Rehberim

Atasözleri Ve Açıklamaları

Ödev Kaynakları bölümü Türkçe - Edebiyat / Atasözleri Ve Açıklamaları konusu gösteriliyor Özet:ATASÖZLERİ · Acı Patlıcanı Kırağı Çalmaz, Atın Ölümü Arpadan Olsun Acı Patlıcanı Kıağı Çalmaz: Pek Değerli olmayanlara zarar gelemz anlamında ...


Go Back   Rehberim > EĞİTİM VE KÜLTÜR REHBERİM > Yardımcı Kaynaklar > Ödev Kaynakları > Türkçe - Edebiyat

Atasözleri Ve Açıklamaları

Açılış Sayfam Yap Reklam Kayıt ol Konuları Okundu Kabul Et

  Sponsorlu Bağlantılar

Cevapla

Seo Seçenekler Stil
  #1  
Okunmamış 10-12-2007, 12:43 PM
Msn Messenger
Standart Atasözleri Ve Açıklamaları

ATASÖZLERİ


·Acı Patlıcanı Kırağı Çalmaz, Atın Ölümü Arpadan Olsun

Acı Patlıcanı Kıağı Çalmaz: Pek Değerli olmayanlara zarar gelemz anlamında söylenir.
Kendini değersiz bulan insanlar ve genellikle hayattan umudunu kesmiş olanların yaşamları boyu karşılaştıkları olumsuz olaylarda zarar görmeyeceklerini ifade etmek için kullanılır.

Atın Ölümü Arpadan Olsun: Çok istenilen, sevilen bir şey yapılırken, büyük zarar da görse insanın çok üzülmeyeceğini ifade eder. Bu atasözü, hoşlandığı için yaptığı bir şeyin hayatına mal olacağını bilse bile onu yapmaya devam eden kişiler için de söylenilebilmektedir.

Bu iki atasözü, korunmasız cinsel ilişkiye giren insanların bir kısmının da kullandığı atasözleridir. Televizyonlarda izlediğimiz haber bültenlerinde, para karşılığı cinsel ilişkiye giren ve genellikle travesti olan kişilerle ilişkiye giren erkeklere AIDS ve cinsel yolla bulaşan diğer hastalıklara karşı korunup korunmadıkları sorulduğunda “hayır” cevabını veriyor, nedeni sorulduğunda da “gülerek” “atın ölümü arpadan olsun” ya da “acı patlıcanı kırağı çalmaz” demektedirler. Bu tür haberler ya insanların hayatlarına hiç değer vermedeiklerini ya da cinsel yolla bulaşan hastalıklara ve bunların sonuçlarına karşı yeterli bilgiye sahip olduklarını göstermektedirler.


·Ağaca Çıkan Keçini Dala Bakan Oğlağı Olur

Bu atasözü; anne ve babanın çocuk üzerindeki etkisini anlatır. Anne ve babanın çocuk yetiştirme de kullandığı yöntemler, kendi davranışları, toplumdaki yerleriinsanlarla olan ilişkileri çocukların gelişiminde önemli rol oynamaktadır. İnsanların yaşamındaki en önemli ve ilk karşılaştıkları ilk sosyalizasyon aracı ailedir. Bu da cocuğun gelişiminde ailenin önemini göstermektedir. Çocuklar davranışalrını şekillendirirken, insanlarla iletişim kurarken ve yaşamdaki rollerini gerçekleştirebilmek için ailelerini model alırlar. Ailenin bütün özellikleri cocuğun davranışlarında, oyunlarında, söylediklerinde ve insanlarla kurdukları ilişkilerde bütün açıklığıyla yansıtır ve gelişimini bunlara göre yönlendirir.


·Ağaç Yaş İken Eğilir

Bu atasözünde anlatılmak istenen, gelişmenin, yetişmenin belli bir zamanı vardır. Belli bir yaştan sonra yeni bir yaşantıyı, yeni bir fikri kabul etmek, yeni bir duruma uymak kolay değildir.

Atasözüne göre, gelişim belli bir dönemde biter ve o dönemden sonra herhangi bir yeni bilgi öğrenilmez. Oysaki gelişim süreklidir ve döllenmeden ölüme kadar devam eder. İnsanlar yeni bir bilgi öğrenmek, yeni bir fikri kabul etmek ,yeni bir duruma uymak için belli bir yaşta omak zorunda değildirler. Her yaşta yeni durumlara uyum sağlanabilir. Eğer uyum sağlanamıyor, yeni bilgiler öğrenilemiyorsa bunun sebebi gelişimin belli bir dönemde bittiğinden değildir.


·Anasına Bak Kızını Al, Kenarına Bak Bezini Al

Bu atasözünde anlatılanlar; yakın çevre, insanı etkiler. Anne ile babanın cocuk eğitiminde büyük yeri vardır. Ayrıca soya çekim de bilimsel bir gerçektir. Genellikle çocuk, dış görünüşü
ve iş yapısı yönünden anne ve babasına benzer.
Anne ve babanın davranışları çocuklarının gelişiminde büyük önem taşır ve çocukalrın davranışalrını büyük ölçüde etkiler. Çocuklar yaşamları boyunca anne ve babalarını örnek alırlar ve böylecede kendi davranışlarını şekillendirirler. Anne ve baba örnek alındığı için doğal olarak çocuğun davranışları, düşünceleri, insanları ve fikirleri anne ve babasına benzer. Anne, baba ve çocuklar arasındaki bu benzerlikler anne-babanın çocuğun gelişiminde oynadığı önemli role güzel bir örnektir.


·Kırkından Sonra Azanı Teneşir Paklar

Belli bir yaştan sonra çevrenin yadırgadığı bir davranışta bulunanların kınandığı bu atasözü ile anlatılır.

Genellikle insanlar belli bir yaştan sonra yavaşlayıp durağanlaşması ve daha “yaşa yakışır” olması gerektiğini düşünürler. Bu atasözüne göre yaşlı insanların köşelrine çekilip hiçbir şeye karışmadan ölümü beklemeleri gerekir. Ancak bahsedilen yaşlılık dönemi aslında yaratıcılığın en yoğun olduğu dönemdir. Bu dönemde sırf insanlar ne der kaygısyla yapmak istediklerini yapamayan ve yaratıcılığını istediği gibi kullanamayan çok sayıda yaşlı vardır. Oysa ki insanların bu en yaratıcı ve en üretken oldukları dönemi mümkün olan en iyi şekilde değerlendirmeleri ve yapmak istediklerini özgürce yapmaları gerekir. Yaşlı insanlar da yeni insanlar gibi bir şeyler yapabilmektedirler. Bu ve benzeri atasözleri yaşlıların kendilerini içe kapanık, toplumdan soyutlanmış, işe yaramaz, beceriksiz, aciz, muhtaç ve zavallı hissetmelerine neden olur. Bu durumdaki bir yaşlı umutsuzca ölümü bekleyen ve artık yaşamdan beklentisi olmayan bir insan durumundadır.


·Oğlumu Doğurdum Ama Gönlümü Doğurmadım

Bu atasözü; çocukların, anne ve babaları gibi duymak, düşünmek ve onların dünya görüşlerine katılmak zorunda olmadığını anlatır.

Çocuklar yaşamlarına, davranışlarına ve düşüncelerine yön verirken anne ve babalarını örnek alırlar, onlar gibi düşünür, onlar gibi davranırlar. Ancak bu demek değildir ki tüm çocuklar anne ve babalarının yaptığı her davranışı benimser o şekilde davranır ya da kendileri yeni davranışlar geliştirebilirler. Aynı durum düşünceler, insanlar, duygular ve yaşam tarzı için de geçerlidir. Her çocuk anne ve babasından bazı izler taşır ama bu mutlaka onlar gibi olacakları anlamına gelmez. Çocuklar kendilerine özgü davranışlar da geliştirebilirler.


·Öksüz Çocuk Göbeğini Kendi Keser

Bu atasözü, kimsesiz çocukların kendi kaderleriyle başbaşa bırakıldığını anlatır.

Toplumda kimsesiz çocukları koruyan kurumlar ve buna yönelik bir meslek vardır. Bu kurum SHÇEK ve meslek de sosyah hizmetlerdir. Buradan yola çıkarak bu atasözünün doğru olmadığı söylenebilir. Kimsesiz çocuklar kendi kaderleriyle başbaşa bırakılmıyor, onlarla ilgileniliyor, eğitimlerine devam etmeleri sağlanıyor ve barınmaları için olanaklar sunuluyor. Kimsesiz çocuklarla ve onların sorunlarıyla sosyal hizmet uzmanları ilgilenmektedirler. Bu çocukların tamamına yakını sosyal işlevselliğini yitirmişlerdir. Sosyal hizmet uzmanları ise sosyal işlevselliklerini kazanmaları, yaşam standartlarını yükseltmelerini ve topluma katılmaları için onlara yardımcı olurlar. Sonuç olarak kimsesiz çocuklar tek başlarına değildirler. Onlarla ilgilenen, sorunlarına çözüm arayan, onların varlıklarından haberdar olan ve onları kabul eden insanlar vardır ve bu insanlar onların yararını gözeterek onlara yardımcı olur, toplumdaki yerlerini belirlemeleri için rehberlik ederler.


·Oğlan Babadan Öğrenir Sofra Kurmayı, Kız Anadan Öğrenir Biçki Biçmeyi

Bu atasözüde Freud’un Oedipus Karmaşasında da belirttiği kız çocuğun anneyle, erkek çocuğun da babayla özdeşim kurmasından bahsedilmektedir. Oedipus Karmaşası, erkek çocuk annesine özel bir sevgiyle yönelerek babasıyla yarışmaya girişmesi ve ondan nefret etmesi demektir. Bu durumda çocul babasına karşı onun gibi olma, onun yaptıklarını yapabilme isteğine bağlı bir özdeşim sevgisi de taşır. Kız çocukta görülen Oedipus Karmaşası ise şöyle gelişir; kız çocuk penis yokluğundan annesini sorumlu tutar. Bir penis edinme tutkusu ile kız çocuk babaya yaklaşma ve ona tutunma, onunla bir olma gereksimini duyar. Babanın penisine ve kendisine sahip olma isteği, bir yandan da anneyi rakip olarak görme duygusunun gelişmesine yol açar. Böylece anneye karşı iki değerli duygu ile babaya karşı cinsel nitelikli bir yöneliş kızdaki Oedipus Karmaşasının tanımıdır.
Oedipus Karmaşasına göre erkek çocuk anneye karşı güçlü bir sevgi duyar. Ancak annenin evlilik için babayı seçmiş olması yani onu beğenir olması erkek çocuğun babayla özdeşim kurmasına neden olur. Bir başka deyişle erkek çocuk anneye kendini beğendirmek için babaya benzemeye çalışır. Aynı drum kız çocuğun anneyle özdeşim kurmasında da gerçekleşir.
Atasözünde anlatılmak istenen ile Freud’un Oedipus Karmaşasında anlatılanlar örtüşmektedir ve kız çocuk annenini erkek çocuk da babanın davranışlarını benimser ve bunları içselleştirerek onlar gibi davranır.


·Kızını Dövmeyen Dizini Döver

Bu atasözü çocuğun zamanında eğitilmesi gerektiğini vurgular. Çocuğu eğitip ona doğruyu göstermek için gerekirse dayağın bile bir araç olarak kullanılabileceği de ayrıca belirtilmektedir. Atasözünde vurgulanan bir başka konu da kız çocuğa yönelik bir söz olmasıdır. Toplumda, özellikle kız çocukların daha dikkatli yetiştirilmesi ve kız çocukların topluma çok fazla etkileşime girmemesi gibi bir yargı sözkonusudur. Anne-babanın çocuğuna zamanında doğru, iyiyi göstermemesi ileride çocuğun yapacağı hatalardan dolayı zorluklarla karşılaşacak olmasının habercisidir. Bu görüşler bu atasözünün içerdiği anlamlardır. Ancak bunlar içinde hatalı bilgiler vardır. Bunlardan birisi, kız çocuğun özellikle daha dikkatli ve daha izole yetiştirilmesi konusunda olandır. Erkek çocuk da kız çocuk kadar dikkatli ve özenli yetiştirilmelidir. Ancak hem erkek hem de kız çocuk toplumdan soyutlanmamalıdır. Bir diğer hatalı bilgi de gerektiğinde dayağın da bir çocuk yetiştirme yöntemi olarak kullanılması bilgisidir. Dayak hiçbir zaman bir çocuk yetiştirme yöntemi değildir. Dolayısıyla da hiçbir zaman gerekli olmaz. Bir çocuk yetiştirilirken anne-baba onu ileride yaşayacağı olaylara karşı hazırlamalıdır. Bu bilgi de bu atasözünün doğru vurgularındandır.


·Yaş Yetmiş İş Bitmiş

Bu atasözü, yaşını almış kimselerin, maddi manevi hislerini, kabiliyetlerini yitirdiklerinden ve onlardan herhangi bir çalışmanın, verimin beklememesinden bahsetmektedir.

Gelişim, yaşamın her anında vardır ve süreklidir. Yaşlılık olarak kabul edilen ve bu döneme girmiş olan insanların artık hiçbirşey yapamayacaklarına yönelik bir bakış açısı vardır. Ancak asıl üretkenliğin ve yaratıcılığın bu hiçbirşeyin yapılamayacağı düşünülen dönemde ortaya çıktığı gerçeği bu atasözünün vermek istediği bilgiyi çürütmektedir.





VECİZELER
·Bir Erkeği Eğitirseniz Tek Bir İnsanı Eğitmiş Olursunuz, Bir Kadını Eğitirseniz Bütün Aileyi Eğitmiş Olursunuz.

Toplumumuzda ve birçok toplumda kadını ailedeki rolü toparlayıc, düzenleyici ve
organize edilcidir. Buradan yola çıkarak kadını eğitimli olması ailedeki diğer üyeleri de olumlu yönde etkiler diyebiliriz. Çocukların eğitiminde annenin ve babanın önemi çok büyüktür. Ancak anne, babaya göre çocuklarla daha fazla iletişim kurduğu için annenin, çocukların eğitiminde ve gelişimlerinde etkisi daha fazladır. Çocuklar yaşantılarında anneyi kendilerine model aldıkları için annenin eğitimi önemsenmelidir.
Doğaldır ki toplumdaki her insanın bir annesi vardır ve toplumdaki kadınlar da erkekler de bir kadın tarfından eğitilirler. Buradan yola çıkarak annenin eğitiminin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha vurgulayabiliriz. Öyle ki tüm toplum büyük ölçüde kadınlar tarafından eğitiliyor denilebilir.
Bu vecize de bütün bunlar anlatılmak istenmiştir. Bir erkeğin yani babanın diğer insanlar yani çocukları üzerindeki etkisi bir kadının yani annenin etkisinden daha fazladır.


·İhtiyarlık da Misafir Onu Ağarlamak Gerekir

Bazı insanlar yaşlandıklarında hiçbirşey yapmadan ölümü beklemektedirler. Onlara göre gelişim belli bir döneme kadar sürer ve biter. Yaşlılık da gelişimin olmadığı bir dönem olarak kabul edilir. Oysa gelişim süreklidir ve yaşlılıkta da devam eder. Bu nedenle yaşlı insanlar ihtiyarlık dönemlerini hiçbirşey yapmadan geçirmemelidirler. Onlar birşeyler yapabilirler ve yapmalıdırlar. Yaşamın diğer dönemlerinde de böyle olmalıdır. İhtiyar insanlar, ihtiyarlığın da yaşamın bir dönemi olduğunu ve onun da diğer dönemler gibi yaşanması gerektiğini bilmelidirler.




·Yaşlılık Kötü Bir Alışkanlıktır. Çalışan Bir Kimse Böyle Bir Huy Edinmeye Vakit Bulamaz.


Yaşlılıkta artık hiçbirşey yapamayacağını düşünerek vaktini boşa geçiren insanlar aslında yapabilecekleri çok fazla şey olduğundan habersizdirler. Yaşlılıkta boşa geçirilen zaman hayattaki en büyük kayıptır. Çünkü bu dönemde yapılabilecek birçok şey vardır ve insanlar bunun farkına varıp zamanlarını yapmak istedikleri şeyleri yaparak geçirmelidirler. Ayrıca ihtiyarlık dönemi, üretkenlğin ve yaratıcılığın en üst düzeyde olduğu bir dönemdir. Bu dönem iyi değerlendirilmeli ve boş vakit geçirmek yerine çalışılmalıdır.
Sponsorlu Bağlantılar
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Okunmamış 10-12-2007, 12:43 PM
Msn Messenger
Standart Cevap: Atasözleri Ve Açıklamaları

AK AKÇE KARA GÜN İÇİNDİR

KONU: TUTUMLULUK :Kişi günlük yaşamamalı geleceğini güvence altına almalı .Zamanında alın teri ile kazanılan paralar sıkıntılı dar zamanlarda kişileri kurtarır. Böyle günlerde de kazanılan parayı harcamaktan çekinmemelidir.


AYAĞINI YORGANINA GÖRE UZAT

KONU : ÖLÇÜLÜLÜ: Kişi geliriyle giderini ayarlamalı , harcamalarını bütçesine göre yapmalıdır.Aşırıya kaçıp borca girmek doğru değildir.


BAKARSAN BAG BAKMAZSAN DAĞ OLUR

KONU : ÇALIŞKANLIK:İnsan eli değen her yer bakımlı,temiz yararlanılacak durumda olur.Bakılmayan özen gösterilmeyen şeyler ise yarasız duruma gelir.


ABDALA “KAR YAĞIYOR” DEMİŞLER “TİTREMEYE HAZIRIM” DEMİŞ.

KONUAYANIKLILIK-EGİTİM:Ekonomik durumu iyi olan insanlar sıkıntılara katlanamazken ,yokluk ve sıkıntı içinde yetişmiş olan kimseler, zaten zorluğa alışkındırlar.


ACELE İŞE ŞEYTAN KARIŞIR

KONU:ACELECİLİK: Acele ile yapılan işlerde aksaklıklar yanlışlıklar olur.düzeltmekte çok zaman alır.


ACI ACIYI KESER SU SANCIYI

KONU:ÇARE-GÜÇLÜ:Bir acının ,sıkıntının bir güçlüğün üstüne başka bir acı,sıkıntı ve güçlük geldiği zaman öncekiler unutulur.


ACIDAN KİMSE ÖLMEMİŞ

KONU:AÇLIK:Hiç kimse kolay kolay açlıktan ölmez .Yaşamını sürdürebilmek için mutlaka iyi kötü bir geçim yolu bulur.





AÇ AYI OYNAMAZ

KONU :AÇLIK:Bize kazanç sağlayan kişilerin emeklerinin karşılıkları verilmezse onlardan verimli iş yapmaları beklenemez.


AÇIK YARAYA TUZ EKİLMESİ

KONU:ÜZÜNTÜertli, sıkıntılı , acı çeken insanların üzüntülerini artıracak laflar etmemeli.Aksine onların acılarını hafifletmeli insanlık görevi almalıdır.


AÇIN KARNI DOYAR GÖZÜ DOYMAZ

KONU :AÇLIKaha önce aç kalmış insanların içinde aç kalmanın bıraktığı korku yer etmiştir.Yedikleriyle karnı doymuş olsa bile gözü hala yiyeceklerdedir. Bazı doyumsuz tutkulu insanlarda hep daha çok kazanım hırsı içinde yanıp kavrulurlar.


AÇMA SIRRINI DOSTUNA ODA SÖYLER DOSTUNA

KONUOST-SIRuyulmasını istemediğin bir sırrını en yakın dostuna bile söyleme. Zaten söylediğinde sır olmaktan çıkar. Kaldı ki dost bildiğin kişilerin de yakınları vardır. Onlara söyler. Böylece sırrını herkes öğrenmiş olur.


ADAMAK KOLAY ÖDEMEK GÜÇTÜR

KONU:SÖZ VERME: Bir konuda söz vermek çok kolaydır.Ancak bu sözü yerine getirmek öyle kolay olmaz .Söz ağızdan kolayca çıkabilir,ama bunu yerine getirmek verilen sözde durmak güçtür.


ADAMIN İYİSİ İŞ BAŞINDA BELLİ OLUR

KONU:ÇALIŞMAK:İnsan yaptıklarıyla ,ürettikleriyle kendini gösterir. Bu yüzden bir kişi iyimidir ,kötümüdür , tembel midir ,çalışkan mıdır ,dürüst mü çıkarcımıdır çevresindekilere karşı davranışları nasıldır? Yaptığı işler bütün bunlara yanıt verir. Çalışıp ürettikçe bu nitelikleri ortaya çıkar.


AĞAÇ NE KADAR UZASA GÖGE UZAMAZ

KONU :HIRS –BÜYÜKLÜK:Her şeyin ulaşabileceği belli bir sınırı vardır. İlerleme oraya kadardır. İnsanlar verdikleri emek ve taşıdıkları yeteneklere göre başarılı olurlar ve yükselirler. Ancak makam ve yetkilerinde mutlaka bir sonu vardır.




AĞLAMA ÖLÜ İÇİN, AĞLA DELİ İÇİN

KONU:AKILSIZLIK-ÜZÜLMEK : Ölüm insan oğlu için en olumsuz en kötü bir durumdur.Ölüm sonunda ağlanır üzüntü duyulur. Ne var ki bir süre sonrada bu acı unutulur. Oysa bir yakını deli olan kişi için süreklidir. Bu acıyı , üzüntüyü sürekli yaşamak ölümden daha kötüdür.


AĞRISIZ BAŞ MEZARDA GEREK

KONU:KEDER-RAHATLIK :İnsanlar yaşadıkları sürece çeşitli sıkıntılar ,üzüntüler içinde olurlar . Buda doğaldır. Ancak ölülerin sıkıntıları , üzüntüleri olmaz . Dert , acı ancak ölünce biter. Öyleyse yaşam tüm sıkıntı ve acılarıyla kabul edilmeli ve öğlece sevmeye çalışılmalıdır.


AĞUTOSUN YARISI YAZ ,YARISI KIŞ

KONU :İKLİM:Ağustosun ortalarına doğru günler kısalır,sıcaklar azalır. Yavaş yavaş soğuklar başlar.



AKACAK KAN DAMARDA DURMAZ

KONU:ALIN YAZISI: Kimi olaylar kaçınılmazdır.Elden gelmeyen böyle durumlar karşısında doğal karşılayıcı bir tutum takınmak gerekir.


AKAN SU YOSUN TUTMAZ

KONU: ÇALIŞKANLIK: Tembel insanlar bu tembelliğin yanı sıra kötü alışkanlıklar edinir. Oysa sürekli çalışan insanlar hem sağlıklı, uzun ömürlü olurlar , hem de çalışıp ürettikçe toplumda değerleri artar.


AKILLI DÜŞMAN , AKILSIZ DOSTTAN HAYIRLIDIR

KONUOST – DÜŞMAN: Kişi dostuna güvenir ona inanır.Ancak bu dost akılsız ise iyi nitelikte düşünmesine karşın istemeden de olsa kötülük yapabilir. Çünkü akılsızlığından ötürü ne yapacağı kestirilemez. Akıllı düşmanın yapacağı kötülük tahmin edilebileceği için gerekli önlemler alınır.









AKIL PARA İLE SATILMAZ

KONU:AKILLILIK:Aklıyla düşünüp doğru karar verme, doğru yargılama yeteneği ancak kişinin kendinde var olabilir. Doğuştandır. Sonradan bir çıkar karşılığında elde edilemez, satın alınamaz. Öyle olsaydı, parası olan herkes bu durumdan yararlanırdı.


BAŞA GELMEYİNCE BİLİNMEZ

KONUENEME:İnsan, başkalarının başına gelen felaketlerin acısını, zorluğunu, böyle bir felaketi kendisi de yaşamadan bilemez, anlayamaz.


BEKARLIK SULTANLIKTIR

KONU:EVLİLİK-YALNIZLIK-BEKARLIK:Aile yaşamının gerektirdiği sorumlulukları taşımak istemeyen insan için bekarlık rahatlıktır. Kendi başına buyruk, bir aile yaşamının yükünü taşımaktan yaşamak ona göre en iyi yaşama biçimidir.


BİLMEMEK AYIP DEĞİL, ÖĞRENMEMEK AYIP

KONU:İSTEME-BİLGİSİZLİK-ÖĞRENMEK:İnsan çeşitli nedenlerle, her şeyi bilemez. Bu da ayıp sayılmaz. Ne var ki, olanakları değerlendirmemek, öğrenmeye yönelik soru sormamak, bir çaba göstermemek yanlıştır. Bir kusurdur.


BORÇSUZ ÇOBAN, YOKSUL BEYDEN İYİDİR

KONU:ÖDÜNÇ ALMA-BORÇSUZLUK:Fakir ama borçsuz insan, daha önce bolluk içinde yaşayıp da sonradan yokluğa düşen beylerden daha mutlu yaşar. Yokluk içinde yaşarken onun bey, paşa olması işe yaramaz.


CANI CANA ÖLÇMELİ

KONU:ADALET:İnsan, kendisine yapılmasını istemediği davranışları başkalarına yapmamalıdır. Kendisine yapılan işte nasıl canı yanarsa, başkalarının da
böyle bir acı duyabileceğini düşünmelidir.


YAĞMURLU GÜNDE TAVUK, SUYU NEYLESİN

KONU:YARDIM:Bir insana yapılacak en iyi yardım, zamanında yapılmalıdır. Zamanında yapılmayan yardım hiçbir işe yaramaz.




TOPALLA GEZEN AKSAMA ÖĞRENİR

KOUN:ETKİLENME-BOZMA:İnsan, arkadaşından etkilenir. Onun iyi yönlerini alabileceği gibi olumsuz yönlerini de alabilir. O nedenle kişilerle arkadaşlık eden kimse, onların bazı huylarını kendisi de kapar.


KELİN AYIBINI TAKKE ÖRTER

KONU:GİZLİLİK-GÖRÜNÜŞ:İnsanlar dış görünüşleriyle değerlendirilemezler. Ancak kimi insanlar, hoş karşılanmayan yanlarını, kusurlarını, zenginlikleri, makam sahibi oluşları gibi durumlarla gizlemeye çalışırlar. Onların bu durumları nedeniyle kusurları görmezlikten gelinir.


İŞTEN ARTMAZ, DİŞTEN ARTAR

KONU:TUTUMLULUK:Kişi ne kadar çalışırsa çalışsın, kazandıklarını artırma yoluna gitmez, ölçülü harcama yapmaz, harcamada sınırsız davranırsa para biriktiremez.


CAMİ NE KADAR BÜYÜK OLSA, HOCA BİLDİĞİNİ OKUR

KONU:KARARLILIK:Elinde yetkisi olan kişi, çevresinin görüşü ne olursa olsun, o konuda ne söylenirse söylensin, kendi bildiği, inandığı, kendine göre yapması gerektiği şeyleri yapar.


CAN BOSTANDA BİTMEZ

KONU:HAYAT:İnsan sağlığına dikkat etmeli, kendini yıpratmamalıdır. Giden can bir daha geri gelmez. Bu nedenle değeri bilinmeli, korunmalı.


AKILSIZ BAŞIN CEZASINI AYAKLAR ÇEKER

KONU: AKILSIZLIK:Sonucu düşünülmeden ve akılsızca yapılan işler çok zaman olumsuz sonuçlar verir ve insanı büyük zararlara uğratabilir. Kişinin bu akılsızca davranışları yalnız kendisine değil, yakın çevresine de zarar verir.


ÇALMA ELİN KAPISINI, ÇALARLAR KAPINI

KONU:KÖTÜLÜK:Başkalarına kötülük yapan kişi, düşünmelidir ki bir gün de birileri kendisine kötülük yaparlar. Eden bulur, eken biçermiş.






YİĞİT EKMEĞİYLE YİĞİT BESLENİR

KONU: YİĞİTLİK:Mert, yiğit insanlar, yiğit kimseleri korurlar. Yiğit kişi de ancak bir yiğidin yanında barınır.


UYUYAN YILANIN KUYRUĞUNA BASILMAZ

KONU:TEHLİKE:İlişilmediği sürece zararı dokunmayan insanlara sataşıp onları kızdırmak, saldırgan hale getirmekten kaçınmak gerekir.


SÜKUT İKRARDAN GELİR

KONU:KABULLENME:Bir kişi suçlanıyor, suçlandığı konu ile ilgili sorulan sorulara cevap vermiyor, konuşmuyorsa suçu kabul ediyor anlamı çıkarılır ve suçlu sayılır. Susmasının, kendini savunmamasının bir nedeni olsa gerektir.


SÜRÜDEN AYIRALINI KURT KAPAR

KONU:YALNIZLIK:İnsan toplumsal bir varlıktır. Toplum içinde yaşamak beraberinde pek çok zorluklar getirir. Arkadaşlarından, dostlarından ayrı iş yapan kişi, tehlikeli zamanlarda kendini koruyamaz, destek, yardım bulamadığı için yaptığı işlerde büyük zararlara uğrar.


SORA SORA BAĞDAT BULUNUR

KONU:SORMAK:İnsan, yapmakta olduğu araştırmalarda, aradığı yerlerde olumlu sonuca ulaşabilmek için zamanında bir bilene sorup danışırsa sonuca kolay ulaşır. Başarılı olur.


ÖNCE DÜŞÜN, SONRA SÖYLE

KONU:KONUŞMA:İnsan ağzıyla değil aklıyla konuşmalıdır. Söylenen sözü geri almak, onu unutturmak zordur. Onun için söylenen sözün nasıl olacağı, nasıl karşılanacağı, nereye gideceği, etkisi önceden düşünülmeli, sonra konuşulmalıdır.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Okunmamış 25-07-2008, 09:10 PM
fikrimin_ince_gülü
Standart Cevap: Atasözleri Ve Açıklamaları

BİLMEMEK AYIP DEĞİL, ÖĞRENMEMEK AYIP

KONU:İSTEME-BİLGİSİZLİK-ÖĞRENMEK:İnsan çeşitli nedenlerle, her şeyi bilemez. Bu da ayıp sayılmaz. Ne var ki, olanakları değerlendirmemek, öğrenmeye yönelik soru sormamak, bir çaba göstermemek yanlıştır. Bir kusurdur.


atalarımız ne kadar da anlamlı sözler sölemişler... geçmişten ders almak lazım.. adı üstünde ATA SÖZÜ...
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Okunmamış 08-01-2009, 08:34 PM
delifişek
Standart Cevap: Atasözleri Ve Açıklamaları

görme organımız göz değil bilimdir atasözünü açıklarmısınız arkadaşlar lütfen yarın dersim var şimdiden tşk
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Etiketler
atasözleri, atasözleri ve anlamları

Seçenekler
Stil


Atasözleri Ve Açıklamaları

Atasözleri Ve Açıklamaları konusu, Ödev Kaynakları/Türkçe - Edebiyat bölümünde tartışılıyor .



Benzer Konular

Konu Kategori
Akarsular Ve Açıklamaları Tarih - Coğrayfa
Network Terimleri Ve Açıklamaları Ağ (Network)
Kablosuz Ağ Terimleri ve Açıklamaları Ağ (Network)


Gündemden Başlıklar

Konu Kategori
Evden eve nakliyat Liseler & Üniversiteler
Şehir ve Firma Rehberi Tatil ve Oteller
Tatil ve Oteller Seo

Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 04:39 PM.




Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.3.2
Tynt Script Sponsored by Information Technology Salary
Bütün Hakları Saklıdır 2005-2011 Rehberim.net