek ve Baharat yollarına geçitlik yapmıştır.
2. Farklı kültürlerin birleştiği yerdir.
3. Tabi güzellikler bakımından zengindir.
4. Dünya’da en çok petrol çıkarılan ülkelere komşudur.
5. Üç tarafı denizlerle çevrilidir. Yeryüzü şekilleri çeşitlidir. Bunun sonucunda:
ü İklim çeşitliliği
ü Yetiştirilen ürün çeşidi
ü Turizm faaliyetleri
ü Deniz ürünleri çeşitliliği artmıştır.
6. Akdeniz’i Karadeniz’e bağlayan İstanbul ve Çanakkale boğazlarına sahiptir.
ü Türkiye’nin stratejik önemi artmıştır.
ü Boğazlardan alınan geçiş ücreti ekonomik katkı sağlamaktadır.
7. Avrupa’da Yunanistan, Bulgaristan; Asya’da ise İran, Irak, Suriye, Gürcistan, Azerbaycan ve Ermenistan’a komşudur.
8. Ortalama yükseltisi fazladır. (1132 m)
9. Yükselti batıdan doğuya doğru artar.
10. Zengin yer altı kaynaklarına sahiptir.

2. Matematik Konum: Dünya üzerinde herhangi bir noktanın Ekvator ve başlangıç meridyenine olan uzaklığının derece, dakika ve saniye cinsinden değeri o noktanın matematik konumunu verir. Bir yerin matematik konumu paralel ve meridyenlerden yararlanılarak bulunur.

Türkiye’nin Matematik Konumu ve Sonuçları:
Türkiye 36-42 kuzey paralelleri ile 26-45 doğu meridyenleri arasında bulunur. Kuzey Yarımküre’de ve Orta Kuşak’ta yer alır.Sonuçları:
1. Dört mevsim belirgin olarak yaşanır.
2. Güneş ışınlarını en fazla 77° lik açı ile alır. Çünkü dönenceler dışındadır.
3. Kuzeyi ile güneyi arasında 6° lik fark vardır.
4. Sıcaklık güneyden kuzeye azalır.
5. Doğusu ile batısı arasında 76´ lık fark vardır.
6. Kışın saatler 30° boylamına göre (İzmit) ayarlanır (2. saat dilimi). Yazın ise ileri alınır. 45° boylamına göre ayarlanır (3. saat dilimi).
7. Kışın cephesel yağışlar olur.



YERİN BOYUTLARI


Yeryüzündeki herhangi bir noktanın yerini ve boyutlarını belirtmek için Dünya’mız enine ve boyuna parçalara ayrılmıştır. Bunlar paralel ve meridyenlerdir.

1. PARALELLER:
Paralel daireleri içinde en büyük olanı Ekvator’dur. Kutup noktalarına eşit uzaklıkta bulunan, Dünya’mızı ortasından çevreleyen en geniş daireye “Ekvator” denir. Ekvator’dan itibaren kutuplara doğru 1’er açıyla çizildiği varsayılan dairelere “paralel daireleri” denir.


Enlem: Yerküre üzerindeki bir noktanın Ekvator’a olan uzaklığının açı cinsinden değeridir.

Paralellerin Özellikleri:

1. Ekvator’un 90 kuzeyinde, 90 güneyinde olmak üzere toplam 180 paralel dairesi vardır.
2. Başlangıç paraleli Ekvator’dur.
3. En büyük paralel dairesi Ekvator’dur.
4. Ekvator’dan kutuplara doğru gidildikçe paralel boyları kısalır, kutuplarda nokta halini alır. Buna karşılık paralel numaraları büyür.










5. Bazı paraleller özel isimler alır.






6. Paraleller birbirleri ile kesişmezler, birleşmezler.
7. Doğu-Batı doğrultusunda uzanırlar.
8. Ekvator ile dönenceler arasında kalan enlemlere “Alçak Enlemler”; dönencelerle kutup daireleri arasında kalan enlemlere “Orta Enlemler”; kutup daireleri ile kutup noktaları arasında kalan enlemlere ise “Yüksek Enlemler” denir.
9. İki paralel arasında 111 km uzaklık vardır.

Enlemin Etkileri:
1. Enlem Güneş ışınlarının geliş açısını belirleyen temel etkendir.
2. Güneş ışınları Ekvator’a dik geldiği için daha dar bir alanı aydınlatır ve ısıtır. Aynı ışınlar Dünya yuvarlak olduğu için kutuplara yatık gelir ve daha geniş alanı aydınlatır ve ısıtır. Bunun için Ekvator’dan kutuplara doğru sıcaklık azalır. Dolayısıyla iklim kuşakları oluşur.
3. İklim farklılıkları, doğal bitki örtüsü, hayvan toplulukları, toprak çeşidi, nüfusun dağılışı ve yoğunluğu, yerleşme ve deniz sularının özellikleri üzerinde etki yapar.
4. Tarımın yapıldığı üst sınır, Ekvator’dan kutuplara gidildikçe deniz seviyesine yaklaşır. Bu durum orman üst sınırı ve kalıcı kar sınırında da görülür.
5. Güneş ışınlarının Ekvator’da aldığı yol daha kısadır. Bu yüzden tutulma azdır. Kutuplara gidildikçe tutulma ve yol artar.
6. Yıl boyunca Ekvator’da gece – gündüz süresi eşittir. Kutuplara gidildikçe gece – gündüz süresi arasındaki fark artar. Kutuplarda 6 ay gece, 6 ay gündüz yaşanır.
Not: Enlemin etkileri Dünya’nın şeklinin sonucunda ortaya çıkmıştır. Sınav sorularında enlem cevabı verilmiş olabilir. Aynı anlamdadır.


2. MERİDYENLER:
Bir kutuptan diğerine uzanan, Ekvator’u ve paralelleri dik kestiği kabul edilen yarım dairelerdir.
Boylam: Yerküre üzerinde herhangi bir noktanın başlangıç meridyenine olan uzaklığının açı cinsinden değerine boylam denir.

Meridyenlerin Özellikleri:
1. Başlangıç meridyeni Londra’daki Greenwich istasyonundan geçen meridyendir.
2. 180 doğuda ve 180 batıda olmak üzere toplam 360 meridyen vardır.
3. Ekvator üzerinde iki meridyen arası uzaklık 111 km dir. Kutuplara doğru gidildikçe daralır ve kutuplarda birleşir. Nedeni Dünya’nın küresel olmasıdır.

4. Bütün meridyenlerin boyları eşittir.
5. İki meridyen arası zaman farkı 4´dır.
6. Aynı meridyen üzerinde bulunan iki noktada yerel saat aynıdır. Güneşin önünden aynı anda geçerler.
7. Meridyen dereceleri Greenwich’ten batıya veya doğuya doğru gidildikçe artar.
8. Kuzey – güney doğrultusunda uzanırlar.
9. Kutuplarda bütün meridyenler birleşir.
10. Meridyenler bir paralel boyunca eşit uzaklıkta bulunur.
11. 180° Doğu ve 180° Batı meridyenleri aynıdır.

Boylamın Etkileri:
Boylam, sadece Güneş’in doğuş ve batış saatleri arasındaki farklarda etkilidir.Yani yerel saat farklarında. Aynı meridyen üzerinde yerel saat aynıdır, çünkü Güneş aynı anda doğar.
Yerel Saat: Dünya kendi ekseni etrafında dönerken bütün meridyenler güneşin önünden 4´ ara ile geçerler. 360 yerel saat vardır. Çünkü her meridyende Güneş farklı saatte doğar. Her meridyenin Güneş’e olan konumuna göre bir saati vardır. Buna yerel saat denir.
Gün içinde Güneş ışınlarının yere en dik geldiği zamana öğle denir ve saat 12 kabul edilir.
Ortak Saat (Ulusal Saat): Günlük hayatta yerel saatlerin hepsini kullanmak mümkün değildir. Bu nedenle ülke içindeki herhangi bir meridyenin yerel saati ülke sınırları içinde kullanılır. Buna ortak saat denir. O meridyende Güneş en tepedeyken saat 12’dir ve tüm ülkede 12 kabul edilir.
ü Doğu – batı doğrultusunda geniş alan kaplayan (Rusya, ABD, Çin) ülkelerde birden çok ortak saat kullanılır ve ortak saatin değiştiği sınır tabelalarında belirtilir. Şili, İtalya gibi ülkelerde ise kuzey – güney doğrultusunda uzandıkları için, tek ortak saat kullanılır.
ü Türkiye’nin doğu – batı doğrultusundaki uzunluğu aynı anda birden çok ortak saat kullanılmasını gerektirmez. Ancak yazın ve kışın değişir. Yazın 45° Doğu meridyeninin (Ağrı,Hakkari) yerel saati (3. saat dilimi) ortak saat kabul edilir ve saatler 1 saat ileri alınır. Bunun nedeni enerjiden tasarruftur.
Kışın ise 30° Doğu meridyeninin (İzmit) yerel saati (2. saat dilimi) ortak saat kabul edilir ve saatler 1 saat geriye alınır.


Saat Dilimleri
Bilim ve tekniğin hızla gelişmesi ile ülkelerarası ekonomik ve siyasi ilişkilerin artması, buna bağlı olarak da iletişimin hızlı olması uluslar arası saatlerin doğmasına neden olmuştur. Bu nedenle uluslar arası saat dilimleri oluşturulmuştur.
1. Başlangıç meridyeninin 7° 30´ doğu ve 7° 30´ batısı arası 0 (sıfır) saat dilimi olarak kabul edilir ve bundan sonra her 15° lik meridyen yayı aralığı bir saat dilimini oluşturur.
2. Saat dilimleri 15° de bir olduğu için 360 ÷ 15 = 24 saat dilimi vardır.
3. Her saat dilimi arasında bir saat zaman farkı vardır.
4. Bir saat diliminin saat ayarının yapıldığı boylamı bulabilmek için o saat diliminin numarası 15 ile çarpılır.
5. Türkiye yazın 3. saat diliminde, kışın ise 2. saat dilimine yer alır.
6. Doğu – Batı doğrultusunda geniş alan kaplayan ülkelerde birden çok saat dilimi yer alabilir.
7. Saat dilimleri her zaman meridyenleri izlemez. Siyasi sınırlara göre bazen daralır, bazen genişler.
Sponsorlu Bağlantılar
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Okunmamış 16-12-2007, 10:09 PM
iPhone 4
Standart Cevap: Cografya'nın konusu ve bolumleri

Tarih Değiştirme Çizgisi
Başlangıç meridyeninin karşıtı 180° meridyenidir. 180° meridyeninin iki tarafı arasında 1 günlük zaman farkı vardır. Dünya kendi ekseni etrafında döner. Buna göre 180° meridyeninin doğusunda gün batısına göre 1 gün ileridedir. Çünkü 180° meridyeninin doğusu Güneş önünden daha önce geçer. Güneş daha önce doğar. Batıya doğru devam edildiğinde her meridyende Güneş 4´ geç doğar. Bu yüzden 180° meridyenine tarih değiştirme çizgisi denir.



Antimeridyen
Bir meridyeni aksi istikamette 180° ye tamamlayan meridyendir.


HARİTA BİLGİSİ ve ÖLÇEKLER
Harita Nedir?
Yeryüzünün tamamının veya bir bölümünün kuşbakışı görünümünün belli bir ölçek dahilinde küçültülerek bir düzlem üzerine aktarılmasıyla elde edilen çizime harita denir.
Bir çizimin harita olabilmesi için mutlaka şu 3 özelliği taşıması gerekir:
1. Kuşbakışı görünüş:Haritası çizilen alanın tam tepeden görünüşü kuşbakışı olarak adlandırılır. Haritaların çiziminde tepeden görünüş sağlanamaz ise yeryüzü şekillerinin biçimlerinde, boyutlarında ve birbirlerine olan uzaklıklarında değişmeler olur.
2. Bir düzleme aktarılmış olması:Dünya’nın kutuplardan basık, Ekvator’dan şişkin kendine has bir şekli küresel vardır. Küresel yüzeyi geometrik açıdan düzleme aktarmak imkansızdır. Bu yüzden haritalar çizilirken kara ve denizlerin yerküre üzerindeki şekilleri ve genişlikleri tam olarak yansıtılamaz, boyutlarında bozulmalar olur.
ü Bozulma oranı Ekvator’dan kutuplara doğru artar. Çünkü kutuplarda küresellik daha belirgindir.
ü Gösterilen alan arttıkça bozulma oranı da artar. Çünkü alan büyüdükçe küresellik belirginleşir.
Haritalarda meydana gelen bu bozulmaları en aza indirebilmek için çeşitli yöntemler geliştirilmiştir. Bunlara projeksiyon (izdüşüm) yöntemleri adı verilir.
Projeksiyonlar izdüşüm (yükseltinin 0 m kabul edilmesi) esasına dayandığı için yükseltinin fazla olduğu yerlerde izdüşüm alanı ile gerçek alan arasındaki fark artar.
Not: Türkiye’de gerçek alan ile izdüşüm alan arasındaki farkın en fazla olduğu bölgeler Karadeniz ve Doğu Anadolu; en az olduğu bölgeler ise Marmara ve Güney Doğu Anadolu’dur.

Başlıca Projeksiyon Yöntemleri:
a. Silindir Projeksiyon Yöntemi: Alan koruyan projeksiyon yöntemidir. Ekvator ve çevresinin gösterilmesi için kullanılır.
b. Konik Projeksiyon Yöntemi: Açı koruyan projeksiyon yöntemidir. Kutuplar ve çevresinin çiziminde kullanılır.
c. Düzlem Projeksiyon Yöntemi: Uzunlukları koruyan projeksiyon yöntemidir. Orta enlemli yerlerin çiziminde kullanılır.

3. Ölçekli olması: Haritalardaki küçültme oranına ölçek denir. Başka bir ifade ile harita içindeki uzunluk veya alanların, gerçek uzunluk veya alanlara oranını gösterir. Haritanın ölçeği, çizilecek haritanın özelliğine veya haritanın kapsam ve amacına göre seçilir.
Ölçekler 3 şekilde gösterilir:

a) Yazı ile gösterme: Yazı ile haritadaki belli mesafenin gerçek arazi üzerinde kaç m veya km’ye tekabül ettiğini gösterir. Mesela, harita üzerinde 4 cm, arazi üzerinde 1 km’ye eşittir...
b) Kesir ölçek: Küçültme oranının kesirli sayılarla ifade edildiği ve haritalarda en çok kullanılan ölçek şeklidir. 1/5000, 1/50.000, 1/ 2.000.000 gibi...
*Kesir ölçeklerde pay her zaman 1’dir. Payda ise haritası çizilen alanın kaç defa küçültüldüğünü gösterir.
*Kesir ölçeklerde ölçek ile ölçek paydası arasında ters orantı vardır.


c) Çizik ölçek: Eşit dilimlere ayrılmış bir çizgi üzerinde harita üzerindeki uzunlukların gerçek uzunluklara oranının gösterildiği ölçeklerdir.


ü Çizik ölçeklerde sıfırın solunda yer alan kısım, daha küçük uzunlukları göstermek için kullanılır.


Ölçeklerin Birbirine Çevrimi


Kroki: Herhangi bir yerin kuşbakışı görünüşünün ölçeksiz ve kabataslak olarak düzleme aktarımıdır. Harita ile arasındaki fark krokinin ölçeksiz, haritanın ölçekli olmasıdır.


Harita Çeşitleri
1. Kullanım amaçlarına göre:
A. İdari ve Siyasi Haritalar: Ülkelerin başka ülkelerle olan sınırlarının gösterildiği haritalara siyasi; ülkelerin kendi içindeki illeri, eyaletleri, bölgeleri gösteren haritalara idari haritalar denir.
B. Beşeri ve Ekonomik Haritalar: Nüfus, göç, yerleşme, tarım, hayvancılık, turizm, sanayi vb. dağılışını gösteren haritalardır.
C. Fiziki Haritalar: Yeryüzü şekillerinin fiziki yapısını, dağılışını ve yükseltilerini gösteren haritalardır.
D. Özel Haritalar: Belli bir konu için özel olarak hazırlanan haritalardır. Örnek: Türkiye toprak haritası, Karadeniz Bölgesi bitki haritası...
Bütün haritalardan yararlanılarak;
ü Uzaklık bulunabilir,
ü Alan hesaplanabilir,
ü Yön tayin edilebilir,
ü Konum belirlenebilir.
Not: Profil ise yalnızca fiziki haritalardan çıkarılabilir.



2. Ölçeklerine göre haritalar:
A. Büyük Ölçekli Haritalar:
I. Planlar: Ölçekleri 1/20.000’e kadar olan haritalardır. Şehir imar planları, kadastro haritaları bu türdendir.
II. Topografya Haritaları: Ölçeği 1/20.000 ile 1/200.000 arasında olan haritalardır.Jeolojik, topografik, morfolojik, ulaşım haritaları bu türdendir.

Büyük Ölçekli Haritaların Genel Özellikleri:
1. Paydaları küçüktür.
2. Dar alanı gösterir.
3. Ayrıntı gösterme gücü fazladır.
4. Küçültme oranı azdır.
5. Aynı alanı gösteren küçük ölçekli haritalara göre daha fazla alanı (düzlemde) kaplarlar.
6. İzohipsler arası yükselti farkı azdır.
7. Bozulma oranı azdır.

B. Orta ölçekli haritalar: Ölçekleri 1/200.000 ile 1/500.000 arasında olan haritalardır.
C. Küçük ölçekli haritalar: Ölçeği 1/500.000’den daha küçük olan haritalardır. Bu haritalar kıtaların, ülkelerin, dünyanın tamamını veya bir bölümünü gösterir. Atlaslar, duvar haritaları küçük ölçeklidir.

Küçük Ölçekli Haritaların Genel Özellikleri:
1. Paydası büyüktür.
2. Geniş alanı gösterir.
3. Ayrıntıyı gösterme gücü azdır.
4. Küçültme oranı fazladır.
5. Aynı alanı gösteren büyük ölçekli haritalara göre düzlemde daha az alan kaplarlar.
6. İzohipsler arası yükselti arkı fazladır.
7. Bozulma oranı fazladır.

Harita Formülleri
Haritalar üzerinde yapacağımız hesaplamalarda en çok dikkat edeceğimiz husus, sorunun hangi birimle verilip hangi birimle istendiğidir.

Uzunluk Ölçüsü Birimleri

ü Onar onar büyür ve küçülür.
ü km, cm’ye çevrilirken 5 sıfır atılır.





Alan Ölçüsü Birimleri

ü Yüzer yüzer büyür ve küçülür.
ü km², cm²’ye çevrilirken 10 sıfır atılır.



Uzunluk Formülleri Alan Formülleri


















































Haritalarda Yeryüzü Şekillerini Gösterme Şekilleri

Yeryüzü şekillerini gösteren haritalara fiziki haritalar denir. Fiziki haritalarda yeryüzü şekilleri 5 yöntemle gösterilir.

1. Renklendirme Yöntemi: Fiziki haritalarda yeryüzü şekillerini daha belirgin gösterebilmek için yükselti basamakları renklerle ifade edilir. Bu renkler yer şekillerini değil sadece yükselti basamaklarını gösterir. Renklendirme işlemi şöyle olur:

Yükselti Basamakları Renk

0-200 m Yeşil
200-500 m Açık Yeşil
500-1000 m Sarı
1000-1500 m Turuncu
1500-2000 m Açık kahverengi
2000 m ve üzeri Koyu kahverengi

ü Fiziki haritalarda beyaz renkler buzulları veya kalıcı karları gösterir. Göl, deniz ve okyanuslar ise mavi renkle gösterilir.

Derinlik Renk

0-200 m Açık Mavi
200-1000 m Mavi
1000-2000 m Koyu Mavi

2. Gölgelendirme Yöntemi: Yer şekillerinin bir yönden ışık ile aydınlatıldığı düşünülür. Fazla eğimli yerler karanlık, az eğimli yerler ise aydınlık olarak gösterilir.Gölgelendirme yönteminde yükselti basamakları bulunmadığından, tam bir yükselti tespit etmek ve profil çıkarmak mümkün değildir. Bu sebepten haritacılıkta yardımcı bir yöntem olarak kullanılır.

3. Tarama Yöntemi: Tarama yönteminde eğim fazla ise çizgiler kısa, kalın ve sık olur. Eğim az ise çizgiler uzun, ince ve seyrek olur. Düzlükler ise beyaz bırakılır. Çizgi boyları yükselti basamaklarını gösterir. Fazla kullanılmayan bir yöntemdir.







4. Kabartma Yöntemi: Yeryüzü şekillerinin belli bir ölçek dahilinde küçültülerek yapılan maketleridir. Bu yöntem yer şekillerinin gerçeğe en uygun olarak yapılmasını sağlar. Ancak yapımı, taşınması zor ve maliyeti fazla olduğundan kullanım alanı dardır.

5. İzohips (Eş Yükselti) Yöntemi: Deniz seviyesinden itibaren aynı yükseklikteki noktaların birleştirilmesi ile elde edilen eğrilere izohips denir.





İzohipslerin Özellikleri
  • İç içe kapalı eğrilerdir ve birbirini kesmezler.
  • Yeryüzü şekillerinin yükseltilerini ve biçimlerini belirtirler.
  • Sıfır (m) izohipsi deniz seviyesinden başlar. Kara ile denizlerin birleştiği bu çizgiye kıyı çizgisi denir.
  • İzohips eğrileri dağ doruklarında nokta halini alır. Buralara zirve denir.
  • İzohipsler yeryüzü şekillerinin kuşbakışı görünümünü belirler.
  • En geniş izohips eğrisi en alçak yeri, en dar izohips eğrisi ise en yüksek yeri belirler.
  • İzohips eğrileri arasındaki yükselti farkı haritanın tamamında aynıdır.
  • Aynı izohips eğrisi üzerinde bulunan noktaların yükseltisi aynıdır.
  • İzohips eğrileri yan yana gelebilirler, ancak asla birbirini kesmezler.
  • Birbirini çevrelemeyen iki komşu izohipsin yükseltisi aynıdır.
İzohipslerin üzerinden geçen kesik çizgiler mevsimlik akarsuları, düz çizgiler ise devamlı akarsuları gösterir.
  • İzohipslerin sıklaştığı yerler eğimin arttığını, seyrekleştiği yerler ise eğimin azaldığını gösterir.
  • Eğimin fazla olduğu yerlerde;
ü Akarsuyun akış hızı fazladır.
ü Akarsuyun aşındırma etkisi fazladır.
ü Akarsuyun enerji potansiyeli fazladır. (Doğu Anadolu)
ü Akarsuyun aşındırması derine doğrudur.
ü Yükseltiye tırmanmak zordur.
ü Yatay mesafe kısadır.
ü Ulaşım güçtür.
  • Eğimin az olduğu yerlerde tam tersi durum vardır.
  • Her izohips kendinden daha yüksek bir izohipsi çevreler.
  • İki izohips arasındaki yükselti farkına equidistans (izohips aralığı) denir.
Equidistans ölçeğe göre değişir.
ü Küçük ölçekli haritalarda izohips aralığı fazladır. Çünkü küçük ölçekli haritalarda daha geniş alanlar gösterilir. Yani izohips sayısı fazladır.
ü Büyük ölçekli haritalarda izohips aralığı dardır. Büyük ölçekli haritalarda daha küçük alanlar gösterildiği için izohips sayısı azdır.
  • İzohipslerin sık geçtiği yerde kıta sahanlığı dar, seyrek geçtiği yerlerde geniştir.Başka bir ifade ile alçak kıyılarda deniz sığ, yüksek kıyılarda derindir.




Not: Kıyıdan 200 m derinliğe kadar olan sahaya kıta sahanlığı denir. Karadeniz ve Akdeniz’de dar, Ege ve Marmara’da ise geniştir.
  • Deniz seviyesine göre aynı derinlikteki noktaların birleşmesiyle elde edilen çizgilere izobat (eş derinlik) eğrileri denir. Kıyı çizgisi hem izobat, hem de izohips eğrilerinin başlangıç çizgisidir.
Özellikleri:
1. İç içe kapalı eğrilerdir.
2. En geniş izobat eğrisi derinliği en az olan yeri, en dar eğri ise derinliği fazla olan yeri gösterir.
3. İzobatların sıklaştığı yerlerde eğim fazla, seyrekleştiği yerlerde ise eğim azdır.
4. İzobat eğrileri arası kıyıdan derinlere doğru, açık maviden koyu maviye doğru boyanır.



İzohips Haritalarında Bazı Yerşekillerinin Gösterilmesi

1. Boyun: Dorukların ve sırtların arasında kalan alçak düzlüklerdir.
2. Vadi: İzohipslerin zirveye doğr şeklinde girinti yaptıkları yerlerdir.

3. Sırt ve Yamaç: Sırt, yamaçların birleştiği sınırdır. Yamaç ise sırtların her iki yanıdır.
4. Tepe, doruk ya da zirve: Yükseltinin en fazla olduğu yerdir.
5. Çanak (Çukur): Çevresine göre alçakta olan alanlardır. İçe doğru ok işareti ile gösterilir.

6. Kıyı Çizgisi: Deniz seviyesini gösteren sıfır m eğrisidir.
7. Delta: Akarsuların denize döküldüğü yerde denize doğru uzanan üçgen şeklindeki çıkıntılardır.

8. Haliç: Gel-gitin görüldüğü akarsu ağızlarında denizin kara içine doğru girdiği yerlerdir.
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Seçenekler
Stil


Cografya'nın konusu ve bolumleri

Cografya'nın konusu ve bolumleri konusu, Ödev Kaynakları/Tarih - Coğrayfa bölümünde tartışılıyor .



Benzer Konular

Konu Kategori
TSmin 100. Konusu WALPAPERLER ! ! ! Trabzonspor
Filezof 'lar Felsefe - Sosyoloji - Psikoloji
Vergi incelemesi sonucu tarh edilecek vergiler Uygulama & Döküman
Günün Konusu : NEDEN ? Fıkralar ve Komik Yazılar


Gündemden Başlıklar

Konu Kategori
Evden eve nakliyat Liseler & Üniversiteler
Şehir ve Firma Rehberi Tatil ve Oteller
Tatil ve Oteller Seo

Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 06:45 PM.




Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.3.2
Tynt Script Sponsored by Information Technology Salary
Bütün Hakları Saklıdır 2005-2011 Rehberim.net