EĞLENCE VE BİLGİ REHBERİM bölümü Yazı & Yorum / Gecenin derinliklerinde müzik.... konusu gösteriliyor Özet:Güneşine gebe bir zamanda suskunluklar olağan seyrinde.. Henüz karanlık, ışıksızlığına bir bahane arama telaşesinden yoksun. Odanın içi çıplak bir karanlık. ...
| |||||||
Gecenin derinliklerinde müzik.... | Açılış Sayfam Yap | Reklam | Kayıt ol | Konuları Okundu Kabul Et |
| | #1 |
| İçimde Bir Çocuk...! ![]() | Güneşine gebe bir zamanda suskunluklar olağan seyrinde.. Henüz karanlık, ışıksızlığına bir bahane arama telaşesinden yoksun. Odanın içi çıplak bir karanlık. Tavanda geçit töreninde, sokaktan geçen arabaların "ben burdayım" diyen mırıldanışlarına eşlik eden gölgeleri.. Gece pencerenin önündeki bir sandalyede perdeye yarım metre mesafede oturuyor ve boş gözlerle dışarıya bakıyordu. Gece tavana bakmadan tavanı gördü. Çocukluğunu anımsadı, bu gölgelerden ne de çok korkardı. Onları hayalet sandığından kimseye tek kelime etmezdi. Çocuk aklı; onu, hayaletlerin gazabından korunma koşulunda, onların varlıklarını elevermeme işbirlikçiliğinden taraf etmişti. Ancak ne çocuklar ne büyükler.. İnsanoğlunun teri bile ihanet kokardı. Gece de hayaletlere, her gece yaşadığı korku ile daha fazla sadık kalamazdı. Böylece öğrenmişti tavanda gezinen hayaletlerin gerçek kimliğini. Hoş ikna olması biraz güç olmuştu. Şimdiyse karanlığına yoldaş bu geçmişin hayaletlerinin odasından içeri doluşması için kalın perdeleri duvarlara itmiş, gölgelerin tülden geçip odaya sızmasına müsade etmişti. Bir de sokak lambasının ahbaplığına müsade vermişti karanlığı biraz küstürmek pahasına. Sokak lambasının hüzünbaz turuncusu karanlığına gölge ediyordu. Gece suskundu. Dudaklarının kapısının kaç zamandır kelimelere kapalı olduğunu hesap edemedi. Günlerle ve saatlerle arası kendini bildi bileli bozuktu zaten. Gecenin sesi suskunluğa alışsa da eski evin duvarları hep yankılarla yıkardı bu sessizlik duvarını. Gece yankıları bekliyordu usulca, her gece aynı vakitlerde olduğu gibi. Aynı vakitin hangi vakit olduğunu bilmese de aynı olduğunu hissettiği gibi nefessizliklere kadar süreceğini de biliyordu. İlkin hangimizin nefesi gökyüzüne veda edecek acaba diye düşündü. Yüreği sıkıştı, yüreği daracık oldu. Nefes alabilmek için dudaklarını aralaması gerekti. Birbirine kenetlenen çatlamış dudakların birbirinden ayrılışının afetiyle oluşan ince bir çatlaktan hafifçe kan sızdı. Gözleri dolmaya başladı. Boğazına bir düğüm gelip oturdu. Yutkunamıyordu. Gece yalnızken bile ağlamayı gururuna yediremiyordu. Kendini ağlamamak için sıktıkça gözleri daha çok yanıyor, gözyaşı daha çok asitleniyor, yüreği daha çok daralıyor içi daha çok acıyordu. Gece, ismini aldığı akşamın derinleşen vakitleri gibi, kimi zaman yıldızlı ışıltılı, kimi zaman yakamozları eteğinde ışıl ışıl taşırken; gizemli bir hayal gibi mehtaplı, kimi zamansa zifir tadan karanlığından ışığa geçit vermez bir kadındı. Yaşadıkları ve yaşattıklarıyla, Gece, hem karanlığıyla nice gemileri fırtınasında boğmuş bir deniz ölüm kokan bir gazap bir belirsizlik bir delilik kaos dolu bir suskunluk; hem de her bir yaşanılan an için yıldızlarıyla ve verdiği yaşamak hazzıyla, hayata inandıran hayata aşık eden bir mutluluk iksiri olmuştu, hayatının çeşitli dönemlerinde. İlerleyen yaşına rağmen hala oldukça güzel ve çekiciydi. Kasırgaların, yasların, karnavalların, acıların, sevinçlerin, ölümlerin, doğumların, yeniden doğuşların uğradığı limanlarına yıllar pek sık uğramamıştı sanki. Ancak Gece, yıldızlarını saçlarından yakamozları ise eteklerinden ve ayak bileklerinden dökünmüştü bir zamandır. Mehtabını yüzünden silmiş, karanlığına daha sıkı sarılmış, derinini karanlıklara boğmuştu. Gözleri turuncu hüznün ışık huzmelerini puslulaştırken; zihni geçmişin hayaletlerini, ölülerini, tutkularını bir bir ağırlıyor; ruhu ise bütün varlığı ile sessizliğin duvarını un ufak edecek yankıların melodisini arzuluyordu. Ve her gece başladığı saatte müzik başladı. Gece bütün çağrışımları, bütün hayaletleri, bütün ışıkları bütün kelimeleri zihninden gözlerinden kulaklarından uzaklaştırarak gözlerini kapattı ve ruhunun her bir zerresini ayrı bir notanın zaptına bıraktı. Müzik Gece' nin ruhunu başkaldırısız teslim aldı. Her bir nota ayrı bir anıya denkti. Ve bazen müzik ölmek demekti. Hani soluğunuzun kesildiğini hissedersiniz, ruhunuz bedeninizden ayrılmıştır sanki, hiçbir hücreniz hiçbir kareniz beyninizin yolladığı sinyallere ulaşma çabasında olmadığından tatlı bir karıncalanma bir uyuşma hissi sarmıştır bedeninizi, hem boşluktan aşağı düşüyorsunuzdur, hem boşluk sizden içeri düşüyordur, hem de olduğunuz yerdesinizdir; öldüğünüzü zannedersiniz her şeyin dünyadan silindiği ve salt melodinin ana, mekana, varoluşa tesir ettiği o anda. Gece de her gün yaşadığı bu tatlı sihirin sarhoşluğu içerisinde bir nevi felç olmuş bedenine hapis; taşan, kaynayan, karışan, dağılan, çoğalan hislerinin nabzı ile yaşadığını ancak fark edebildi. Bir dürtü, Gece' nin bileklerini sımsıkı kavradı. Bu kavrayışla damarlarına giden tutuşmuş kanın sayesinde bu sefer farklı olacağını, her gece olduğu gibi güneşi doğururken atacağı çığlıklara kadar uslu, sakin; sadece dinlemekle yetinemeyeceğini fark etti. Bu sefer bileklerini morartacak kadar sıkan tutkunun elleri, kalbinin yeniden kan pompalamasını sağladı ve buz gibi bir ölümden uyanan bedenini dolaşan kan ile ısındı, yaşamaya yeniden başladı. Ayağa kalktı oturduğu sandalyeden, adımlarının onu doğruca salona; piyanonun yanına götürdüğünü biliyordu. Koridorda ilerlerken hiçbir ışığın düğmesine dokunmuyor, geceleri hep karanlık olan ışıklarını açmayan eve ışığı bu kez de çok görüyordu. Salonu loş bir aydınlığa kavuşturan pencereden sızan; dışarısının ışığının yarı aydınlattığı, piyanonun başında çılgınca hareketli kolları ve elleri ile salondaki bütün gölgeleri dans ettiren arkası dönük olan adam Gece' nin gelişini fark etmedi. Gece usul adımlarla, gölgeleri ürküterek piyanoya yaklaştı. Derin'in koluna usulca dokundu ve müzik çok ani bir bıçak darbesiyle kesilmişçesine sustu. Derin anında ayağa kalktı ve Gece'nin tam karşısında durdu. Hala inanamayan bakışlarla Gece' ye bakıyordu. Gece kaç zamandır kelimelere kapıları kapalı olan dudaklarını araladı ve bir kez daha oluşan bir ince çatlakla hafif bir kan sızdı dudaklarından. Derin uzun ince; soğuk ve solgun beyazlıktaki parmaklarının ucu ile Gece' nin dudağından sızan kanı sildi. Gece ürperdi, bunu hisseden Derin parmaklarını hızla geri çekti. Gece kuruluğunu gidermek için ıslattı dudaklarını; damağına kendi kanının tadı bulaştı ve ardından kaç zamandır ağzından dökülen ilk kelime boşluğu esir aldı; -Bana dokun. Bu emrin keskinliği havayı ince kesiklerle doldurdu. İkisinden birinin tek bir hareketinde, kana bulanacaktı oda sanki baştan aşağı. Derin buz gibi bir sesle; " ne için? " diye sordu. Bu sorunun soğukluğuyla bütün oda buz tuttu. Gece, Derin' in soğuğuna alışkındı. Bu sebeple aldırmaksızın, "Çünkü nota olmak istiyorum yeniden" diye yanıtladı. Derin' in felaketi olan ve hayatını mahveden bu kadına niçin hala aşık olduğunu, Derin defalarca kez kendine sormuştu. Hayatının en büyük sevinçlerini, hazlarını ve buna karşılık hayatının en büyük kabuslarını, acılarını veren bu kadın kadar kimse onu mutlu etmemişti ve incitmemişti. Derin en son bu kaosa son vermek amacıyla terk etmişti Gece' yi. Ancak Gece onu geri dönmeye mecbur etmişti. Derin bunun için ondan nefret etmesine karşılık, onsuzluğa katlanamayacağını bildiğinden bu evde hapisti. Bu hasta ruhlu kadına bağımlı olmak, ondan nefret ederken onu hala seviyor olmak kadar anlaşılmaz bir şey yoktu Derin' in hayatında. O yüzden eve dönüşünden beri odasından çıkıp tek kelime etmeyen Gece' nin bu ilk mucize kelimeleri daha az anlaşılır bir şey değildi. Derin, her zaman soğuk olan kanı çekilmiş ellerinin parmak uçlarıyla Gece' nin boynuna dokundu. Gece boynunda hissettiği buz gibi dokunuştan vücuduna yayılan serin ve vazgeçemeyeceği his ile tekrar müziğin yarattığı o tanıdık o mükemmel ölmek duygusunun kollarına kendisini bıraktı. Yalnız Derin kısa bir an içerisinde ani bir hareketle ellerini Gece' nin boynundan çekti. Rengini değiştirmediği keskin bir ses ile; "sen nota olamazsın, çünkü sadece rüya gibi sis gibi dokunulması mümkünsüz karanlık bir ilhamdan başka bir şey değilsin" dedi. Derin ise Gece' nin bileklerindeki iki ince kesikti. |
| | |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
Gecenin derinliklerinde müzik....Gecenin derinliklerinde müzik.... konusu, EĞLENCE VE BİLGİ REHBERİM/Yazı & Yorum bölümünde tartışılıyor . | |
| ||||
| Konu | Kategori | |||
| Evden eve nakliyat | Liseler & Üniversiteler | |||
| Şehir ve Firma Rehberi | Tatil ve Oteller | |||
| Tatil ve Oteller | Seo | |||