Rehberim

MEVSİM BAŞLANGIÇLARI ve BU TARİHLERİN ÖZELLİKLERİ

Ödev Kaynakları bölümü Tarih - Coğrayfa / MEVSİM BAŞLANGIÇLARI ve BU TARİHLERİN ÖZELLİKLERİ konusu gösteriliyor Özet:MEVSİM BAŞLANGIÇLARI ve BU TARİHLERİN ÖZELLİKLERİ 21 MART ve 23 EYLÜL (Bahar Başlangıçları) Güneş ışınları Ekvator’a dik gelir. Güneş ışınları ...


Go Back   Rehberim > EĞİTİM VE KÜLTÜR REHBERİM > Yardımcı Kaynaklar > Ödev Kaynakları > Tarih - Coğrayfa

MEVSİM BAŞLANGIÇLARI ve BU TARİHLERİN ÖZELLİKLERİ

Açılış Sayfam Yap Reklam Kayıt ol Konuları Okundu Kabul Et

  Sponsorlu Bağlantılar

Cevapla

Seo Seçenekler Stil
  #1  
Okunmamış 27-12-2007, 06:27 PM
Einstein
Post MEVSİM BAŞLANGIÇLARI ve BU TARİHLERİN ÖZELLİKLERİ

MEVSİM BAŞLANGIÇLARI ve BU TARİHLERİN ÖZELLİKLERİ
21 MART ve 23 EYLÜL (Bahar Başlangıçları)



Güneş ışınları Ekvator’a dik gelir.
Güneş ışınları her iki yarımküreye aynı açılarla gelir.
Dünya’daki durgun sularda gel-git genliği artar.
21 Mart tarihinden 23 Eylül tarihine kadar ışınlar Ekvator’un kuzeyindeki noktalara dik geldiğinden Kuzey Yarımküre’de gündüzler, Güney Yarımküre’den daha uzundur. 23 Eylül’den 21 Mart’a kadar ise Güney Yarımküre’deki gündüzler Kuzey Yarımküre’den daha uzundur.
21 Mart Kuzey Kutup Noktası’nda, 23 Eylül ise Güney Kutup Noktası’nda 6 aylık gündüzün başlangıç tarihleridir. Güneş, ekinokslarda tam doğudan doğup tam batıdan batar.
Güneş’ten her iki yarımküreye gelen enerji miktarı eşit olmasına rağmen, sıcaklık birikiminin farklı olması nedeniyle, sıcaklıklar eşit değildir.
Güneş ışınları kutup noktalarına teğet geçtiğinden, aydınlanma dairesi kuup noktaları üzerinde oluşmuştur. Kutuplarda alacakaranlık yaşanır.
Tüm Dünya’da gece ve gündüz süreleri eşittir (Ekinoks).
Aynı meridyen üzerindeki tüm noktalarda Güneş aynı anda doğup, aynı anda batar.
Her iki yarımkürede bahar mevsimlerinin başlangıcıdır. 21 Mart Kuzey Yarımküre’nin ilkbaharı, Güney Yarımküre’nin sonbaharıdır. 23 Eylül Güney Yarımküre’nin ilkbaharı, Kuzey Yarımküre’nin sonbaharıdır.
Bu iki tarihte gerçekleşen farklı olayları da şöyle sıralamak mümkündür:
21 Mart
- Kuzey Yarımküre’de ilkbahar, Güney Yarımküre’de sonbahar başlangıcıdır.
- Güney Yarımküre yaz, Kuzey Yarımküre kış mevsiminden çıktığı için (sıcaklık birikimi nedeniyle) Güney Yarımküre daha sıcaktır.
- 21 Mart’tan sonra ışınlar Ekvator’un kuzeyine daha dik geleceği için Kuzey Yarımküre’de gündüzler daha uzun olur.
Kuzey Kutup Noktası’nda 6 ay süreli gündüzün, Güney Kutup Noktası’nda ise 6 ay süreli gecenin başlangıcıdır.
23 Eylül
23 Eylül’de, 21 Mart’taki olaylar Kuzey ve Güney Yarımküreler arasında yer değiştirir.
21 HAZİRAN KONUMU ve ÖZELLİKLERİ
21 Haziran’da güneş ışınları Yengeç Dönencesi’ne dik gelir. Bunun sonucunda aşağıdaki olaylar gerçekleşir:

Güneş ışınları Kuzey Yarımküre’ye en dik, Güney Yarımküre’ye en eğik açılarla gelir.
Kuzey Yarımküre’de yaz mevsimi, Güney Yarımküre’de kış mevsimi başlangıcıdır.
Dünya’nın en sıcak yerleri, üzerinden Yengeç Dönencesi’nin geçtiği karaların iç kısımlarıdır.
Kuzey Yarımküre’de en uzun gündüz, Güney Yarımküre’de ise en kısa gündüz yaşanır.
Bu tarihten sonra Kuzey Yarımküre’de gündüzler kısalmaya (yaz gündönümü), Güney Yarımküre’de ise uzamaya (kış gündönümü) başlar.
Aydınlanma çizgisinin sınırları kutup dairelerinden geçer. Kuzey Kutup Dairesi’nde 24 saat süreyle gündüz, Güney Kutup Dairesi’nde 24 saat süreyle gece yaşanır.
Kuzey Kutup Kuşağı aydınlık, Güney Kutup Kuşağı karanlık daire içindedir.
Gündüz süresi kuzeye gidildikçe uzar. Bu nedenle, ülkemizde en uzun gündüz Sinop’ta, en kısa gündüz Hatay’da yaşanır.
Güneş ışınlarının atmosferde katettiği yolun en kısa olduğu yer Yengeç Dönencesi’dir.
Öğlen saat 12.00’de Yengeç Dönencesi’nde yataya dik duran cisimlerin gölgesi oluşmaz.
21 Haziran’da görülen olayların tam tersi 21 Aralık’ta oluşur. Bu nedenle 21 Aralık konumunda görülen olayları öğrenmek için ayrıca çalışma yapmak yerine, 21 Haziran’da görülen olayların tam tersini düşünmek yeterlidir.
21 ARALIK KONUMU ve ÖZELLİKLERİ
21 Aralık’ta güneş ışınları Oğlak Dönencesi’ne dik gelir. Bunun sonucunda aşağıdaki olaylar gerçekleşir:

Güneş ışınları Güney Yarımküre’ye gelebileceği en dik, Kuzey Yarımküre’ye en eğik açılarla gelir.
Güney Yarımküre’de yaz, Kuzey Yarımküre’de kış mevsiminin başlangıcıdır.
Üzerinden Oğlak Dönencesi’nin geçtiği karaların iç kısımları, Dünya’nın en sıcak yerleridir.
Güney Yarımküre’de en uzun gündüz, Kuzey Yarımküre’de ise en uzun gece yaşanır.
Bu tarihten sonra Kuzey Yarımküre’de gündüzler uzamaya (kış gündönümü) Güney Yarımküre’de kısalmaya (Yaz gündönümü) başlar.
Güneş ışınlarının atmosferde katettiği yolun en kısa olduğu yer Oğlak Dönencesi’dir.
Öğlen saat 12.00’de Oğlak Dönencesi’nde yataya dik duran cisimlerin gölgesi oluşmaz.
Aydınlanma çizgisinin sınırları Kutup dairelerinden geçer. Güney Kutup Kuşağı aydınlanma çemberi içinde iken, Kuzey Kutup Kuşağı karanlık çember içindedir.
Kuzey Kutup Dairesi’nde sadece bu gün 24 saat süreyle gece, Güney Kutup Dairesi’nde ise 24 saat süreyle gündüz yaşanır.
Gündüz süresinin uzunluğu güneye gidildikçe artar. Bu nedenle 21 Aralık’ta ülkemizde en uzun gündüz Hatay’da yaşanır.
Sponsorlu Bağlantılar
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Okunmamış 27-12-2007, 06:27 PM
Einstein
Standart Cevap: MEVSİM BAŞLANGIÇLARI ve BU TARİHLERİN ÖZELLİKLERİ

Yeryüzünün tamamının veya bir bölümünün tam tepeden görüntüsünün, bir ölçekle düzleme aktarılmasına harita denir. Bir çizimin veya şeklin harita özelliği taşıyabilmesi öncelikle şunlara bağlıdır:

Gösterilecek yerin ölçek dahilinde küçültülmüş olması
Tam tepeden görünüşün (kuşbakışı görünüş) sağlanmış olması
Bir düzleme aktarılmış olması.
Haritalarda kullanılan işaretlere ait bir lejantın bulunması gerekir. Bunlar yüzey şekillerini gösteren sembollerdir.
Çok küçük yüzeyleri gösteren haritalarda yön oku bulunmalıdır. Ancak paralellerin ve meridyenlerin verildiği haritalarda yönler kendiliğinden ortaya çıkacağından yön oku verilmeyebilir.
Harita Yapımında Uyulacak Temel Esaslar:

Harita yapımında belirlenecek öncelikli husus haritanın kullanım amacıdır. Çünkü, haritanın ölçeği ile haritada kullanılacak çizim yöntemi ve işaretler kullanım amacına bağlıdır.
Harita yapımında kuşbakışı görünüşün sağlanması esastır. Bunun için hava ve uydu fotoğraflarından yararlanılır. Ancak hava ve uydu fotoğraflarının kendileri harita özelliği taşımazlar. Çünkü, hava ve uydu fotoğraflarının her noktasındaki küçültme oranları aynı değildir. Yani ölçek düzensizdir.
Haritalarda ölçeğin kullanım amacına uygunluğu ve düzenli (haritanın her yanında küçülme oranının eşit) olması esastır.
Haritalar yapılırken kara ve denizlerin yerküre üzerindeki biçimleri ve genişlikleri tam olarak yansıtılamamakta, kara ve denizlerin boyutlarında gerçeğe uymayan bozulmalar olmaktadır. Bu durum, dünyanın şeklinin geoid olmasından kaynaklanmaktadır. Bu tür bozulmalar ancak küreler üzerine yapılmış haritalarda en aza indirgenebilmektedir. Bu nedenle, harita yapımında Yer’in şeklinden doğan bozulmaları (küresel yüzeyi düzleme aktarma) azaltmak amacıyla çeşitli projeksiyonlar uygulanmaktadır.
Küresel yüzeylerin düzleme aktarılmasıyla ortaya çıkan bozulmalara ilişkin sorular gelmiştir. Bu durum, aynı zamanda Yer’in Geoid şeklinin ortaya çıkardığı bir sonuçtur.

HARİTA TÜRLERİ

Haritalar; ölçeklerine ve kullanım amacına göre iki grupta toplanabilir.

Ölçeklerine Göre Haritalar:

Bu grup haritaları dört çeşide ayırabiliriz:

Planlar: Ölçeği 1:20.000’den büyün olanlar, (Paydası 20.000’den küçük)
Büyük ölçekli haritalar: Ölçeği 1:20.000 ile 1:200.000 arasında olanlar,
Orta ölçekli haritalar: Ölçeği 1:200.000 ile 1:500.000 arasında olanlar,
Küçük ölçekli haritalar: Ölçeği 1:500.000’den küçük olanlardır (Paydası 500.000’den büyük).
Yukarıda verilen sınıflandırma başka şekilde de yapılabilmektedir. Örneğin; küçük ölçekli haritalar 1:1.000.000’dan küçük olanlar için kullanılabilir. Esasen üniversite sınavları için bu sınıflandırma farklılıkları önemli değildir.

Kullanım Amacına Göre Haritalar:

Fiziki Haritalar: Yer şekilleri, iklim, doğal bitki örtüleri vs. gibi fiziki özellikleri gösterirler.
Beşeri Haritalar: Nüfus ve yerleşmelere ilişkin özellikleri gösterirler.
Ekonomik Haritalar: Ekonomik etkinliklerin dağılışını gösterirler.
Siyasi Haritalar: İdari bölünüşleri gösteren haritalardır.
Özel Amaçlı Haritalar: Çok özel konulara yönelik haritalardır. Bunlara askeri haritalar, feomorfolojik haritalar örnek olarak verilebilir.
Kroki

Kuşbakışı, kabataslak (ölçeksiz) dar alanlara ait çizimlerdir. Krokilerin plan ve haritalardan ayrılmasını sağlayan temel fark ölçeksiz çizilmiş olmasıdır.

Planlarla Haritalar Arasındaki Farklar:

Ölçekleri büyük (paydası küçük) olan planların ayrıntıyı gösterme gücü fazladır. Haritalar ise daha küçük ölçeklidir.
Planlar beşeri unsurları gösterirler. Örneğin, bir binayı, şehri, tarihi değerleri vs., haritalar ise çok daha çeşitli unsurları gösterir.
Planlar dar alanları (yüzölçümü küçük olan yerleri) gösterirler. Örneğin; bir şehrin planı yapılabilir, ama bir ülkenin planı olamaz.
HARİTALARDA KÜÇÜLTME ORANI (ÖLÇEKLER)

Ölçekler iki şekilde gösterilir:

Kesir Ölçek:
Harita üzerinde 1 birim uzunluğun gerçekte kaç birim uzunluğa eşit olduğunun bir kesirle belirlenmesidir. Örneğin, 1:100.000 kesirli ölçeğin kullanıldığı bir haritadaki 1 cm’lik uzunluk gerçekte 100.000 cm’ye eşittir ve 100.000 defa küçültme vardır.

Buna göre;

Haritada Gerçekte
1 cm 100.000 cm
1 cm 1.000 m
1 cm 1 km
olarak değerlendirilir.

Çezik (Çizgi=Grafik) Ölçek
Yatay bir kolon üzerinde, haritadaki bir birim uzunluğun gerçekte kaç birim olduğunu gösterir.

Ölçeklerle İlgili Genel Bilgiler:

Ölçeğin paydasına birim yazılmamasına rağmen, birim türü daima cm’dir.
Ölçeğin paydası kadar küçültme vardır.
Ölçeğin paydası birim olarak cm’dir. Bunu, hangi birim türü isteniyorsa ona çevirip işlem yapmak gerekir.
Ölçeğin paydası büyüdükçe harita küçülür, ölçeğin paydası küçüldükçe harita büyür. Şimdi bu dört özelliği bir örnekle açıklayalım:
1:400.000 ölçek hangi anlamları ifade eder?

400.000 cm olarak birimdir.
400.000 defa küçültme vardır.
400.000 cm = 4 km’ye çevrilebilir.
1:400.000 den daha büyük bir ölçeğe örnek 1:200.000, daha küçük bir ölçeğe örnek 1:600.000 dir.
HARİTALARDA KULLANILABİLECEK FORMÜLLER

Ölçek = Harita Uzaklığı : Gerçek Uzaklık

Gerçek Uzaklık = Harita Uzaklığı x Ölçeğin Paydası (km’ye çevrilecek)

Harita Uzaklığı = Gerçek Uzaklık : Ölçeğin Paydası

Ölçek Paydası = Gerçek Uzaklık : Haritadaki Uzaklık

Gerçek Alan = Harita Alanı x (Ölçeğin Paydası)² (Payda km²’ye çevrilecek).

Harita Alanı = Gerçek Alan : (Ölçek Paydası)²

Gerçek alan, yer şekillerinin engebeli yüzeylerinin de hesaplanmasıyla bulunur. İzdüşüm alanı ise, engebeler dikkate alınmadan kuşbakışı görünüşten hareketle elde edilir. İzdüşüm alanı ile gerçek alan deniz ve göl yüzeyleri için aynı değeri ifade ederler. Ancak engebeli yüzeylerde gerçek alan değeri büyür.

Engebe derecesi = Gerçek Alan : İzdüşüm Alanı

Formülünden hareketle, çıkan değer ne kadar büyükse engebe o kadar fazladır.

Türkiye’nin gerçek alanı yaklaşık 814.000 km² iken, izdüşüm alanı yaklaşık 780.000 km²’dir. Bu durum ülkemizin çok engebeli olduğunu göstermektedir.

YERŞEKİLLERİNİ GÖSTERME METODLARI

Yerşekillerini gösteren topoğrafya haritaları çok çeşitli metotlarla yapılır. Burada sadece beş metottan bahsedeceğiz.

Kabartma Metodu
Yerşekillerinin aslına uygun olarak ölçek dahilinde küçültülmesiyle yapılır. Bu metotla yapılan haritalarda yerşekilleri yükseltisine göre renklerle boyanır.

Gölgelendirme Metodu
Gölgelenmeye esas olarak aydınlatma, genellikle 45˚ eğik olarak haritanın kuzeybatı köşesinden yapılmış farz edilir. Böyle bir haritada yerşekilleri dikey ışıklandırmaya nazaran çok daha canlı bir şekilde gösterilmiş olur.

Bu metodu, yerşekillerini göstermek üzere tek başına kullanmak güçtür. Fazla koyu ve siyah kısımlarda diğer coğrafi unsurları belirtmek ve yazıları koymak çok zordur. Bugün modern kartoğrafya tekniğinde gölgeleme, yardımcı bir metot olarak yerşekillerinin çok canlı bir şekilde gösterilmesi maksadıyla uygulanır.

Tarama Metodu
Bu metotta bütün taramalar en fazla eğim istikametinde çizilir ve yamaçların eğim derecesi tarama hatlarının kalınlığı ile ifade edilir. Eğim arttıkça tarama hatları kalınlaşacağından, bunlar arasındaki mesafe daralır. Eğimli kısımlar koyu renkli ve karanlık, buna karşın az eğimli yamaçlar daha aydınlık bir görünüm kazanır.

Tarama sisteminde düz veya az eğimli yerlerde tarama yapılmaz, beyaz bırakılır. Çok eğimli yerlerde yamaçlar boyu bir zemin oluşturacağından unsurların belirtilmesi zorlaşır.

Renklendirme (Boyama) Metodu
Yükseltisi aynı olan yerlerin aynı renkte boyanması bu metodun esasını oluşturur. Genel olarak renklendirme, aşağıdaki şekilde yapılır.

0 - 500 m arası yeşil ve tonlarıyla
500 - 1000 m arası sarı ve tonlarıyla
1000 - 1500 m arası turuncu ile
1500 - 2000 m arası açık kahverengi ile
2000 m üstü ise koyu kahverengi ile gösterilir.
Deniz ve göl derinlikleri de izobat (eşderinlik) haritaları ile gösterilir. Derinlik arttıkça mavinin koyu tonlarına boyanır.
Yukarıda renklendirme metodu için verilmiş rakanlar her harita için değişebilir. Bu nedenle harita lejantına bakılması gerekmektedir.

İzohips (Eşyükselti) Metodu
Deniz seviyesinden eşit yükseltideki noktaların birleştirilmesiyle izohipsler elde edilir. Belli yükselti basamaklarına göre çizilen çok sayıda izohipsin meydana getireceği doku, yani bunların sık veya seyrek bir şekilde dağılışı, bir sahanın topoğrafyasında mevcut unsurların harita üzerinde açıkça gösterilmesini sağlar. Diğer taraftan izohipsler (eşyükselti eğirisi) yerşekillerine ait ölçülebilen değerleri de ifade ederler.

İzohipslerin Özellikleri:

İzohipsler, bir yerşeklini eşit aralıklarla kateden yatay düzlemlerin topoğrafya yüzeyi ile meydana getirdiği ara kesitlere tekabül eder. Bu şekilde, yatay düzlemler arasındaki yükselti farkı ne kadar az ise haritada o kadar az izohips bulunur. İki izohips arasındaki yükselti farkının değeri izohips aralığı (eküidistans) olarak adlandırılır. Bir haritada izohips aralığı her yerde aynıdır. Topoğrafya haritalarında ölçek, izohips aralığının tayininde esas rolü oynar. Buna göre; küçük ölçekli haritada izohips aralık değeri büyüktür (100 m, 250 m, 500 gibi)
İzohipsler, kapalı eğrilerdir. Çünkü tüm karalar ada özelliğindedir. Harita, yerşeklinin tamamının göstermiyorsa eğriler kapalı olmayabilir.
İzohipsler sıklaşırsa eğim artar, seyrekleşirse eğim azalır.
İzohipsler geçtikleri yerin yükselti değerini verirler.
İzohipsler eğime dik çizilirler. Başka bir ifadeyle, izohipslere indirilen dikmelerin doğrultusunda eğim en fazladır.
Yükseltisi en fazla olan izohips, en içe çizilir. Bu kural çukur ortamlar için geçersizdir.
0 m eğrisi kıyı çizgisidir (deniz kıyısı).
İzohipsler birbirini kesmezler.
İzohipsler dağ doruklarında (zirve) nokta halini alır. Çanakların en derin yeri de noktayla gösterilebilir.
Birbirini çevirmeyen komşu eğrilerin yükseltisi aynıdır.
Bir akarsuyun her iki yanındaki eğrilerin yükseltisi aynıdır.
İzohipsler vadilerde ^ (ters v) şeklini alır.
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Seçenekler
Stil


MEVSİM BAŞLANGIÇLARI ve BU TARİHLERİN ÖZELLİKLERİ

MEVSİM BAŞLANGIÇLARI ve BU TARİHLERİN ÖZELLİKLERİ konusu, Ödev Kaynakları/Tarih - Coğrayfa bölümünde tartışılıyor .



Benzer Konular

Konu Kategori
Free 80 Hosting (Reklamsız) Hosting
Mineraller Fizik - Kimya - Biyoloji
Windows'da rundll32 komutları İstek ve Sorunlar
Coğrafya Ders Notları Geniş Kaynak Tarih - Coğrayfa
Element bileşik karışım me-tal a-me-tal soygaz özellikleri Fizik - Kimya - Biyoloji


Gündemden Başlıklar

Konu Kategori
Evden eve nakliyat Liseler & Üniversiteler
Şehir ve Firma Rehberi Tatil ve Oteller
Tatil ve Oteller Seo

Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 06:07 PM.




Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.3.2
Tynt Script Sponsored by Information Technology Salary
Bütün Hakları Saklıdır 2005-2011 Rehberim.net